Dünya

Süper yetkilerle donatılmış kurum Orban dönemine ait milyarların peşine düştü

Macaristan'da yeni hükümet, Orban döneminde kamu kaynaklarından aktarıldığı öne sürülen milyarların peşine düşüyor. Bunun için süper yetkilerle donatılmış bir kurum oluşturuldu. Magyar hükümetinin göreve gelmesinden yaklaşık dört ay sonra yolsuzlukla mücadele operasyonu artık fiilen de başladı.

"Mal varlığının geri kazanılması": Bu bürokratik ifadenin ardında Macaristan'daki yeni hükümetin en önemli seçim vaatlerinden biri yatıyor.

Başbakan Peter Magyar ve partisi Tiszai, Viktor Orban iktidarı döneminde şaibeli biçimde oligarklara, parti dostlarına, paravan kişilere ya da otokrat liderin ailesine aktarılan para ve mal varlıklarını devlet adına geri almak istiyor. Ayrıca hukuka aykırı biçimde kazanç sağlayanların yargı önünde hesap vermesini amaçlıyor.

Söz konusu olan, yolsuzluğa karşı kapsamlı bir operasyon. Zaten birçok Macar'ın yeni hükümetten öncelikle beklediği de tam olarak bu: Devletten kaçırılan milyarların geri alınması. Sosyal medyada sık sık görüldüğü üzere, azımsanmayacak sayıda kişi ayrıca "kelepçe sesleri duymak" ve Viktor Orban sisteminden çıkar sağlayanların cezaevine girdiğini görmek istiyor.

Birçok gözlemciye göre mal varlıklarının geri kazanılmasındaki başarı ya da başarısızlık, Magyar'ın ve partisinin siyasi geleceğini belirleyici biçimde etkileyecek.

Orban döneminde hukuka aykırı biçimde aktarıldığı öne sürülen meblağlar devasa boyutlarda. Magyar seçim kampanyasında yaklaşık 60 milyar eurodan söz etmişti. Şimdilerde bunun üç katına kadar çıkan rakamlar telaffuz ediliyor.

Ceza ve adalet beklentisi

Macar kamuoyunda bu rakamlar Orban sisteminin gösterişli lüks yaşamıyla özdeşleşen görüntülerle bağlantılı: Eski başbakanın ailesi, parti dostları ve oligarkları lüks malikânelerde yaşıyor, özel uçaklarla seyahat ediyor, lüks yatlarda tatil yapıyor ve milyarlarca euroluk kamu ihalelerini tekrar tekrar kazanıyor.

Ancak mesele elbette bundan ibaret değil. Orban'ın Fidesz partisinden ve çevresinden geniş bir kadro grubu ile Orban'a yakın iş insanları, sanatçılar, akademisyenler ve gazeteciler de yıllarca kamu kaynaklarından cömert biçimde desteklendi. Üstelik çoğunun başlıca "niteliği", Orban'a sadakatten ibaretti.

Bunun karşısında ise çok sayıda Macar'ın yoksullaşması, gençlerin ülkeden kitlesel biçimde ayrılması, ihmal edilmiş ve yer yer tamamen çökmüş kamu altyapısı, okul ve hastanelerdeki vahim koşullar ve hâlen gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 7,5'ine ulaşan devasa bütçe açığı duruyor. DW'nin haberine göre, bu büyük uçurum nedeniyle Macaristan'da ceza ve adalet beklentisi oldukça yüksek.

Olağanüstü geniş yetkiler

Magyar hükümetinin göreve gelmesinden yaklaşık dört ay sonra yolsuzlukla mücadele operasyonu artık fiilen de başladı. Temmuz sonunda çıkarılan yasayla Ulusal Malvarlığının Geri Kazanılması ve Korunması Kurumu (NVVH) kuruldu. Kurum önümüzdeki haftalarda yapılandırılacak. Şimdiden belli olan şu: NVVH, olağanüstü geniş yetkilere ve mümkün olan en yüksek bağımsızlığa sahip bir "süper kurum" olacak.

Macaristan'da 1989-1990'daki rejim değişikliğinden bu yana NVVH benzeri bir kurum hiç olmadı. Oysa ülkenin böyle bir kuruma ihtiyacı vardı. Komünist diktatörlük döneminden kalan kamu ve devlet varlıklarının özelleştirilmesi, eski Doğu Bloku'nun hemen her yerinde olduğu gibi Macaristan'da da büyük ölçüde şaibeli ve hileli biçimde yürütüldü. Bunun sonuçlarıyla ise yalnızca çok az vakada yüzleşildi.

Viktor Orban 2010'da iktidara geldiğinde, Ferenc Gyurcsány liderliğindeki önceki sosyalist-liberal hükümetin yaygın yolsuzluklarını soruşturmak için yarım ağızla bir girişimde bulunuldu. Ancak bu girişim sonuçsuz kaldı.

Atama tartışması

Bu kez süreç farklı yürütülmek isteniyor. NVVH bir yandan geçmişe dönük olarak kamu kaynaklarının nereye aktarıldığını ve örneğin taşınmazlar gibi mal varlıklarının nasıl kullanıldığını araştıracak. Belirli bir başlangıç tarihi öngörülmese de esas olarak Orban sisteminin hüküm sürdüğü dönem, yani 2010'dan sonraki vakalar mercek altına alınacak.

Kurum, geleceğe dönük olarak mal varlığının korunması görevini de üstlenecek ve kamu kaynakları ile kamu mallarının hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını denetleyecek. NVVH hem polis hem de savcılık yetkilerine sahip olacak; dolayısıyla soruşturma yürütebilecek ve dava açabilecek. Kurum yalnızca parlamentoya karşı hesap verecek.

Magyar hükümetinin göreve gelmesinden bu yana daha önce de yaşandığı gibi NVVH'nin kuruluşu sırasında da personel tercihi tartışma yarattı. Parlamento geçen haftanın sonunda Budapeşte Eötvös Loránd Üniversitesi'nden 46 yaşındaki siyaset bilimci Anna Unger'i yeni kurumun başına atadı. Siyasi sistemler, demokratik kurumlardaki yapılanmalar ve parti finansmanı konusunda uzman olan Unger, yaklaşık yüz aday arasından çok aşamalı bir süreç sonunda seçildi.

Başbakan Peter Magyar, NVVH'nin başında bir hukukçu bulunmamasına yönelik yaygın eleştirilere oldukça sert tepki gösterdi. Facebook'ta "Halkın bir casting programındaymış gibi NVVH'nin başında kimin olacağını oylayacağı hiçbir zaman vaat edilmedi" diye yazdı. Magyar, uzmanların Unger'i bu görev için uygun gördüğünü belirtti.

Siyaset bilimci Gabor Török ise 24.hu portalının bir podcast yayınında yaptığı değerlendirmede, kurumun oluşturulma sürecinin NVVH'nin kısmen bir "geçmişle hesaplaşma kurumu", kısmen de "güçlü bir siyasi kurum" olacağını gösterdiğini söylüyor.

Amaç geçmişle hesaplaşmak. Kamuoyunun Tisza Partisi'nden beklentisi, eski sistemle "kapsamlı bir hesaplaşma" yürütülmesi. Török'e göre hükümet, kendisine duyulan güveni ancak "önceki düzenin suçlularının" hesap vermeden kurtulduğu izleniminin oluşmasına izin vermezse koruyabilir.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }