Avrupa Birliği'nin 2035'ten itibaren içten yanmalı motor ve hibrit araç üretimini yasaklayan kararı tarih oluyor. 2022'de alınan ve ekonomik durgunluğun da etkisiyle çeşitli ülkelerin tepkisiyle karşılaşan karara karşı Birlik'in iki büyük otomobil üreticisi Almanya ve Fransa uzlaştı.

Berlin ve Paris arasında uzun süren müzakerelerin ardından içten yanmalı motorlar ve elektrikli otomobillerin geleceğine ilişkin ortak öneriler üzerinde anlaşmaya varıldı. Buna göre otomotiv sektörü, 2035 sonrasında da yeni içten yanmalı ve hibrit araçları cezai yaptırımla karşılaşmadan satmaya devam edebilecek.

DW haberine göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Brüksel'deki AB zirvesi marjında yaptığı açıklamada, "Böylece içten yanmalı motor yasağı artık tarihe karışmış olacak" dedi. Merz, diğer ülkelerden de olumlu tepkiler geldiğini söyledi. Almanya ve Fransa arasındaki uzlaşmanın ardından ortak önerilerin tüm üye devletlerin devlet ve hükümet başkanlarından oluşan AB Konseyi'nde de çoğunluk desteğine ulaşması bekleniyor.

Almanya ve otomotiv sektörü uzun süredir, kararlaştırılan içten yanmalı motor yasağının yumuşatılması için çaba gösteriyordu. Fransa ve altı AB ülkesi ise Haziran ayında kararın yumuşatılmasının stratejik bir hata olacağı uyarısında bulunmuştu. Bu ülkeler, AB Konseyi'nde olası bir yumuşatma kararını engelleyecek oy gücüne sahipti. Ancak Fransa'nın şimdi tutum değiştirmesiyle dengeler de değişti.

Ortak açıklamada "istihdam" vurgusu

Alman ve Fransız hükümetlerinin ortak açıklamasında "Karbondioksit emisyonlarının belirgin şekilde azaltılmasını hedeflerken, aynı zamanda Avrupa'nın yeni nesil elektrikli araçların geliştirilmesi ve üretimindeki kapasitesini güçlendiriyoruz" denildi.

Açıklamada, "Temiz ulaşıma geçiş; Fransa, Almanya ve tüm Avrupa'da yatırım, inovasyon ve üretimle desteklenmelidir" ifadeleri kullanıldı. Bunun aynı zamanda istihdamın korunması açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

AB üyesi devletler ile Avrupa Parlamentosu, 2022 yılında AB'de satılacak yeni araçların 2035'ten itibaren kullanım sırasında iklime zarar veren karbondioksit emisyonu üretmemesi konusunda anlaşmıştı. Aksi durumda üreticilere para cezası uygulanması öngörülüyordu. Avrupa Komisyonu ise Aralık ayında içten yanmalı motorlu araçların satışına belirli koşullarla devam edilmesini sağlayacak bir teklif sunmuştu.

Bu teklif şu anda hem Avrupa Parlamentosu hem de AB üyesi ülkeler tarafından değerlendirilme sürecinde bulunuyor.

Alman-Fransız uzlaşısına göre üreticilerin, 2035'ten itibaren ortalama emisyonlarını yüzde 100 yerine yalnızca yüzde 90 azaltmaları yeterli olacak. Kalan yüzde 10'luk bölüm için ek telafi zorunluluğu getirilmeyecek.

Avrupa Komisyonu ise kalan yüzde 10'un tamamen karbondioksit-nötr yakıtlar veya yeşil çelik kullanımıyla telafi edilmesini önermişti.

Alman-Fransız uzlaşmasına göre otomobil üreticileri, yeni araç filolarının belirlenen emisyon sınırlarını aşmaması koşuluyla yeni benzinli ve dizel araç satmayı sürdürebilecek. Ayrıca alternatif yakıtlar ve biyokütleden elde edilen yakıtların kullanımına ilişkin düzenlemeler de getirilecek.

