<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Zebra</title>
    <link>https://www.gazetezebra.com.tr</link>
    <description>Gazete Zebra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 17:05:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel: İktidar değişimi artık Türkiye'de bir takvim meselesidir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-degisimi-artik-turkiyede-bir-takvim-meselesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-degisimi-artik-turkiyede-bir-takvim-meselesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, CHP'nin grup toplantısında Ankara yapılacak NATO zirvesi öncesi yapılan tutuklamalara sert tepki gösterdi. Yapılanların utanç verici olduğunu söyleyen Özel, "Cümle alem biliyor ki hiçbir suçları yok, Trump gittikten sonra, Ankara boşaldıktan sonra hepsine pardon deyip bırakacaklar" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta çeşitli illerde yaptığı ziyaretleri ve halkla buluşmalarını hatırlatan Özel, konuşmasında şunları söyledi:</p>

<p>Partimize yönelik saldırının, işgalinin ardından Ankara'da oturmadık. Nerede olmamız gerekiyorsa orada olduk.</p>

<p>Köy köy, belde belde, şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan mücadeleyi büyütüyoruz. Başkasının planına göre değil, milletin hesabına göre yapılan siyaseti milletimizle birlikte ilmek ilmek örüyoruz. Belki makamlar yok, şatafatlı sahneler yok ama bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstündeyiz ama milletin gönlündeyiz.</p>

<p>Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı; bir yanda ise İzmir'de yüz binlerin kararlılığı var. Yürekten teşekkür istiyorum.</p>

<p>Önce Diyarbakır'daydık, Diyarbakır sokaklarındaydık. Baskılardan, kayyımlardan çok çeken şehrin bizi en iyi anlayacağı şehir olduğunu biliyorduk. Diyarbakır'a adımımızı attık ve birtakım tartışmaları da geride bırakmıştık. Ama bizi karşılayan Diyarbakır'dan kıymetli bir isim dedi ki 'Dün akşamdan üzerimden bir selam var'. Dün akşam gece avukatlarını çağırmış, genel başkanı karşılayacağını duydum, onun üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e selamlarımı ilet, şehrimize hoş gelmiş' dedi. Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın üzerine koyduk.</p>

<p>Değerli arkadaşlar, biz Ankara’da binalardan çıkıp gidince gittiğimiz yerlerdeki heyecanı, desteği, enerjiyi görünce; daha önce görmediğimiz bir öfkenin, bir enerjiye, o enerjinin bir kararlılığa dönüştüğünü görünce zaman zaman diyoruz ki ‘Bir şeyler oluyor.’ Bıraktığımız Ankara’da da bir şeyler oluyor. Öyle Ankara değil ama Erdoğan’a yakışan, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ama hepimizi utandıran bir şeyler oluyor. NATO zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanlarına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan, Meclis’i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var. Bu ayrı. Bir de NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178’inin tutuklanması var. Bunu kimse böyle cümlede kullanıp, tweet atıp, bir tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Burada yapılan meselenin bırakın Türkiye’de hani yaşananlar açısından, aileler açısından, eş, dost, çocuklar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana bu ülkede 2014 yılının Kasım ayında, bu Meclis’e, Meclis ya Türkiye kanun devleti ya kanunlar Anayasa’ya uygun çıkacak ya… Bu meclise o dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi, Adalet Bakanlığından, İçişleri Bakanlığının da görüşleri alınarak o dönemde Bakanlar Kurulu’nda bir kanun tasarısı sevk ettiler. O kanun tasarısında iki başlık vardı İç Güvenlik Paketi’nin içinde yer alan. Bunlardan bir tanesi önleyici gözaltıydı. Diğeri koruyucu gözaltıydı. Kasım’da sevk edildi ve 2015’in Mart’ında kanunlaşana kadar dünya kadar tartışıldı. Meclis’te, komisyonda savunurlarken dün gibi hatırlıyorum, ‘Alman hukukunda da var’ dediler. Açtık, Alman Hukuku’ndaki kısmını okuduk.</p>

<p>‘Bir kanun nasıl uygulanmalı?’ diye Alman hukukunda kanun çıkmış ama uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Tercüme ettik, getirdik. Diyorlar ki Alman hukukunda, ‘Kişi elinde bir benzin bidonu, bir çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılabilecek koruyucu gözaltına, ‘koruyucu gözaltı’ denir. Süresi şu süreyle sınırlıdır, derhal işte psikiyatristlere, psikologlara ve hakimin karşısına gidilip bu konudaki somut gerekçe ve haklı gerekçeler izah edilir, aksi durumda derhal sonlandırılır.’ Önleyici gözaltı, elinde bir silahla birlikte suç işlemeye gittiği görülen kişinin, suçu işlediğinde ortaya çıkabilecek toplumsal zarar görüldüğünde kısa süreli, hakime derhal izah edilene kadar gözaltına ‘önleyici gözaltı’ denir. Tartışıldı, Türkiye’de kötü ellerde ne olabileceği konuşuldu ve ardından kanun tasarısından çıkarıldı ve bu yasalaşmadı. Yasalaşmayan işte geçirselerdi süre 48 saatti. Yani diyorlar ki ‘Birinin suç işleyeceğine, NATO Zirvesi’nde protesto gösterisi yapmak neyin ne suçudur ayrı tartışma. Velev ki Türk Ceza Kanunu’nda tanımlı bir suçu işleyeceğine kesine yakın kanaat varsa bu suçun önlenmesi için yapılacak gözaltına önleyici gözaltı diyeceğiz, süre maksimum 48 saat. Bundan 10 yıl sonra buradayız. Bu kanunun geçtiği değil, geçmediği Meclis’in çatısı altındayız. Ve beyler gidiyorlar, NATO Zirvesi’nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar, NATO Zirvesi’nde eylem yapacaklar diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip, bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki ‘Bunlar gelir burada eylem yaparlar.’ Konuşulan iki isim 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut. Emine Hanım'ın Sıfır Atık projesinde yer almış. Ayten Hanım’a, ailesine çok geçmiş olsun. Ama bu Sıfır Atık projesinde yer alması da şaşılacak büyük bir şey olarak anlatılıyor. Proje de değerlidir, Ayten Hanım’ın katkısı da değerlidir. Velev ki AK Parti’nin kadın kollarında görev almış olsun. Ne fark eder? Meselenin büyüklüğü, bundan çok daha büyük. Diğer tarafta Sayın Emel Memiş, eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Alaettin Parmaksız’ın gelini. Mülkiye’de akademisyen kürsüsü var. Evet, büyük utanç. Hocaya çok ayıp, öğrencilerine ayıp, aileye ayıp. Ama yapılan kim olursa olsun, önleyici gözaltıyı 10 yıl önce ‘Yanlış uygulanır’ diye 48 saatliğine uygulanacak gözaltıyı reddeden Meclis’te, 10 yıl sonra bırakın önleyici gözaltıyı, önleyici tutuklama yapıyor adamlar. Cümle alem biliyor ki hiçbir suçları yok. Cümle alem biliyor ki Trump gittikten sonra, Ankara boşaldıktan sonra hepsine ‘Pardon’ deyip bırakacaklar. Cümle alem biliyor ki bu tutuklamanın haksız olduğuna hükmedilecek ileride. Haklı olduğuna hükmedilse, cümle alem biliyor ki Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verecek. O vermese AİHM verecek. Bu kadar açık, net bir hukuksuzluk var ve gürültünün içinde kaynayıp gitmeye çalışıyor. Buradan soruyorum; Erdemliler Hareketi diye AK Parti kurulduğunda, ‘Yasaklarla mücadele edeceğiz’ diye AK Parti kurulduğunda onu köpürtenlere soruyorum. Soruyorum; ‘demokrasi’ deyince, yok ‘vesayet’ deyince yok bilmem ne deyince köşe köşe yazıp kalıp kalıp maaşları alanlara soruyorum. Ne yapıyorsunuz şimdi, ne yapıyorsunuz? Türkiye’de böyle bir önleyici tutuklama. Ya Manisa’da esprisini yapan emniyet müdürüne karşı çıkıyoruz biz. Diyor ki Mesir Günü, ‘Başkan dikkat et’ diyor. Eller havada ya mesirde, eller boşta. ‘80 vilayetten yan kesici var Manisa’da’ diyor. ‘Hangisinden gelmemiş?’ dedim. ‘Bizimkileri dün akşamdan topladık’ diyor. Biz Manisa’da mesirden bir gün önce kendi bildikleri yankesicileri toplamalarına ‘Ya kanunda olmayan bir şey. Nasıl yapıyorsunuz bunu? Ne malum adamın bunu yapacağı?’ deyince, emniyet müdürü ‘Sen de haklısın vekilim’ falan diyordu. Şimdi geldiğimiz yerde dünya liderleri gelecek diye bu kadar utanç verici bir işi yapıp sonra da çıkıp insanların karşısına, örneğin AK Parti’nin Sözcüsü çıkıp konuşuyor. Grup Başkanvekilleri şimdi çıkıp konuşacaklar burada Meclis’te. O yüzden ne kadar ağır hukuksuzlukların, saldırıların altında olursak olalım, kanunda olmayan işleri hatta kanunda olmamasına hep beraber karar verdiğimiz işleri yapmalarına asla ve asla müsamaha göstermediğimiz gibi, tepki gösterdiğimiz gibi hak ettiği boyutta itiraz etmek, bu işi yapan utanmazları utandırmak boynumuzun borcudur.”</p>

<p>Komedyen Deniz Göktaş... Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de üzerine konuşulmaya başlayınca tamamını izledim.</p>

<p>İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Saraçhane'yle ilgili bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, okuduğu kitaplarla dönül gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama 'Ben onun terapistliğine talibim' diyor, 'ama beni tutamazlar' diyor, 'aileden para içeride kalsın diye aileden tutarlar' diyor. Bu kadar Erdoğan'a dediği, bu kadar. Efendim 'Kuran-ı Kerim'e inanca bilmem ne...'  </p>

<p>Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldılar gencecik bir insanı. Sonra bir gece içinde videosunu engelleyip soruşturma açtılar. Sanata saygısı olmayan, şakadan espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda.</p>

<p>Bütün gençlere sesleniyorum: Sanmayın ki böyleydi. Sanmayın ki cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ya da parti genel başkanları böyle bir dokunulmazlığı vardır. Mizah karşısında, eleştiri karşısında kimsenin böyle bir dokunulmazlığı yoktur. Bu öz güvensizliktir. Bunlardan öncekiler bunların 50 katına tahammül ettiler. Tahammül etmeyi bırakın, takdir ettiler. Bir ülkede mizah varsa yönetende öz güven vardır. Bir ülkede eleştiri varsa o hükümette kendine güven vardır.</p>

<p>Bugün yaşananlar acziyettir. Bugün yaşananlar bir şakadan korkmaktır. Bugün yaşanan öyle güçlü lider falan değildir. Güçlü lider karikatürden dizi titremez. Güçlü liderin şakadan, espriden, fıkradan ödü kopmaz. Güçlü lider bunlarla güçlenir. Bunun için buradan söz veriyorum. Hani diyor ya Deniz, '30 yıllık yolculuğum var benim Erdoğan'la' diyor. Ben, Deniz Göktaş'ın Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu hep birlikte sonlandıracağımıza Deniz kardeşime söz veriyorum.</p>

<p>Tam, tam böyle AK Parti'nin, geçmişte diyorlardı ya 'ustalık dönemi', tam böyle AK Parti'nin tükeniş dönemi... Ne uygun? Üçüncü bir kısım. Bunlar geldiğinde 3Y ile mücadele için gelmişti: Yasakları, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak için. Yolsuzlukta geldikleri nokta ortada. Yasakları gençlerle birlikte konuştuk. Ve bir yandan insanları yoksullaştıran bu kara düzen. Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin %80'i Afrika standartlarında, %20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. %32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız.</p>

<p>Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması %3,3. Hani diyorlar ya 'Enflasyon herkesin başının belası'. Avrupa Birliği ortalaması 3,3, Türkiye'ninki 33, tam 10 katı! Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı, Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor.</p>

<p>Tarımda kendi kendine yeten ülkelerden biri diye sayılıyorduk, şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün, dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu gıda enflasyonu bizden kötü olan 4 tane ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonunda çok daha ileri durumdayız. Gıda enflasyonumuz %35, dünya ortalaması %2. Türkiye'deki gıda enflasyonu bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı! Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz. Bitmeyen, sonu görünmeyen bir ekonomik krizin içindeyiz ve bunun en yakıcı tarafı gıda enflasyonu, çünkü herkesin evladının kursağından geçecek lokmanın, meyvenin, proteinin her birisinin hesabı kitabı burada tıkanıyor.</p>

<p>Maaşı yetmeyen çalışan kredi kartına yükleniyor. Kredi kartından nakit avans çeken, yani gidip nakit avans tanımlanan nakit avansı çeken ya da kredi kartının borcunu ödeyemeyen kişi yıllık bileşik %94 faiz ödüyor, %94! Artık borç borç ile çevrilemeyecek durumda. Parası olan bankaya koyduğunda banka %40 veriyor, parası olmayan bankadan borç aldığında bileşik yıllık %94 ödüyor. Aradaki farka, bu farkın nasıl oluştuğuna ve en çok da şuna bakın; bu %94'ün içinde ödenmeyen kredi kartına ödenen faize, yani çıkan faize %30 vergi ödendiğini unutmayın. Oradan %30 alıyor. Parası olan bankaya para koyuyor, kazandığı faize %18 ödüyor, parası olmayan bankaya faiz öderken üstüne %30 da devlete vergi ödüyor. Devlete vergi ödüyor. Hani bu kazanandan alınacakmış, kazanandan almak varken kaybedenden, tükenenden, iflasa sürüklenenden, buhranda olandan alıyorlar. Ve %94 ödenemeyen kredi kartının tahsil edilen parasındaki faiz %94. Nakit avansa uygulanan bileşik faiz %94. Her gün iğneden ipliğe her şeye zam geliyor, bir tek maaşlar artmıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçimden önce biz söylediğimizde enflasyon çift haneliyse, yani %9'dan yüksek, %10 ve üzerinde enflasyon varsa yılda dört kez ayarlarız asgari ücreti demişti Erdoğan. O günden bugüne enflasyon %80'i gördü, 65'i gördü, 33'leri gördü, yılda 4 değil, sadece kanun gereği verilen ve enflasyonun altında kalan zammı verdiler asgari ücretliye. Bugün gelinen noktada asgari ücret verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya gerilemiş durumda. 28.500 ocaktaydı, o 28.500'ü bugünkü 28.500 ile karşılaştırırsan o günün 24 bin lirası artık. Ve asgari ücrete 5 ayda bu erime yaşandı, ara zam yapmayı aklının ucundan geçirmeyen, asla ve asla dile getirmeyen bir iktidar var. Oysa hatırlayalım ki bu milletten seçimde oy isterken 'İki seçim arasında asgari ücrette yılda dört sefer düzenleme yapacağız' diyordu.</p>

<p>‘Oyları kendimize, partimize saymıyoruz. Ortak gelecek umudumuza sayıyoruz’ dedik. O günden beridir de kibir yapmadan, sadece kendimizi anmadan, başarıyı Türkiye İttifakı’na, Türkiye’nin bütün demokratlarla mal ederek yol yürümeyi tercih ettik. İşte bu yüzden iktidar değişimi artık Türkiye'de bir takvim meselesidir. Bunu herkes görüyorken bu ülkenin ezilenleri, yok sayılanları, hor görünenleri, hakkı yenilenleri iktidara yürüyorken; maruz kaldığımız saldırı tam da buna yöneliktir. Bunu engellemeye yöneliktir. Yürüyüşümüzü durdurmak için, ki biz durursak mutlak sultan olacak. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki mutlak butlan meselesini AK Parti’nin yargı kolları eliyle tasarlanmış, özellikle planlanmış mutlak butlan meselesini mutlak sultanın kariyerini sürdürme meselesi olarak görmek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve Türkiye’yi bu ara dönemden hızla çıkarmak; kendine ‘Aydınım’ diyen, ‘Partiliyim’ diyen, ‘Cumhuriyetçiyim’ diyen, ‘Atatürkçüyüm’ diyen herkesin boynunun borcudur. AK Parti’nin ve Erdoğan’ın bütün hesabı, Cumhuriyet Halk Partisi’ni karpuz gibi ortadan bölmek. Yarı yarıya bölmekken, hadi 70’e 30, 60’a 40 da olsa olur derken, 70’e 30’a razıyken, bekledikleri bölünmenin böyle karpuz gibi bölecek ya, bu başındaki sapını bile alamadılar. Millet yarı yarıya karpuz gibi ortadan değil, karpuzdan bir şey vermeyip sapını onlara gösterdi, sapını. Yüzde 99’a yüzde 1’ler. O yüzde 1’ler karpuzun sapıdır, sapı.”</p>

