<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Zebra</title>
    <link>https://www.gazetezebra.com.tr</link>
    <description>Gazete Zebra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 03:02:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski AYM Bakanı Kılıç: Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/eski-aym-bakani-kilic-bundan-sonra-hicbir-parti-guven-icerisinde-faaliyetlerini-surduremeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/eski-aym-bakani-kilic-bundan-sonra-hicbir-parti-guven-icerisinde-faaliyetlerini-surduremeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, CHP’nin kurultayına yönelik verilen ‘mutlak butlan’ kararına ilişkin “Keşke kapatılsaydı, bundan daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler adına çok üzücü bir gelişme” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi Platformu’nun düzenlediği Bahar Konferansları’nın ikincisi, “Adalet Hemen Şimdi” başlığıyla İstanbul Fatih’te gerçekleştirildi.</p>

<p>Konferansta eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Prof. Dr. Sevtap Yokuş, Prof. Dr. İzzet Özgenç ile hukukçu Figen Çalıkuşu konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, CHP’nin 38’inci olağan kurultayına ilişkin verilen ‘mutlak butlan’ kararı hakkında İlke TV’den Tuğba Özer’e değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Demokraside çok ağır bir yara açıldığını belirten Haşim Kılıç, “Bundan sonra bütün partiler bu yolla, asliye hukuk hâkiminin kararıyla etkisiz hâle getirilebilir. Kapatmaya gerek yok. Şu hâle bakın. Çok yanlış buluyorum. YSK’nin görev yetkisi gasp edilmiştir” diye konuştu.</p>

<p>Kararın anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Kılıç “Bir anayasal kurul olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kendi görevine sahip çıkamaması beni üzdü. Anayasada seçim sürecindeki tüm konuların çözüm yeri YSK’dir. Seçimler kamu düzenini o kadar etkiliyor ki YSK’nin kararlarına karşı bir başka merciye başvurulamıyor. Ama bir asliye hukuk mahkemesine yapılan müracaatla böyle bir karar alındı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Keşke kapatılsaydı, bundan daha iyi olurdu diye düşünüyorum” ifadelerini kullanan Kılıç, şunları söyledi:</p>

<p>“Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler adına çok üzücü bir gelişme. Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek. Bence esas turbun büyüğü geride. Yargıtay bu kararı onaylarsa çok daha ciddi sorunlar ve tartışmalar çıkacak. Bu tartışmalar çıkmasın diye aslında yetki YSK’ye verilmiş. YSK’nin iki gün içinde bunu sonuca bağlayacağı ifade edilmiş.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/eski-aym-bakani-kilic-bundan-sonra-hicbir-parti-guven-icerisinde-faaliyetlerini-surduremeyecek</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/hasim-kilic1.jpg" type="image/jpeg" length="30956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıkan: Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı ve cübbeli vesayetleri de reddediyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arikan-apoletli-vesayetleri-reddettigimiz-gibi-kravatli-ve-cubbeli-vesayetleri-de-reddediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arikan-apoletli-vesayetleri-reddettigimiz-gibi-kravatli-ve-cubbeli-vesayetleri-de-reddediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Askeri vesayeti reddettiğimiz gibi yargı vesayetini de reddediyoruz. Laikçi vesayeti reddettiğimiz gibi muhafazakâr vesayeti de reddediyoruz. Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı ve cübbeli vesayetleri de reddediyoruz. Şaibesiz bir Türkiye diyoruz, vesayetsiz bir Türkiye diyoruz, krizsiz bir Türkiye diyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı'nda konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arıkan, "Siyaset, bir milletin ortak meselelerini konuşma ve çözme sanatıdır. Ancak,Türkiye'nin son yıllarda en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, siyasetin normalleşmesidir. Malumunuz, Türkiye son günlerde, yine 'anormal' bir süreç yaşıyor. Süreci uzun uzun konuşabiliriz. Detaylı analizler yapabiliriz. Birçok durum tespiti de yapabiliriz. Ancak biz bugün, ne oluyor sorusuna değil, neden oluyor sorusuna cevap arayacağız" dedi.</p>

<p>2015 yılından bu yana yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere değinen Arıkan, şunları söyledi:</p>

<p>"Haziran ve Kasım 2015 seçimleri, sürekli bombaların patladığı o çatışmalı dönem, 2016'daki hain darbe girişimi, OHAL süreci ve birinci kayyım döneminin başlaması. 2017'de OHAL koşullarında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş, 2018 seçimlerinden sonra ikinci kez seçim sisteminin değiştirilmesi 2019 İstanbul seçimlerinin iptali, Akabinde ikinci kayyım döneminin başlaması. 2023 seçimlerinde hiç olmadığı kadar devlet imkanlarının iktidar lehine kullanılması. 2024 seçimleri, ve ardından yolsuzluk iddialarıyla belediyelere operasyonlar sonrasında üçüncü kayyım dönemi. Ve işte son yaşananlar… Bu gelişmeler ne birbirinden ne de insanımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılardan bağımsızdır. 8 yıldır çözülemeyen ekonomik krizde, siyaset alanının her geçen gün daha fazla daralması da aynı yapısal krizin farklı görünümleridir."</p>

<h2>"Kravatlı, cübbeli vesayetleri de reddediyoruz"</h2>

<p>Siyaset alanının daralmasının yalnızca muhalefeti değil toplumun tamamını etkilediğini belirten Arıkan, "Askeri vesayeti reddettiğimiz gibi yargı vesayetini de reddediyoruz. Laikçi vesayeti reddettiğimiz gibi muhafazakar vesayeti de reddediyoruz. Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı, cübbeli vesayetleri de reddediyoruz" diye konuştu.</p>

<h2>"Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez"</h2>

<p>Ekonomik göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, açlık sınırının 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırının ise 114 bin 516 lira seviyesine ulaştığını belirterek, "Bir ailenin yoksul olması için eve 4,5 asgari ücret girmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İktidarın ekonomik göstergeler üzerinden yaptığı değerlendirmeleri eleştiren Arıkan, “Emeklinin 20 bin lira, asgari ücretlinin 28 bin lira aldığı, iktidarın da 50 bin dolarlık alım gücü olduğuna inandığı bir ülke bulmak gerçekten mümkün değildir” diye konuştu.</p>

<p>Enflasyon tartışmalarına da değinen Arıkan, Osmaniye ziyaretinde karşılaştığı Tip 1 diyabet hastası bir genç üzerinden hükümete tepki gösterdi.</p>

<p>“Emrecan kardeşim, Genel Sağlık Sigortası priminin bir yılda 780 liradan bin 981 liraya çıktığını söyledi. Borcundan dolayı hastaneye gidemediğini anlattı” diyen Arıkan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ey iktidar yetkilileri; enflasyon gerçekten yüzde 32 ise Genel Sağlık Sigortası bedelini neden yüzde 154 artırıyorsunuz? Siz hangi enflasyondan, hangi büyümeden, hangi milli gelirden bahsediyorsunuz?”</p>

<p>Arıkan, temmuz ayında emekli maaşlarına ve asgari ücrete hem ara zam hem de seyyanen zam yapılması gerektiğini belirterek, "Bu çağrımız iktidara tavsiye veya rica değildir. Emeklinin, emekçinin, işçinin ve evine ekmek götürmeye çalışan milyonların talebidir" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faizle ilgili açıklamalarını da değerlendiren Arıkan, ekonomik krizin ve yüksek faiz oranlarının sorumluluğunun iktidarda olduğunu savundu.</p>

<p>"Bu ülkede sorun var ama sorumlu yok. Bu ülkede hesap var ama hesap verebilirlik yok. Bu ülkede yetki var ama sorumluluk yok" diyen Arıkan, "Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez. Anlaşılan Sayın Cumhurbaşkanı, ekonomik krizin ve yüzde 50'lere dayanan faizlerin sorumluluğunu üstlenmek yerine yeni bir günah keçisi arıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Abraham Anlaşmaları'nı çöpe atacağız"</h2>

<p>Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, ABD Başkanı Donald Trump'ın desteklediği Abraham Anlaşmaları'na Türkiye'nin dahil olmaması gerektiğini söyledi. Arıkan, "İhtiyacımız olan İsrail'in Arz-ı Mev'ud'u ve köleliği merkeze alan Abraham Anlaşmaları değil, Mescid-i Aksa'yı ve merhameti merkeze alan İbrahim Anlaşmalarıdır" dedi. Saadet Partisi'nin Abraham Anlaşmaları'na karşı mücadele edeceğini belirten Arıkan, "Milli Görüş iktidarında Abraham Anlaşmaları'nı çöpe atacağız. İbrahim Anlaşması'na imza atacağız" diye konuştu.</p>

<p>Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, Türkiye'nin zirvede İsrail'in NATO'dan dışlanmasını ve İsrail'e tanınan tüm ayrıcalıkların kaldırılmasını gündeme getirmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, "Zirve bildirisine İsrail'in Gazze'deki, İran'daki ve Lübnan'daki suçlarını açıkça mahkum eden bir ifade girmesini sağlayın. Hiçbirini yapamazsanız en azından Türkiye'nin şerhini koydurun" dedi.</p>

<h2>"Enerjide dışa bağımlılık sürüyor"</h2>

<p>Enerji politikalarına ilişkin de Arıkan, Türkiye'nin enerji alanında yaklaşık yüzde 70 oranında dışa bağımlı olduğunu belirterek, iktidara gelmeleri halinde ülke genelinde "Elektrifikasyon Hamlesi" başlatacaklarını açıkladı.</p>

<p>"Fosil yakıtlara bağımlılığımız azaltılmadan enerjide tam bağımsız Türkiye hedefinin gerçekleşmesi mümkün değildir" diyen Arıkan, dönüşüm için gerekli finansmanın kalkınma planları kapsamında sağlanacağını ifade etti.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Türkiye'nin sorunlarını çözme iradesine sahip olduklarını belirten Arıkan, "Türkiye'yi umutsuzluğa teslim etmeyeceğiz. Türkiye'yi yoksulluğa teslim etmeyeceğiz. Türkiye'yi adaletsizliğe teslim etmeyeceğiz. Türkiye'yi korkuya ve çaresizliğe teslim etmeyeceğiz. Türkiye, 'oh be' diyene kadar çalışmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<h2> Türkşeker'de 600 milyon TL'lik zarar iddiası</h2>

<p>Arıkan, Türkşeker üzerinden gündeme gelen satış işlemlerine de tepki gösterdi.</p>

<p>Kurumun mevzuata göre şeker satışlarını duyuru ve ilanla yapması gerektiğini hatırlatan Arıkan, nisan ayı sonunda herhangi bir ilan yayımlanmadan iki firmaya toplam 100 bin ton şeker satıldığını öne sürdü. </p>

<p>Şekerin çuval satış fiyatının bin 735 lira olmasına rağmen söz konusu firmalara bin 588 liradan verildiğini belirten Arıkan, satıştan sadece 24 saat sonra şekere yüzde 11 zam yapıldığına dikkat çekerek, “Uzmanlarımızın hesabına göre Türkşeker yaklaşık 600 milyon lira zarara uğratıldı. Bunun adı satış değil, peşkeştir” dedi.</p>

<p>Kurumun zararının 2023'te 3 milyar 300 milyon liradan 2024'te 11 milyar liraya yükseldiğini ifade eden Arıkan, 2025 bilançosunun ise hâlâ açıklanmadığını belirterek şeffaflık çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arikan-apoletli-vesayetleri-reddettigimiz-gibi-kravatli-ve-cubbeli-vesayetleri-de-reddediyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/02/saadet-kayserinin-adayi-mahmut-arikan.jpg" type="image/jpeg" length="64691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazıcı: Anayasa referandumla hayat bulacaktır]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/yazici-anayasa-referandumla-hayat-bulacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/yazici-anayasa-referandumla-hayat-bulacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, yeni anayasa çalışmaları hakkında, "Anayasa yapmak, milletimize ait temel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın başkanlığında AKP Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Akdeniz Bölge Toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantının açılışında konuşan Hayati Yazıcı, "Türkiye Yüzyılı; güçlü ekonomi, güçlü demokrasi, güçlü hukuk ve güçlü devlet vizyonunun adıdır. Türkiye Yüzyılı, geçmişinden güç alan, geleceğini güvenle inşa eden büyük Türkiye idealinin adıdır" dedi.</p>

<p>Yeni anayasa ihtiyacından bahseden Yazıcı, "Anayasa yapmak milletin hakkıdır. Çünkü egemenliğin sahibi millettir ve siyasi kurumların, bunun en öncüsü olan parlamentonun önemli toplantı salonlarında, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' özdeyişi yer alır. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek, her alana bu egemenliğin etkin olduğunu ortaya koymakla kaimdir. Bugüne kadar şöyle irdelediğimiz zaman ilk anayasa hareketimiz 1876'dır. Kurtuluş Savaşı dönemi var, Cumhuriyet'in kuruluş süreci var 21-24 anayasaları ve çok partili demokratik hayata geçtikten sonra iki anayasamız olmuş; 61-82 anayasaları. Bu anayasaları darbeciler yapmış. Darbe yapmışlar, milletin iradesini bir yana koymuşlar. Millete ait anayasa yapma hakkını o hakkı nerden aldılarsa kullanmak suretiyle anayasa inşa etmişler. Halen de bu nitelikte yapılmış bir anayasayla yönetiliyoruz. Önümüzdeki dönemin en önemli <a href="https://www.ekonomim.com/gundem" rel="nofollow" target="_blank" title="gündem">gündem</a> başlıklarından biri, milletin özgür iradesinin ürünü olan yeni bir anayasa yapmaktır. İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Millete ait bir hak"</h2>

