TBMM, İsrail’in Gazze’deki soykırım, kıtlık politikaları ve ilhak girişimlerini görüşmek üzere olağanüstü toplandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail’in savaş suçlarını kınayarak, BM üyeliğinin askıya alınmasını önerdi ve Filistin davasına destek sözü verdi.
ANKARA (İGFA) - TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında, İsrail’in Gazze’deki saldırıları, soykırım, kıtlık politikaları ve bölgedeki güncel durumu ele almak üzere olağanüstü toplandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bilgilendirme yapacağı toplantıda, Kurtulmuş, İsrail’in Filistin’deki işgal ve soykırım politikalarının kelimelerle tanımlanamayacak boyutta olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, İsrail’in 70 bine yakın insanı, çoğunlukla kadın ve çocukları katlettiğini, hastaneler, okullar ve ibadethaneleri bombaladığını belirtti. Gazze’deki 36 hastaneden 33’ünün yıkıldığını veya ağır hasar aldığını, sağlık hizmetlerinin çöktüğünü ifade ederken, İsrail’in kıtlığı bir imha silahı olarak kullandığını, gıda konvoylarını hedef aldığını ve Gazze’yi ilhaka kalkıştığını söyledi.
İsrail’in Kudüs ve Batı Şeria’daki yasadışı yerleşim ve şiddet politikalarını da kınayan Kurtulmuş, uluslararası hukuku ihlal eden bu eylemlerin savaş suçu olduğunu vurguladı. Dünyada İsrail’e karşı tepkilerin arttığını, bazı Batılı ülkelerin Filistin’i tanımaya hazırlandığını ve yaptırımların gündemde olduğunu belirten Kurtulmuş, “İsrail’in soykırım politikalarına karşı insanlık cephesini güçlendirmeli, Netanyahu çetesini uluslararası alanda tecrit etmeliyiz. TBMM, Filistin davasına destek için aktif rol oynuyor. İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınmasını teklif ediyorum” diye konuştu.
Bildiri yayımlandı
Toplantıda, "İsrail’in Gazze’deki İşgalini Genişletme Kararı ve Filistin Halkına Yaptığı Soykırım" hakkında “Meclis Başkanlığı Tezkeresi” oy birliğiyle kabul edildi.
Bildiride şöyle denildi:
"İsrail Filistin halkına karşı on yıllardır sürdürdüğü işgal, imha ve ilhak politikalarını, son iki yıldır özellikle Gazze’de bir soykırıma dönüştürmüştür. İsrail’in sürdürdüğü soykırım, kıtlık ve açlık politikaları on binlerce cana mal olmuştur. Soykırımcı Netanyahu hükümetinin Gazze halkını açlığa ve kıtlığa kasten mahkûm ettiği BM ve diğer uluslararası kuruluşlarca da ifade edilmiştir. Gazze’yi işgal operasyonunu genişletme kararı alarak katliamlarına ve zulme devam eden İsrail, son iki yılda büyük çoğunluğu kadın ve çocuk 70 bine yakın insanı öldürmüş, 150 binden fazla kişiyi yaralamış, bölgenin sivil altyapısını imha etmiştir. Filistinli kadınlar, çocuklar, gençler ve yaşlılar soykırımcı İsrail güçlerince adeta bir ölüm ve açlık hapishanesine mahkûm edilmişlerdir. Bu canice eylemleriyle yetinmeyen Netanyahu ve çetesi, Filistinlileri yok etme çabasını bir üst aşamaya taşıyarak Gazze dahil tüm Filistin yerleşimlerini ilhak etme politikasını uygulamaya koyma aşamasına gelmiştir.