<p>Kendini izah ederken bilmediği konulara girip çıkıyor. Geçen gün diyor ki 'CHP'liler bir Frankenstein ürettiler ceremesini çekiyorlar.' Frankenstein canavarın kendisi değil, onu üreten doktor. Yazan da yanlış yazmış. Bir katkım olsun aynı çatı altında çalışmışlığımız var. Frankenstein aranıyorsa bugünkü Sabah gazetesine bakmak lazım. Canavarı bizim buralarda değil Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım.</p>

<p>Partimizi geri almak için mücadele ediyoruz. İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Kimse endişe etmesin milletle kazanacağız. Köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Kimse yoldan sapmasın. Yolumuz doğrudur, iktidar yoludur, pusulamız millettir. Eninde sonunda iktidarı değiştireceğiz, halkın iktidarını kuracağız. Milletin tek ümidi sizlersiniz, bizleriz. Bizim de tek hedefimiz, ümidimiz bu milleti bu zorluklardan kurtarmak, bu yürüyüşü tamamlamak ve eninde sonunda bu milletin partisini iktidara taşımaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-degisimi-artik-turkiyede-bir-takvim-meselesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozel-grup.png" type="image/jpeg" length="33029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırhan: Ankara’ya bakın; kent adeta açık cezaevine çevrildi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bakirhan-ankaraya-bakin-kent-adeta-acik-cezaevine-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bakirhan-ankaraya-bakin-kent-adeta-acik-cezaevine-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne tepki göstererek, kentin “açık cezaevine çevrildiğini” söyledi. Zirve harcamalarını ve askeri bütçeleri eleştiren Bakırhan, “Gerçek kriz mutfaktadır, gerçek güvenlik sorunu halkın açlığıdır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM P<span style="display:none"> </span>arti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırhan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:</p>

<p></p>

<p>"NATO toplantılarını parti olarak yakından takip ediyoruz. Çünkü NATO zirveleri, dünyanın hangi yöne savrulacağını herkesten önce haber veren açık sinyallerdir. Bu kürsüden de defalarca dile getirdik. Bugün kurallara dayalı uluslararası düzen ağır bir çözülme yaşıyor. Dünyada neredeyse herkesin gücü oranında yetki kullandığı, gücü kadar söz söylediği bir dönemden geçiyoruz.</p>

<p>Herkesin uyacağını söylediği kurallar çöküyor. Bunun yerini dünyada “gücü yeten yener” anlayışı alıyor. Kuralsızlık büyüdükçe diplomasi geri çekiliyor, savaş dili normalleşiyor. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki, savaş çığırtkanlığı yapanlara bile insanlar neredeyse normalmiş gibi bakmaya başladı. İşte tam da böyle bir kırılma anında NATO’nun ne işe yaradığını sormamız gerekiyor. Bir zamanlar “savunma ittifakı” olarak kurulan NATO, bugün artık bir savaş ve hegemonya aygıtına dönüşmüş durumda.</p>

<p>Genişleme politikaları yeni gerilim hatları yaratıyor. Üye ülkelere ağır askeri, mali ve sanayi yükümlülükleri dayatılıyor. Bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyor ve yaşıyoruz. Halkların bütçesi, güvenlik gerekçesiyle silaha aktarılıyor. Hepsinden önemlisi, bütün bunlar halkların gözünden uzakta, hiçbir denetime tabi olmadan kararlaştırılıyor. Şeffaflık yok, hesap verme yok. Bunu daha iyi anlamak için NATO’nun son yıllarda attığı adımlara bakmak yeterlidir. Çünkü her zirve, güvenlik başlığı altında dünyanın biraz daha savaş düzenine nasıl sokulduğunu gösteriyor.</p>

<p>Son beş yılda NATO, tehdit tanımını genişletti; Ukrayna savaşını yeniden yapılanmanın merkezine koydu, Avrupa sınırlarını aşarak küresel bir güvenlik blokuna dönüştü. Ve bu dönüşümün faturasını da halkların bütçesine yükledi. Çok uzağa gitmeden, sadece son beş yıla baktığımızda şu sonucu net biçimde görürüz: Güvenlik büyüdükçe demokrasi küçüldü. Halklar büyük acılarla ve ağır sorunlarla baş başa bırakıldı.</p>

<p>İşte tam da böyle bir konjonktürde 2026 NATO Zirvesi Ankara’da toplanıyor. Ankara’da toplanıyor olması tesadüf değildir. Çünkü küresel siyasetin hayati düğümü Ortadoğu’dur. Burası, bütün büyük kararların test edildiği coğrafyadır. Biz bu zirveyi, daha önce karar altına alınan NATO 2030 konseptinin devamı olarak okuyoruz. Yeni savaş ve güvenlik mimarisinin yeni halkası olarak görüyoruz.</p>

<p>Açık konuşalım: Halklara daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi, daha fazla barış vadeden bir toplantıdan söz etmiyoruz. Bu zirve, masaya daha fazla silah, daha fazla cephe, daha fazla gözyaşı getiriyor. Ankara’da yeni cepheler çizenlerin zirvesi kurulurken, biz burada ezilenlerin, savaştan bıkmışların, barışı hak edenlerin sesi olarak bir aradayız.</p>

<p>Yeni cepheler açılmasına itiraz ediyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Şimdiye kadar söylediklerimiz, zirve daha başlamadan teyit edildi. Ankara’ya bakın; kent adeta açık cezaevine çevrildi. Bir zirveye mi hazırlanılıyor, savaşa mı hazırlanılıyor belli değil. Ellerinden gelse “evinizin penceresini bile açmayın” diyecekler. Koca başkent, birkaç protokol aracının rahat geçişi için resmen kapatılıyor. Bazı liderlerin sabah koşusu için parkların kapatılacağı konuşuluyor. Ankara’da yaşayanlar, kendi kentlerinde neredeyse fazlalık gibi görülüyor.</p>

<p>Zirve başlamadan yüzlerce arkadaşımız gözaltına alındı, 175 kişi tutuklandı. Bu tutuklamaların tamamı haksız, hukuksuz ve keyfidir. Gözaltında arkadaşlarımıza sorulan soruları okudum. Böyle bir saçmalık olamaz, böyle bir absürtlük olamaz. Ne yapalım, dünyada yeni savaş kararları alınırken alkış mı tutalım? Yok böyle bir dünya. Ortada henüz protesto yok ama gözaltı var, tutuklama var. Sabahın köründe kapıları, pencereleri kırarak yapılan gözaltılar var. İnsanları NATO’ya itiraz eder diye, savaş politikalarına karşı çıkar diye, emekten, doğadan, özgürlükten yana söz kurar diye tutuklayamazsınız. Gerçi burası Türkiye; bunu yapıyorsunuz!</p>

<p>Bu arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Ankara’yı susturarak dünyaya demokrasi gösterisi yapamazsınız. Basına dönük tablo da aynı karanlığı gösteriyor. Üç bine yakın medya mensubu davet ediliyor ama Ankara’da yıllardır gazetecilik yapanların ve muhalif medyanın neredeyse tamamının katılımı engelleniyor. Bin bir türlü engel çıkarılıyor.</p>

<p>Gelelim bu zirvenin asıl meselesine... İki günlük bir etkinlik için şimdiye kadar yaklaşık 12 milyar TL harcandığı ifade ediliyor. Mesela yolların yapımına 9,5 milyar lira harcanmış. Protokol yolundaki göz zevki için ise 69 milyon TL’lik dikey bahçeler yapılmış. Alçılar sıvalar boyanıp üzerine NATO ve barış afişleri yapıştırılmış. Yolların yapılması, çiçeklerin ekilmesi için bu memlekete illa bir askeri zirve mi gerekiyor? Hakkâri’nin yolu ne olacak? Halkın yıllardır beklediği hizmetler ne olacak?</p>

<p>Geçen yıl NATO’nun Hollanda zirvesinde, üye ülkelerin askeri harcamalarını yüzde 5’e çıkarma kararı alındı. Bunun Türkiye’ye faturası yılda 40 milyar dolar. Bu da bütçenin yaklaşık yüzde 11,5’ine denk geliyor. Yani bu 40 milyar dolarlık dayatma; eğitimden kısılan, sağlıktan kısılan, çocuğun kitabından, işçinin ücretinden, hastanın ilacından kısılan para demektir. İktidarın derdinin ne olduğu işte bu rakamlarda gizlidir. Ekonomide “tereyağı mı, tüfek mi?” diye bilinen bir ikilem vardır. Yani halkın refahından mı yanasınız, yoksa silahlanmadan mı? Bu iktidar cevabını çoktan verdi. Tereyağı halkın sofrasında yok. Bunlar toplumun karnını değil, güvenlikçi devletin silahını büyütüyor.</p>

<p>Bakın bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 114 bin 576 liraya dayanmış durumda. Allah’tan korkun! İnsanlar kirayı, faturayı, pazarı, okul masrafını düşünerek yaşıyor. NATO Genel Sekreteri Rutte, “Ankara’daki zirvede on milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları duyurulacak” diyor. Biz de buradan bazı gerçekleri tekrar duyuralım. Türkiye’de her 10 kişiden 6’sı borçlu. Hanelerin yüzde 51,8’i yoksullukla mücadele ediyor. Sosyal yardıma muhtaç insan sayısı 30 milyona yaklaştı. Türkiye’nin neredeyse üçte biri sosyal yardıma muhtaç hale geldi.</p>

<p>Ama gelin görün ki bütün bu veriler, iktidarın gözünde bir askeri zirve, bir askeri anlaşma kadar değer görmüyor. Çok açık şekilde ifade etmek istiyorum: Bu ülkede gerçek kriz mutfaktadır. Gerçek güvenlik sorunu halkın açlığıdır. Gerçek beka sorunu çocukların okula aç gitmesidir. Gerçek tehdit, halkın emeğinin savaş bütçelerine aktarılmasıdır. Halkların güvenliği, devletlerin silah deposunda değil; eşit, özgür ve demokratik yaşamda başlar.</p>

<p>Kalıcı barışın yolu; bölge halklarının, demokratik güçlerin, kadınların, emekçilerin ve inanç topluluklarının söz sahibi olduğu müzakere zeminlerinden geçer. NATO, dünyayı güvenliğe değil, savaşın gölgesine alıştıran eski bir korku mimarisidir. Bu yüzden halkların geleceği adına artık tarihin müzesine kaldırılmalı; yerini eşitlikçi, demokratik ve barışçıl bir uluslararası düzen almalıdır. Biz, Ankara’dan yükselen bu militarist vitrinin karşısına halkın sofrasını, barışın sesini ve demokratik yaşam hakkını koyuyoruz. Bunları savunmaya da devam edeceğiz. Bu vesileyle, 4-5 Temmuz’da Amed’de Ekonomi Konferansımızın yapılacağını da ifade etmek istiyorum.</p>

<p>Türkiye’nin önündeki asıl yol, savaş mimarisine eklemlenmek değildir. Türkiye’nin önündeki asıl yol; Kürt meselesinde çerçeve yasayla barışı hukuka bağlamak, demokratik çözümü gecikmeden hayata geçirmektir. Önümüzde Türkiye siyasi tarihinin en büyük fırsatlarından biri duruyor. Barış ve Demokratik Toplum süreci ikinci yılına girmek üzere. Bu süreçte çok önemli adımlar atıldı. Silahlar yakıldı, Meclis komisyonu kuruldu, komisyonun İmralı ziyareti gerçekleşti. Bunların hiçbirini küçümsemiyoruz. Tam aksine, bu adımların üzerine inşa etmek istiyoruz. Peki bu tarihi fırsatı kalıcı barışa, onurlu yaşama ve demokratik geleceğe nasıl çevireceğiz? Bunun yolu çerçeve yasadır.</p>

<p>Yüz yıllık bir meseleyi şiddet zemininden hukuk zeminine çekmek küçük bir iş değildir. Bu yasa da o büyüklükte yazılmalıdır. Cesaretle yazılmalıdır. Toplumun kulağı bu yasadadır. Dağdan dönmeyi bekleyenlerin de haksız, hukuksuz şekilde cezaevinde olanların da sürgünde yaşayanların da evladını bekleyen annelerin de gözü bu yasadadır. Herkes şunu bilmek istiyor: Devlet sözünü hukuka bağlayacak mı? Bunun önündeki engel nedir? İnsanlar güvenle dönebilecek mi? Bu ülke barışı gerçekten ciddiye alacak mı? Çerçeve yasa bu soruların cevabıdır. Dar tutulmamalı, belirsiz bırakılmamalı, açık ve net olmalıdır. Çünkü hukuk yoksa güven olmaz. Güven yoksa dönüş olmaz. Dönüş yoksa barış kalıcılaşmaz.</p>

<p>Dönenler arasında ayrım gayrım yapılmamalıdır. Bazı yetkililerden duyuyoruz; “şunu kapsar, bunu kapsamaz” denmemelidir. Barışın kapısından içeri girmek isteyen herkese o kapı açık olmalıdır. İnsanların geleceğini bir memurun, bir savcının, bir mahkemenin keyfine teslim edemezsiniz. İstinaf mahkemesini görüyoruz. Eğer dönüş varsa güvence olmalıdır. Eğer hukuk varsa herkes için aynı açıklıkta olmalıdır. Kapsayıcı, cesur, muğlak olmayan; birilerinin insafına bırakılmayacak açıklıkta bir yasa yapılmalıdır. Bu yasa, dönmek isteyenin onuruyla dönebildiği gerçekçi bir yasa olmalıdır. Mesele birkaç maddelik teknik düzenleme değildir.</p>

<p>Mesele, bu ülkenin birlikte yaşama iradesini hukuka bağlamasıdır. Sözle başlayan barış, yasayla mühürlenmek zorundadır. Bu yasayı önemsiyoruz. Çünkü bu yasa aynı zamanda bir geleceği açma yasasıdır. Doğru, samimi ve cesur kurulursa, yüz yıllık bir düğümün çözüldüğü ilk büyük halka olur. Altını önemle çizmek isterim: Bu yasa “kim kazandı, kim kaybetti?” sorusuna göre ele alınamaz. Asıl soru şudur: Bu ülke artık birlikte nasıl yaşayacak? Halklar ve inançlar eşit, özgür, onurlu bir geleceği nasıl kuracak? Bu yüzden Meclis’e, iktidara, muhalefete ve bütün siyasi partilere sesleniyoruz. Bu mesele günlük hesaplara kurban edilemez. Barış bekletilecek bir dosya değildir. İyi ve hayırlı işlerde acele etmek gerekir. Barış gibi hayati bir işte gecikmek, kötülüğe alan açmaktır. Çünkü barıştan korkanlar var. Çünkü onlar için savaş bir kazançtır, kavga bir koltuktur, düşmanlık bir sermayedir.</p>

<p>Halklar yan yana geldiğinde bu sermayelerinin biteceğini biliyorlar. İşte bu yüzden gecikilen her gün, barışı boğmak isteyenlere verilmiş bir fırsattır. Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar ve çözüm karşıtı odaklar kendilerine zemin bulur. Bu nedenle çerçeve yasa ertelenemez. Sonbahara bırakılamaz. Bırakılan her adım, barışın önüne konulmuş yeni bir taş, yeni bir engel olur. Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. Çerçeve yasa gecikmeden, korkmadan, açık ve güven veren bir içerikle artık Meclis’e gelmelidir. Bu ülkenin umudu daha fazla yorulmayı, çatışmayı, acı biriktirmeyi değil; artık hukuka kavuşmayı bekliyor. Bir kez daha diyoruz: Yasa hemen şimdi. Barış hemen şimdi."<span style="display:none"> </span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bakirhan-ankaraya-bakin-kent-adeta-acik-cezaevine-cevrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/02/tuncer-bakirhan-1.jpg" type="image/jpeg" length="19947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK-İŞ Açlık ve Yoksulluk Sınırı araştırması: Bir çok aile temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasi-bir-cok-aile-temel-ihtiyaclarini-karsilamakta-zorlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasi-bir-cok-aile-temel-ihtiyaclarini-karsilamakta-zorlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRK-İŞ verilerine göre mutfak enflasyonu haziran ayında yüzde 1,66 olurken, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı bir şekilde beslenmeleri için gıda harcamalarını gösteren açlık sınırı 35 bin 759 TL’ye yükseldi. Yoksulluk sınırı ise 116 bin 478,40 liraya çıktı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 46.248,50 lira olarak hesaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜRK-İŞ Konfederasyonu, Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Buna göre, Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 35.758,88 liraya yükseldi.</p>