Bunun yanı sıra yerli üretim yeşil çelik ve alüminyum kullanan üreticilerin filo emisyon değerleri daha avantajlı şekilde hesaplanacak.

Almanya'dan Fransa'ya "Made in Europe" tavizi: Türkiye dışarıda kaldı

Uzlaşma için Almanya da sanayi teşvikleri konusunda Fransa'ya taviz vermiş oldu. Gelecekte devlet desteklerinin prensip olarak yalnızca AB üyesi ülkelerde, Birleşik Krallık'ta ve Avrupa Ekonomik Alanı'ndaki diğer ülkelerde üretilen araçlarla sınırlandırılması öngörülüyor.

Halk TV’nin sosyal medya hesaplarına erişim engeli
Halk TV’nin sosyal medya hesaplarına erişim engeli
İçeriği Görüntüle

Almanya bugüne kadar Türkiye ve Fas gibi ülkelerde üretim yapan tedarikçileri de kapsayacak daha esnek bir düzenlemeyi savunuyordu. Son uzlaşıyla Japonya ve Güney Kore gibi diğer önemli ticaret ortakları da teşviklerden dışlanmış oldu.

Toyota'dan açıklama: Türkiye ve Japonya'yı da görmek isteriz

Japon otomobil üreticisi Toyota'nın Avrupa Birimi'nden yapılan açıklamada "Birleşik Krallık'ın bu düzenlemeye dahil edilmesine yönelik her türlü görüşmeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak anlaşmanın, Türkiye ve Japonya gibi güvenilir ortakları da kapsayacak şekilde genişletilmesini görmek isteriz. Bu ülkelerle sürdürülecek yakın iş birliği, Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü destekleyebilir. Özellikle batarya üretimi gibi geleceğe yönelik kritik yatırım kararları, daha geniş bir kapsayıcılıktan fayda sağlayacaktır" denildi.

Dışlama diğer sanayi alanlarına da yansıyacak mı?

Mevcut uzlaşı sadece otomotiv sektörünü kapsasa da Fransa "Made in Europe" ısrarını AB'nin genel sanayi politikasını oluşturan "Sanayi Hızlandırma Yasası" (IAA) hazırlıklarında da sürdürüyor.

Avrupa Komisyonu'nun Mart ayında açıkladığı yasa teklifi, çelik, çimento, yeşil teknolojiler gibi stratejik sektörlerde Avrupa'daki üretimi desteklemeyi ve kamu kaynaklarından yararlanacak ürünler için belirli menşe koşulları getirmeyi amaçlıyor.

Nitekim otomotiv sektöründeki uzlaşmayla ilgili Alman haber ajansı dpa'ya konuşan Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bir yetkili, otomobil sektörü için üzerinde anlaşılan kuralların, IAA kapsamında diğer sektörlere de uygulanmasını istediklerini kaydetti.

Ticaret Bakanı Bolat daha bir gün önce uyarmıştı

Türkiye uzun süredir IAA kapsamında başta otomotiv sektörü olmak üzere Avrupa sanayisi için öngörülen koşullara üretici ülke olarak dahil olmaya çalışıyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat daha dün Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, AB'nin "Made in Europe" planına Türkiye'nin de dahil edilmesi gerektiğini belirterek dışlanmanın iki tarafın ekonomisine de zarar vereceği uyarısında bulunmuştu. Brüksel'de AB'li yetkililerle görüşmeler gerçekleştiren Bolat, Türkiye'nin 1995'ten bu yana Gümrük Birliği'ne dahil olduğunu, AB ile 205 milyar euroluk ticaret hacminin 55 milyar euroluk kısmını otomotivin oluşturduğunu belirtmişti.

Avrupalı otomobil üreticilerinin 1971 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bolat, Türkiye'deki otomotiv üretiminin yaklaşık yüzde 75'inin Avrupalı şirketlere ait olduğunu, Türkiye'de faaliyet gösteren ve Türkiye'ye ihracat yapan Avrupalı otomotiv şirketlerinin Avrupa'da yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağladığını vurgulamıştı.