<p>Yeni anayasaya için referandum ile karar verileceğini vurgulayan Yazıcı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Küresel ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, savaşların, çatışmaların, soykırım ve insanlara karşı işlenen suçların olağanlaştığı bir dönemde Türkiye olarak insanlığın yeni anayasası ile umut veren bir ülke olmayı ciddi şekilde hedefliyoruz. AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik fikir hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Yeni anayasa komisyonu da 1 yıldır çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa konusunda bir uzlaşma masası kurulduğunda AK Parti olarak hazır bir şekilde anayasa yapım sürecini başlatacağız.</p>

<p>Tüm siyasi partileri yeni ve sivil anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle ve özenle çağrıda bulunuyoruz. Yeni anayasa talebi herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletimizin talebidir. Anayasayı günlük siyasi hesapların veya kişisel amaçların bir gereği olarak değil, milletimizin geleceğinin güvencesi olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p>Bizler yeni anayasa çalışmalarını bir siyasi polemik alanı değil, milletimizin tarihi bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüm siyasi partilerin bu meseleye ön yargılardan uzak yapıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz. Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/yazici-anayasa-referandumla-hayat-bulacaktir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2022/11/hayati-yazici.jpg" type="image/jpeg" length="43166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-degerli-bir-is-insaninin-kabul-edilemez-tabirlerle-hedef-alinmasini-dogru-bulmuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-degerli-bir-is-insaninin-kabul-edilemez-tabirlerle-hedef-alinmasini-dogru-bulmuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürtlerle ilgili anlattığı fıkra nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan iş insanı Rahmi Koç'a destek verdi. Bahçeli, "95 yıllık ömründe Türkiye'ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kamuoyunda tartışma yaratan Rahmi Koç hakkındaki tepkilere ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, Koç'un hedef gösterilmesini doğru bulmadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İzmir’deki bir hastane açılışında Sayın Rahmi Koç’un, samimi bir sohbet ortamında yaptığı bir latife üzerinden kendisine yönelik soruşturma başlatılması yanlıştır. 95 yıllık ömründe, aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla Türkiye'ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz."</p>

<p>Tartışmalar, Rahmi Koç'un Balçova'da açılan Amerikan Hastanesi'nin açılış töreninde anlattığı bir fıkranın sosyal medyada gündem olmasıyla başladı.</p>

<p>Koç'un konuşması sırasında kullandığı ve bir Kürt kadın karakter üzerinden anlattığı fıkra, kamuoyunda tepki çekti.</p>

<p>Görüntülerin yayılmasının ardından Rahmi Koç hakkında soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Tepkilerin ardından Rahmi Koç yazılı bir açıklama yayımlayarak özür diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-degerli-bir-is-insaninin-kabul-edilemez-tabirlerle-hedef-alinmasini-dogru-bulmuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/bahceliden-ortak-toplanti-oncesi-birlik-ve-dayanisma-vurgusu.webp" type="image/jpeg" length="52974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'nin Salı günkü grup toplantısında kim konuşacak?]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chpnin-sali-gunku-grup-toplantisinda-kim-konusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chpnin-sali-gunku-grup-toplantisinda-kim-konusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun Salı günü grup toplantısına başkanlık edeceğini duyurdu. Özgür Özel ise, TBMM'de Salı günü gerçekleştirilecek partisinin grup toplantısı için Manisa programını iptal etti. Özel'in Meclis'te olacağı öğrenildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Yasal mevzuat açık, CHP'nin Genel Başkanı partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek madde yok.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de Salı günü TBMM'de grup toplantısında kimin konuşulacağı merak edilirken bir yeni açıklama Kılıçdaroğlu cephesinden geldi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Sönmez, "Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Haziran 2026 Salı Günü Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup Toplantısına başkanlık edecektir" duyurusunu yaptı.</p>

<p>Özgür Özel'in de daha önce katılacağı Manisa programını iptal ederek Salı günü TBMM'de olacağı öğrenildi. Nefes gazetesi yazarı Aytunç Erkin'in aktardığına göre; bu kapsamda Özgür Özel, 9 Haziran Salı günü için Manisa programını iptal etti. Özel'in TBMM'de olması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Yasal mevzuat açık, CHP'nin Genel Başkanı partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek madde yok. Buna göre hareket etmek durumundayız" açıklaması yaptı. </p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç ziyareti dönüşünde gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.</p>

<p>CHP'nin Salı günü gerçekleştireceği grup toplantısına ilişkin Kurtulmuş, şunları söyledi:</p>

<p>"Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisindeki çelişkiyi açıkçası üzülerek takip ettiğimi ifade etmek isterim. Meclis Başkanı olarak da içlerindeki bu konuların tarafı olmamaya büyük özen gösteriyorum ilk andan itibaren. Dikkat ederseniz fazla konuşmuyorum, sözlerimi de son derece dikkatli seçmeye çalışıyorum. Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır. Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız.</p>

<p>Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız.</p>

<p>Geçmişte benzer bir uygulamaya şahit olmuşuz. Sayın Murat Karayalçın, Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli Cindoruk'a soruluyor. Cindoruk da biz “Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz” diye çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor ve orada hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Sayın Genel Başkan Murat Karayalçın meclis grubunda konuşma yapıyor.</p>

<p>Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır. Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğidir. Burada Meclis Başkanlığı olarak bizim mevzuat, kanunlar, kararlar çerçevesinde bir katkımız olacaksa samimiyetle Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi meselesini halletmesi için destek olmaya hazırız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chpnin-sali-gunku-grup-toplantisinda-kim-konusacak</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozel-kilicdaroglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="39582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-siz-oldukca-ben-yolumdan-donmeyecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-siz-oldukca-ben-yolumdan-donmeyecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, ara seçimde yarın sandık kurulacak bölgelere gitmeye devam ediyor. İlk olarak Çorum'da konuşan Özel, öğle saatlerinde Nevşehir'e gitti. Çorum'da Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması'na katılan Özel, "Siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, yarın 6 beldede yapılacak ara seçim öncesi seçim bölgelerini gezmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Dün Tokat ve Gümüşhane'de seçmenlerle bir araya gelen Özel, bugün Çorum ve Nevşehir'de olacak.</p>

<p>Özel, ilk olarak Çorum Uluslararası 1. Alevilik Çalıştayı Kongresi'ne ve Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması'na katıldı.</p>

<p>Burada Alevilerin yaşadığı sorunlardan bahseden Özgür Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biliyoruz ki bu ülkenin sizlere borcu çok. Aynı hizmeti alamamak. Camiyi ibadethane sayıp cemevlerini ibadethane saymamaları. Aleviliği bir inanç değil kültür olarak görmek. Aleviliği Kültür Bakanlığı'na bağlamak. CHP iktidarına ne kadar çok ihtiyaç olduğunu bu küçük örneklerden geliyoruz. Grup kürsüsüne çıktığım ilk gün eşit yurttaşlık demiştim."</p>

<p>'Mutlak butlan' kararına ve seçilmiş CHP yönetimine yönelik baskılara da değinen Özgür Özel, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>"Bugün dört koldan saldırı altındayız. Tehditlerle, baskılarla bizi yolumuzdan döndürmeye çalışıyorlar ama siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim. Butlan meselesi, CHP'nin iç meselesi değildir. Bizim aramızda değildir. Saray ile milletin iradesi arasındadır. Bu yüzden biz bu butlan meselesinde birbirimize düşmek yerine hep birlikte sandığı yok sayanlara karşı mücadele edeceğiz. Hacı Bektaş'ın ektiği toprağa su vermeye yoldaş olacağım. İncinsem de incitmeyeceğim ama mücadeleden vazgeçmeyeceğim. En güzel günlerde, en adil günlerde hep birlikte olacağız. Siz bize sahip çıktınız, biz sizinle birlikte bu yolu yürüyeceğiz. Eninde sonunda menzile varacağız. Biz başaracağız, biz kazanacağız."</p>

<p>Çorum'un ardından Nevşehir'e geçecek olan Özel, Mustafapaşa Meydanı'nda düzenlenecek Nevşehir Ürgüp Mustafapaşa Beldesi Halk Buluşması'nda konuşacak.</p>

<p>Seçmenler yarın Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü ve Çevrecik, Almus ilçesine bağlı Bağtaşı, Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu ile Gümüşhane'ye bağlı Tekke ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldelerinde, sandık başına gidecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-siz-oldukca-ben-yolumdan-donmeyecegim</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ozel-sakarya.jpg" type="image/jpeg" length="30104"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel'den beldeye "550 kişi seçmen olarak kaydırıldı" iddiası]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozelden-beldeye-550-kisi-secmen-olarak-kaydirildi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozelden-beldeye-550-kisi-secmen-olarak-kaydirildi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, Tokat'ın Çevrecik beldesinde yapılacak yerel ara seçim öncesi dikkat çeken iddialarda bulundu. Beldeye seçimden önce 550 seçmenin taşındığını öne süren Özel, mutlak butlan kararına ilişkin ise "Sarayın atadığı değil, milletin seçtiği yönetecekse onun adı demokrasidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, yerel ara seçimler öncesinde başlattığı Anadolu turu kapsamında Gümüşhane'nin ardından Tokat'ın Çevrecik beldesinde vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<p>Çevrecik'te konuşan Özel, seçim öncesi seçmen listelerine ilişkin önemli bir iddia ortaya attı.</p>

<p>Beldenin toplam seçmen sayısının 2 bin 166 olduğunu belirten Özel, seçim listeleri kesinleşmeden kısa süre önce 550 kişinin seçmen olarak kaydırıldığını öne sürdü.</p>

<p>“İktidar partisi buraya 550 tane, burayla ilgisi olmayan seçmen getirdi. Trabzon'dan, fabrikalardan seçmen yazmışlar. Bu insanların Çevrecik'le hiçbir bağı yok.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beldeyi kimin yöneteceğine dışarıdan getirilen kişilerin değil, Çevrecik halkının karar vermesi gerektiğini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bugün bu beldeyi kimin yöneteceğine karar verilecekse, bu kararı Çevrecik'in insanları verecek. Dışarıdan taşınanlar değil."</p>

<p>Taşıma seçmen uygulamasıyla seçim sonucuna müdahale edilmek istendiğini savunan Özel, "Trabzon'un bilmem neresinden, bu köyle bırak kan bağını, yolunun önünden geçmemiş adamı buraya getirip bu beldeye darbe yapamazsınız. Haksızlık bu” dedi.</p>

<p>Özel, şunları kaydetti:</p>

<p>“Burası 1998’de belde oldu. Üç kez belde belediyesi seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni tercih ettiniz. Ne yaptılar? Bu ilçeyi, tüm beldeleri geri bıraktılar. Göç oldu. Güç kaybetti. Fırsatını buldular, belediyenizi kapattılar. Belde belediyesini kapatınca o günden bugüne 2 binin altına düşen nüfusuyla, 2013’ten beri zorluklar çekiliyor. Zaten burayı yok sayan, görmeyen, hizmet etmek istemeyen bir anlayış var. Ama ne oldu? Özellikle Bektaş Muhtarın gayretleriyle, sizlerin gayretleriyle burası yeniden belediye oldu. Bu pazar siz ananızın ak sütü gibi alnınızın teriyle sandığı getirdiniz, belediye başkanınızı seçeceksiniz. Bakın, sandık öyle bir şeydir ki sandık, yıllardır yapılmayan yol… Sandık geldi, sandıktan önce yol geldi. Yıllarca yapmadılar. Örneğin Reşadiye Tozanlı bölgesi. Seçim yok, yol yok. Herkes şunu bilsin ki sandık, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in en büyük kazanımıdır. Sandığa sahip çıkacağız. Sandığa sarılacağız. Partimize sarılacağız. Adayımıza sarılacağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozelden-beldeye-550-kisi-secmen-olarak-kaydirildi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/10/ozgur-ozel-chp-basin.png" type="image/jpeg" length="97384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Çünkü Toros Dağları'nda kıl çadırlardan hâlâ duman tütmeye devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-cunku-toros-daglarinda-kil-cadirlardan-hala-duman-tutmeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-cunku-toros-daglarinda-kil-cadirlardan-hala-duman-tutmeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Bu milletin birliğini, bu vatanın bütünlüğünü, demokrasiyi, hukuku, adaleti size çiğnetmeyeceğiz. Çünkü Toros Dağları'nda kıl çadırlardan hâlâ duman tütmeye devam ediyor. Bunu tarih iyi bir sorumlulukla yerine getireceğiz. " dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'in Mut ilçesinde düzenlenen 64. Karacaoğlan Kayısı, Kültür ve Sanat Festivali siyaset ve sanat dünyasını bir araya getirdi. Festivale İYİ Party Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nın yanısıra Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP ve İYİ Partili milletvekilleri de katıldı. Ayrıca halk ozanı Musa Eroğlu ve birçok yerel sanatçının yer aldığı festivale, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş mesaj gönderdi.</p>

<p>Festivali düzenleyen Mut Belediye Başkanı Murat Orhan’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Müsavat Dervişoğlu, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2>“Ben benden bekleneni yaptım”</h2>