<p>Gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi diğer zorunlu harcamaların toplam tutarını ifade eden yoksulluk sınırı ise 116.478,40 liraya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 46.248,50 lira olarak hesaplandı.</p>

<p>TÜRK-İŞ verilerine göre, açlık sınırı geçen yılın haziran ayında 26.115,18 lira, bu yılın mayıs ayında ise 35.174,85 lira düzeyindeydi. Yoksulluk sınırı aynı dönemlerde sırasıyla 85.065,75 lira ve 114.576,10 lira olarak kaydedilmişti.</p>

<h2>Temel gıdada yükseliş sınırlı kaldı</h2>

<p>TÜRK-İŞ açıklamasında, haziran ayında marketlerde temel gıda ürünlerinin fiyatlarının önceki aylara göre daha sakin bir seyir izlediği ve mutfak enflasyonundaki artış hızının yavaşladığı belirtildi. Ancak fiyatların eskisi kadar hızlı artmamasının vatandaşın mutfağını rahatlatmaya yetmediği vurgulanarak, sorunun artık yalnızca fiyatların ne kadar arttığı değil, fiyatların ulaştığı yüksek seviye olduğu ifade edildi.</p>

<h2>Alım gücü zayıfladı</h2>

<p>Açıklamada, asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmamasının milyonlarca çalışanın alım gücünü daha da zayıflattığı kaydedildi. Maaşlı çalışanların aynı gelirle her geçen ay daha az ürün alabilir hale geldiği, birçok ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtildi. Gıda fiyatlarındaki göreceli durgunluğa rağmen ücretlerin geçim koşullarının gerisinde kalması nedeniyle mutfaktaki sıkıntının sürdüğü aktarıldı. Çalışanların insanca yaşayabilecek bir gelir düzeyine ulaşabilmesi için ücretlerin hayat pahalılığı karşısında korunmasının büyük önem taşıdığı bildirildi.</p>

<h2>Mutfak enflasyonu</h2>

<p>Mutfak enflasyonu verilerine göre, dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı aylık bazda yüzde 1,66, on iki aylık bazda yüzde 36,93 oranında arttı. Yıllık ortalama artış yüzde 40,44, altı aylık artış oranı ise yüzde 18,63 olarak gerçekleşti.</p>

<h2>Fiyatlarda farklılaşma</h2>

<p>Harcama gruplarına göre, fiyat hareketlerinde de farklılıklar görüldü. Süt, yoğurt ve peynir grubunda fiyatların genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği, önemli bir değişiklik tespit edilmediği belirtildi. Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagil grubunda ise ürün bazında farklılaşan bir tablo ortaya çıktı; geçen ay Kurban Bayramı etkisiyle artan dana eti fiyatlarının bu ay bir miktar gerilediği, buna karşılık kuzu eti fiyatlarında artış olduğu kaydedildi. Balık ve tavuk eti fiyatlarının büyük ölçüde aynı seviyesini koruduğu, son aylarda dalgalı seyreden yumurta fiyatlarında ise bu ay belirgin bir gerileme yaşandığı bildirildi. Bu gerilemede piyasadaki arz fazlalığı ile yaz döneminde talebin mevsimsel olarak azalmasının etkili olduğu değerlendirildi. Bakliyat ürünlerinde kuru fasulye ve kırmızı mercimek fiyatlarının bir miktar arttığı, nohut fiyatlarının değişmediği, yeşil mercimek fiyatlarında ise sınırlı düzeyde gerileme olduğu aktarıldı.</p>

<h2>Meyve ve sebzede mevsim etkisi</h2>

<p>Meyve ve sebze grubunda fiyat hareketlerinin mevsimsel gelişmelerin etkisiyle ürün bazında farklılık gösterdiği belirtildi. Tarlada yetişen ürünlerin pazara girmesinin bazı ürünlerde fiyatların gerilemesine katkı sağladığı, aynı dönemde piyasaya yeni çıkan turfanda ürünlerin yüksek fiyatlı olmasının ise hem sebze hem meyve grubunda fiyatları yukarı yönlü etkilediği kaydedildi. Bu gelişmeler arasında patates fiyatında belirgin bir artış görüldüğü, pazarlarda dilimli karpuz satışlarının yaygınlaştığı bildirildi. Hesaplamada bu ay 23'ü sebze ve 13'ü meyve olmak üzere toplam 36 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Sebzede ortalama kilogram fiyatı 101,44 lira, meyvede ortalama kilogram fiyatı 139,23 lira olarak hesaplandı; ortalama meyve-sebze kilogram fiyatı ise 108,78 lira olarak tespit edildi.</p>

<h2>Ekmek fiyatı değişmedi</h2>

<p>Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik grubunda fiyatların genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği belirtildi. Ekmek fiyatında değişiklik görülmezken, geçen ay artış gösteren makarna ve irmik fiyatlarının bu ay sabit kaldığı, pirinç, un ve bulgur fiyatlarında da önemli bir değişiklik olmadığı kaydedildi.</p>

<p>Temel yağ ürünleri grubunda tereyağı ve margarin fiyatlarında sınırlı düzeyde artış olduğu, zeytinyağı ve ayçiçek yağı fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmediği bildirildi. Yağlı tohum ürünlerinde bir miktar fiyat artışı gözlenirken, zeytin ürünlerinden yeşil zeytin fiyatında artış, siyah zeytin fiyatında ise çok sınırlı düzeyde artış yaşandığı aktarıldı.</p>

<h2>Çay fiyatları artıyor</h2>

<p>Son grupta yer alan gıda maddeleri içinde, geçen ay bir miktar düşme eğiliminde olan baharat ürünlerinde bu ay belirgin fiyat artışları olduğu görüldü. Çay fiyatlarındaki artış eğiliminin sürdüğü, bal ve pekmez fiyatlarının arttığı, tuz fiyatlarında değişiklik olmadığı, şeker fiyatında artış yaşanırken reçel fiyatında önemli bir değişiklik tespit edilmediği, salça fiyatlarında da artış olduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasi-bir-cok-aile-temel-ihtiyaclarini-karsilamakta-zorlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/11/yoksulluk-pandemisi-muglayi-sardi.webp" type="image/jpeg" length="83857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli: Ne hazindir ki; bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-ne-hazindir-ki-bugun-nato-icerisinde-askeri-hastanesi-bulunmayan-tek-ulke-turkiyedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-ne-hazindir-ki-bugun-nato-icerisinde-askeri-hastanesi-bulunmayan-tek-ulke-turkiyedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısı kapsamında TBMM'de yaptığı konuşmada, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ve askeri hastenelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong>, partisinin grup toplantısı kapsamında TBMM'de açıklamalarda bulundu. Bahçeli'nin gündeminde 7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara'da yapılacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesi vardı.</p>

<p>NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılmasının "hayati değerde" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi tekraren ifade ediyorum: milli beka meselesidir" sözlerini kaydetti.</p>

<p>Bahçeli'nin konuşması şu şekilde:</p>

<p>"Konuşmamın başında sizleri en kalbi duygularımla birlikte saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Cenab-ı Allah’tan; vatan ve millet yolunda sarfettiğimiz emeklerimizi hayırla neticelendirmesini, her adımımıza muvaffakiyet ihsan etmesini niyaz ediyor; önümüzdeki haftanın aziz milletimiz için hayırlara vesile olacak gelişmelere kapı aralamasını temenni ediyorum.</p>

<p>Bugünkü grup toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Gönül ve kültür coğrafyalarımızda güçlüklere göğüs gererek şerefli bir hayatın var oluş mücadelesini veren tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu kutlu çatısı altında, sizlerle bir kez daha bir araya gelmekten bahtiyarlık duyuyor; her birinizi gönül dolusu hürmet ve muhabbetle kucaklıyorum.</p>

<p>Değerli dava arkadaşlarım, uluslararası nizam, hamlelerin yalnız masanın üstünde ve görünen taşlarla yapılmadığı; kapalı kapılar ardında derinlikli olay ve oyun senaryolarının kurgulandığı çetin ve muhataralı bir beka satrancına dönüşmüştür. Bölge istikrarının tesisi adına okyanus ötesi meclisler ile kadim coğrafyalar arasında filizlenen uzlaşı arayışları ve diplomatik köprüler bir yanda bölgemizde sulh ümidini yeşertirken; diğer yanda bu barış iklimini baltalamak isteyen gözü dönmüş şer odaklarının gizli ajandaları sahnede boy göstermektedir.</p>

<p>Kimi aktörler bölgenin selameti için masada irade beyan ederken; bölgenin bağrına bir hançer gibi saplanmış Siyonist terör aygıtı, "hiçbir kural ve mutabakat bizi bağlamaz" utanmazlık ve aymazlığıyla ateşkes mülahazalarını pervasızca çiğnemekte, komşu havzaları kan gölüne çevirerek küllenmiş krizlerden çıkar sağlamaya yeltenmektedir. Şurası iyi bilinmelidir ki; masada kurulan her hayati cümlenin sahada sarsılmaz bir iradeyle korunması kaçınılmaz bir hakikattir; sahada atılan her pervasız ve haydutça adımın ise diplomaside ve tarihin önünde bedeli mukabilinde ağır bir faturası vardır.</p>

<p>Böylesi hassas, fetret ve buhran dönemlerinde devletler için asıl mesele; hangi uzlaşı hamlesinin bölgeyi esenliğe götürmeye matuf olduğunu tefrik etmektir. Söz konusu yapıcı adımları sabote etmek amacıyla hangi fırtınaların ve habis niyetlerin kapı ardında beklediğini sezmektir. Nihayet, namertçe mazluma sıkılan kurşunların, o sahte ve kibirli duruşların ne kadar temelsiz ne kadar çürük bir zemine isnat ettiğini milli feraset ve mümince bir basiretle idrak edebilmektir.</p>

<p>Bugün küresel güvenlik sahnesinde perdeler feci bir hercümerçle aralandığında halkaları kanlı bir esaret zinciri ortaya çıkmaktadır. Karadeniz’de sular durulmamış, Orta Doğu’da barış hilali her parlayacak gibi olduğunda, kriz odakları ortama yeni bir barut kokusu sindirmiştir. Bulanık suda balık avlamayı meslek edinen muhasım mihrakların tahrikleriyle, Hürmüz’ün dar sularında estirilen her suni fırtına; petrol tankerlerinin rotasından sofralarımızın dirlik ve refahına kadar hedef alan ağır bir sabote girişimine dönüşmektedir.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında müzakere kapılarının aralanması, Hürmüz’de güvenli geçiş ve sahada ateşin susturulması arayışları daha önce de belirttiğimiz üzere dikkatle takip ettiğimiz gelişmelerdir. Ancak Siyonist vahşetin mutabakatı tanımayan bombaları sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Söz başka, eylem başka olmaya devam ettikçe masada verilen taahhütlerin hükmünden bahsetmek nasıl mümkün olacaktır?</p>

<p>Gözü dönmüş bu ihtiras ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Ateşkes kelamı daha havada asılıyken, bu korsan yapı, arkadan hançer saplama maharetini göstererek yeni saldırıların hain planlarını kurgulamaktadır. Netanyahu ve tetikçi avanesi, kurulan müzakere zeminine dahi fütursuzca diş göstermekte; barışı amaçlayan ve önceliklendiren mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır: Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneğidir.</p>

<p>Gazze’nin yetim feryatları arşı titretirken, Beyrut’ta mazlumların ağıtları dinmemişken, Siyonist soykırım şebekesi mutabakatları kendi habis çıkarlarına göre eğip bükmektedir. Zulmü zanaat edinen bu kanlı terör makinesinin lügatında barış; silahlara mühlet kazandırmak, diplomasi ise vahşeti hukuk kılıfıyla cilalamaktır. Kuzeyimizin kilidi ve Mavi Vatanımızın mütemmim cüzü olan Karadeniz’de sular durulmaktan uzaktır. Rusya ile Ukrayna arasında süregelen çatışma iklimi, aradan geçen zamana rağmen bölgesel istikrarın önündeki en büyük kırılma hattı olarak varlığını korumaktadır.</p>

<p>Ne zaman tahıl sevkiyatları, esir değişimleri yahut diplomatik temaslarla bir esenlik kapısı aralansa dengeleri değiştiren siyasi depremler Kuzey’in yakasını bırakmamaktadır. İçinde bulunduğumuz bölgenin her yönüne hâkim olan bu sarmal, hamasi nutukların ötesinde, jeopolitik riskleri doğru okumayı ve milli menfaatlerimizi koruyacak rasyonel bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.</p>

<h2>"NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir"</h2>

<p>Böyle bir dönemde Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi, Türkiye’nin jeopolitik öneminin, etkin ve caydırıcı kudretle donatılmış şanlı ordusunun, dünyaya örnek olan savunma sanayisinin ve arkasında çözülemeyen düğüm, aşılamayan engel bırakmayan diplomatik ağırlığının dünya sahnesindeki karşılığını gösterecek mühim bir faaliyettir. Cumhur İttifakı’yla tahkim edilen devlet aklı da bu zirvede; krizleri okuyan, tehditleri gören, fırsatları tartan ve Türkiye’nin haklı tezlerini dünyaya haykıran stratejik iradesiyle bir kez daha kendisini gösterecektir.</p>

<p>Ancak sözü evirip çevirmeden açıkça söylemek lazımdır: NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka ufkumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir.</p>

<p>NATO, güvenlik ihtiyaçlarının ve savunma zaruretlerinin doğurduğu bir ittifaktır. Bu ittifakın varlık sebebi; karşılıklı saygı, eşit muamele, hakkaniyetli yük paylaşımı ve tehdit algısında dürüstlüktür. Türkiye; 1952 yılından beri NATO’ya yalnızca denizlerini, limanlarını, üslerini ve jeopolitik mevkiini değil; Mete Han’dan bugüne uzanan muharebe sanatının tüm inceliklerini, alnı kınalı Mehmetçiğimizin kanıyla mühürlenmiş üç bin yıllık köklü askeri geleneğini ve kadim devlet nizamı ile terbiyesini de kazandırmıştır.</p>

<p>Bu büyük askeri hafızanın en eski, en sağlam ve en müessir sütunu ise hiç kuşkusuz Türk Kara Kuvvetlerimizdir. 2235 yıllık şerefli mazisiyle Türk Kara Kuvvetlerimiz, Türkistan bozkırlarında doğan cihan hakimiyeti ülkümüzü, Anadolu’da vatanlaştığı ve üç kıtada şanla, şerefle ve zaferle nam saldığı milli hafızamızdır. Türk Kara Kuvvetlerimiz; medeniyet iddiasının nice coğrafyada henüz bir iz, bir işaret, bir esame olarak dahi belirmediği devirlerde, düzenli ordunun tesisini, emir-komuta silsilesinin kudretini ve askeri teşkilatlanma kabiliyetini dünya milletleriyle tanıştıran kutlu ve köklü bir mirastır.</p>

<p>Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türk milletine mahşere dek açan iradenin, Sakarya’da milletin makus talihini yenen dirayetin, bugün ise terörle mücadelede sınırlarımızın ötesine taşan milli beka düsturunun vücut bulmuş halidir. Kara Kuvvetlerimiz, toprağı yalnızca bir coğrafya parçası değil; şehidin emaneti, devletin haysiyeti, milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır.</p>

<p>Türk ordusunun karadaki kudretinin özünde; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanarak Mehmetçiğimize emanet edilen çelikten bir silsile vardır. Türk Kara Kuvvetlerimizin 2235’inci kuruluş yıl dönümünü, dünya milletlerinin de şahitlik edeceği büyük bir iftiharla kutluyorum. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Fedakârlık abidesi gazilerimizi minnetle, görev başındaki kahraman ordumuzu şükranla selamlıyorum.</p>