İsrail; Kudüs ve Batı Şeria’da da işgal güçleri ve yasadışı yerleşimciler vasıtasıyla Filistinlilere uyguladığı şiddeti artırmış; toprak işgalini, yasadışı yıkımları ve yasadışı yerleşim inşasını hızlandırmıştır. Ne yazık ki Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi dışında hiçbir küresel kurum İsrail hükümetinin hukuksuz kararlarını ve katliamlarını durdurmaya yönelik bir girişimde bulunmamaktadır. Neredeyse yeryüzünün her karışında insanlık cephesinin yükselen sesi, bu zulme sessiz kalan ya da destekleyen hükümetleri son zamanlarda Filistin halkının yanında durmaya zorlamaktadır. Bu karanlık tablonun umut veren tarafı ise daha önce sessiz kalan ya da İsrail’e destek veren bazı devletlerin Filistin’i tanımaya ve İsrail’i boykot etmeye yönelik kararları devreye almasıdır. Gelinen aşama insanlık vicdanının büyük bir başarısıdır.
Bugün burada TBMM olarak bizler Filistin halkıyla dayanışmaya ve İsrail’in durdurulmasına yönelik tekliflerimizi ve çağrımızı dünya parlamentolarına iletmek için toplanıyoruz. Ümit ederiz ki bizimle beraber insanlığın sesini ve vicdanını yükseltmeye destek olacak dünya parlamentoları da bu çağrımıza katılır ve hep birlikte harekete geçeriz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu olarak;
- Filistin halkının İsrail tarafından on yıllardır maruz bırakıldığı işgal, imha ve ilhak uygulamalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.
- Filistin halkına yönelik katliamların ve son olarak Gazze’de kıtlığın bir imha silahı olarak kullanılmasının soykırım suçu teşkil ettiğini vurguluyoruz.
- Uluslararası toplumu, İsrail’i Gazze’de kalıcı bir ateşkesi kabul etmeye, silahlı güçlerini bölgeden çekmeye ve Gazze’ye kesintisiz insani yardım ulaşımını sağlamaya zorlamak için daha fazla çaba göstermeye davet ediyoruz.
- Kudüs ve Batı Şeria’daki yasadışı yerleşim faaliyetlerini ve Filistin halkına yönelik şiddeti telin ediyoruz.
- Filistin topraklarında soykırım ve sömürge suçlarını işleyenlerin mahkemeler önünde hesap vermelerinin temin edilmesi çağrısında bulunuyoruz.
- 1967 sınırları temelinde, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesinin adil ve kalıcı barışın sağlanmasının tek yolu olduğunu kayda geçiriyoruz.
- Mescid-i Aksa başta olmak üzere Müslümanların kutsal mekanlarına siyonist rejim tarafından yapılan saldırı ve provokasyonların mutlaka durdurulması gerektiğini vurguluyoruz.
- İsrail hükümeti, soykırım politikalarından vazgeçene kadar, BM ve uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınması çağrısında bulunuyoruz.
- Tüm ülke parlamentolarını; - İsrail ile olan tüm askeri ve ticari ilişkileri sonlandırmaya, Filistin halkına yönelik uygulanan ambargoyu kırmaya yönelik acilen harekete geçmeye; - İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki soykırım ve sömürge politikalarını reddetmeye ve kınamaya; - Filistin halkının meşru haklarını savunmaya, iki Devletli çözüm perspektifini korumaya ve Filistin Devleti’ni tanımayan ülkeleri de Filistin’i tanıma çağrısında bulunmaya; - 18 Nisan 2025 tarihinde, İstanbul’da TBMM öncülüğünde tesis edilen “Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu”na katılmaya davet ediyoruz."
Okunan bildiri oylamaya sunuldu. Numan Kurtulmuş, "Müsadenizle ben de kaldırayım" diyerek oylamaya katıldı. Numan Kurtulmuş, oylamadan sonra, bildirinin ittifakla kabul edildiğini belirterek "Metni okuduğunuz zaman bu metnin ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha göreceğiz. Burada kuvvetli bir metin ortaya konuldu, hepizine teşekkür ediyorum" dedi.
Alınan karar Resmi Gazete’de yayımlanacak.