<p>Dervişoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>“Ben hukuktan yana, adaletten yana, demokrasiden yana biriyim. Ben benden bekleneni yaptım; tarihin üzerime yüklediği sorumluluğun da icabını yerine getirdim. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Benden beklenen oydu ve ben onun gereğini yerine getirdim. Vatandaşın konuşulması gereken onca derdi varken siyasetçi vatandaşın derdini konuşmakla mükellef iken, vatandaş siyasetin sorunlarını konuşmaya başladı maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum. Bir kişinin emri hak vaki oluncaya kadar makamında kalmasının önünü açmak üzere atılmış adımlar hem hukuk nizamını hem demokrasiye hem de adalet anlayışımızı zedeliyor. Bir toplumda adalet duygusu zedelenirse zedelenmemiş hiçbir müessese kalmamış demektir. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Adaletin olmadığı yerde demokrasiyi tam ve kâmil şekilde yaşatamazsınız. 2017 yılından itibaren hep aynı şeyleri söylüyoruz. Bu sistem Türkiye’yi her geçen gün onulmayacak bir biçimde sıkıntıya sokacak ve tek adamlığa doğru evrilecektir. Bu uyarıyı 2017'den itibaren yapmamıza rağmen görünen ve anlaşılan odur ki bu ifadelerimizden ders çıkarmayanlar ısrarlarını sürdürmeye devam edecekler. Bu milletin birliğini, bu vatanın bütünlüğünü, demokrasiyi, hukuku, adaleti size çiğnetmeyeceğiz. Çünkü Toros Dağları'nda kıl çadırlardan hâllâ duman tütmeye devam ediyor. Bunu tarih iyi bir sorumlulukla yerine getireceğiz. Siyaseten istifade edilebilecek alanlar bulduk diye o alanları doldurmaya çalışan bir siyasi üslubun mümessili olmayacağız. Farklı fikirlerden olan insanların fikrî ayrılıklarını derinleştirerek bundan siyaseten nemalanmaya kalkışmayacağız. ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ diye nutuk atar dururuz. Hepimiz aynı gemideyiz el hak doğrudur. Ama unutmayın aynı denizdeyiz ve deniz Türk milletidir, deniz Türk vatanıdır, deniz Türk bayrağıdır.”</i></p>

<h2>“Siyasi partiler düşman değildir”</h2>

<p><i>Siyasi partilerin birbirlerinin düşmanı değil, birbirlerinin rakibi olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Rekabetin sonuçlandırılacağı yer milletin iradesini içine koyacağı seçim sandığı olmalıdır. Türk siyaseti üzerindeki yargı vesayetini asla ve kat'a kabul etmiyorum. Bir kişiyi yerinde tutmak için Anayasa’nın çiğnenmesini, hukukun çiğnenmesini, demokrasinin ve millet iradesinin ayaklar altına alınmasını asla ve kat'a kabul edebilmek mümkün değildir. Demokrasinin namusu, namuslu ve faziletli siyasetçilerin sayesinde değer kazanır. Aksi takdirde her şeyi kendinize uydurarak bir gelecek planı yapmak suretiyle kendinizi kurtarmaya yönelik adımları atmaya kalkar ve milletin felakete doğru sürüklenmesine rıza gösterirseniz millet buna asla ve kat'a müsaade etmez” diye konuştu.</i></p>

<h2>“Yolunuzu ve yönteminizi doğru şekilde belirleyin”</h2>

<p>Geçmiş dönemdeki darbeleri, muhtıraları ve idamları hatırlatan Dervişoğlu şunları söyledi:</p>

<p><i>“Türkiye her çalkantıların içinden çıkmaya muktedir bir demokrasi bir birikiminin sahibidir. Bu şartlara bakarak ‘Her şeyi istediğimiz gibi yaparız’ diye düşünenler varsa buradan onlara sesleniyorum: Yolunuzu ve yönteminizi doğru biçimde belirleyin. Mahkemelerin farklı bir bakış açısıyla Türk demokrasisine müdahale edebilecek hakta görmeleri son derece tehlikeli, farklı sıkıntıları da beraberinde getirecek bir durumdur. Her şeyi yargı üzerinden yapmaya kalkarsanız o zaman milletin iradesini ve geride bıraktığımız asırların birikimini de yok saymış; bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak lafa teslim olmuş olursunuz. Türk milleti böyle ham ve hımbıl bir millet değildir. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır.</i></p>

<h2>“Yassıada kararlarını millet kabul ediyor mu”</h2>

<p><i>Mahkeme kararlarının tarih içinde nasıl değerlendirildiğini düşünün. Bakanların ve başbakanın asıldığı 60 ihtilalinden sonra kurulan Yassıada mahkemelerinde alınmış olan kararlar da mahkeme kararıydı. Millet bugün kabul ediyor mu bu kararları? 1971 senesinden sonra kurulmuş olağanüstü dönemin mahkemelerinin aldığı kararlar gençlerin idamına vesile oldu. Ama üzerinden geçen zaman içerisinde o kararlar da mahkeme kararları olmasına rağmen eleştiriliyor. Millet o gün alınmış kararları bugün adil mahkeme kararları diye kabul ediyor mu, edebiliyor mu? Asla etmiyor. Recep Tayyip Erdoğan’a bir şiir okudu diye ceza verilen de mahkemeden çıkmış bir karardı. O karar mahkemeden haksız ve hukuksuz bir biçimde çıktığı için ‘muhtar bile olamaz’ dedikleri Recep Tayyip Erdoğan 24 seneden beri bu memleketi yönetiyor.”</i></p>

<h2>“Kötü olan ne varsa da sorumlusu olarak Erdoğan’ı göreceğiz”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenen Dervişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p><i>“Cumhuriyetimiz 100 yıllık, çeyrek asırdır Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönetiliyoruz. İyi olan ne varsa eğer ondan sayacaksak kötü olan ne varsa da onun sorumlusu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı göreceğiz. Eğer gençlerimiz geleceklerinden umutsuzlarsa, eğer çiftçimiz toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamıyorsa, eğer sanayicimiz finansmana erişemediği ve kendini garantide görmediği için yatırım yapamıyorsa; eğer bir memlekette açlık sınırı 35 bin liranın üstüne çıkmış, yoksulluk sınırı 115 bin liraya ulaşmışken en düşük emekli maaşı şayet 20 bin TL ise bunun da sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. Bu millet alkışlamayı da bilir, ‘Artık dönemin bitti, kenara çekil’ demeyi de bilir. Bu ifadeleri siyasi bir menfaat temin etmiş olmak için konuşmuyorum. Ben bunları bu milletin gerçeği olduğu için ifade etmeye gayret sarf ediyorum. Tükenmişlik, yıkılmışlık, bezginlik artık bu ülkeyi yönetenlerin mustarip olduğu bir hastalık olarak kendini ortaya çıkarıyor. Milleti bezmiş, milleti bıkmış, milleti çaresizmiş gibi göstermeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Türk milleti yaşadıklarına katlanmaya mecbur ve mahkûm değildir. Türk milleti her türlü zorluğun üzerinden gelebilecek, her engeli aşabilecek, her tuzağı bozabilecek kudrette büyük bir millettir. Size söylüyorum, biz varız diyorum. Biz derken sadece şahsımı ve partimi kastetmiyorum. Sizlere inanarak, sizlere güvenerek, demokrasi kültürümüzün ne olduğunu bilip idrak ederek bunları söylüyorum. Sandıkta alkışlayarak getirdiklerini yine alkışlayarak uğurlayan milli bir ferasete sahip olduğumuzu ifade etmek için söylüyorum.”</i></p>

<h2>“Ömrümün sonuna kadar hak hukuk diyeceğim”</h2>

<p>Dervişoğlu konuşmasını şu sözlerle noktaladı:</p>

<p><i>“Zor günlerde kurulmuş hükümetlerde rahmetlik Süleyman Demirel gibi bir kişiyi 6 defa gönderip 7 defa getiren iradeyi sandıkta yaşama geçirebilme kudretine sahip olduğumuzu bildiğim için söylüyorum. Parti, dernek, fırka ayrımına bakmıyorum. Türk milletini bir ve bütün olarak görüyorum. O sebeple söylediğim her kelamı, attığım her adımı milletim için attığımı da buradan tekrar ediyorum. Millet hiç kimseye özellikle tek adamlığı kendisine şiar edilmiş insanlara kendini teslim etmeyecektir. Millet, iradesini ortaya koyacak, getirdiği bu iktidarı sebep olduğu kötülükler yüzünden geldiği gibi geri gönderecektir. Ve bunu da inşallah sandıkta gerçekleştirecektir. Her zaman hakkın, hukukun, adaletin, eşitliğin ve kardeşliğin yanında durma iradesini sergileyeceğimden emin olmanızı istiyorum. Bununla da yetinmiyorum. Bunun için Allah yukarıda şahit siz de buradasınız, ömrümün son anına son nefesime kadar mücadele edeceğimi, hukuk diyeceğimi, adalet diyeceğimi, hürriyet diyeceğimi ve demokrasi diyeceğimi haykırıyorum.”</i></p>

<p>Konuşmasının sonunda Dervişoğlu, göz ameliyatı olduğunu ve halk ozanı Musa Eroğlu’nu görmediğini belirterek alkışlatırken, daha sonra yanına giderek selamlaştı.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-cunku-toros-daglarinda-kil-cadirlardan-hala-duman-tutmeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/dervisoglundan-hukumete-sert-elestiriler-biz-dogru-yoldayiz.webp" type="image/jpeg" length="94274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdağ: Cumhuriyetin kurucu partisinin genel başkanının değiştirilmesi, ciddi hukuki suikast niteliği taşımaktadır]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozdag-cumhuriyetin-kurucu-partisinin-genel-baskaninin-degistirilmesi-ciddi-hukuki-suikast-niteligi-tasimaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozdag-cumhuriyetin-kurucu-partisinin-genel-baskaninin-degistirilmesi-ciddi-hukuki-suikast-niteligi-tasimaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, CHP'ye yönelik yargı kararlarının "hukuki suikast" olduğunu belirterek "Yapılmak istenen şeyin Türkiye’de AK Parti’yi hegemon parti konumuna getirmek olduğu açıktır. Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelir. Muhalefetin kazanma imkanı yoktur." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Geleneksel Gül Festivali kapsamında geldiği Isparta’da partisinin il başkanlığı binasında basın toplantısı düzenledi. Özdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hukuk, demokrasi ve ekonomi başlıklarında iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Özdağ, Isparta ziyaretinde esnafla ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirterek, festival alanında da temaslarını sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin ağır bir siyasi süreçten geçtiğini ifade eden Özdağ, “Ne yazık ki hukuk devletinin askıya alındığı, anayasanın işlemez hale getirildiği, düşman ceza hukukunun amansızca uygulandığı günlerden geçiyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP’ye yönelik yargı sürecine de değinen Özdağ, “Mutlak butlan gibi bir karar alarak yüz senelik Cumhuriyetin kurucu partisinin genel başkanının değiştirilmesi, mazbatasız bir kişinin genel başkan ilan edilmesi ciddi hukuki suikast niteliği taşımaktadır ve siyasi müdahalelerin neticesinde gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelir”</h2>

<p>Özdağ, Türkiye’de tek parti hakimiyetine dayalı bir sistem oluşturulmaya çalışıldığını öne sürerek şunları söyledi:</p>

<p>“Yapılmak istenen şeyin Türkiye’de AK Parti’yi hegemon parti konumuna getirmek olduğu açıktır. Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelir. Muhalefetin kazanma imkanı yoktur. Şimdi Türkiye’de böyle bir sistemin kurulmaya çalışıldığını görüyoruz. Türk demokrasisine karşı, anayasaya karşı bir suç işleniyor. Türkiye Kuzey Kore olmayacak. Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti olmayacak. Türkiye Doğu Almanya olmayacak. Türk halkının elinden seçme ve seçilme hakkı alınıp seçimler göstermelik hale getirilemez.”</p>

<h2>“Türk halkının yüzde doksanı fakirleşmeye devam etmektedir”</h2>

<p>Ekonomik sorunların siyasi gündemin gölgesinde bırakılmaya çalışıldığını belirten Özdağ, vatandaşların ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını dile getirerek, “Mutfakta mutlak bir yangın vardır. Türk halkı açtır, aç. Her gün küçük bir azınlık gelirine gelir katarken Türk halkının yüzde doksanı fakirleşmeye devam etmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Isparta esnafı kan ağlıyor”</h2>

<p>Isparta’daki esnaf ziyaretlerinde ekonomik sıkıntıların yoğun şekilde dile getirildiğini belirten Özdağ, kent merkezindeki işletmelerin zor günler geçirdiklerini belirterek, “Mimar Sinan Caddesi’nde esnaf ziyaretleri yaptık. Esnaf kan ağlıyor. İş yapamıyor. Geçen sene yaptığı işin üçte birini yaptığını söyledi. Ne yazık ki bütün Türkiye’deki kriz Isparta’yı da içine almış durumda. 2026 yılı esnaf tarafından yaşanan en kötü yıl olarak nitelendiriliyor” diye konuştu.</p>

<p>Hükümetin ekonomiye yönelik çözüm üretemediğini savunan Özdağ, “Hükümet Türk halkının refahı, yeni istihdam alanları yaratma ve üretimi artırma ile ilgilenmiyor. Özetle bu krizden AKP’yle çıkış yok. Eğer krizden kurtulmak istiyorsak AKP’den kurtulacağız” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozdag-cumhuriyetin-kurucu-partisinin-genel-baskaninin-degistirilmesi-ciddi-hukuki-suikast-niteligi-tasimaktadir</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/umit-ozdag-dam-ulkemize-hayir-getirmeyecek.webp" type="image/jpeg" length="18437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Şanlıurfa il teşkilatı ve 13 ilçe teşkilat organları görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/mhp-sanliurfa-il-teskilati-ve-13-ilce-teskilat-organlari-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/mhp-sanliurfa-il-teskilati-ve-13-ilce-teskilat-organlari-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yadımcısı Semih Güler, Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa il teşkilat organları ve 13 ilçe teşkilat organlarının görevden alındığını açıkladı. Böylece partinin 14 il teşkilatında yönetim değişikliği gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yadımcısı Güler, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, İl Başkanı olarak Osman Mutlu'nun atandığını duyurdu. Güler'in paylaşımı şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa il teşkilat organları ve 13 ilçe teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa İl Başkanlığı görevine Osman Mutlu atanmıştır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/mhp-sanliurfa-il-teskilati-ve-13-ilce-teskilat-organlari-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/mhp-logo.jpg" type="image/jpeg" length="35625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan bizleriz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyeye-sandigi-getirecek-olan-ve-iktidari-degistirecek-olan-bizleriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyeye-sandigi-getirecek-olan-ve-iktidari-degistirecek-olan-bizleriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da partililer tarafından karşılandı. Özel, “Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize teşekkür ediyorum. Siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf; tarihin doğru tarafıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Gümüşhane’de düzenleyeceği halk buluşması programı için sabah saatlerinde geldiği Trabzon Havalimanı çıkışında partililerce karşılandı.</p>