<p>Bu vesileyle yiğitler yiğidi Mehmetçiğimize, merhum şairimiz Orhan Şaik Gökyay’ın şu dizeleriyle sesleniyorum:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu vatan toprağın kara bağrında</p>

<p>Sıra dağlar gibi duranlarındır</p>

<p>Bir tarih boyunca onun uğrunda</p>

<p>Kendini tarihe verenlerindir.</p>

<p>Ardına bakmadan yollara düşen</p>

<p>Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,</p>

<p>Huduttan hududa yol bulup koşan</p>

<p>Cepheden cepheyi soranlarındır.</p>

<p>Cepheden cepheye koşup bu toprakları bize kanlarıyla vatan kılan, korkusuzluklarıyla güvenli kılan askerimize ben de diyorum ki: Bu vatan hepimizden evvel sizindir! Bu vatan sizin sayenizde hepimizindir!</p>

<p>Değerli milletvekilleri, Türk ordusu, Karadeniz’in kilidini muhafaza eden Boğazlardaki tarihi hükümranlığımızdan, Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi’ndeki varlığımıza; Aksaz’dan İncirlik’e kadar uzanan stratejik üs ve liman ekosistemimize dek, NATO’nun bölgesel planlarını ayakta tutan ve kâğıt üzerinde kalmasını engelleyen jeopolitik omurgadır.</p>

<p>Türkiye, NATO haritasında ittifakın Güney Doğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraçtır. Kore’den Afganistan’a, Kosova’dan Libya’ya, Bosna-Hersek’ten Irak’a kadar Türk askeri, müttefiklik hukukunun gereğini yıllardır sahada göstermiştir. Kore dağlarında destan yazan Mehmetçik, NATO üyeliğimiz henüz resmiyet kazanmadan çok önce, Türk’ün dostluğunu, sadakatini ve sarsılmaz, bükülmez bileğini kanıyla, canıyla tüm dünyaya ilan etmiştir.</p>

<p>Dondurucu soğuğun, amansız yokluğun ve cehennemî ateş çemberlerinin içinde tek bir adım bile geri atmayan o çelikten irade, müttefikliğin lafla değil, ancak kahramanlıkla mühürleneceğini tarihin hafızasına kazımıştır. Soğuk Savaş’ın o kasvetli ve tehdit dolu yıllarında da Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür. Kuzeyden esen Sovyet yayılmacılığına karşı, Boğazlarımıza hâkim olan milli egemenliğimiz, ittifakın başlıca can simidi olmuştur.</p>

<p>Ecdat yadigarı Balkanlar’da, mazlum Bosna’nın kanayan yarasına merhem olan, Kosova’nın burçlarına emniyet ve istikrar sancağı diken Türk askeri; Afganistan’da Kabil’in güvenliğinden en çetin eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine kadar her alanda en ağır, en çetrefilli sorumlulukları tereddüt etmeksizin üstlenmiştir.</p>

<p>Mavi Vatanımızın güney suru Akdeniz’de terör şebekelerine karşı deniz güvenliğinin sarsılmaz kalkanı olan Türkiye, Libya açıklarında NATO’nun deniz harekatlarını ve ambargo denetimlerini koordine etmiş; Irak’ta kalıcı barış ve huzur adına elini taşın altına koyarak sahada kudretini açıkça göstermiştir.</p>

<p>Semalarımızın muhafızı şanlı Türk Hava Kuvvetleri ise, müttefik hava sahasının korunması uğruna Polonya’dan Romanya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada hava polisliği görevlerine iştirak etmiş; gök kubbede koşullar ne kadar çetin olursa olsun, Türk devletinin mesuliyetten ve fedakarlıktan kaçmayacağını dosta ve düşmana bir kez daha ispat etmiştir.</p>

<h2>"Bugün NATO yeni bir dönemin başındadır"</h2>

<p>Şurası iyi bilinmelidir ki; bu sayılanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ittifaka sadece mürekkeple imza değil, serdengeçti bir ruhla omuz verdiğinin apaçık delilidir.</p>

<p>Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır.</p>

<p>Bu sebeple Ankara’da yapılacak ve ev sahibi olduğumuz NATO Zirvesi bakımından Türkiye; ittifakın geçmişini, bugününü ve muhtemel yarınını muazzam bir senteze ulaştıracak, ittifakın yarınlarının yeniden biçimlendirilmesinde başat rol üstlenecektir.</p>

<p>Bugün NATO yeni bir dönemin başındadır. Brüksel’de yapılan son savunma bakanları toplantısında caydırıcılık, savunma kapasitesinin artırılması, mühimmat stokları, savunma harcamaları, nükleer caydırıcılık, Rusya-Ukrayna savaşı gündemin merkezine oturmuştur.</p>

<p>“NATO 3.0” olarak ifade edilen bu arayış, ittifakın yeniden sert güce, hızlı karar alma kabiliyetine, üretim kapasitesine ve yüksek hazırlık seviyesine yöneldiğini göstermektedir. İşte Türkiye, bugün NATO’nun önündeki bütün hayati ve kritik başlıkların tam kalbinde duran devlettir.</p>

<p>Karadeniz’in stratejik sularında bir güvenlik mimarisi inşa edilecekse; alayı peşinen kabul etmelidir ki, Montrö ile tahkim edilen Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliğimiz, o masanın temelini teşkil edecektir. Doğu Avrupa hattında yeni bir caydırıcılık kalkanı örülecekse; kahraman Türk ordusunun sahada zaferle tescillediği harekât tecrübesi, Türkiye’nin muazzam askerî kudreti ve savunma sanayiindeki şahlanışı muhakkak surette denklemin tam kalbindedir.</p>

<p>Orta Doğu’nun asırlardır kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş coğrafyasında yeni bir düzen aranıyorsa; şanlı devletimizin çelikten yumruğuyla kökünü kazıyarak tasfiye ettiği terör odağından arta kalan coğrafya, ancak ve ancak Ankara’nın iradesiyle hayat bulacaktır.</p>

<p>Allah’ın izniyle önümüzdeki hafta yedi düvel de şahit olacaktır ki; kurgulanan bu devasa küresel satrancın tam ortasında, başkalarının icazetiyle değil kendi kudretiyle var olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu şirazesi kaymış dünyanın üzerinde asırlara meydan okuyan tarihi bir anıt gibi yükselmektedir.</p>

<p>Başkent Ankara’yı hesaba katmadan NATO bünyesinde ve ittifak hesabına yol almaya çalışmak, kaygan zeminde gözleri kapatıp ilerlemeye benzer. Muzaffer Türk ordusunun asırlık tecrübesini, Türk savunma sanayiinin dünyayı şaşkına çeviren üretim kudretini ve Türkiye’nin sarsılmaz jeopolitik ağırlığını dışarıda bırakan her denklem, eksik kalmaya ve çökmeye mahkûm olacaktır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti; kriz hatlarının kesiştiği ateş çemberinde istikrarı temin eden, tehditleri sınırlarının bidayetinde ezen bir devlettir.</p>

<p>Bu hassas kavşakta, müttefiklik hukukunun riyakarlıktan arındırılarak samimiyetle işletilmesi, bağlarımızın güçlendirilmesi için kaçınılmaz bir fırsattır. Eli kanlı terör örgütlerine harf oyunlarıyla isim değiştirip meşruiyet elbisesi giydirme devri kapanmıştır. Aynı masada sahte dayanışma fotoğrafları verip Türkiye’nin beka hudutlarını kemiren hain yapılara siyasi ve askeri alan açma kurnazlığı boşa düşmüştür.</p>

<p>Türkiye’nin hava savunma ihtiyacını sürüncemede bırakıp haklı taleplerini oyalama anlayışı miadını doldurmuştur. Adalar Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de şımarık çocukların Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı yürüttüğü provokasyonların alkışlandığı günler geride kalmıştır. Türkiye artık Türk ve Türkiye yüzyılının baş mimarıdır!</p>

<p>Maruz kaldığı haksızlıkları acziyet içeren bir ağıta değil; göğsünde kora, bileğinde kuvvete, semalarında çelik kanada dönüştüren büyük bir Türkiye vardır. Milli iftiharımız KAAN’la, HÜRJET’le, KIZILELMA’yla, AKINCI’yla, AKSUNGUR’la, GÖKBEY’le göklerimizde ay yıldızlı mutlak hakimiyetimizi perçinleyen bir Türkiye mevcuttur. Denizlerimizde MİLGEM projelerimiz, fırkateynlerimiz, milli gururumuz TCG Anadolu, denizaltılarımız ve insansız deniz aracı projelerimiz, Mavi Vatan davamızın şerefine teknolojik bir zırh olmuştur.</p>

<p>Karada ALTAY tankımız, taktik tekerlekli ve paletli zırhlı araçlarımız, çok namlulu roket sistemlerimiz ve hassas güdümlü akıllı mühimmat kabiliyetimiz, kahraman Türk ordumuzun kudretini zirveye taşımaktadır.</p>

<p>Hava savunma cenahında GÖKBÖRÜ sistemi, HİSAR, SİPER, KORKUT ve SUNGUR’dan oluşan savunma gücümüz; mukaddes gök kubbemizi çepeçevre sarmaktadır. Gözbebeklerimiz ROKETSAN’ın, ASELSAN’ın, HAVELSAN’ın, TUSAŞ’ın Milli Savunma Bakanlığımızın himayelerinde omuzladığı bu muazzam milli hamle; Türkiye’nin devasa bir savunma iklimi kurduğunu dosta ve düşmana ilan etmektedir.</p>

<p>Ancak etkin, etkili ve sarsılmaz bir caydırıcılık araçlarıyla donatılmış Türk ordumuzun gerçek kudreti; yalnız silahlarımızın menziliyle, füzelerimizin hızıyla, tanklarımızın zırhıyla yahut gemilerimizin tonajıyla ölçülemez. Gerçek kudretimiz; harp meydanında, hudut boylarında vatan müdafaası yaparken yaralanan Mehmetçiğimize ne kadar hızlı ve disiplinle çelikleşmiş bir sağlık ordusuyla müdahale edebildiğimizle de doğru orantılıdır.</p>

<h2>"Şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır"</h2>

<p>Ne hazindir ki; bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan, köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir. Bu sebeple, askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir.</p>

<p>Çünkü askeri tıp; askeri iklimin görev koşullarını, operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirini içinde barındıran apayrı ve özel bir alandır. Terörle amansız mücadelede, sınır ötesi şanlı operasyonlarda ve deniz aşırı mukaddes görevlerde Mehmetçiğimizin yanında; askerimizi evladı bilen, kardeşi sayan, onun değil yaralanmasına, saçına rüzgâr değmesine dahi yüreği razı olmayan, vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması millî beka meselesidir.</p>

<p>Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış, bir askeri hekim ordusu zarurettir. Mukaddes GATA geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakâr hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının ta kendisidir. Sivil sağlık sistemlerinin ve hastanelerin, savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin, ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir.</p>

<p>Şüphesiz her hastanemiz kıymetlidir; şehir hastanelerimiz, eğitim araştırma hastanelerimiz ve üniversite hastanelerimiz aziz milletimize büyük hizmetler sunmaktadır. Fakat askeri sağlık sistemi, savaş ve çatışma anında apayrı bir refleks ve seferberlik hazırlığı ortaya koymaktadır.</p>

<p>Bir ordunun topu kadar tabibi, tüfeği kadar tıbbı, zırhı kadar sıhhiyesi de o ordunun şanındandır, caydırıcılığındandır. Savaş meydanında kanayan yarayı vaktinde saramayan bir devletin zaferi her zaman eksik kalmaya mahkûmdur. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi tekraren ifade ediyorum: milli beka meselesidir.</p>

<p>Gençliğinin baharını, mesleğinin yarınını, anasının duasını, babasının ocağını, yarinin hasretini geride bırakıp vatan nöbetine duran Mehmetçiğimize; aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize karşı borcumuz; askeri hastanelerin yeniden açılmasıdır. Bu borç; cepheden ameliyathaneye ve rehabilitasyon hizmetlerine dek uzanan güçlü, disiplinli ve uzmanlaşmış bir askeri nizamla tamamlanmak zorundadır.</p>

<p>Değerli dava arkadaşlarım, merhum Barbaros Hayrettin Paşa’ya atfedilen o kutlu söz hâlâ deryalarımızın ufkunda yankılanmaktadır: “Denizlere hâkim olan, cihana hâkim olur.” Türk tarihi bize göstermiştir ki denizi yalnız kıyıdan seyreden milletler, tarihin akışını da uzaktan izlemek zorunda kalır. Fakat denize açılan, denizlerde sancağını taşıyan; denizlerde egemenlik kurup enginleri ticaretin, vatan müdafaasının ve yeri geldiğinde diplomasinin ayrılmaz parçası haline getiren milletler, çağların yönünü tayin eder.</p>

<p>Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’de Sinop’tan Trabzon’a, Kırım hattından Boğazlara uzanan hakimiyet iddiası; Akdeniz’de Rodos’un, Kıbrıs’ın, Girit’in ve Preveze’de tarih yazan zaferinin ardında yatan hakikat de budur. Türk devlet iradesi, asırlarca denizlerde derinleşmiş; mavilikler boyunca al bayrağa yeni yurtlar eklemiştir. Millî Mücadele yıllarında da bu hakikat değişmemiştir. İzmir’in işgaliyle Adalar Denizi kıyılarında başlayan acı imtihan, Türk milletinin Anadolu’ya hapsedilmek istendiğini göstermiştir.</p>

<p>Akdeniz kıyılarında, Antalya’dan Çukurova’ya uzanan işgal hevesleri; limanlarımıza, sahillerimize, ticaret damarlarımıza ve milli hâkimiyetimize kastetmişlerdir. Buna karşın Türk milleti; Aydın’da efeleriyle, Maraş’ta edeleriyle, Adana’da yiğitleriyle, İzmir’de düşmana korkusuzca atılan cengaverleriyle, Anadolu’nun her köşesinde şahlanan Kuvayı Milliye iradesiyle ayağa kalkmış; düşmanı yurdumuzdan söküp atmıştır.</p>

<p>Bu sebeple deniz; Sinop’ta Anadolu’nun kuzeye açılan nefesi, Trabzon’da ticaret yollarının ezelî kapısı, Kırım’da soydaşlık hukukunun sızlayan hatırası, Preveze’de Türk denizciliğinin çağlara meydan okuyan zafer mührü, Kıbrıs’ta egemenliğimizin Akdeniz’e dikilen sancağı, İzmir’de istiklal yürüyüşümüzün son adımıdır. Karadaki istiklalimizi denizlerdeki hakimiyetle tamamlayan, limanlarımızı üretime, tersanelerimizi teknolojiye, donanmamızı caydırıcılığa, Mavi Vatan’ımızı da milli egemenliğimizin ayrılmaz cephesine dönüştüren de işte o adımla başlayan tarihi yürüyüşümüzdür.</p>

<p>1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın manası da tam burada düğümlenmektedir. Kapitülasyonların karanlık dehlizlerinden aydınlığa erişen Türk milletinin; denizlerinde hür, limanlarında söz sahibi, kıyılarında kayıtsız şartsız egemen bir devlet olma iradesinin adı, büyük bir Cumhuriyet hamlesidir. 1 Temmuz, Türk denizciliğinin esaret zincirlerini kırdığı, kıyılarımızın ve sahillerimizin yabancı imtiyazların gölgesinden kurtulup milli hakimiyetin sancağı altına girdiği tarihi bir eşiktir.</p>

<p>Bugün Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmanın tarihi dönemecindeyken, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nın ihtiva ettiği milli mana, istikbal çizgimizde çok daha berrak ve stratejik bir çehre kazanmaktadır. Bilinmelidir ki NATO’nun masasında Karadeniz güvenliği telaffuz ediliyorsa bunun yegâne kilidi Türk Boğazlarıdır; küresel deniz yollarının emniyeti aranıyorsa bunun sarsılmaz güvencesi Montrö iradesidir; enerji arzının sürdürülebilirliği tartışılıyorsa bunun can damarı Hürmüz’den Doğu Akdeniz’e uzanan o kırılgan jeopolitik hattır.</p>

<p>Karadeniz’in sükûnet iklimi, Akdeniz’in emniyet çemberi, küresel enerji kordonlarının emniyeti ve tahıl koridorlarının kesintisiz işlerliği; doğrudan doğruya Ankara merkezli Türk devlet aklının soğukkanlı, dirayetli ve dengeli duruşuna endekslidir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni bugüne kadar bir kuyumcu titizliği ve tavizsiz bir egemenlik şuuruyla uygulayan Türkiye; Karadeniz’de fitili ateşlenmek istenen bölgesel yangınları frenleyen, gerilimin deniz havzalarına taşmasını engelleyen ve ittifakın doğu kanadına stratejik akıl kazandıran yegâne aktördür.</p>

