Başkomutan Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştırarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla sonuçlanacak olan ‘Büyük Taarruz’, tam 103 yıl önce bugün gerçekleşti.
Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın son safhası olan Büyük Taarruz, İtilaf devletlerinin desteklediği Anadolu’daki Yunan kuvvetlerine karşı girişilen genel saldırı olarak 26 Ağustos 1922’de başlatıldı. Mareşal Mustafa Kemal Paşa’nın Afyon Kocatepe’den sevk ve idare ettiği Büyük Taarruz, 103 yıl önce bugün, 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlandı.
Büyük Taarruz’da dağılan Yunan Ordusu geri çekilirken Mustafa Kemal Paşa, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini verdi. Ulusal Kurtuluş Savaşı, 9 Eylül 1922’de Türk Ordusu’nun İzmir'e girmesi ve 18 Eylül'de Yunan Ordusu'nun Anadolu'yu tamamen terk etmesiyle sona erdi.
İzleyen aylarda 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edildi, kanunla ‘Atatürk’ soyadını alan Mustafa Kemal Paşa 1. Cumhurbaşkanı seçildi ve 10 Kasım 1938’de 57 yaşındayken hayatını kaybedene kadar bu görevi sürdürdü.
İlk kez 1924’te Afyon’da Başkumandan Zaferi olarak anılan, 1926 yılından itibaren bütün Türkiye’de Zafer Bayramı olarak kutlanan 30 Ağustos, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinde yapılan atama ve terfilerin de tarihi olarak belirlendi.
Nazım Hikmet'ten...
Nâzım Hikmet, Kuvayı Milliye Destanı’nda 8. Bap’ta ‘26 Ağustos Gecesi Saatler’ başlığı altında anlatıyor.
“...
Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : “Üç” dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı
...”