<p>VIP salonu dışında davul zurna eşliğinde, horon gösterisiyle karşılanan Özel, burada yaptığı konuşmada, "Karadeniz’in yiğit insanları hepinize merhaba. Cumhuriyet Halk Partisi değil, Türkiye'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan seçme ve seçilme hakkı, sandık saldırı altında. Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması 81 ilimizde ayakta. Biz gerimizde, bu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhneleşmiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz. Sizler bu yürüyüşü önce baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp, atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis’e yürürken biz yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'İktidarı değiştirecek olacak bizleriz'</h2>

<p>‘Sizler tarihin doğru tarafındasınız’ diyen Özel, "Bayramlaşmada ‘Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız’ dedik, Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı, hep birlikte Anıtkabir'e, Ata’mıza, kurucumuza yürüdük. Ancak Ankara dışında, Ankara dışında ilk adımlar; pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar, bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldik. Yanımızda Trabzon il örgütümüz, belediye başkanlarımız, milletvekilimiz, Karadeniz'in belediye başkanları, milletvekilleri, örgütümüz var. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki; siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf; tarihin doğru tarafıdır. Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan bizleriz. Ve tek güvencemiz; sizlersiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hep birlikte, iktidara yürümeye var mısınız? Hadi o zaman, vira bismillah. Başlıyoruz yürüyelim arkadaşlar" diye konuştu. Özel, konuşmasının ardından kara yoluyla Gümüşhane’ye hareket etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyeye-sandigi-getirecek-olan-ve-iktidari-degistirecek-olan-bizleriz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-05-110428.png" type="image/jpeg" length="93392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Ne Anıtkabir'in bekçisi ne Atatürk'ün mirasçısı ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir"]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ne-anitkabirin-bekcisi-ne-ataturkun-mirascisi-ne-de-turk-gencliginin-lideri-olma-potansiyeline-sahiptir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ne-anitkabirin-bekcisi-ne-ataturkun-mirascisi-ne-de-turk-gencliginin-lideri-olma-potansiyeline-sahiptir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Devlet Bahçeli Özgür Özel ile ilgili söylemini sertleştirerek, Özel'in Anıtkabir'e yürümesini eleştirdi, "Özel CHP içinde paralel merkez kurdu" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli mutlak butlan kararı alınan <a href="https://www.dw.com/tr/cumhuriyet-halk-partisi-chp/t-19049615" rel="nofollow">CHP</a> için hukuki sürecin işleyeceğini ve kurultayın yapılacağını söylerken, mahkeme kararı ile CHP genel başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel ile ilgili sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli, mutlak butlan kararı sonrası CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli'nin <a href="https://www.dw.com/tr/%C3%B6zg%C3%BCr-%C3%B6zel/t-71287390" rel="nofollow">Özgür Özel</a>'e yönelik tutumunu daha da sertleştirdiğinin gözlendiği demecinde CHP'nin kurultayının yapılması çağrısı yer aldı.</p>

<p>Bahçeli <a href="https://www.dw.com/tr/mutlak-butlan-davas%C4%B1/t-72771603" rel="nofollow">mutlak butlan</a> kararının çıkmasının ardından yaptığı ilk açıklamalarda Kılıçdaroğlu'na "feragat" çağrısı yaparken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da butlan kararını hukuki olarak eleştiren bir paylaşım yapmıştı. Ancak daha sonra Yıldız X'teki paylaşımını silmiş, Bahçeli de söylemini Özel aleyhine değiştirmeye başlamıştı.</p>

<p>Bahçeli, geçen hafta da Türkgün'e bir röportaj vermiş ve CHP'de bir "arınma ve durulma" sürecinin başlatılmasını, mevcut üyelerin yenilenmesini, yenilenmiş üye yapısıyla 9 Eylül'de kongreye gidilmesini önermişti.</p>

<p>Bu arada iki gün önce Adalet Bakanı <a href="https://www.dw.com/tr/ak%C4%B1n-g%C3%BCrlek/t-71347233" rel="nofollow">Akın Gürlek</a> ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin birlikte Bahçeli'yi ziyaret etmesi de dikkat çekmişti.</p>

<p>Özgür Özel hakkında şu anda TBMM'de en az 55 fezleke bulunuyor ve kulislerde Özel ve çevresindeki bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının gündeme gelebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Özgür Özel, iki gün önce gazetecilerle buluşmasında dokunulmazlık ile ilgili bu iddiaların hatırlatılması üzerine, "Kendisiyle ilgili endişe duyan CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz. O yüzden kendimle ilgili herhangi bir endişem yok ama Türkiye'de çok partili siyasal yaşamın geleceği açısından endişem var" demişti.</p>

<p>Bahçeli demecinde CHP'ye ilişkin hukuki sürecin işleyeceğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hukuki sürecin kabul edilmemesi parti için fiili siyasi bir parçalanmışlığı doğurmuştur. Ancak hukuki süreç işleyecek, kurultay yenilenecek ve hukuka uygun bir biçimde CHP kaderini belirleyecektir. Bu nedenle <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flundan-hesap-sorma-ve-fet%C3%B6-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1/a-77355165" rel="nofollow">CHP'liler FETÖ artıklarından</a> ve sokaktan medet uman bir anlayıştan katî surette uzak durmalı, CHP'nin iç karışıklıklarını Türkiye sathına taşımayı akıllarından bile geçirmemelidir."</p>

<p>CHP'de Özel cephesi bir an önce <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-ola%C4%9Fan%C3%BCst%C3%BC-kurultay-i%C3%A7in-12-temmuz-haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1/a-77385117" rel="nofollow">kurultay talep ederek 12 Temmuz için çağrı</a> yaparken, mahkeme kararı ile CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu tedbir kararı nedeniyle kurultayı toplayamayacağını savunuyor.</p>

<p>Devlet Bahçeli, partilerin parçalanarak fonksiyon kaybetmesini istemediklerini de söyleyerek, "CHP'nin kurumsal kimliğinin titizlikle korunmasından yanayız" ifadesine vurgu yaptı.</p>

<p>Özgür Özel'in Yargıtay'ın nihai kararını beklemeden krizi derinleştirecek hamleler yaptığını savunan Bahçeli, CHP'deki paralel liderliğin, siyaset ve toplumsal istikrarı bozacağını ifade etti. Bahçeli şunları kaydetti:</p>

<p>"Sayın Özel, Yargıtay'ın nihai kararını beklemeksizin, CHP'nin içinde bulunduğu krizi derinleştirecek hamleler yapmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak Sayın Özel, fiili bir müdahale ile TBMM grup başkanlığına geçerek <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-%C3%B6zg%C3%BCr-%C3%B6zel-ekibi-i%C3%A7in-yollar-ayr%C4%B1l%C4%B1%C4%9Fa-m%C4%B1-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor/a-77399632" rel="nofollow">partide yeni ve paralel bir merkez</a> kurmuş; kanunda tanımlanan Genel Başkanlık statüsüne karşı CHP'nin defacto lideri unvanını almıştır."</p>

<p>Bahçeli sözlerinin devamında Özel için şu ifadeleri de kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Milletvekilliği, grup başkan vekilliği, grup başkanlığı ve genel başkanlık yapan Özgür Özel'in; devlet adabından, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğinden kopuk; Türk siyasi hayatının hafızasını doğru okuyamayan ve Türk milletini politik ajandasındaki gündem maddeleri doğrultusunda provoke eden görünüşte 'ergen devrimciliği' ne CHP ne de Türkiye için sorumlu bir siyaset anlayışını barındırmamaktadır."</p>

<p>Özel'in partisine yönelik iddiaların üstünü örttüğünü de ileri süren Bahçeli, "Özel ayrıştırıcı dil ve üslubuyla, Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına mugayir hareketleriyle ve saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle ne Anıtkabir'in bekçisi ne Atatürk'ün mirasçısı ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir" dedi.</p>

<p>Özel'in "Canımızı ortaya koymaya fiziki mücadeleye var mısınız?" dediğini de anımsatan Bahçeli, Gezi Parkı olaylarını hatırlatarak "Bu şekilde kimlere, ne mesaj verilmeye çalışılmaktadır? Bu bir hazırlığın işareti midir?" diye sordu.</p>

<p>Demecinde dış müdahale ve cemaat operasyonu uyarısı da yapan Bahçeli, şöyle konuştu:</p>

<p><i>"</i>Yapılan hamleler pusuya yatan FETÖ artıkları ve menfaat şebekelerince CHP'nin bölünmesi üzerine inşa edilmişse ve buna uygun zemin hazırlığı meşruiyet oluşturma çabası kamuoyuna 'yapacak başka bir şeyimiz kalmadı' mesajı, ayrılmak için haklılık zemini oluşturarak güçlü bir kopma hevesi ise bu, Türk milletinin ve CHP seçmeninin ferasetinden kaçmayacaktır."</p>

<p>Sözlerinin devamında "Türkiye, siyasete siyaset dışı müdahaleler ve FETÖ operasyonları tecrübesine sahip bir ülkedir" diyen Bahçeli, CHP'nin rotasını "uluslararası bağlantı ve etkilenme alanı defalarca aşikar olmuş kişilerin belirlememesi gerektiğini" de kaydetti.</p>

<p>Özel ve İmamoğlu'nun yeni bir parti kurabileceğini ve şimdiye kadar atılan adımların yeni parti kurma senaryosunun sacayakları olabileceğini de söyleyen Bahçeli, Özel'in TOMA'ya çıkması, yağmurda ıslanması, mahkeme tebligatını yırtması gibi görüntüleri için "Son umut direnen lider PR çalışmalarının bir ürünü olarak kabul edilebilir" ifadesini kullandı.</p>

<p>CHP'deki tartışmaların devam eden çözüm sürecine de zarar verebileceğini ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Türkiye'nin köklü partisi CHP'de yaşanan gerilimin yaygınlaşması, toplumsal barış gibi geniş siyasi mutabakat gerektiren milli meselelerde ortak zemin oluşturulmasını zorlaştırabilecek, kamuoyu enerjisi Terörsüz Türkiye ve reform gündemlerinden ziyade parti iç tartışmalara yönelebilecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ne-anitkabirin-bekcisi-ne-ataturkun-mirascisi-ne-de-turk-gencliginin-lideri-olma-potansiyeline-sahiptir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozgur-ozel-devlet-bahceliyi-ziyaret-edecek-dzhu.jpg" type="image/jpeg" length="39170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YSK, CHP'ye ret gerekçesini açıkladı: Kararın temyiz merci Yargıtay]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ysk-chpye-red-gerekcesini-acikladi-kararin-temyiz-merci-yargitay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ysk-chpye-red-gerekcesini-acikladi-kararin-temyiz-merci-yargitay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YSK, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin başvurunun reddedilmesinin gerekçesini açıkladı. Kararda, "Kararın temyiz mercinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YSK, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin başvurunun reddedilmesinin gerekçesini açıkladı.</p>

<p>Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetiminin mahkeme kararıyla ihtiyati tedbirle görevden uzaklaştırılması kapsamında yapılan "mazbataların geçerli olduğunun ve seçilenlerin görevine devam ettiğinin tespitine karar verilmesi" yönündeki başvuruyu reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YSK, gerekçeli kararında, "6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 361 ve devamı maddelerine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin verdiği kararların inceleme merci Yargıtay'dır. Yüksek Seçim Kurulunun Hukuk Mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir" denildi.</p>

<p>Gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:</p>

<p><i>"Başvuran tarafından 21/9/2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 22. Olağanüstü Kurultayında, 24/9/2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü İstanbul İl Kongresinde, 19/10/2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 39. Olağan İstanbul İl Kongresinde ve 28-30 Kasım 2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 39. Olağan Kurultayında yapılan seçimler ile 4-5 Kasım 2023 tarihli Olağan Kurultayda seçilen delegelerin delegelikleri 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca sona erdiğinden yeni delegeler tarafından yapılan kongrelerde il-ilçe seçim kurullarınca düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun ve bu kongre/kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin, Yüksek Seçim Kurulunun Anayasanın 79'uncu maddesi uyarınca tam kanunsuzluk iddiasıyla Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilmişse de; tam kanunsuzluk iddiaları ile Kurulumuza gelen taleplerin Kurulumuzca "Tam Kanunsuzluk" yoluyla yapılan incelemeleri, il ve ilçe seçim kurulları tarafından alınan kararların denetimi ile sınırlı olup başvuran tarafından bu denetim yolu kullanılarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21/5/2026 tarih ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı Kararın denetlenmesinin istenildiği, oysa bu kararın temyiz mercinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır."</i></p>

<p><img alt="Ysk Chp1" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp1.jpg" width="231" /><img alt="Ysk Chp2" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp2.jpg" width="249" /><img alt="Ysk Chp3" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp3.jpg" width="242" /><img alt="Ysk Chp4" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp4.jpg" width="248" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ysk-chpye-red-gerekcesini-acikladi-kararin-temyiz-merci-yargitay</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/01/yskdan-oy-pusulasindaki-siralama-iddialarina-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="80673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-devlet-akli-iktidarin-her-yaptigina-sonradan-giydirilen-dokunulmazlik-zirhi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-devlet-akli-iktidarin-her-yaptigina-sonradan-giydirilen-dokunulmazlik-zirhi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP'ye yönelik alınan 'mutlak butlan' kararı için ''Bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile, devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Hayır. Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Müsavat Dervişoğlu, CHP'nin Genel Başkanlık görevini mahkeme kararıyla alan Kemal Kılıçdaroğlu'na ve iktidara yakın çevrelerin CHP'ye ilişkin ''devlet aklı devreye girdi'' sözlerine şu sözlerler tepki gösterdi:</p>