<p>Kabotaj hakkı, bu büyük ve muhalled deniz egemenliğimizin iç cephesini tahkim eden hukuki ve milli bir zırhtır. Kendi kıyılarımızda deniz ticareti ve taşımacılık hakkını millileştirerek limanlarımızda yabancı imtiyazların sömürgeci gölgesini yırtıp atan Cumhuriyet iradesi; bugün Mavi Vatan’ımızın her bir damlasında, deniz yetki alanlarımızda, stratejik tersanelerimizde, şanlı donanmamızda ve her geçen gün büyüyen deniz ticaret filomuzda aynı haysiyet ve ruhla nefes almaktadır.</p>

<p>Kabotaj, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de gözbebeğimiz gibi korunması, anasının kucağından ayrılmamış bir yavru gibi büyütülmesi ve jeopolitik derinliğiyle kavranması mecburi olan istiklal mevziidir. Bu sebeple 1 Temmuz’u, milli hâkimiyetimizin enginlerimizdeki mühürlü tapusu, Misak-ı Milli şuurunun denizlerdeki yansıması olarak telakki etmekteyiz.</p>

<p>NATO heyeti Ankara’ya gelirken zihinlere mıh gibi kazımalıdır ki; Türkiye’nin denizlerdeki varlığı ve sarsılmaz mutlakiyeti, yalnızca sınır güvenliği için değil; bölgesel barışın, küresel enerji yollarının emniyetinin ve ittifakın caydırıcılık kapasitesinin ayakta kalabilmesi için de hava kadar, su kadar hayatidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o muhteşem ifadesiyle “Toprakların ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkının kudreti ve yeteneğinin hududu çizer.”</p>

<p>Bu inançla, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; Türk denizciliğini omuzlayan asil kaptanlarımızı, gemi insanlarımızı, tersanelerimizde harikalar yaratan mühendis ve işçilerimizi, liman çalışanlarımızı, ailesinin rızkını dalgalardan çıkaran balıkçılarımızı ve vatanımızın masmavi seccadesinde gece gündüz nöbet tutan kahraman Türk ordusunun bir parçası olan Deniz Kuvvetlerimizi şükran ve saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Rabbim ay yıldızlı al bayrağımızı karada indirmesin, denizde soldurmasın, göklerde gölgeletmesin. Mavi Vatan Türkün çelik iradesiyle ilelebet muhafaza bulsun. Sağ olun, var olun. Yüce Allah’a emanet olun."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-ne-hazindir-ki-bugun-nato-icerisinde-askeri-hastanesi-bulunmayan-tek-ulke-turkiyedir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/bahceli-tbmm-grup.png" type="image/jpeg" length="36025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trafik sigortasında yeni uygulama 1 Temmuz'da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/trafik-sigortasinda-yeni-uygulama-1-temmuzda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/trafik-sigortasinda-yeni-uygulama-1-temmuzda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafik sigortasında değer kaybı tazminatını doğrudan maddi hasar sürecine entegre eden SEDDK düzenlemesi, aracıları devre dışı bırakarak 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giriyor. Yeni dönemde tek eksper tarafından standart kriterlerle hesaplanacak değer kaybı, uyuşmazlıkları azaltarak tazminat süreçlerini hızlandıracak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan ve zorunlu trafik sigortasında değer kaybı tazminatlarını doğrudan maddi hasar sürecine entegre eden düzenleme, 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giriyor. Düzenleme, sigortalıların aracı yapılara başvurma ihtiyacını ortadan kaldırmayı hedefliyor.</p>

<p>SEDDK’nin “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” başlıklı tebliği, 12 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.</p>

<p>Son yıllarda trafik sigortasında özellikle araç değer kaybı tazminatlarında sigortalılar, sigorta şirketleri ve aracı yapılar arasında uyuşmazlıklar yaşanıyordu. Ayrı başvuru süreçleri, farklı eksper raporları ve yüksek komisyon talepleri süreci uzatırken maliyetleri de artırıyordu.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte değer kaybı tazminatı, ayrıca başvuru gerekmeksizin maddi hasar ile birlikte hesaplanacak. Böylece ikinci bir dosya açılmasına ve ek eksper atanmasına ihtiyaç kalmayacak.</p>

<p>Yeni sistemde trafik kazası sonrası hasar incelemesini yapacak eksper merkezi atama sistemiyle belirlenecek. Aynı eksper hem araç hasarını hem de değer kaybını tek raporda değerlendirecek.</p>

<p>Değer kaybı hesaplamalarında ise ortak kriterler esas alınacak. Aracın markası, model yılı, kullanım durumu, hasarın niteliği, hasar gören parçalar ve piyasa özellikleri gibi unsurlar dikkate alınacak.</p>

<p>Bu standart yaklaşımın farklı hesaplamalardan kaynaklanan uyuşmazlıkları azaltması bekleniyor.</p>

<p>Geçmiş uygulamada bazı aracı yapılar değer kaybı başvurularını takip ederek yüksek komisyonlar talep edebiliyordu. Yeni sistemle birlikte süreç doğrudan hasar dosyasına entegre edilecek.</p>

<p>Sigortalılar sigorta şirketine doğrudan ulaşabilecek, ayrıca bir aracıya başvurma ihtiyacı ortadan kalkacak. Bu düzenlemenin hem maliyetleri azaltması hem de haksız kazanç alanlarını daraltması amaçlanıyor.</p>

<p>Eksper raporunun ardından sigorta şirketi, hesaplanan değer kaybı tutarını hak sahibine bildirecek. e-Devlet’te kayıtlı cep telefonu bilgileri üzerinden bilgilendirme yapılacak.</p>

<p>Düzenlemeyle sağlık teminatlarına ilişkin kapsam da netleştirildi. Trafik kazası kaynaklı tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmaya devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçici iş göremezlik ödemeleri trafik sigortasının sakatlık teminatından, sürekli sakatlık tazminatları ise sakatlanma teminatı kapsamında ödenecek. Bakıcı giderleri de sağlık giderleri teminatı içinde değerlendirilecek.</p>

<p>Araç onarımlarında temel ilke orijinal parça kullanımı olacak. Ancak orijinal parçanın temin edilememesi, teknik imkânsızlık veya araç sahibinin onayı halinde eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçalar devreye girebilecek.</p>

<p>Eşdeğer parça kullanımına ilişkin standartların netleşmesiyle onarım kalitesine dair belirsizliklerin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle ağır hasarlı araçlarda tazminat ödemesi için “trafikten çekilmiştir” ibareli tescil belgesinin sigorta şirketine sunulması şartı getirildi.</p>

<p>Ayrıca sigorta şirketinin rücu hakkına ilişkin düzenleme de güncellendi. Can güvenliği veya sağlık nedeniyle olay yerinden ayrılma gibi zorunlu durumlar rücu kapsamında değerlendirilmeyecek. Bu durumlar dışında yükümlülüklere aykırılık halinde tazminat kusurlu sigortalıya rücu edilebilecek.</p>

<p>Araç değer kaybı uyuşmazlıklarının sigorta tahkim sistemine taşınan dosyaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğu belirtiliyor. Yeni sistemle birlikte tek eksper uygulaması, standart hesaplama yöntemi ve dijital bildirim altyapısının devreye alınmasıyla uyuşmazlıkların azalması ve tazminat süreçlerinin hızlanması hedefleniyor.</p>

<p>Sektörde ayrıca operasyonel verimlilik artışı, tahkim ve dava yükünün azalması ve uzun vadede maliyetlerin düşerek primlere yansıması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/trafik-sigortasinda-yeni-uygulama-1-temmuzda-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/09/zorunlu-trafik-sigortasina-yeni-duzenleme.jpg" type="image/jpeg" length="66641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osaka, 'Kill Bill' filminden esinlenilmiş bir kimono ile kortta]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/osaka-kill-bill-filminden-esinlenilmis-bir-kimono-ile-kortta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/osaka-kill-bill-filminden-esinlenilmis-bir-kimono-ile-kortta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Naomi Osaka, bir Grand Slam turnuvasına daha görkemli bir giriş yaptı; bu kez Japon kültürüne saygı duruşunda bulunan, 'Kill Bill' filminden esinlenilmiş bir kimono ile kortta boy gösterdi. Osaka daha sonra Elsa Jacquemot'u 6-1, 7-5'lik skorla yenerek Wimbledon'da ikinci tura yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/osaka-kill-bill-filminden-esinlenilmis-bir-kimono-ile-kortta</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/naomi-osaka.png" type="image/jpeg" length="63286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adı Türk kulüpleriyle de anılıyordu; Lewandowski'nin yeni adresi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/adi-turk-kulupleriyle-de-aniliyordu-lewandowskinin-yeni-adresi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/adi-turk-kulupleriyle-de-aniliyordu-lewandowskinin-yeni-adresi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Barcelona forveti iki buçuk sezonluğuna takıma katıldı. 37 yaşındaki Lewandowski'nin 697 golü, aktif oyuncular arasında üçüncü en iyi toplam gol sayısı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">Adı Türk kulüpleriyle de anılan Lewandowski, tercihini MLS liginden yana kullandı. Chicago Fire, Pazartesi günü Robert Lewandowski'yi 2027-28 sezonuna kadar kadrosuna kattığını resmen duyurdu. Polonya'nın rekor golcüsü, vizesinin onaylanması ve uluslararası transfer sertifikasının tamamlanmasının ardından belirlenmiş oyuncu kontenjanında yer alacak.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Kulüp, sosyal medya paylaşımlarında 37 yaşındaki Lewandowski'yi "küresel bir futbol ikonu" olarak tanımladı. Son dört sezonu Barcelona'da geçiren Lewandowski, 134 lig maçında (114'ü ilk 11'de olmak üzere) 83 gol ve 19 asist kaydederken, üç La Liga şampiyonluğuna da katkıda bulundu.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Önceki 12 sezonunu Almanya Bundesliga'sında Dortmund (2010-14) ve Bayern Münih'te (2014-22) geçirdi ve 10 lig şampiyonluğuna ve 2020'de Şampiyonlar Ligi zaferine katkıda bulundu. Bayern Münih'te geçirdiği sekiz sezonda tüm müsabakalarda attığı 344 gol, Gerd Müller'in ardından kulüp tarihinin en çok gol atan ikinci oyuncusu olmasını sağlıyor.</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/adi-turk-kulupleriyle-de-aniliyordu-lewandowskinin-yeni-adresi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/09-lewandowski.webp" type="image/jpeg" length="36457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, İslam Cumhuriyeti tarihinin en büyük devlet cenazesine hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/iran-islam-cumhuriyeti-tarihinin-en-buyuk-devlet-cenazesine-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/iran-islam-cumhuriyeti-tarihinin-en-buyuk-devlet-cenazesine-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tahran, eski Ayetullah Ali Hamaney için altı gün sürecek ve birden fazla şehre yayılan cenaze törenini organize ediyor. Törenler, Hürmüz Boğazı, nükleer program ile yaptırımlar konularında yürütülen kırılgan ABD-İran görüşmeleri eşliğinde gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumartesi gününden itibaren altı güne yayılacak törenler kapsamında, İran ve Irak’taki beş şehirde anma programları düzenlenecek. Törenlerle, 28 Şubat’taki savaşın başlangıcında ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden eski Ayetullah Ali Hamaney toprağa verilecek.</p>

<p>Hamaney, İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana 37 yıl boyunca ülkenin en üst dini otoritesi olarak görev yaptı ve bu görevde en uzun süre kalan ikinci isim oldu.</p>

<p>1939 yılında Meşhed’de doğan Hamaney, 1981–1989 yılları arasında İran Cumhurbaşkanlığı görevini yürüttü. Ardından, 1979 Devrimi sonrası kurulan İslam Cumhuriyeti’nde dini lideri atamakla sorumlu Uzmanlar Meclisi tarafından Ayetullah olarak seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamaney’in naaşı savaşın başlangıcından bu yana geçici olarak muhafaza altındaydı. Dört aylık gecikmenin, savaş süreci, ateşkes ve ardından gelen müzakere sürecinden kaynaklandığı belirtildi. Yetkililer, törenlerin hem İran hem de ABD arasında çatışmaların durduğu ve mutabakat zaptına (MoU) yönelik görüşmelerin sürdüğü bir “görece gerilimsiz dönem”e denk getirildiğini ifade etti.</p>

<p>Tahran yönetimi, cenaze törenlerinin uluslararası kamuoyu önünde herhangi bir aksaklık yaşanmadan gerçekleşmesini hedefliyor.</p>

<h2>Tören programı ve katılım</h2>

<p>Cenaze törenleri cumartesi ve pazar günleri Tahran’daki Musalla ibadet kompleksinde düzenlenecek. “Namazgâh” anlamına gelen Musalla, İran’da büyük ölçekli devlet ve dini törenlerin merkezi olarak biliniyor ve daha önce de üst düzey devlet yetkililerinin cenazelerine ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Ana cenaze yürüyüşü ise pazartesi günü İmam Hüseyin Meydanı’ndan başlayarak yaklaşık 10 kilometrelik bir güzergahta Azadi (Özgürlük) Meydanı’na kadar sürecek.</p>

<p>İran tarihinde 1979 Devrimi’nden bu yana en büyük kitlesel toplanmalara sahne olan meydanlardan biri olan Azadi Meydanı için Tahran Belediye Başkanı, törene yaklaşık 20 milyon kişinin katılmasının beklendiğini ve bunun “şehir tarihindeki en büyük kalabalık” olacağını söyledi.</p>

<p>Cenaze, 7 Temmuz’da Kum kentine taşınacak ve burada Fatıma Masume Türbesi ile Cemkeran Camii arasında törenler düzenlenecek. Şii İslam’ın en önemli ilim merkezlerinden biri olan Kum, aynı zamanda On İki İmam inancına mensup Şiiler için dünyanın en önemli dini eğitim merkezleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Cemkeran Camii ise “Gizli İmam” olarak kabul edilen Mehdi inancıyla ilişkilendiriliyor ve Şii dünyasında önemli bir ziyaret noktası olarak görülüyor.</p>

<p>Sıcaklıkların 45 dereceye kadar çıkmasının beklendiği bildirildi. Cenaze daha sonra Irak’a götürülecek; burada Necef ve Kerbela şehirlerinde, Şii İslam’ın en kutsal iki merkezi olan ve Birinci İmam Ali ile Üçüncü İmam Hüseyin’in türbelerini barındıran alanlarda törenler düzenlenecek.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin hazırlıkları ilerletmek üzere Irak’a giderek yerel yetkililerle görüştüğü de aktarıldı.</p>

<p>Nihai defin 9 Temmuz'da Meşhed'de yapılacak.</p>

<p>Hamaney'in doğum yeri olan Meşhed, İran'ın en kutsal kenti. Şiiliğin Sekizinci İmamı İmam Rıza'nın türbesine ve Devrim Muhafızları da dahil olmak üzere devlet kurumlarına uzanan mali bağları olan, ülkenin en zengin dini vakfı Astan Kuds-i Razavi'ye ev sahipliği yapıyor; bu yapı adeta dev bir ekonomik imparatorluk niteliğinde.</p>

<p>Yetkililer, defin törenine 8 ila 10 milyon kişinin katılacağını tahmin ediyor.</p>

<p>Babası öldükten sonra göreve getirilen ve o tarihten bu yana kamuoyu önüne çıkmayan İran'ın yeni dini lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in törenlere katılıp katılmayacağı belirsizliğini koruyor.</p>

<p>ABD medyası, İranlı yetkililere dayandırdığı haberlerde, Mücteba Hamaney'in babasının ölümüne yol açan saldırılarda ağır yaralandığını ve birden fazla ameliyat geçirdiğini bildirmişti. İran, bu iddiaları doğrulamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/iran-islam-cumhuriyeti-tarihinin-en-buyuk-devlet-cenazesine-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/06/hamaney-iran-1.jpg" type="image/jpeg" length="51871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'ndan iki belediye başkanı hakkında soruşturma izni]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/icisleri-bakanligindan-iki-belediye-baskani-hakkinda-sorusturma-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/icisleri-bakanligindan-iki-belediye-baskani-hakkinda-sorusturma-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, sokak köpeklerinin saldırıları ve sokak hayvanlarının "etkin şekilde toplanmaması" gerekçesiyle Muğla'da CHP'li Köyceğiz Belediyesi ve Erzurum'da AKP'li Narman Belediyesi başkanları hakkında soruşturma izni verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Şanlıurfa'da DEM Partili Hilvan Belediyesi hakkında da hayvan barınağı kurulmasına yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmediği gerekçesiyle araştırma/ön inceleme izni verildi.</p>

