ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığı için Warsh'ı tercih etmesinin yarattığı pozitif hava ve CME'nin değerli metaller için teminat oranlarını yükselteceğini duyurmasının etkisiyle, cuma günü tarihi düşüşler yaşayan altın ve gümüş fiyatlarında düşüş sürüyor.

4402 dolara kadar gerileyen ons altın, şu sıralarda yüzde 4'ün üzerinde kayıpla 4626 dolarda işlem görüyor. Gram altın ise 6159 liraya kadar düşerken, şu dakikalarda yüzde 5 değer kaybıyla 6457 liradan alıcı buluyor.

Ons gümüş de 71,37 dolara kadar gerilemin ardından, yüzde 6,55 kayıpla 77,93 dolardan işlem görüyor. Gram gümüş de aynı dakikalarda yüzde 6,56 düşüşle 108 lirada hareket ediyor.

Trump’ın Warsh’ı aday göstermesi çöküşü başlattı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed başkanlığına Kevin Warsh’ı aday göstereceği yönündeki haber oldu. Bu gelişme doları güçlendirirken, Trump’ın doların zayıflamasına izin vereceği beklentisiyle pozisyon alan yatırımcıların iştahını azalttı. Yatırımcılar, Warsh’ı son adaylar arasındaki en sıkı enflasyonla mücadele yanlısı isim olarak görüyor. Bu durum, doları destekleyecek ve dolar cinsinden fiyatlanan değerli metalleri zayıflatacak bir para politikası beklentisini artırdı.

"Marj artışları düşüşü hızlandırdı"

COMEX altın vadeli işlemlerinde (1 ons) marj oranı yüzde 6’dan yüzde 8’e çıkarıldı. COMEX 5000 gümüş vadeli işlemlerinde marj yüzde 11’den yüzde 15’e yükseltildi. Platin ve paladyum vadeli işlemlerinde de marj gereksinimleri artırıldı. CME'nin teminat oranı değişiklikleri bugün seans kapanışında yürürlüğe girecek.

Marj artışları, daha yüksek sermaye gereksinimi nedeniyle spekülatif işlemleri sınırlayarak likiditeyi azaltabiliyor ve pozisyonların çözülmesine yol açabiliyor. KCM Baş Ticaret Analisti Tim Waterer, Warsh adaylığının ilk tetikleyici olduğunu ancak zorunlu tasfiyeler ve marj artışlarının düşüşü hızlandırdığını söyledi.

JPMorgan'dan 6 bin doların üzeri tahmini

Öte yandan, altın fiyatlarında sert düşüş gözlenirken, dünyanın en büyük bankası JPMorgan’dan yükseliş tahmini geldi.

En düşük emekli maaşında zam farklarının ödeneceği tarih belli oldu
En düşük emekli maaşında zam farklarının ödeneceği tarih belli oldu
İçeriği Görüntüle

JPMorgan, yayımladığı değerlendirme notunda, altın fiyatlarına ilişkin orta vadeli iyimser beklentisini koruduğunu bildirdi. Banka, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğiliminin sürmesi ve yatırımcı talebinin güçlü kalmasıyla birlikte altının yıl sonuna kadar ons başına 6 bin 300 dolara yükselebileceğini tahmin etti.

Buna karşın altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde düşüş eğilimi gösterdi.

Spot altın 4.402,36 doları gördükten sonra, cuma gününe göre yüzde 6,5 kayıpla 4.536,72 dolar seviyesinde işlem gördü.

JPMorgan, 2026 yılında merkez bankalarının toplam altın alımlarının 800 ton seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Banka, reel varlıkların kağıt varlıklara kıyasla daha güçlü performans sergilediği mevcut ortamda altının yapısal olarak desteklendiğini vurguladı.

Gümüş tarafında ise daha temkinli bir tablo çizildi. Aralık sonundan bu yana fiyatların 80 dolar civarında seyrettiğine dikkat çekilen notta, ralliyi destekleyen unsurların belirginliğini kaybettiği ifade edildi. Spot gümüş, haftanın ilk gününde 72 doların altına kadar geriledi.

Gümüş fiyatı perşembe günü 121,64 dolar ile rekor kırmış, cuma günü ise yaklaşık bir ayın en düşük seviyesini test etmişti.

JPMorgan, gümüşte altından farklı olarak merkez bankalarının yapısal alıcı konumunda olmamasının, önümüzdeki dönemde altın-gümüş rasyosunun yeniden yükselmesi riskini artırdığını belirtti.

Buna rağmen banka, gümüşte ortalama taban seviyenin 75-80 dolar aralığında oluştuğunu ve kazanımların tamamen geri verilmesinin olası görülmediğini kaydetti.

Wall Street Journal'dan analiz

Bu arada, Oksijen'in Wall Street Journal'dan (WSJ) derlediği habere göre altın ve gümüş fiyatlarındaki bu olağanüstü dalgalanmalar, piyasalara dair önemli mesajlar veriyor olabilir.

WSJ yazarı James Mackintosh'a göre altın fiyatlarındaki yükselişe dair üç makul yorum yapılabilse de bunların hiçbiri tek başına yaşananları tamamen açıklamıyor. Ancak her biri, hisse senedi, tahvil ve döviz piyasalarında yatırımcıların son derece belirsiz bir küresel ortamda nasıl pozisyon aldığını anlamaya yardımcı oluyor.

Yatırımcılar altını dolara alternatif görüyor

Batı yaptırımlarına maruz kalma riski taşıyan ülkeler, son yıllarda döviz rezervlerinde dolar yerine altına yönelmişti. Ancak Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları, fiyatların yükselmesiyle birlikte geçen yıl alımlarını azalttı.

Buna karşın son dönemdeki alımlar büyük ölçüde bireysel yatırımcılar tarafından, özellikle borsa yatırım fonları aracılığıyla gerçekleştirildi. Bu yatırımcılar, endişeli merkez bankalarının ileride daha yüksek fiyatlardan yeniden alıma geçeceği beklentisiyle hareket ediyor olabilir. Ancak bu senaryo, şimdilik yalnızca bir varsayım.

Bu yaklaşım doğru olsaydı, altın fiyatlarının doların diğer para birimleri karşısında değer kaybettiği dönemlerde yükselmesi beklenirdi.

Oysa altın, geçen yıl boyunca günlük bazda dolardan bağımsız hareket etti. Genel tabloya bakıldığında dolar ciddi ölçüde zayıflarken, altın fiyatları keskin dalgalanmalar yaşadı.

Benzer şekilde, ABD’den sermaye çıkışı yaşanıyorsa Hazine tahvili getirilerinin diğer ülkelerle kıyaslandığında yükselmesi gerekirdi.

Ancak ABD’nin 10 yıllık tahvil getirileri geçen yılın başından bu yana hafifçe gerilerken, Japonya, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta getiriler arttı.

“Paranın değersizleşmesi” endişesi

Son enflasyon dalgasından olumsuz etkilenen birçok yatırımcıyı cezbeden bir diğer görüş, güçlü kamu teşvikleri ve doları bilinçli biçimde zayıflatma politikaları nedeniyle yeni bir enflasyon döneminin yaklaştığı yönünde.

Zayıf dolar, dolar cinsinden fiyatlanan altın için mekanik olarak destekleyici bir unsur. Altın aynı zamanda enflasyona karşı korunma aracı olarak görülüyor. Son haftalarda İsviçre frangı — güvenli liman para birimlerine en yakın örneklerden biri — Norveç kronu ile birlikte değer kazandı.