<p>"İktidarın aldığı her kararın üzerine bir mühür basılıyor: Devlet aklı. Hukuk geriye itilince, kurumlar etkisizleştirilince, liyakat yerine sadakat yerleştirilince, milletin kaderini ilgilendiren meseleler şeffaflıktan kaçırılınca, terör örgütünün kurucusuna siyasal rol yükleyen bir süreç işletilince, devlet aklı deniliyor. Hatta bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile, devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Hayır. Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir."</p>

<p>Dervişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün bize düşen de, yakışan da değişmemiştir. Biz hakikatin yolundan ayrılmadık, ayrılmayız. Biz düşkünlerden olmadık, olamayız. Türk milleti, sözde cemaat, özde bir terör ve casusluk şebekesini def ederken, iktidar partisi, eski ortağından kurtulmakla, kimini paylaştığı, kimini ise onun sayesinde nüfuz ettiği kurumları, üzerine geçirme planları yapmaktaydı. Ve biz, böyle bir zamanda, itirazımızdan vazgeçemezdik. 60 yıllık bir davayı, bir kişinin tahtına revan edenlere karşı sessiz kalıp, talimatla yazdırılan kararları kabul ederek, dayatmalarına boyun bükemezdik. Türk milletinin, tekçi, tek adamcı bir sistemle boğulmasına razı olamazdık. Türkiye’nin, partizan bir bürokrasiyle, güdülenmiş yargı odaklarıyla, şahsileşmiş bir devlet düzeniyle yönetilmesini destekleyemezdik, sindiremezdik, benimseyemezdik. Biz milletin oyunu, 3 günlük dünya hayatına, 3 kuruşluk makamlara ciro edemezdik. İşte bu yüzden bir araya geldik, çoğaldık, kök saldık, meyve verdik, taşlandık. Yılmadık, usanmadık, rotamızdan hiç şaşmadık. Bu yüzden milletimizin karşısında alnımız aktır, başımız da diktir.</p>

<p>Yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ediyoruz. Gelinen noktanın, CHP’nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye’de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP’ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de, başına kayyım atanmasına da, bir yargı kararıdır deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır.</p>

<p>Unutmayalım, 1960’daki Yassıada’da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır. Bu sebeple İYİ Parti olarak, tarafımız da duruşumuz da nettir, bellidir… Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz! Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hâkimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz ezcümle saltanat değil, cumhuriyet istiyoruz. Cumhuriyet istiyoruz. Cumhuriyet istiyoruz.</p>

<p>Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden, hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum: AK Partilisi, MHP’lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken, baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Tabutlukları, 12 Eylülleri, zindanları, 28 Şubatları, kapatma davalarını ne çabuk unuttunuz? Sizleri, Türk milletinin temsilcisi, avukatı, serdengeçtisi olmaktan alıp da, el atıyla, kardeşinin üzerine sürdüren bu düzenden nasıl razı olursunuz? Siz, 1 kişiye 10 kişi çullanırken, 'durun' diye koşan adamlardan bu hale nasıl geldiniz? Mevzuyu bilmeden, haklıyı haksızı tartmadan, karakterinizi unutup, taraf olup, zulme sessiz kalacak bir hale ne zaman büründünüz?</p>

<p>Unutmayın, ardına düşüp, yanlışını doğrusundan, günahını sevabından daha çok alkışladığınız, yukarıdaki o bir avuç, bu yaptıkları ile en çok sizi yok ediyor. İtibarınızı tüketiyor. Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam. Kadrolarımızla sonuna kadar mücadele ederim.</p>

<p>Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar, geçici başarılar elde edebilir. Ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye’ye sadece yeni krizler üretir. Bir kez daha tekrar ediyorum ki; bizim durduğumuz yerde 'Meşruiyetin tek kaynağı milletin hür iradesidir'. Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi, siyasi muhatap kabul etmem, atanmışlarla da uğraşmam. Hukuk devleti demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil; siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl – parçala – yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı, bölüp, parçalayıp yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor.</p>

<p>Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de, şu anda yürütülen seçim stratejisi de, iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90’ı terör hükümlüsü Öcalan’ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, devlet aklı masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da, terör hükümlüsü Öcalan’ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir."</p>

<p>Dervişoğlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<p>"Ana muhalefet partisine komisyon masasından kalkması gerektiğini, bu mekanizmanın iktidarı durdurmayacağını defalarca söylemiştim. İmralı canisi ile demokrasi pazarlayanları, buna da yüce Meclis’i alet etmeye çalışanları meşrulaştırmayın, demiştim. Bilin ki sitem etmiyorum, ben sadece Türk milletinin doğrularını söylüyorum. Başından beridir ikaz eden ve haklı çıkan birisi olarak şimdi yine söylüyorum, gelin bu Cumhuriyet'i el birliğiyle savunalım. Gelin bu ablukayı beraber dağıtalım. Gelin demokrasi için safları sıklaştıralım. Artık sahte çözüm masalarının aslında bir hanedan tuzağı olduğunu idrak edin. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun, pes etmeden devam edeceğiz. Biz dağ gibi burada duruyoruz, sırtını yaslamak isteyen varsa buyursun gelsin. Safımız Cumhuriyet ve demokrasi. Safımıza gelen herkes başımızın üstünde yer bulur.</p>

<p>Şimdi söyleyeceklerime herkes dikkat kesilsin, kulak versin. Unutulmasın: Millet olmanın temelinde, ortak bir ahlak vardır. İyiyi ve kötüyü ayıran, doğruyu ve yanlışı tartan, ifrat ile tefrit arasında milletin müşterek vicdanını kuran bir ahlak vardır. Bu ortak ahlak yerleştiğinde, kanun ortaya çıkar. O kanun, genel bir yaptırım gücüne eriştiğinde ve millet de o kanuna rıza gösterdiğinde, devlet olunur. Bu yüzden, rıza olmadan kanun işlemez. Kanunsuz da devlet olunmaz, devlet kalınmaz. Milletin herhangi bir ferdi için şeref ve namus ne ise, bir devlet için de kanun düzeni odur. Devlet aklı dediğiniz şey, işte o kanun düzeninin işleyişidir. Devlet adamı dediğiniz kimse de, o akılla, o düzeni işletmeye gayret eden kimsedir, bunu namusu belleyen kimsedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konu hangi devlet olursa olsun, o devletin derininde, o nizamın asıl sahibi olan millet vardır. Biraz daha derine bakarsanız, orada da o milleti vücuda getiren ortak ahlakı görürsünüz. Bunun dışında başka bir derinlik arıyorsanız yahut bulduğunuzu zannediyorsanız veya kendinize öyle bir sıfat devşiriyorsanız, orada milletin aklını değil ancak birilerinin zaafları bulursunuz. Suistimaller bulursunuz. Eksik yapılmış vazifeler, yanlış yürütülmüş işler bulursunuz. Milletin ortak çıkarları adına, belirli şartlarda kullanılsın diye verilmiş sırları, yetkileri ve imtiyazları; kibirle, açgözlülükle, kinle kirleten kimseler bulursunuz. Öbekleşmeler bulursunuz. Hizipleşmeler bulursunuz. Çeteleşmeler bulursunuz. Kanun düzeninin herkes için, herkes adına, açıkça, eşitçe, mertçe uygulanmasından rahatsız olanları bulursunuz.</p>

<p>Onun için söylüyorum: Bir devletin derini olmaz. Bir devletin hukuku olur. Bir devletin aklı, derinlikte ve karanlıkta değil; kanunlarda, kurumlarda, milletin rızasını almada ve millete hesap vermede görünür. Bir devleti yönetenler, 'derinlik' laflarına ne kadar sığınıyorsa, o devlet, akıldan da ahlaktan da o kadar uzaklaşmış demektir. Bir memlekette 'beka' ne kadar dile düşmüşse, orada hesap vermeyenler, hesap vermek istemeyenler, oturduğu makamdan kalkamayanlar, kalkmak istemeyenlerin çırpınışları var demektir. Her keyfi ve şüpheli işin arkasında, devlet aklı aransın isteniyorsa, orada başka hesapları işletenler var, başka başkentlerin hesabını, devlet aklı diye pazarlayanlar var demektir. Kendine, ailesine, çevresine imtiyaz isteyenler, kul hakkını yiye yiye bitiremeyenler var demektir.</p>

<p>Peki bu halde siyaset nedir? Milletin uzlaştığı, rıza verdiği kanun düzenini daha iyi işletmek için yarışmak demektir. Hakkından az alana, hakkını vermeye çalışmak, pasta küçükse, pastayı büyütmek demektir. Vatan bellenmiş toprakları savunmak ve bayındır kılmak için mücadele etmektir. Ama tüm bunları yaparken rakibini düşman görmemek, seçmeni seçmene, komşuyu komşuya, kardeşi kardeşe düşman etmemek demektir. Siyasete ikiyüzlülük bulaşırsa, orada artık devlet adamı kalmaz. Bir takım gafil, ahmak ve menfaatçi siyaseti kendi çıkarlarının esiri haline getirmeye çalışır. Siyasetin zemininden ahlak çekilirse, samimiyet kaldırılırsa, milli kurumlar ve davalar, aşağılık ayak oyunlarının parçası haline getirilirse, biz bunu yapanlara hürmet edemeyiz. Muhafazakâr olduğunu iddia edenler, aile kurumunu yıkıyorsa; milliyetçilik nutukları atanlar, millet düşmanlarının değirmenine su taşıyorsa; Cumhuriyetçiyiz diye iddia edenler, cumhuriyeti yıkanların hafriyatçılığını yapıyorsa; demokrasi diye haykıranlar, diktatörlük sevdalarının borazanlığına soyunuyorsa siyasi ahlaktan söz edemeyiz. Bunların siyaseti duygunun, düşüncenin vicdanın mahsulü değildir. Bunlar menfaatin emrinde olanlardır. Bunların tek derdi, kendi şahsi menfaatleri, rahatları ve zevkleridir. Bunlar, kendi menfaatlerini devlet projesi diye satar. Yaptıkları bütün hokkabazlıkları, riyakarlıkları ve fenalıkları demokratız diye izaha kalkarlar.</p>

<p>Bugün Türkiye’de çok tehlikeli bir kavram istismarıyla karşı karşıyayız. İktidarın aldığı her kararın üzerine bir mühür basılıyor: Devlet aklı. Hukuk geriye itilince, devlet aklı deniliyor. Kurumlar etkisizleştirilince, devlet aklı deniliyor. Liyakat yerine sadakat yerleştirilince, devlet aklı deniliyor. Milletin kaderini ilgilendiren meseleler şeffaflıktan kaçırılınca, devlet aklı deniliyor. Terör örgütünün kurucusuna siyasal rol yükleyen bir süreç işletilince, yine devlet aklı deniliyor. Hatta bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile, devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Hayır! Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir. Devlet aklı, bir partinin menfaatini devletin menfaati gibi sunma kurnazlığı değildir. Devlet aklı, yanlışların sorgulanmasını engelleyen sis perdesi hiç değildir. Devlet aklı; devletin varlığını, milletin birliğini, hukukun üstünlüğünü, adaleti, bağımsızlığı ve geleceği birlikte koruyabilme kabiliyetidir. Devlet aklı, milletin tarih içinden süzülüp gelen ortak aklıdır. Devlet aklı, yalnızca prosedür değildir; anayasal sadakattir. Devlet aklı, yalnızca bir karar alma tekniği değildir; kamu yararına, millî egemenliğe ve hukuk devletine bağlılıktır.</p>

<p>Devlet aklı, yalnızca devletin hareket kabiliyeti değildir; devletin kendi sınırlarını bilme, hukukla bağlı kalma ve millete hesap verme ahlakıdır. İşte bu nedenle, anayasal kurumları etkisizleştiren; Meclis'i geriye iten, yargı bağımsızlığını tartışmalı hâle getiren, basını baskı altında tutan, bütün kararları tek kişinin çevresinde yoğunlaştıran bir sistem, devlet aklını güçlendirmez. Tam tersine, devlet aklını bir kişinin ve bir partinin siyasi ihtiyacına mahkûm eder. Devlet aklı, doğru dürüst işleyen anayasal kurumlardır. Hukuk devletidir, denge ve denetimdir. Açık toplumdur, millî iradenin önünde hesap veren yönetimdir. Kurumların ortak hafızasını yok ederek devlet aklını güçlendiremezsiniz. Bağımsız yargıyı, siyasi baskıya açık hale getirseniz, sadece devlet aklını susturmuş olursunuz. Bizim tercihimiz açıktır. Devlet aklı, hukuku askıya alanların sığınağı değildir. Devlet aklı, adaleti aşındıranların bahanesi değildir. Devlet aklı, kurumları zayıflatıp kişileri büyütenlerin propaganda kavramı değildir. Devlet aklı, terör örgütünün kurucusunu siyasal merkeze taşıyanların örtüsü değildir.</p>