<p dir="ltr">Bakanlığın sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin yürütülen işlemler hakkında yaptığı basın açıklamasında, "vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden olaylar ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına yönelik iddialar hakkında" inceleme ve soruşturma yürütüldüğü duyuruldu.</p>

<p dir="ltr">Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu 11 yaşındaki bir çocuğun ağır yaralandığı, son iki yıl içerisinde 37 kişinin sahipsiz köpek saldırısı nedeniyle tedavi gördüğünün belirtildiği açıklamada, "Erzurum'un Narman ilçesinde ise sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu 10 yaşındaki M.T. isimli evladımız vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanmıştır" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p dir="ltr">Köyceğiz Belediyesi'ne ait hayvan bakımevinin kapasite ve çalışma izinleri bakımından yetersiz olduğunun tespit edildiği, sahipsiz hayvanların toplanmasının etkin şekilde yürütülmediği ve veterinerlik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmediği de açıklamada yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Narman Belediyesince sorumluluk alanındaki sahipsiz hayvanların uzun süre toplanmadığı ve belediyenin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiği belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca, Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde ise DEM Partili belediyenin, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvan bakımevi kurulmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği de kaydedildi.</p>

<p dir="ltr">Gerekli ödeneğin ayrılmadığı ve bakımevi yapımına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmediği iddiaları üzerine yürütülen incelemeler sonucunda Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş hakkında da araştırma/ön inceleme izni verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/icisleri-bakanligindan-iki-belediye-baskani-hakkinda-sorusturma-izni</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/02/buyuksehir-soguk-kis-gununde-sokak-hayvanlarini-unutmadi.webp" type="image/jpeg" length="82832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK-AR'dan acı rapor: Asgari ücret 28 bin 75, açlık sınırı 34 bin 808 lira; Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/disk-ardan-aci-rapor-asgari-ucret-28-bin-75-aclik-siniri-34-bin-808-lira-her-uc-emekliden-ikisi-calismak-zorunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/disk-ardan-aci-rapor-asgari-ucret-28-bin-75-aclik-siniri-34-bin-808-lira-her-uc-emekliden-ikisi-calismak-zorunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR'ın raporuna göre 2026 yılı için belirlenen 28.075,50 TL'lik net asgari ücret, mayıs ayında 34.808 TL'ye ulaşan açlık sınırının altında kaldı. Türkiye'nin "asgari ücretliler ülkesi" haline geldiği vurgulanan raporda, çalışanların ağır vergi yükü altında ezildiği ve her üç emekliden ikisinin geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kaldığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye’de işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlara ilişkin yeni raporunu yayımladı. “İşçi Sınıfının Geçim Krizi: Asgari Ücret, Vergi, Emeklilik” başlıklı raporda, gelir dağılımındaki bozulma ve yaşam maliyetlerindeki artış öne çıkarıldı.</p>

<p>Raporda, Türkiye’nin “asgari ücretliler ülkesi” haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>DİSK-AR verilerine göre 2026 yılı için 28.075,50 TL olarak belirlenen net asgari ücret, daha açıklandığı andan itibaren açlık sınırının altında kaldı.</p>

<p>Mayıs 2026 itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 34.808 TL’ye yükselirken, asgari ücret bu seviyenin 6.732 TL altında kaldı. Rapora göre asgari ücret, gıda harcamalarının yalnızca yüzde 80,7’sini karşılayabiliyor.</p>

<p>Yoksulluk sınırı ise 114.348 TL’ye ulaşarak asgari ücretin dört katını aştı.</p>

<h2> Oran korunsaydı, 2026’da aylık brüt asgari ücret 58.245 TL olması gerekirdi</h2>

<p>Raporda asgari ücretin kişi başına milli gelir karşısındaki payındaki düşüşe de dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1974 yılında ortalama yıllık brüt asgari ücret, kişi başına GSYH’nin yüzde 80,6’sına denk gelirken, bu oran 2026’da yüzde 45,7’ye geriledi.</p>

<p>Eğer 1974 yılındaki oran korunmuş olsaydı, 2026’da aylık brüt asgari ücretin 58.245 TL olması gerektiği hesaplandı.</p>

<h2> Gelir vergisi yükü ağırlıklı olarak ücretlilerin omuzlarında</h2>

<p>Raporda vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde, gelir vergisi yükünün ağırlıklı olarak ücretlilerin omuzlarında olduğu vurgulandı.</p>

<p>Gelir vergisi dilimlerinin düşük artırılması ve yüksek oranlı vergilendirme nedeniyle ücretlilerin, şirketlere kıyasla daha yüksek vergi yükü taşıdığı belirtildi.</p>

<h2>Emeklilerin yaşam koşulları; Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda</h2>

<p>DİSK-AR raporunda emekli aylıklarının da ciddi biçimde gerilediği ifade edildi.</p>

<p>Emekli maaşlarının asgari ücretin altına düştüğü, her üç emekliden ikisinin geçinebilmek için ileri yaşlarda yeniden çalışmak zorunda kaldığı kaydedildi.</p>

<p><strong>Raporda çözüm önerileri de sıralandı. Buna göre:</strong></p>

<ul>
 <li>Asgari ücretin güncellenmesi ve refah payı içermesi</li>
 <li>Yüksek enflasyon dönemlerinde asgari ücretin yılda en az dört kez belirlenmesi</li>
 <li>Vergi adaletinin sağlanması ve büyük servetlerin daha etkin vergilendirilmesi</li>
 <li>Toplu iş sözleşmesi kapsamının genişletilmesi ve sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması</li>
</ul>

<p>DİSK-AR, mevcut ekonomik yapının ücretliler üzerindeki baskıyı artırdığını ve yapısal düzenlemeler yapılmadığı sürece gelir adaletsizliğinin derinleşeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AnaManşet</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/disk-ardan-aci-rapor-asgari-ucret-28-bin-75-aclik-siniri-34-bin-808-lira-her-uc-emekliden-ikisi-calismak-zorunda</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/09/calisan-emekli.webp" type="image/jpeg" length="67782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de gıda enflasyonu 15 ayın en düşük seviyesine geriledi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ingilterede-gida-enflasyonu-15-ayin-en-dusuk-seviyesine-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ingilterede-gida-enflasyonu-15-ayin-en-dusuk-seviyesine-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de gıda enflasyonu haziran ayında yüzde 2,4’e gerileyerek son 15 ayın en düşük seviyesini gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere'de gıda enflasyonu 15 ayın en düşük seviyesine gerileyerek maliyet baskılarının hafiflediğine işaret etti.</p>

<p>Açıklanan verilere göre, ülkede gıda fiyatları haziran ayının ilk döneminde yıllık bazda yüzde 2,4 arttı. Bu oran bir önceki ay yüzde 2,7 seviyesindeydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerilemede taze gıda enflasyonundaki yavaşlama etkili olurken, toplam perakende fiyat artışı yıllık bazda yüzde 1,2 seviyesinde kaldı.</p>

<p>İngiliz Perakende Konsorsiyumu, güçlü hasat koşulları ve perakendeciler arasındaki rekabetin yaz dönemine ait ürünlerde fiyatların daha düşük kalmasına yardımcı olduğunu belirtti.</p>

<p>Özel sektör ve resmi göstergeler, ABD ile İran arasında varılan ön barış anlaşmasının petrol fiyatlarını düşürmesinden önce de enflasyonun beklenenden daha istikrarlı seyrettiğine işaret etmişti.</p>

<p>Maliyet baskılarındaki hafifleme, İngiltere Merkez Bankasının faiz artırımı yapması gerektiği yönündeki beklentileri de zayıflattı. Piyasalar bu yıl için faiz artışlarını artık tamamen fiyatlamazken, daha önce 25 baz puanlık üç ila dört faiz artışı kısa süreliğine fiyatlanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ingilterede-gida-enflasyonu-15-ayin-en-dusuk-seviyesine-geriledi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/10/ingilterede-perakende-satislar-iki-yilda-en-yuksek-endekse-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="78820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortalama aylık kira bedeli Türkiye genelinde 24 bin 179 lira, İstanbul'da 40 bin 453 lira]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ortalama-aylik-kira-bedeli-turkiye-genelinde-24-bin-179-lira-istanbulda-40-bin-453-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ortalama-aylik-kira-bedeli-turkiye-genelinde-24-bin-179-lira-istanbulda-40-bin-453-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut kiralarındaki yükseliş sürerken, Türkiye genelinde 100 metrekare büyüklüğündeki bir dairenin ortalama aylık kira bedeli 24 bin 179 lira olarak hesaplandı. İstanbul'daki kira ortalamasını en çok yükselten iki ilçe ise Beşiktaş ve Kadıköy oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konut kiralarındaki yükseliş devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan yeni kiracı kira endeksine göre, Türkiye genelinde 100 metrekare büyüklüğündeki bir konutun ortalama aylık kira bedeli 24 bin 179 liraya ulaştı. Veriler, kiralık konut piyasasında fiyatların yüksek seyrini koruduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Verilere göre, İstanbul en yüksek kira bedellerine sahip. Megakentte geçen yılın son çeyreğine nazaran kira fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk bir artış gerçekleşti. NTV'nin haberine göre 100 metrekarelik bir dairenin İstanbul'daki ortalama kira fiyatı 40 bin 453 lira olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kadıköy ve Beşiktaş zirvede</h2>

<p>Uzmanlara göre, İstanbul'da kira ortalamasını en çok yükselten iki ilçe Kadıköy ve Beşiktaş oldu. İstanbul'un ardından da Muğla 33 bin 138 liralık kira ortalamasıyla ikinci sırada yer alırken Muğla'yı 26 bin 579 lirayla İzmir, 25 bin 95 lirayla Antalya, 24 bin 679 lirayla Çanakkale takip etti.</p>

<p>İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, enflasyonun yüzde 30'larda olduğunu ancak İstanbul'da kira artışlarının yıllık yaklaşık yüzde 10 olduğunu dile getirdi. Kiralık konutlarda durgunluk olduğunu ifade eden Aşa, "Bir ev 3 aydan aşağıya tutulmuyor. Eskiden 30 gün olan ilan süresi şu an 90 güne çıktı. O yüzden ev sahipleri bir an evvel vereyim diye bir düşüncüye girebiliyor." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ortalama-aylik-kira-bedeli-turkiye-genelinde-24-bin-179-lira-istanbulda-40-bin-453-lira</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/05/e-devlet-uzerinden-kira-sozlesmeleri-yayginlasiyor.webp" type="image/jpeg" length="63865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında yeni fiyat aralığı tahmini: 3.500–4.400 dolar]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/altinda-yeni-fiyat-araligi-tahmini-3500-4400-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/altinda-yeni-fiyat-araligi-tahmini-3500-4400-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, Orta Doğu'da jeopolitik gerilimin hafiflemesi ve ABD'de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında faiz artırımlarının süreceğine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle salı günü yüzde 1'in üzerinde değer kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Spot altının ons fiyatı salı günü yüzde 1,5 gerileyerek 3.956,92 dolara düştü. Böylece aylık kaybı yüzde 12,7'ye ulaşan değerli metal, bu seviyelerin korunması halinde üst üste dördüncü ayını da ekside tamamlamaya hazırlanıyor. ABD'de işlem gören ağustos vadeli altın kontratları da yüzde 1,7 değer kaybederek 3.969,30 dolara geriledi.</p>

<h2>Altın 2013'ten bu yana en sert çeyreklik düşüşe ilerliyor</h2>

<p>Altının, İran savaşı sırasında enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyonist baskıları artırması ve buna bağlı olarak faiz artırımı beklentilerini güçlendirmesi nedeniyle, 2024'ten bu yana ilk, 2013'ün ikinci çeyreğinden bu yana ise en sert çeyreklik düşüşünü kaydetmesi bekleniyor.</p>

<p>Bloomberg HT'de yer alan habere göre Marex analisti Edward Meir, “Yüksek enflasyon, yüksek faiz beklentileri ve güçlü dolar, normalde altını destekleyen tüm olumlu faktörlerin önüne geçmiş durumda” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyona karşı güvenli bir korunma aracı olarak görülen altın, faiz getirisi sağlamayan bir varlık olması nedeniyle yüksek faiz ortamında yatırımcılar nezdinde cazibesini yitiriyor.</p>

<h2>Gözler Fed'de: Piyasalar üç faiz artırımını fiyatlıyor</h2>

<p>Piyasalarda, bu yıl ABD Merkez Bankası (Fed)'nın üç kez faiz artıracağı beklentisi öne çıkarken, CME FedWatch verilerine göre eylül ayında faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 64 seviyesinde fiyatlanıyor. Yatırımcılar ise Fed'in para politikasına ilişkin yeni sinyaller almak için bu hafta açıklanacak haziran ayı ADP özel sektör istihdamı ile tarım dışı istihdam verilerine odaklanmış durumda.</p>

<h2>Güçlü dolar altını baskılıyor</h2>

<p>ABD doları üst üste ikinci ayı da yükselişle tamamlamaya hazırlanırken, doların güç kazanması altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha maliyetli hale getiriyor.</p>

<h2>Petrol, 2020’den bu yana en sert çeyreklik kayıba hazırlanıyor</h2>

<p>Petrol fiyatları ise yatırımcıların bu hafta Doha’da yapılması beklenen İran–ABD görüşmelerine odaklanmasıyla, İran’ın henüz resmi bir toplantı planlanmadığını açıklamasına rağmen, 2020’den bu yana en sert çeyreklik düşüşe doğru ilerliyor.</p>

<p>Marex analisti Edward Meir, yılın ikinci yarısında altının ons fiyatının 3.500-4.400 dolar aralığında işlem görebileceğini öngördü.</p>

<h2>Diğer değerli metallerde son durum ne?</h2>

<p>Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 2 düşüşle 57,13 dolara, platin yüzde 1,1 kayıpla 1.557,21 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.208,17 dolara indi. Üç metalin de hem aylık hem de çeyreklik bazda kayıpla dönemi tamamlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/altinda-yeni-fiyat-araligi-tahmini-3500-4400-dolar</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/01/altin-gumus-23.jpg" type="image/jpeg" length="61566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç işsizlik oranı arttı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/genc-issizlik-orani-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/genc-issizlik-orani-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de işsizlik oranı, mayısta bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 8,2 oldu. Genç işsizlik oranı ise, 0,4 puan artışla yüzde 14,8 olarak gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaş grubundaki işsiz sayısı, mayısta bir önceki aya kıyasla 9 bin artarak, 2 milyon 883 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 8,2 seviyesinde kaldı.</p>

<p>İşsizlik oranı, geçen yılın aynı ayına göre ise 0,2 puan azaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu oran erkeklerde yüzde 7, kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi.</p>

<p>Söz konusu ayda, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,4 puan artarak yüzde 14,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı, erkeklerde yüzde 11,2, kadınlarda yüzde 21,8 olarak hesaplandı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h319q95gc/storage/files/images/2026/06/30/30062026-issizlik-tablo1-mtar.jpg" rel="nofollow" title="İşsizlik oranında yatay seyir - Resim : 1"><img alt="İşsizlik oranında yatay seyir - Resim : 1" height="319" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h319q95gc/storage/files/images/2026/06/30/30062026-issizlik-tablo1-mtar.jpg" width="850" /></a></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, mayısta bir önceki aya kıyasla 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 0,4 puan artarak, yüzde 48,5 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde yüzde 66,1 iken, kadınlarda yüzde 31,4 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, mayısta bir önceki aya göre 293 bin kişi artarak, 35 milyon 345 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İş gücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71 iken, kadınlarda yüzde 35 olarak hesaplandı.</p>