<p>Devlet aklı; Bilge Kağan’ın il ve töre uyarısında vardır. Tonyukuk’un bağımsızlık ve birlik siyasetinde vardır. Kutadgu Bilig’in adalet ve meşveret anlayışında vardır. Mâtürîdî’nin basiret, ehliyet ve meşru itaat ölçüsünde vardır. Cumhuriyetimizin millî egemenlik ilkesinde vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' iradesinde vardır. Ayrıca, devlet, aklını vatandaşı için kullanır. İktidar çevresinin zenginleşmesini değil, milletin refahını önceler. Rantın değil, emeğin hakkını korur. Yoksulluğun idaresini değil, ortadan kaldırılmasını hedefler. Mutlu bir azınlığın ikbalini değil, Türk milletinin huzuru, refahı, güvenliği ve geleceğini kendine dert eder. Devlet, milletini açlığa mahkûm eden değil; açlıktan kurtaran devlettir. Devlet, fakiri yardım kuyruğunda tutan değil; fakirlikten çıkaran devlettir. Devlet, orta hâlliyi eriterek zengini koruyan değil; toplumun bütün kesimlerini refaha taşıyan devlettir. Çeyrek asırdır kurdukları ortaklıklarla devletin aklını başından alanlardan, alacağımız bir devlet adamlığı dersi yoktur. Herkes iyi bilsin ki, artık ders verme zamanıdır. Hukuku, adaleti, demokrasiyi, cumhuriyeti sonsuza kadar savunacağız devleti devlet, milleti millet yapan kıymet hükümlerine zarar verenlerle de sonuna kadar mücadele edeceğiz. Herkes bundan emin olmalıdır. Geliyoruz, geleceğiz sıkı durun hesap soracağız.</p>

<p>İYİ Parti, milletini her şeyden üstün tutanların ocağıdır, evidir. Menfaat çeteleri bu sözlerimi iyi işitsin. Millet ve vatan işlerinde, hırsızlık, ahlaksızlık ve fenalık dışında akıllarına bir şey gelmeyen bedhahlar sözüme kulak versin. Kendilerini makamda tutmak veya bir koltuğa atanmak için siyasi rüşvete başvuranlar, irtikabı marifet sayanlar, aklınızdan çıkarmayın sizi yeneceğiz. Halkımızın sefaletine, sefahatle yaklaşanlara, adaletsizlikten dolayı ızdırap duyanlara, oh çekenlere, milletimizin üzüntüsüne alaycı kahkahalarla cevap verenlere haykırıyoruz: Riyakarlığı meziyet sananlara, dürüstlüğün asaletini göstereceğiz. Kim geliyorsa gelsin Halep ordaysa arşın buradadır. Hodri meydan.</p>

<p>Biz, şahsi dertlerimizi dert olmaktan çıkardık. Umutlarımızı da o yeşil tarlalara ektik. Biz dünyevi dertlerimizi, üstümüze kitlenen salon kepenklerine, önümüze koyulan dikenli tellere astık. Davamız, sonuna kadar, sonsuza kadar vazgeçmediğimiz… Vazgeçmeyeceğimiz birinci vazifenin gereğini yapma davasıdır. Cumhuriyet devletini muhafaza etme, bu milletin hak ettiğini alması kavgasıdır. Bu mücadeleyi hiçbir zaman terk etmeyeceğiz. Biz varız, biz buradayız. Yol var... Yürüyen gerek. Sancak var... Taşıyan gerek. Dava var... Yüklenen gerek. Başarmak var... İnanan gerek. İnanıyor ve biliyoruz ki, artık vakit iyilerindir ve milletin zaferi yakındır. Alevi vatandaşlarımızın Gadir-i Hum Bayramı'nı kutluyorum."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-devlet-akli-iktidarin-her-yaptigina-sonradan-giydirilen-dokunulmazlik-zirhi-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/03/dervisoglu-secim-ve-siyaset-yapilamaz-hale-geldi-tek-sey-secimleri-boykot-etmek.webp" type="image/jpeg" length="78777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanrıkulu: CHP'ye ilişkin gerekçeli karar 5 Mart’tan önce yazılmış...]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/tanrikulu-chpye-iliskin-gerekceli-karar-5-marttan-once-yazilmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/tanrikulu-chpye-iliskin-gerekceli-karar-5-marttan-once-yazilmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, gerekçeli kararın 5 Mart’tan önce yazıldığını ancak UYAP’a yüklenmediğini öne sürdü. Tanrıkulu, kararın zamanlamasına dikkat çekerek, YSK üyelerindeki değişimin beklendiğini iddia etti. Kararın 21 Mayıs'ta verildiği biliniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP’ye ilişkin gerekçeli kararın yazım tarihi ve UYAP’a yüklenme süreciyle ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu.</p>

<p>Tanrıkulu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu karar, 5 Mart'tan önce yazılmış ama UYAP'a yüklenmemiş. Çünkü kararda açılan ceza davalarından söz ediliyor. 15 Mayıs 2026 tarihine talik edildiği belirtiliyor. Bu ifade kararın 15. sayfasında yer alıyor. Oysa bu karar 21 Mayıs'ta verilmiş. 5 Mart'taki duruşma çoktan görülmüş ve dosya Temmuz ayına ertelenmiş. Eğer gerekçeli karar zamanında, örneğin 21 Mayıs'tan iki gün önce yazılmış olsaydı, "5 Mart 2026 tarihinde duruşmasının görüldüğü ve dosyanın Temmuz ayına ertelendiği" belirtilirdi. Dolayısıyla kararın kendisi bile 5 Mart'taki duruşmada ne yapıldığını söylemiyor. Peki neden beklemişler? Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının değişmesini beklemişler. Oradaki seçim süreci uzamış. Eski başkan ya da eski üyeler görevde kalırsa ne olacağını kestirememişler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oysa Yüksek Seçim Kurulu'nun İstanbul örneğinde olduğu gibi son derece açık, yerleşik ve istikrarlı kararları var. Bu içtihatlara aykırı davranılmayacağını biliyorlarmış. Neden özellikle 21 Mayıs? Çünkü hem Yüksek Seçim Kurulu'nun yeni başkan ve üyeleri göreve başlamış oluyor hem de dokuz günlük tatil dönemi yaşanıyor. Bu arkadaşlarımız bunları bilmezler mi? Elbette bilirler. En önemli kararların zamanlamasının bu tür hesaplarla belirlendiğini bilmiyorlar mı? Şimdi CHP'nin lehine verilmeyeceğinin bilindiği bir karara muhatap olunması "Bu bir mahkeme kararıdır, biz ne yapalım?" denilmesi mümkün değil. Ne yaparsın? Alırsın, yırtarsın, atarsın. Bu kadar basit. Partinin geleceği bakımından ivedi olarak yapılması gereken işler konusunda sorumluluk alınır; ancak bunun ötesinde bu karara dayanarak bir tutum almazsın."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/tanrikulu-chpye-iliskin-gerekceli-karar-5-marttan-once-yazilmis</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/06/chpli-tanrikuludan-il-disinda-yks-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="36702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Bu, CHP'yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Bunu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız"]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bu-chpyi-asan-bir-buyuk-iktidar-yuruyusu-bunu-partiyi-terk-ederek-degil-partide-mucadele-ederek-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bu-chpyi-asan-bir-buyuk-iktidar-yuruyusu-bunu-partiyi-terk-ederek-degil-partide-mucadele-ederek-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrasında CHP'dede yaşanan krizi ve yeni parti iddialarına ilişkin önemli açıklamalar yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">CHP'yi terk ederek yeni bir siyasi oluşuma gitme niyetlerinin olmadığını vurgulayan Özel, yeni partiyi CHP'nin seçime girme yeterliliğini kaybetme riski gibi "felaket senaryosu" için düşündüklerini söyledi. Özel, kurultay sonucu doğurması koşuluyla Kılıçdaroğlu ile müzakereye kapı araladı.</p>

<p dir="ltr">Mutlak butlan kararının ardından Salı günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel merkezde, yeni Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) belirlerken, Özel'in "grup başkanı" sıfatıyla Meclis grubunu toplaması, CHP'deki fiili iki başlı yapıyı daha da görünür hale getirdi.</p>

<p dir="ltr">Özel, toplantı sonrasında da parlamento muhabirleriyle sohbet toplantısında, önümüzdeki süreçte izleyecekleri yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p dir="ltr">Özel'in ilk hedefi, delegelerin salt çoğunluğunun imzasıyla olağanüstü kurultayın toplanmasını sağlamak. Bu çerçevede, pazartesi delegelerden imza toplanmaya başlandığına işaret eden Özel, öğlen saatlerinden, 550 imzaya ulaşılarak, olağanüstü kurultay için gerekli çoğunluğun sağlandığına işaret etti.</p>

<p dir="ltr">Özel, "Şu anda ıslak imzalı 804 delege imzası var. Bu sayı 900-1000'e doğru gidiyor" bilgisini paylaştı.</p>

<p dir="ltr">Anayasa Mahkemesi kararlarına işaret eden Özel, delegenin salt çoğunluğunun imzasıyla kurultay yapılmasının önünde engel olmadığını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Özel yönetimi, toplanan imzaları genel merkeze iletecek, Kılıçdaroğlu kurultayı toplamazsa, CHP'ye bir kez daha mahkeme yolu görünecek ve sulh hukuk mahkemesine kurultayın toplanması istemiyle başvurulacak.</p>

<h2 id="Ekrem-Beye-genel-başkanlık-teklif-ettiler" tabindex="-1">'Ekrem Bey'e genel başkanlık teklif ettiler'</h2>

<p dir="ltr">Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun partiden ihraç edilmesi tartışmalarına da değinen Özel, bunun Parti Meclisi kararı olmadan mümkün olmayacağını söyledi.</p>

<p dir="ltr">İmamoğlu'nun tutuklandığı dönemde Kemal Kılıçdaroğlu'nun da kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini, cumhurbaşkanı adaylığı önseçiminde oy verdiğini anımsatırken önemli bir iddiada da bulundu. Özel, Kılıçdaroğlu'na yakın isimleri kastederek, şunları söyledi:</p>

<p dir="ltr">"Ekrem beye, biz bir olalım, Özgür beyi indirelim dediler. Ekrem beye cezaevindeyken, genel başkanlık teklif ettiler. İddianeme yokken suçsuz olan Ekrem, iftiracılar dökülürken, helallik isterken arkadaşlarımızdan. Şimdi ne oldu da Ekrem bey hırsız oldu?</p>

<h2 id="Yeni-parti-olacak-ama-felaket-senaryosu-için" tabindex="-1">'Yeni parti olacak ama felaket senaryosu için'</h2>

<p dir="ltr">Siyasi kulislerde sıkça konuşulan yeni parti ile yollarına devam edecekleri iddialarına da açıklık getiren Özel, "Yeni bir parti var, olacak, olmalı ama felaket senaryosu için hep düşündük" dedi. Özel, felaket senaryosunu ise şöyle açıkladı:</p>

<p dir="ltr">"[İktidar] butlan kararının ardından baskın seçim yapıyor, CHP'nin kongre yapmamasını seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak nitelendiriyor. O zaman yeni partiniz yoksa şok yaşarsınız, hazır olmalısınız. Hatta yani yeni bir parti daha da olabilir, yani iki yedekli de olabilir. Ama biz bunu CHP'yi bırakıp, bu partiye geçiyoruz diye bir şey yok. Bu, CHP'yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Bunu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız."</p>

<p dir="ltr">CHP içinde önemli bir kesim, partinin bölünmemesi için iki tarafın uzlaşma araması ve yüzyüze görüşme zemininin oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Özel'e de "tüm köprüler atıldı mı, yeni bir müzakere zemini oluşabilir mi?" sorusu yöneltildi.</p>

<p dir="ltr">Özel, Kılıçdaroğlu ile mutlak butlan kararı sonrasında telefonla yaptığı görüşmeyi ve en kısa sürede kurultay önerdiğini, ikişer kişinin de görevlendirildiğini anımsattı.</p>

<p dir="ltr">"Ancak ertesi sabah bar fedaisi arkadaşlarıyla geldiler" diyen Özel, bu nedenle "müzakere kanalının hiç açılmadığını" söyledi. Ancak "arka kapı" diplomasisiyle, müzakereye de kapı araladı:</p>

<p dir="ltr">"Parti yararına bir görüşme olacaksa, doğrudan değil ama tarafsız aracılar üzerinden sonuç alma ihtimali varsa görüşülür. Bizim sonuçtan ne kastettiğimiz belli, kurultay."</p>

<p dir="ltr">Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK'sını da eleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun önce 7 kişilik MYK açıklamaya hazırlandığını, sonradan bu sayının 19'a çıktığının anlaşıldığını belirten Özel, bu durumu, Kılıçdaroğlu'nun kendisine destek verenleri "yanında tutma" çabasına bağladı:</p>

<p dir="ltr">"Yedi kişi yeter derken, bu sayı 19'a çıktıysa, 12 tane oynayan parça var demektir. Uçak mühendisleri bilir, her uçuştan önce bütün parçaları yoklayacaksın. Kemal bey'in de her sabah parçaları yoklaması lazım."</p>

<h2 id="Umarım-Devlet-Bey-rahatsızlığını-ifade-etmiştir" tabindex="-1">'Umarım Devlet Bey, rahatsızlığını ifade etmiştir'</h2>

<p dir="ltr">Özel Meclis'te grup toplantısında konuşmaya hazırlandığı saatlerde, aynı kattaki makamında MHP Lideri Devlet Bahçeli, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüştü.</p>

<p dir="ltr">Gazetecilerin görüşmeye ilişkin sorusu üzerine Özel, "Ümit ediyorum, Devlet bey, bu meseleden duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir. Çünkü değerlendirmelerini önemli buluyorum" dedi.</p>

<p dir="ltr">Antalya Büyükşehir Belediye başkanı adayını belirleme sürecindeki iddialarla ilgili hakkındaki fezleke hazırlandığının anımsatılması üzerine Özel, kendisiyle ilgili bir endişesinin olmadığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Fezlekelerin, bir anlamda Meclis'in rutin işlerinden biri haline geldiğini anımsatarak, endişesi olmadığını, ancak "kamu düzeni ve demokrasi" açısından endişeleri olduğunu ifade etti.</p>

<h2 id="FETÖ-suçlaması-Tüfeğin-kabzasını-yakıyorlar" tabindex="-1">FETÖ' suçlaması: Yakacak mermi kalmamış, tüfeğinin kabzasını yakıyorlar</h2>

<p dir="ltr">Özel, 15 Temmuz darbe girişimine karşı tavrını "darbedir" diyerek net olarak ortaya koyduğunu anımsatarak, iktidara yakın bir yayın organında kendisine "FETÖ'cü" suçlaması yöneltilmesine tepki gösterdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">"Bu suçlamanın yöneltilebileceği son kişilerden biriyim. Kemal bey için bir şey diyemem o gizli özne olarak söyledi. Bunu dile getirenlerin acz içinde olduğunu gösteriyorlar. Yakacak mermi kalmamış, tüfeğinin kabzasını yakıyorlar, yapıyorlar."</p>

<p dir="ltr">Kılıçdaroğlu, geçen cumartesi günü genel merkezdeki bayramlaşma programındaki konuşmasında, "FETÖ ajanlarını fark edemediği için" partililerden özür dilemişti.</p>

<h2 id="Kasımda-seçim-olursa-ilk-oyu-ben-veririm" tabindex="-1">"Kasım ayında baskın seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm"</h2>

<p dir="ltr">Siyasi kulislerde konuşulan olası erken seçim senaryolarını da değerlendiren Özel, seçimden kaçmayacaklarını belirterek, "Kasım ayında baskın seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm. Adayımızı çıkarırız, cumhurbaşkanını değiştiririz" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Özel, gelecek hafta hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölüm yıldönümü nedeniyle Manisa'da olacağı için grup toplantısı planlamadığını da ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Bir gazetecinin, "Gelip Kemal bey konuşmak isterse ne olur?" sorusuna Özel, "Öyle bir şey atmosfer, öyle bir imkan yok. Meclis kürsüsü seçilmişlerin yeri" yanıtını verdi.</p>

<p dir="ltr">Özel, kendisine yönelik fezlekelerin Meclis'e sevk sürecinde özel hayatı üzerinden itibar suikastı yapılacağı iddialarını "psikolojik harp yöntemi" olarak nitelendirdi.</p>

<p dir="ltr">Kendisinin bu konuda en ufak açığı ve korkusu olmadığını belirten Özel, " Öyle bir şey olsa, Akın Gürlek'e sert kapıya çarptın demezdim, onlarla anlaşma yoluna giderdim. Tamamen soytarılık, iftira" dedi ve ekledi:</p>

<p dir="ltr">"Bunları gördükçe sinirleniyorum, kızıyorum, midem bulanıyor. Hayatımda ilk kez öfke biriktiriyorum. Çünkü bu olmaz. Ölmüş bir kadına iftira attıran bir zihniyetle muhatabım."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bu-chpyi-asan-bir-buyuk-iktidar-yuruyusu-bunu-partiyi-terk-ederek-degil-partide-mucadele-ederek-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/ozel-chp-1.png" type="image/jpeg" length="41368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP, 4 il başkanı ve yöneticilerini görevden aldı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/akp-4-il-baskani-ve-yoneticilerini-gorevden-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/akp-4-il-baskani-ve-yoneticilerini-gorevden-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Teşkilat Başkanlığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda Adana, Diyarbakır, Giresun ve Siirt il başkanlıklarında görev değişikliğine gidildiğini açıkladı. Yeni il başkanlarının yönetimleriyle birlikte kısa sürede görevlerine başlayacağı bildirildi. AKP'de son olarak Eylül ayında Muğla, Çanakkale, Adıyaman, Niğde, Tunceli, Bitlis, Elazığ ve Ordu'da olmak üzere sekiz ilde yönetimler değişmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP Teşkilat Başkanlığı, Adana, Diyarbakır, Giresun ve Siirt'te il başkanlıklarında görev değişikliği yapıldığını duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Partimizin şehirlerdeki siyasi varlığını en üst noktaya taşımak amacıyla yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda 4 ilde görev değişikliğine gidilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana, Diyarbakır, Giresun ve Siirt illerimizde yeni il başkanları yönetimleriyle birlikte kısa sürede görevlerine başlayacaktır.</p>

<p>AK Parti sadece bir siyasi parti değil. Dünya mazlumlarına umut olacak medeniyet yürüyüşümüzün temsilcisidir.</p>

<p>Teşkilat çalışmalarımızı bu şuurla ve kendi içimizdeki değişim süreçlerini bu yüksek sorumlulukla yürütmekteyiz. Emek ve gayretleriyle mücadelemize eşsiz katkılar sağlayarak görevlerini devreden değerli il başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.</p>

<p>Hedefimiz, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerini başarmaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/akp-4-il-baskani-ve-yoneticilerini-gorevden-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/09/akp22.jpg" type="image/jpeg" length="72304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Yargıtay konunun hassasiyetine binaen, itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-yargitay-konunun-hassasiyetine-binaen-itiraza-yonelik-kararini-bir-an-once-vermelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-yargitay-konunun-hassasiyetine-binaen-itiraza-yonelik-kararini-bir-an-once-vermelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Bahçeli, CHP’deki 'mutlak butlan' krizine ilişkin Yargıtay’a kararını bir an önce verme çağrısı yaptı. Bahçeli, CHP üzerinden 'bölünmüş parti algısı' oluşturulmaya çalışıldığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salı günü partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, Yargıtay aşamasında olan CHP’ye yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin olarak, "İtiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen, itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir," diye konuştu.</p>

<p>CHP'ye yönelik mutlak butlan kararı ve onun akabinde yaşanan gelişmelere değinerek grup toplantısına başlayan Bahçeli, "CHP'nin bölündüğüne dair bir algı oluşturulmaya çalışıldığına" vurgu yaparak, "Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemesi gerektiğini" ifade etti.</p>

<p>Kasım 2023'teki CHP Kurultayı'na ilişkin çıkan mutlak butlan kararı şu an Yargıtay aşamasında bulunuyor. Bunu istinaden Yargıtay'ın bir an önce kararını vermesi gerektiğini belirten ve son dönemde ana muhalefet partisinde yaşananları "CHP üzerinden oyun oynamak" olarak nitelendiren Bahçeli şöyle konuştu:</p>

<p>"En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahsetmiştim. Geldiğimiz noktada, bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya hatta meşrulaştırmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır."</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olarak "güçlü siyasetin" gereğine vurgu yapan Bahçeli, "Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır," dedi.</p>

<p>Siyasi tansiyonun yüksek seyrettiğini ifade eden Bahçeli, "Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyede siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir," diye ekledi.</p>

<p>Toplumsal uzlaşma mesajı veren Bahçeli, "Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır," diye konuştu.</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiğini hatırlatan Bahçeli, "[Böyle] bir dönemde beklentimiz hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak provokasyonları arttıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır," açıklamasını yaptı.</p>

<p>MHP lideri Bahçeli, bölgesel gelişmelerin Türkiye’yi yakından etkilediği bir dönemde CHP’deki tartışmaların hukuk zemininde kalması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bahçeli, "Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak, provokasyonları artıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Mesele hukuk zemininden uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir," ifadelerini kullandı.</p>

<p>Siyasi tartışmalarda ayrıştırıcı bir dil kullanılmaması gerektiğini belirten MHP lideri, milli hafıza mekânları ve milli kahramanlar üzerinden toplumu kutuplaştıracak söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Bahçeli, "Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrıları ile bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir," diye ekledi.</p>

<p>Konuşmasında "terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Bahçeli, "Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak çabasındayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak yolunda birçok engeli aştık," dedi.</p>

<p>Bahçeli, "Provokasyonlara aldırmadan Cumhur İttifakı birlikteliğinde Türkiye'yi askeri ve siyasi olarak en üst sıraya taşıyacağız," ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, konuşmasında son dönemde belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalara da değinerek siyasette yozlaşma tartışmalarını gündeme getirdi.</p>

<p>Yozlaşmanın "yalnızca hukuki değil ahlaki, kurumsal, kültürel ve zihinsel bir sorun" olduğunu söyleyen Bahçeli, bunun siyasi ve toplumsal hayatın derinliklerine kadar işlediğini ve Türkiye’nin istikrar kanallarını tıkadığını savundu.</p>

<p>Bazı belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalar neticesinde ortaya çıkan iddiaların toplumdaki ahlaki değerlerin tahrip olduğunu gösterdiğini belirten Bahçeli, "Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen ve görevleri beldeye ve belde halkına hizmet etmek olan bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşma halleri iki cihanda da kurtuluşu olmayan bir düşkünlük halidir," dedi.</p>

<p>Bahçeli, bu kişilerin hangi siyasi partiye ait olursa olsun hem topluma hem de içinde bulundukları siyasi çevreye zarar verdiğini belirterek, "Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir," ifadelerini kullandı.</p>

<p>MHP’nin "temiz siyaset, temiz toplum" ilkesi doğrultusunda üzerine düşeni yaptığını savunan Bahçeli, partisinin töhmet altında kalmasına neden olan kişilere karşı gerekli arınmayı tavizsiz şekilde sağladığını söyledi.</p>

<p>Sorumluluk makamındaki kişilerin yozlaşmanın ve çürümenin aktörü haline gelmesinin içine düşülen durumu gösterdiğini dile getiren Bahçeli, CHP’ye çağrıda bulundu.</p>

<p>Bahçeli, "CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı; toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır," diye konuştu.</p>

<p>Siyasetin daha şeffaf, tutarlı ve sorumlu bir zemine taşınması gerektiğini belirten MHP lideri, siyasetin finansmanından siyasi etik ilkelerine kadar siyasi partiler rejiminin gözden geçirilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve demokratik kurumların işlediğini söyleyen Bahçeli, bölgenin "ateş çemberi" içinde olduğu bir dönemde Türkiye’nin milli güvenliğini tahkim etmeye ve bölgenin huzura kavuşması için çaba göstermeye devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir gündem yanılsaması içerisinde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır," dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>28 Şubat'ta itibarıyla sıcak çatışmayla başlayan ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, "ABD ve İsrail'in akıl ve mantıktan yoksun yürüttükleri savaş bölgemizi ateşe atarken, Türkiye'nin yürüttüğü yapıcı rol tüm dünyanın takdirini kazanmaktadır. Oyalama taktikleri bırakılmalı, acilen savaş durmalıdır," ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bölgede insani krizin her geçen gün büyüdüğünü belirten Bahçeli, "Daha fazla bu savaş devam etmemeli. İran halkı ile birlikte ABD ve İsrail halkı da yöneticilerinin sonu belli olmayan felaket senaryolarına mahkum edilmemelidir. ABD bölgeden derhal çekilmelidir. ABD derhal bu savaşı durdurmalıdır," diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-yargitay-konunun-hassasiyetine-binaen-itiraza-yonelik-kararini-bir-an-once-vermelidir</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/bahceli-tbmm-grup.png" type="image/jpeg" length="40220"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'nun MYK listesi açıklandı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/kilicdaroglunun-myk-listesi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/kilicdaroglunun-myk-listesi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK listesi açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mahkemenin "Mutlak butlan" kararı ile CHP genel başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK listesi açıklandı.</p>

<p>Mutlak butlan yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı oldu. Sarı, MYK üyelerinin isim ve görevlerini duyurdu.</p>

<p>İşte MYK listesinde yer alan isimler:</p>

<p><strong>Rıfat Turuntay Nalbantoğlu </strong>– Genel Sekreter</p>

<p><strong>Orhan Sarıbal </strong>– Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Bülent Kuşoğlu </strong>– İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı / Sayman</p>

<p><strong>Müslim Sarı </strong>– Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Semra Dinçer </strong>– Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Deniz Demir</strong> – Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Prof. Dr. Ali Rıza Erbay </strong>– Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Cemal Canpolat</strong> – İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Necdet Saraç </strong>– Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Yıldırım Kaya </strong>– Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Hasan Efe Uyar</strong> – Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Berhan Şimşek</strong> – Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Devrim Barış Çelik</strong> – Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Ahmet Hakan Uyanık </strong>– AR-GE ve Üretim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Nevaf Bilek </strong>– Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Adnan Demirci </strong>– İşçi Sendikaları ve STK’lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Tahsin Tarhan </strong>– Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p><strong>Gamze Akkuş İlgezdi </strong>– İnsan Hakları ve Aileden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</p>

<p>Sarı, "Parti Meclisi'nin toplanması kurallara bağlı. Belirli bir zamandan önce ve belirli bir gündemle toplanması gerekiyor, onu MYK belirleyecek. Bugün MYK'yı toplayacağız. Bugün Meclis'teki grup toplantısı esnasında CHP'nin hem TBMM'nin kurumsal kimliğine yakışmayan sloganları biz de izledik. Bu arkadaşların CHP'li olduğunu düşünmek istemiyorum. CHP'li arkadaşlarımızsa CHP'nin kurumsal kimliği çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılacağından emin olabilirler" açıklamasını yaptı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/kilicdaroglunun-myk-listesi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/12/kilicdarogluna-bir-ceza-davasi-daha-toplamda-65-yil-hapis-isteniyor.webp" type="image/jpeg" length="98387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel, TBMM’deki CHP Grup Toplantısı’nda konuştu: Karşımızda mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-tbmmdeki-chp-grup-toplantisinda-konustu-karsimizda-mutlak-sultanla-mutlak-butlanin-ittifaki-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-tbmmdeki-chp-grup-toplantisinda-konustu-karsimizda-mutlak-sultanla-mutlak-butlanin-ittifaki-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP kurultay davasında verilen “mutlak butlan” kararının ardından ilk kez TBMM’deki CHP Grup Toplantısı’na başkanlık eden Özgür Özel, karara sert tepki gösterdi. Özel, “Karşımızda mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var” diyerek yaşananların yalnızca CHP’ye değil, demokrasiye ve millet iradesine yönelik bir müdahale olduğunu savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Özel, mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından ilk kez CHP'nin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu.</p>