<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde iş başında olanların mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, mayısta bir önceki aya göre 0,2 saat artarak, 42,4 saat olarak gerçekleşti.</p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı mayısta aylık bazda 0,9 puan artışla yüzde 31 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,2 iken, işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı yüzde 20,5 olarak tahmin edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/genc-issizlik-orani-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/09/abdde-haftalik-issizlik-maasina-basvuran-sayisi-belli-oldu.webp" type="image/jpeg" length="58223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/seferihisar-belediye-baskani-ismail-yetiskin-de-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/seferihisar-belediye-baskani-ismail-yetiskin-de-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de Seferihisar Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 12 şüpheli tutuklandı.</p>

<p>İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan ve dün adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakimliğe çıkarılan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile başkan yardımcısı İ.K, özel kalem müdürü İ.Ç, yapı kontrol müdür vekili M.U. ve şehir plancısı N.Ö.E'nin de aralarında bulunduğu 12 zanlı tutuklandı, 6 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Seferihisar Belediye Başkan yardımcıları N.H. ve İ.K, İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B'nin de aralarında bulunduğu 26 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın'da 25 Haziran'da düzenlenen operasyonlarda 25 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasındaki Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi ve Ö.F.S. emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B, "ev hapsi" şeklinde adli kontrol şartıyla, şüphelilerden E.K. ise savcılıktaki ifadesinin ardından salıverilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/seferihisar-belediye-baskani-ismail-yetiskin-de-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/seferihisar-belediyesi.png" type="image/jpeg" length="60536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa’yı kavuran sıcaklık dalgası Türkiye'ye ilerliyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/avrupayi-kavuran-sicaklik-dalgasi-turkiyeye-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/avrupayi-kavuran-sicaklik-dalgasi-turkiyeye-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa enelinde sıcaklıklar peş peşe ulusal rekorlar kırarken, kavurucu sıcak hava dalgası şimdi Balkanlar'a doğru ilerliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa, kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana görülen en şiddetli sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor. Kıta genelinde sıcaklıklar peş peşe ulusal rekorlar kırarken, kavurucu sıcak hava dalgası şimdi Balkanlar ve Ukrayna'ya doğru ilerliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre sıcak hava dalgasını, meteorolojide Yunanca omega (Ω) harfine benzeyen görünümünden dolayı "omega blokajı" olarak adlandırılan atmosferik bir hava sistemi besliyor.</p>

<p>Bu sistemde Kuzey Afrika'dan gelen sıcak ve kuru hava, iki tarafındaki alçak basınç sistemleri nedeniyle bulunduğu bölgede hapsoluyor. Sonuç olarak sıcaklıklar mevsim normallerinin 18 derece üzerine kadar çıkıyor.</p>

<p>Avrupa bu tür sıcak hava dalgalarına karşı özellikle savunmasız durumda. Bunun başlıca nedenlerinden biri, evlerin yalnızca yaklaşık yüzde 20'sinde klima bulunması. Ayrıca kıtadaki konutların büyük bölümü sıcaklığı dışarı atmak yerine içeride tutacak şekilde inşa edilmiş durumda olması.</p>

<p>Bu, son iki ay içinde Avrupa'yı etkileyen ikinci büyük sıcak hava dalgası. İlki 24 Mayıs'ta başlamış, sıcaklıklar mevsim normallerinin 10 ila 15 derece üzerine çıkmış ve çok sayıda kişinin ölümüne yol açmıştı.</p>

<h2>21 Haziran'dan bu yana 1300'den fazla ek ölüm</h2>

<p>DSÖ verilerine göre 21 Haziran'dan bu yana Avrupa'da sıcak hava dalgasıyla bağlantılı 1300'den fazla "ek ölüm" kaydedildi.</p>

<p>Hayatını kaybedenler arasında kilitli araçlarda yaşamını yitiren çocuklar ile serinlemek amacıyla denetimsiz yüzme alanlarına girerek boğulan gençler de var.</p>

<p>En ağır etkilenen ülkelerden biri Fransa oldu.</p>

<p>Ülkenin ulusal halk sağlığı kurumu, yalnızca 24 Haziran'dan bu yana beklenenin üzerinde 1000 ölüm gerçekleştiğini açıkladı. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünü 65 yaş ve üzerindeki kişiler oluşturdu.</p>

<p>Fransa'da 18 Haziran'dan bu yana en az 74 boğulma vakası ölümle sonuçlandı. Ligue 2 futbolcularından Kenzo Kies'in de sıcak hava dalgası sırasında Rhone Nehri'nde boğularak yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p>Polonya'da ise pazar günü tek bir günde 17 kişi boğuldu.</p>

<p>Tedros, sıcak stresini "sessiz bir katil" olarak nitelendirerek Avrupa hükümetlerini sıcak hava eylem planlarını hayata geçirmeye çağırdı.</p>

<h2>Türkiye'ye ilerleyecek</h2>

<p>Uzmanlar sıcak hava dalgasının birkaç gün daha etkisini sürdüreceğini, ardından doğuya doğru ilerleyerek Türkiye ve Orta Asya'yı etkileyeceğini öngörüyor.</p>

<p>Salı gecesinden itibaren Balkanlar'da etkili olması beklenen fırtına sisteminin bir miktar serinleme getirmesi bekleniyor ancak sıcaklıkların yine de mevsim normallerinin üzerinde kalacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 06 30 01.41.12" class="detail-photo img-fluid" height="599" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-30-014112.png" width="955" /></p>

<h2>Uzmanlar: 'Bu artık yeni normal'</h2>

<p>Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) İklim Bilgilendirme Başkanı John Kennedy, "Bunun gibi sıcak hava dalgaları, değişen iklim koşullarında görmeyi beklediğimiz olaylar. 1976'daki tarihi sıcak hava dalgasından bu yana geçen 50 yılda Avrupa'nın ortalama sıcaklığı yaklaşık 2 derece arttı," dedi.</p>

<p>Fransız paleoklimatolog Jean Jouzel ise sıcak hava dalgaları sona erdiğinde siyasi ilginin de hızla azaldığını belirterek şu uyarıda bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İnsanlar gözlerini kapatıyor ama durum son derece ciddi. Fransa'da 1947'den bu yana kaydedilen 52 sıcak hava dalgasının üçte ikisi 21. yüzyılın başından bu yana yaşandı."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Editörden</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/avrupayi-kavuran-sicaklik-dalgasi-turkiyeye-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/09/kuzeyde-yagmur-guneyde-sicaklik-artisi.webp" type="image/jpeg" length="73774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon verisi öncesinde asgari ücrete ara zam için kanun teklifi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/enflasyon-verisi-oncesinde-asgari-ucrete-ara-zam-icin-kanun-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/enflasyon-verisi-oncesinde-asgari-ucrete-ara-zam-icin-kanun-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne asgari ücretin yıl içinde ikinci kez artırılmasını öngören bir kanun teklifi sunuldu. DEM Parti tarafından sunulan ve Komisyon’a sevk edilen kanun teklifi yasalaşırsa asgari ücret yoksulluk sınırının yarısına yükselecek ve yılda iki kez belirlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca kişinin gözü, 3 Temmuz Cuma günü açıklanacak haziran ayı enflasyon verisinde. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından duyurulacak veriyle birlikte yılın ilk 6 aylık enflasyon oranı netleşecek. Mevcut hesaplamalara göre altı aylık enflasyonun yüzde 16'nın üzerine çıkması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyon verisi öncesinde asgari ücrete ara zam tartışmaları da yeniden gündeme geldi. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne asgari ücretin yıl içinde ikinci kez artırılmasını öngören bir kanun teklifi sunuldu. Teklifte, temmuz ayından itibaren asgari ücretin 60 bin liraya yükseltilmesi önerildi.</p>

<h2>Asgari ücrete yılda iki zam teklifi</h2>

<p>Teklif yasalaşırsa asgari ücrete yılda iki kez zam yapılması mecburi olacak. Teklifin gerekçesinde özetle şunlar denildi:</p>

<p>“Resmî verilere göre, 32 milyon 166 bin, çalışan nüfusun yaklaşık yarısı geçimini asgari ücretle sağlamaktadır. Oysa asgari ücret, çalışma yaşamına yeni adım atan ve herhangi bir deneyimi bulunmayan işçilere verilmesi gereken en düşük başlangıç ücretidir. Ancak son yıllarda Türkiye'de asgari ücret istisna olmaktan çıkmış, yaygın ücret haline gelmiştir.</p>

<p>2002 yılında asgari ücret ve altında çalışanların oranı yaklaşık yüzde 25 iken bugün bu oran yüzde 50'lere dayanmıştır.</p>

<p>TÜİK verilerine, göre. Gayri Safı Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki işgücü ödemelerinin payı 2020 yılında %33 seviyelerindeyken, bu oran 2022-2023 döneminde yüzde 25'lere kadar gerilemiştir. Buna karşın sermaye gelirlerini temsil eden net işletme artığının payı yüzde 50'lere tırmanmıştır. Son yıllarda emekçilerin milli gelirden aldığı pay düşmeye devam etmektedir.Türk-İş’in araştırmasına göre, açlık sının 35 bin 174 liraya ulaşırken asgari ücret 28 bin 75 lirada kalmıştır. Başka bir ifadeyle milyonlarca işçi ücretini aldığı gün açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. Yoksulluk sınırının 114 bin 576 liraya ulaştığı koşullarda asgari ücret, dört kişilik bir ailenin insanca yaşamını sağlayacak gelirin yalnızca dörtte birine denk gelmektedir.</p>

<h2>Emekçilerin alım gücü eriyor</h2>

<p>DİSK-AR Ücret Kayıpları İzleme Raporuna göre, işçilerin birikimli toplam enflasyon ve vergi kaybı 2025'in ilk beş ayına göre yüzde 46,8 artmış, işçiler Mayıs 2026'nm en az 12 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalışmış, ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı (kesinti hariç) 15.537 lira olarak gerçekleşmiştir. Emekçiler her geçen gün daha fazla çalışırken ürettikleri değerden daha az pay almakta, ülkenin zenginliği belirli bir azınlığın elinde toplanmaktadır. Bu nedenle asgari ücret yalnızca asgari ücretle çalışanların değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Çünkü asgari ücretteki her değişiklik milyonlarca yurttaşın gelirini, sosyal haklarını ve yaşam koşullarını doğrudan etkilemektedir.</p>

<h2>Asgari ücret için çarpıcı değerlendirme</h2>

<p>"Asgari ücretin amacı, bütçe disiplinini korumak ya da vergi gelirlerini artırmak olmamalıdır. Asgari ücretin varlık nedeni, çalışanın insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesini sağlamaktır. Bu noktada asgari ücret, yeni işe başlayan ya da en niteliksiz iş gücüne verilen ücret değildir. Asgari ücret; bir çalışanın barınma, gıda, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını, günün fiyatları üzerinden en düşük düzeyde karşılayabilmesini amaçlayan taban ücrettir. Bu sebeplerle, asgari ücret açlık sınırının altında değil, insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeyde belirlenmelidir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/enflasyon-verisi-oncesinde-asgari-ucrete-ara-zam-icin-kanun-teklifi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/12/asgaride-3-toplanti-tarihi-belli-oldu-asgari-ucret-bu-toplantida-belirginlesecek.webp" type="image/jpeg" length="70137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da gençlik ve yardım kuruluşuna silahlı saldırıda 6 kişi yaşamını yitirdi; Saldırı şüphelisi Türkiye kökenli]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/almanyada-genclik-ve-yardim-kurulusuna-silahli-saldirida-6-kisi-yasamini-yitirdi-saldiri-suphelisi-turkiye-kokenli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/almanyada-genclik-ve-yardim-kurulusuna-silahli-saldirida-6-kisi-yasamini-yitirdi-saldiri-suphelisi-turkiye-kokenli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Stade kentinde düzenlenen 6 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının failinin 45 yaşında bir Türkiye kökenli olduğu açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde yer alan Stade kentinde meydana gelen <a href="https://www.dw.com/tr/hamburgda-silahl%C4%B1-sald%C4%B1r%C4%B1-8-%C3%B6l%C3%BC/a-64940737" rel="nofollow">silahlı saldırıda</a>, emniyet birimleri tarafından doğrulanan bilgilere göre altı kişi hayatını kaybetti. Yaralıların da olduğu belirtilirken, emniyet güçleri, biri saldırgan olmak üzere üç kişiyi gözaltına aldığını duyurdu. Olayın hemen ardından yapılan ilk açıklamada can kaybı beş, gözaltına alınan kişi sayısı da iki olarak açıklanmıştı.</p>

<p>Akşam saatlerinde düzenlenen basın toplantısında bilgi veren emniyet birimleri, ölen altı kişinin, korumaya ve desteğe ihtiyacı olan annelerle çocuklarının kaldığı gençlik ve yardım kuruluşunun çalışanları olduğunu açıklarken, gözaltına alınan üç kişiden saldırıyı düzenleyenin Türkiye kökenli Hannoverli bir Alman vatandaşı olduğunu belirtti. DW <a href="https://www.dw.com/tr/almanyadaki-sald%C4%B1r%C4%B1n%C4%B1n-faili-45-ya%C5%9F%C4%B1nda-bir-t%C3%BCrkiye-k%C3%B6kenli/a-77755566" rel="nofollow">haberine göre</a>, saldırının arkasında bir velayet anlaşmazlığı olduğu kaydedildi. Henüz bütün hayatını kaybedenlerin ailelerine ulaşılamadığı için emniyet güçleri kamuoyuna ve basın mensuplarına daha detaylı bilgi verilemeyeceğini vurguladı.</p>

<h2>Ne yaşandı?</h2>

<p><a href="https://www.dw.com/tr/hamburg/t-19051622" rel="nofollow">Hamburg'un</a> batısında, yaklaşık 50 bin nüfusa sahip Stade'deki saldırının, anne-çocuk gruplarının da kaldığı bir gençlik merkezinin bulunduğu binada meydana geldiği haber verildi. Anne-çocuk barınma gruplarında, hamile ya da tek başına çocuk yetiştiren ve desteğe ihtiyacı olan kadınlar yaşıyor.</p>

<p>Altı kişinin öldüğü olayın ardından olay yerine çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi. Stade Emniyeti'nden yapılan açıklamada, halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Daha sonra yapılan ikinci bir çağrıda ise, Stade halkı için herhangi bir tehlike olmadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının tam olarak nasıl gerçekleştiği, ölenler ile saldırgan arasında herhangi bir bağ olup olmadığı ve gözaltına alınan kişilerin kimliği hakkında ise henüz yetkililer tarafından bir bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/almanyada-genclik-ve-yardim-kurulusuna-silahli-saldirida-6-kisi-yasamini-yitirdi-saldiri-suphelisi-turkiye-kokenli</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 21:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2022/12/almanya-polis.jpg" type="image/jpeg" length="73102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye hükümetinden, İsrail tepkisi: Uluslararası hukukun açık ihlali]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/suriye-hukumetinden-israil-tepkisi-uluslararasi-hukukun-acik-ihlali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/suriye-hukumetinden-israil-tepkisi-uluslararasi-hukukun-acik-ihlali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye hükümeti, İsrail'in ülkenin güneyindeki askerî harekatlarını şiddetle eleştirdi. Türkiye de İsrail'in saldırılarını "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şam yönetimi, İsrail'in <a href="https://www.dw.com/tr/suriye/t-18753330" rel="nofollow">Suriye'nin</a> güneyine düzenlediği askerî harekatları kınadı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Dera ve Kuneytra illerindeki ilerleyişini ve bölgeye yönelik topçu ateşini, "Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali" ifadeleriyle eleştirdi.</p>

<p>İsrail güçlerinin, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'ne yakın bölgeye ilerlemesinin ardından Dera iline bağlı Abidin köyünde gerilim artmış ve bölge sakinleri yolu taşlarla kapatmaya çalışmıştı. Suriye devlet medyasının haberlerine göre İsrail kuvvetlerinin köylülere topçu ateşiyle karşılık vermesi üzerine köy sakinleri gece boyunca civardaki diğer yerleşim birimlerine kaçmak zorunda kaldı.</p>

<p>İsrail ordusu tarafından Pazar günü yapılan açıklamada ise, Cumartesi günü "Güney Suriye'deki güvenlik bölgesinde" birçok "silahlı teröristin" öldürüldüğü belirtilmiş, konuya dair daha ayrıntılı bilgi verilmemişti.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, bir süre önce yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye'de süresiz olarak asker konuşlandırmak istediğini dile getirmişti.</p>

<h2>Ankara: Uluslararası toplum üzerine düşeni yerine getirsin</h2>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Suriye'nin güneyine yönelik İsrail saldırılarını sert bir dille kınadı. Bakanlık açıklamasında saldırıların "uluslararası hukukun açık bir ihlali" olduğu belirtilerek "İsrail'in, Suriye'nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliği hilafına Kuneytra ve Dera'ya gerçekleştirdiği saldırıları güçlü şekilde kınıyoruz. (…) Suriye'nin 2024 yılının Aralık ayından bu yana kaydettiği gelişmeyi ve bölgenin istikrarını hedef alan bu saldırıların sonlandırılması hususunda uluslararası toplumun üzerine düşeni yerine getirmesine yönelik çağrımızı yineliyoruz" ifadeleri kullanıldı:.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aralık 2024'te <a href="https://www.dw.com/tr/suriyede-muhalifler-%C5%9Famda-esad-rejimi-d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC/a-70993930" rel="nofollow">Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından</a> Suriye'nin güneyinde Birleşmiş Milletler (BM) tarafından denetlenen tampon bölgeye asker gönderen İsrail, burayı halen "güvenlik bölgesi" diye niteleyerek işgal altında tutuyor.</p>

<p>İsrailli yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda, Suriye'nin güneyinde askerden arındırılmış bir tampon bölge oluşturmayı hedeflediklerini dile getirmişti.</p>

<p>İsrail'in Suriye'deki askerî operasyonlarını izleyen Suriye merkezli Sicil isimli organizasyonun verilerine göre İsrail güçleri bu ay, Dera ve Kuneytra illerinde 300'e yakın operasyon gerçekleştirdi.</p>

<p>İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda, <a href="https://www.dw.com/tr/golan-tepeleri/t-71070024" rel="nofollow">Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin</a> büyük bölümünü ele geçirmiş ve daha sonra kontrolü altındaki bu bölgeleri ilhak etmişti. Söz konusu ilhak, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından tanınmıyor.</p>

<p>Esad rejiminin devrilmesinin ardından <a href="https://www.dw.com/tr/suriye-lideri-%C5%9Fara-i%CC%87sraille-anla%C5%9Fmaya-yak%C4%B1n-%C5%9Fartlar-ne-olacak/a-74117019" rel="nofollow">İsrail ve Suriye birçok kez doğrudan görüşmeler gerçekleştirmiş</a> ve bu görüşmelerde taraflar, istihbarat paylaşımı için bir mekanizma oluşturulması konusunda anlaşma sağlamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/suriye-hukumetinden-israil-tepkisi-uluslararasi-hukukun-acik-ihlali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 20:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/israil-gucleri-suriyenin-kuneytra-kentine-sizdi-1974-anlasmasi-ihlal-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="20939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Komedyen Deniz Göktaş hakkında soruşturma]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/komedyen-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/komedyen-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komedyen Deniz Göktaş hakkında "dini değerleri aşağılama" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Komedyen Deniz Göktaş hakkında İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sergilediği ve daha sonra YouTube üzerinden paylaştığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde "dini değerleri aşağıladığı" iddiasıyla soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Soruşturmayı açan <a href="https://www.dw.com/tr/i%CC%87stanbul-cumhuriyet-ba%C5%9Fsavc%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1/t-75513713" rel="nofollow">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı,</a>"Bir kısım sosyal medya platformlarında yayınlamış olduğu içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edilen şüpheli Deniz Göktaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır" açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada ses getiren gösteri videosu kısa süre içerisinde 6 milyona yakın izlenmeye ulaşmıştı. Gösteri sadece Deniz Göktaş'ın performansı açısından değil başlattığı yeni bir siyasi tartışma açısından da ilgi çekti. Gösteri, mizah, siyaset, ifade özgürlüğü ve yeni kuşak komedyenlerin yükselişi üzerine yürüyen tartışmanın parçası haline geldi.</p>

<p>Göktaş'ın stand-up gösterisinden kesitlerin yer aldığı bazı X paylaşımlarına "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli getirildi.</p>

<p>Göktaş’ın 1 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelediği kapalı gişe stand-up gösterisi, 24 Haziran'da YouTube’da da yayına girmişti.</p>

<p>Deniz Göktaş soruşturma açıldığı haberinden kısa bir süre önce sosyal medya hesabından uzun zamandır planladığı bir seyahate çıktığını paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/komedyen-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/deniz-goktas.png" type="image/jpeg" length="43052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası: Birçok ilacın bulunamaması sahtecilere cesaret veriyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/tum-eczaci-isverenler-sendikasi-bircok-ilacin-bulunamamasi-sahtecilere-cesaret-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/tum-eczaci-isverenler-sendikasi-bircok-ilacin-bulunamamasi-sahtecilere-cesaret-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet güçleri tarafından yapılan operasyonlar sonucunda Mersin’de 7 milyar TL değerinde kaçak ilaç ele geçirildi. Yetkililer tarafından verilen bilgiye göre aralarında tramadol, pregabalin gibi yakın izlem gerektiren ilaçlar da var.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, sahteciliğin ve kaçakçılığın geldiği boyutlara değinerek, “Sahte ve kontrolsüz-kaçak ilaç sayısının artması hastaların ilaçlara erişememesiyle doğrudan ilgilidir. Eğer bir ürün piyasada bulunamazsa sahte veya kaçak olanı bu boşluktan faydalanarak kendine yer bulur” dedi.</p>

<p>Saydan, özellikle düşük Euro kuru nedeniyle ilaç firmalarının hayati öneme haiz bazı ilaçları Türkiye piyasasından çekmesinin, sahte ilaçlara zemin hazırladığını belirterek, birçok ilacın bulunamamasının sahtecilere cesaret verdiğini söyledi.</p>

<p>İlaçların tek güvenilir adresinin eczaneler olduğunu söyleyen Saydan, “İlaç; özel uzmanlık gerektiren, üretiminden hastaya ulaştırılmasına kadar sıkı denetim altında olması gereken stratejik bir sağlık ürünüdür. Herhangi bir tüketim ürünü olarak değerlendirilemez. Bu nedenle ilaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir. Eczanelerimizde asla sahte ilaç bulunmaz” dedi.</p>

<p>İlacın her safhasının ilgili bakanlıkça takip ve kontrol edildiğini söyleyen Saydan, “Her bir ilaç kutusunun üzerinde “sadece o ilaca ait” karekod mevcuttur” diyerek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’de uygulanan İlaç Takip Sistemi (İTS) sayesinde ilacın üretiminden depoya, depodan eczaneye ve eczaneden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşaması elektronik olarak kayıt altına alınır. Bir eczacının İTS’ye kayıtlı olmayan sahte bir ilacı hastasına verme ihtimali yoktur. Eczanelerde kurulu olan teknolojik sistem buna izin vermez. İlaç Takip Sistemi ile takip edilen ve eczaneden alınan hiçbir ilaç sahte değildir. Denetimsiz internet satışı ve en önemlisi yanlış ilaç fiyatlandırma politikaları sonucu kendine alan bulan kaçakçılık ile merdiven altı üretim sahte ilaç sorununun ana kaynağıdır. Vatandaşlarımız unutmasınlar, ilaç için tek doğru adres eczanelerdir.</p>

<p>Kaynağı, üreticisi, saklama şartları bilinmeyen ve gerekli inceleme ve analizleri yapılmamış bu ürünlerin internet, marketler, yol üstü petroller, aktarlar gibi ortamlarda satılması, halk sağlığı için büyük risk taşımaktadır.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelindeki ilaçların yaklaşık yüzde 10.5’inin ya kalitesiz ya da sahte olduğunu belirtirken her yıl yaklaşık bir milyon insanın sahte ilaçlar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son dönemde gelişen teknoloji, taklitçi ve sahtecilerin gerçeğine birebir benzeyen ambalajlar yapmasına imkân tanıdığından sahte ilacın uzman olmayan kişilerce tespiti çok zordur. Bu sebeple orijinal ilaca erişmenin ve sağlığınızı korumanın tek güvenli yolu ilacı eczanelerden temin etmektir.”</p>

<p>Ele geçirilen ilaçların özellikleri:</p>

<p><strong><u>Tramadol</u></strong>, yalnızca doktor reçetesiyle alınabilen bir opioid (uyuşturucu) ilacıdır. Doğrudan beyini üzerinde etkili olan, morfin benzeri etkiler gösterebilen, ağrı kesici bir ilaçtır. Bağımlılık yapma ve suistimal edilme riski taşıdığı için, yeşil reçeteye tabidir.</p>

<p><strong><u>Pregabalin</u></strong>, epilepsi (sara), nöropatik ağrı (sinir hasarı ağrısı), fibromiyalji ve yaygın anksiyete bozukluğu tedavisinde kullanılan merkezi sinir sistemini etkileyen reçeteli bir ilaç etken maddesidir. Kötüye kullanım riski ve bağımlılık potansiyeli nedeniyle ülkemizde yakın takibe alınmış ilaçlar grubundadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AnaManşet</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/tum-eczaci-isverenler-sendikasi-bircok-ilacin-bulunamamasi-sahtecilere-cesaret-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/03/eczane.jpg" type="image/jpeg" length="48635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel Sumud Filosuna, İsrail askerlerinden ilk uyarı anı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/kuresel-sumud-filosuna-israil-askerlerinden-ilk-uyari-ani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/kuresel-sumud-filosuna-israil-askerlerinden-ilk-uyari-ani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Gazze'ye doğru yola çıkan Küresel Sumud Filosunu engelliyor; yardım gemilerinin İsrail'den hâlâ yüzlerce deniz mili uzakta olduğu bildiriliyor. Open Arms gemisinden kaydedilen görüntü, İsrail ordusunun gemiye temas kurduğunu gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/kuresel-sumud-filosuna-israil-askerlerinden-ilk-uyari-ani</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-30-005617.png" type="image/jpeg" length="65224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere Kralı Charles, Trump’ın yüzüne söyledi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/ingiltere-krali-charles-trumpin-yuzune-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/ingiltere-krali-charles-trumpin-yuzune-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Kralı Charles'dan, Trump’a: “Geçenlerde şöyle bir yorumda bulunmuştunuz Sayın Başkan; eğer Amerika Birleşik Devletleri olmasaydı Avrupa ülkeleri Almanca konuşuyor olacaktı. Ben de şunu söylemeye cüret ediyorum; eğer biz olmasaydık siz Fransızca konuşuyor olacaktınız.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/ingiltere-krali-charles-trumpin-yuzune-soyledi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-29-120334.png" type="image/jpeg" length="68595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NASA, Orion uzay aracını Ay'a nasıl yönlendirdiğini paylaştı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/nasa-orion-uzay-aracini-aya-nasil-yonlendirdigini-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/nasa-orion-uzay-aracini-aya-nasil-yonlendirdigini-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orion uzay aracı, itme kuvveti sağlamak için servis modülündeki ana motorunu yaklaşık altı dakika boyunca çalıştırdı. Bu manevra, Artemis II astronotlarını Ay'a giden yola sokmakla kalmıyor, aynı zamanda mürettebatı Ay'ın yerçekimini kullanarak Dünya'ya dönmelerine olanak sağlayacak serbest bir dönüş yörüngesine de yerleştiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/nasa-orion-uzay-aracini-aya-nasil-yonlendirdigini-paylasti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/uzay-artemis.jpg" type="image/jpeg" length="92439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk kez görüntülendi; Doğum yapan balinaya diğerleri yardım ediyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/ilk-kez-goruntulendi-dogum-yapan-balinaya-digerleri-yardim-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/ilk-kez-goruntulendi-dogum-yapan-balinaya-digerleri-yardim-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz 2023'te araştırmacılar tesadüfen bir ispermeçet balinasının doğumuna şahit oldular ve olayın tamamını videoya kaydettiler. Dün, yaşananları anlatan makaleleri yayınladılar; bu makaleler, balinalar arasında daha önce bilinmeyen bir iş birliği düzeyini ortaya koydu. Balina Çeviri Girişimi'nin kurucusu, "Başka bir türün bu kadar iş birliği içinde ve kendi gruplarına özen göstererek çalıştığını görmek çok aydınlatıcı," dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/ilk-kez-goruntulendi-dogum-yapan-balinaya-digerleri-yardim-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-29-140402.png" type="image/jpeg" length="93537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuklar savaş nedir bilmez!]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/cocuklar-savas-nedir-bilmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/cocuklar-savas-nedir-bilmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İranlı bir kız çocuğu, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Bandar Abbas şehrindeki bir plajda salıncaklarda oynarken, yakındaki bir deniz üssünden yükselen dumanlar gökyüzünü aydınlatıyor. Üs, hava saldırılarının hedefi olmuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/cocuklar-savas-nedir-bilmez</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-27-122907.png" type="image/jpeg" length="67983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu manzarayı bozan nesneyi bulabilecek misiniz?]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/bu-manzarayi-bozan-nesneyi-bulabilecek-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/bu-manzarayi-bozan-nesneyi-bulabilecek-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şirket, kıyıda iş makineleriyle çalışma başlattı. Videoyu paylaşan Muğla Belediye Başkanı Ahmet Aras tepki göstererek, "Fethiye - Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan, 3. derece doğal sit statüsünde olan ve balıkların yumurta bıraktıkları sazlar ile endemik Günlük Ağaçlarının bulunduğu bir alana iş makinesi ile girerek, ağaçları keserek, günü birlik turizm tesisi yapmak, hangi akla ve hangi vicdana sığar?.. Siz, bu ülkenin insanı değil misiniz? " dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/bu-manzarayi-bozan-nesneyi-bulabilecek-misiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/gocek-koy.png" type="image/jpeg" length="52635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji milyarderi Larry Ellison'ın süper yatına "Trump Propagandacısı" etiketi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/teknoloji-milyarderi-larry-ellisonin-super-yatina-trump-propagandisti-etiketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/teknoloji-milyarderi-larry-ellisonin-super-yatina-trump-propagandisti-etiketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar merkezli Al Jazeera'nin paylaştığı videoya göre, İngiliz aktivist grubu 'Led By Donkeys', üyeleri, Trump'a yakınlığıyla bilinen ve son olarak CNN'i satın alan teknoloji milyarderi Larry Ellison'ın süper yatını "Trump Propagandacısı" olarak etiketledi. Grup, Trump'a verdiği desteği ve siyaseti şekillendirmek için medya etkisini kullandığı iddialarını hedef alan bir video yayınladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/teknoloji-milyarderi-larry-ellisonin-super-yatina-trump-propagandisti-etiketi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-25-110804.png" type="image/jpeg" length="99774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 yaşındaki Nur ve 12 yaşındaki Zehra, Lübnan'daki savaşı anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/14-yasindaki-nur-ve-12-yasindaki-zehra-lubnandaki-savasi-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/14-yasindaki-nur-ve-12-yasindaki-zehra-lubnandaki-savasi-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnan'da Mart ayının ortası itibarıyla en az 116 çocuğun yaşamını yitirdiği ve 356'dan fazla çocuğun yaralandığı bildirildi. 14 yaşındaki Nur ve 12 yaşındaki Zehra hikayelerini Birleşmiş Milletler kuruluşu UNICEF aracılığıyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/14-yasindaki-nur-ve-12-yasindaki-zehra-lubnandaki-savasi-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-23-223651.png" type="image/jpeg" length="49480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın 'Pearl Harbor' sözlerine Japonya Başbakanı Takaichi de şaşırdı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/video/trumpin-pearl-harbor-sozlerine-japonya-basbakani-takaichi-de-sasirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/video/trumpin-pearl-harbor-sozlerine-japonya-basbakani-takaichi-de-sasirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaichi ile Beyaz Saray'daki ortak basın toplantısında ilginç bir diyalog yaşadı. Trump, İran'la savaşa girmeden önce neden müttefiklerle koordinasyon kurmadığı sorulduğunda, "Kimseye bundan bahsetmedik, sürpriz yaptık. Sürpriz konusunda Japonya'dan daha iyisi kim bilir? Bana Pearl Harbor'dan neden bahsetmediniz, tamam mı?" diye yanıt verdi. Trump yanıtına gülerken Takaichi'nin şaşkınlığı kameralara yansıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1941'de Japon İmparatorluğu'nun Pearl Harbor'a düzenlediği saldırı 2.400'den fazla Amerikalının ölümüne yol açmış ve ABD'yi savaşa katılmaya teşvik etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/video/trumpin-pearl-harbor-sozlerine-japonya-basbakani-takaichi-de-sasirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/takaichi-trump.png" type="image/jpeg" length="16410"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