<p>Toplantıya katılan kıdemli siyasetçilerin, il-ilçe örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının isimlerinin anons edilmesinin ardından Özgür Özel kürsüye "Sayın Genel Başkanımız'ı grup konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum" sözleri ile çağrıldı.</p>

<p>Özgür Özel'in yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>"Türkiye'nin dört bir yanından dayanışma için, partisine sahip çıkmak için, Cumhuriyet Halk Partisi grubuna sahip çıkmak için koşup gelen değerli örgütümüz, belediye başkanlarımız, tüm dostlarımız... Hepinizi saygıyla selamlıyorum, hepiniz iyi ki varsınız.</p>

<p>Meclis çok grup toplantıları gördü. Çok coşkulu, çok kalabalık grup toplantıları gördü. Ama bugün buradaki tablo ve Dikmen Kapı'nın önünde, turnikeler önünde hazır bekleyen, içeri girmek için sıra bekleyen 3200 arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum.</p>

<p>Bu sadece bir grup toplantısı, o toplantıya katılma değildir. Bu bir sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma ve partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyaretidir.</p>

<p>Üç haftalık aranın ardından milletin meclisinde, olmamız gereken yerde, milletin görevlendirdiği milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle olmamız gereken kürsüdeyiz.</p>

<p>Bizi soracak olursanız, biz bildiğiniz gibiyiz; biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.</p>

<p>Değerli arkadaşlar, bugün burada her biriniz partinin saatinin vidasından geliyorsunuz, bu partinin damarlarından, damarının içindeki alyuvardan, akyuvardan geliyorsunuz.</p>

<p>Siz sokağı bilen, sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi görenlersiniz ama bizim görevimiz bugün öfke seslerini, tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil; bizim görevimiz bir büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır.</p>

<h2>"Bizim görevimiz kumpasa karşı direniştir"</h2>

<p>Son grup toplantımızdan sonra hem 19 Mayıs bayramımızı, hem mübarek Kurban Bayramımızı, hem de bayramlarımızı zehir eden birtakım gelişmeleri hep birlikte yaşadık.</p>

<p>Bugün Gadir-i Hum Bayramı; bugün 1 milyona yakın Arap Alevi vatandaşımız, yurttaşımız cehennemin dahi ateşlerinin söndüğü ve sevginin, bağışlamanın, bağışlanmanın en üst noktaya çıktığı bu bayramda...</p>

<p>Dün gece son seçimlerde bize yüzde 93 oy vermiş olan Samandağ ilçesinin yüzde yüzlük desteğini bize taşıyan, aktaran, dua eden, oradan bizim için dua edenlerin selamını alıyor, bütün Arap Alevi vatandaşların bu güzel bayramını yürekten kutluyorum.</p>

<h2>"Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Berkin Elvan..."</h2>

<p>Yine bu üç hafta içine büyük, büyük bir mücadelenin, Cumhuriyet tarihinin en büyük demokratik itirazlarından olan Gezi eylemlerinin 11. yıl dönümünü de içine aldı.</p>

<p>O dönemde hayatlarını kaybeden kardeşlerimiz; Ali İsmail Korkmaz'ı, Ethem Sarısülük'ü, Abdullah Cömert'i, Mehmet Ayvalıtaş'ı, Ahmet Atakan'ı, Medeni Yıldırım'ı, Hasan Ferit Gedik'i ve evladımız Berkin Elvan'ı rahmetle anıyorum, hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.</p>

<p>Ayrıca o günlerde hepimizin yerine orada olan, çatışmayı değil, çatışmayı değil barışı, kardeşliği savunan, kimsenin burnu kanamasın diye yüreklerini ortaya koyan, ağaçları savunan, İstanbul'u savunan İstanbul Dayanışması, Taksim Dayanışması'ndan yıllar sonra bir darbe kumpası çıkardılar.</p>

<p>Halen daha AİHM ve AYM kararlarıyla, bu kararlara rağmen içeride tutulan Tayfun Kahraman kardeşime, Sayın Osman Kavala'ya, Can Atalay'a, Mine Özerden'e, Çiğdem Mater'e selam olsun. Çok yakında kavuşacağız, çok yakında...</p>

<p>Buradan Meclis'in ortaklaştığı, Meclis Başkanı'nın başkanlığındaki komisyonda ortaklaştığı, altına hep beraber imza attığı 'Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır, AİHM kararlarına uyulmalıdır' diyen 6. maddeyi bir kez daha hatırlatıyorum.</p>

<h2>"Hepimiz milletin seçilmiş temsilcileriyiz"</h2>

<p>Önümüzdeki günlerde tüm AİHM ve AYM kararlarının zaman geçirilmeden uygulanacağı bir süreç için Meclis'teki tüm milletvekillerini attıkları imzaya, namuslarına sahip çıkmaya davet ediyorum.</p>

<p>Değerli arkadaşlar, hepimiz milletin seçilmiş temsilcileriyiz. Bizi buraya millet getirdi, bu görevleri millet verdi. Her ne yaşarsak yaşayalım milletin gündeminden kopamayız.</p>

<p>Bugün halkımızın, milletimizin ağır bir ekonomik kriz altında ezildiğini hepimiz biliyoruz.</p>

<p>2018'den beri bitmeyen, ağırlaşarak devam eden çok yönlü bir krizin içindeyiz. Dün mayıs ayının açlık ve yoksulluk sınırı rakamları açıklandı. Ve açlık sınırının 18 bin 969 liraya, yoksulluk sınırının 61 bin 788 liraya yükseldiğini gördük.</p>

<p>Yani tüm emeklilerin, tüm emekçilerin, tüm mavi ve beyaz yakalıların, neredeyse tüm devlet memurlarının yoksulluk sınırının altında olduğu, emeklilerin ve asgari ücretlilerin açlık sınırının altında olduğu bir sürecin içindeyiz.</p>

<h2>"Enflasyonu Türkiye’den daha kötü yalnızca dört ülke var"</h2>

<p>Ülkede çiftçi yaşı 58'i bulmuş, üç çiftçiden ikisi asgari ücretli iş bulursam seneye ekmem dikmem, toprağı bırakırım giderim diyecek hale gelmiştir.</p>

<p>İnsanca yaşamın mümkün olmadığı bir sürecin içinde Türkiye gıda enflasyonunda da genel enflasyonda da Avrupa'da birinci, dünyada beşinci sıradadır.</p>

<p>Enflasyonu Türkiye'den kötü dünyada dört ülke vardır. Bu ülkeler ya savaşta ya iç savaşta ya bombardıman altında, perişan durumdaki Güney Sudan'dan, İran'dan Brezilya'dan ve Arjantin'den sonra en kötü enflasyon.</p>

<p>Adını bilmediğimiz coğrafyada, haritada yeri zor bulunacak ülkelerde enflasyon bizden iyidir.</p>

<p>Milletimize tüm bu yaratılan büyük kaos, kargaşa, onlara da değineceğim ama milletin sesini kesen, milletin sesi yerine başka sesler duyurmaya çalışanların huzurunda milletimize şunu hatırlatmak isterim: Türkiye'nin bir aylık enflasyonu dünyadaki yüz ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazladır.</p>

<p>Yani ülke kötü yönetilmekte, beceriksizce yönetilmekte, enflasyon sorunu dünyada çözülmekte ama Türkiye'de tırmanmaktadır.</p>

<p>Bunun sebebi liyakatli, akılcı, doğru yönetim yerine hem liyakatsiz kadrolar hem de iktidarı kaybetmemek için ardı arkası gelmeyen siyasi operasyonlar, devletin otuz yıl önce verdiği bir diplomayı birisine rakip olmasın diye iptal eden devletin, devletin bütün kağıtlarına yarattığı güvensizlik.</p>

<p>Otuz yıl önce verdiği diplomayı inkar eden benim tapumu mu tanıyacak, benim banka cüzdanıma mı değer verecek, onun namusu yarın gittiğinde geri mi ödenecek?</p>

<p>Ülkenin ana muhalefet partisinin garantisinin olmadığı yerde devletin garantisi, sözü ne zamana kadar sürecek lafı işte bu ülkenin, işte bu ülkenin risk primidir. Bu ülkenin pahalı borçlanmasıdır. Bu ülkenin yüksek faizidir.</p>

<p>Bu ülkenin içinden çıkamadığı ekonomik sarmaldır.</p>

<p>Ve öyle bir noktadayız ki bir büyük paradigma değişimi, bir büyük baştan aşağı sarsan bir şey, yani onlar gitti, Türkiye onları geride bıraktı, hukuk tanımazları, mahkeme tanımazları, kendilerinin yenemediklerini hapse attıranları, sırf seçim kazanabilmek ya da sırf yenilmemek için rakiplerinden teker teker kurtulanları ve sadece iktidarını sürdürmek için hukukun H'sini bile anmayanları Türkiye geride bıraktı, Türkiye artık öyle bir ülke değil.</p>

<p>Türkiye'de halk kazandı, hukuk kazandı, adalet kazandı, Türkiye'nin önü açık, Türkiye'de artık millet kazandı denmeden bu kriz bitmeyecektir.</p>

<h2>Özgür Özel, "akpden.com" için konuştu</h2>

<p>Bugün Türkiye'nin en büyük sorunu vergi sorunudur; verginin adaletsiz, haksız, yersiz alınması sorunudur.</p>

<p>Türkiye'nin servet sahiplerinin toplam verginin yüzde 11'ini ödediği, bu salondaki gibi Türkiye'deki bütün vatandaşların zenginliklerine fakirliklerine bakılmadan dolaylı vergilerle verginin 64'ünü ödediği, maaş alanlarında gelir vergisiyle verginin 24'ünü ödediği bir düzende, yani esas vergi vermesi gerekenlerin verginin onda birini, az ya da hiç vermesi gerekenlerin verginin onda dokuzunu ödediği bir düzen haksız bir düzendir.</p>

<p>Söz verdim, genç bir arkadaşa, diyor ki bana Çınar, 'Hani' diyor, 'Özgür abi, akpden.com devam edecekti?' 'Ediyor' dedim, 'akpden2.com'. Baktım ama dedi, 'Bir ilk araba var, bir de dedi geçen hafta söylediğin bilgisayar var, ama dedi cep telefonu var, ama dedi devam edeceksin demiştin, oyun konsolu demiştin, Amerika'da Türkiye'nin üçte biri fiyatınaymış Özgür abi, onu gösterecek misin' dedi.</p>

<p>'Göstereceğim oğlum' dedim. Çınar'a gösteriyorum. İşte o vergi düzeni.</p>

<h2>"Ev ve araba almak isteyenlerin karşısında Tayyip Bey belirir"</h2>

<p>Bunu Türkiye'de 44 bin 500 liraya almak varken, AKP'den olmasa, akpden.com'da sepete ekle dediğinde Çınar, 'Dur bakalım Çınar' diyorlar, "Dur, 8 bin 900 lira gümrük vergisini ver, 10 bin 680 lira özel tüketim vergisi ver, bir de bunların üstüne 12 bin 820 lira KDV'sini ver, yani sen buna 32 bin 400 lira daha Tayyip amcaya ve onun beceriksiz bakanlarına ver, varsa 77 bin liran oyun konsolunu alırsın Çınar' diyorlar.</p>

<p>Bu düzeni değiştirmenin, bu kara düzeni ortadan kaldırmanın, Çınar'ın da yüzünü güldürmenin sözünü veriyor Cumhuriyet Halk Partisi. Çınar'ın ve babasının, anasını ağlatanlar 65 bin liralık cep telefonunu 133 bin liraya sattıranlardır. 65 bin liralık cep telefonundan 67 bin lira vergi alanlardır.</p>

<p>Çınar'ın babası 30 sene önce, 40 sene önce devlet memuru olaydı ya da beyaz yakalı, mavi yakalı olaydı, Çınar'ın annesi de çalışaydı, 5 yıla bir araba alıyorlardı, 10 yıla bir ev alıyorlardı.</p>

<p>Ama şimdi Çınar'ın babası, eğer babasından miras değilse veya milli piyangodan ikramiye çıkmadıysa, Çınar'ın annesiyle babasının her sabah 6'da kalkıp işe gidip turşu gibi geriye gelenlerin ömürleri boyunca çalışıp bir ev almaları, bir araba almaları mümkün değildir.</p>

<p>Almaya kalkanın karşısında Tayyip Bey belirir, 1 milyon 200 bin liralık arabadan 1 milyon 557 bin lira vergi alır, 2.7 milyona getirir. İşte AK Parti'nin kara düzeni budur.</p>

<p>Bu açlığa, bunu kısaca neden söylüyorum, bu adaletsiz yüzde 90 vergiyi almaması gerekenlerden alanların, vergi verenleri vergi verecekleri rahat bırakanların, yandaşa iltimas yapan kıyak geçen, yandaşın vergisi parayı kazanmış, vergisi hesaplanmış, tam ödenecek zamana gelmiş, burada komisyonlardan onlara af çıkaranların tarafını görmek için hepimiz tarafımızı belirlemek durumundayız.</p>

<p>Bu açlığa, bu sefalete çözüm bulmayanlar, çözüm bulamayacaklarını bilenler, bu kötü yönetimi artık milletin istemediğini görenler, bir daha asla seçim kazanamayacaklarından emin olanlar, kendilerini düzeltmek ve gerekirse bir dönem kaybetmek, ders almak, yeniden iktidara hazırlanmak, yani demokrasinin gelişli gidişli milletin tercihine göre iktidar değişimlerini mümkün kılan, memnun olunmayanın gittiği, umut edilenin geldiği, yapamayanın gittiği, yapacak olanın geldiği ya da emeklinin işçinin herkes kendisini en iyi taahhüdü yapanı seçer deyip kendinden yana politikalar söyleyenleri tercih edip iktidara getirebildiği bir düzeni, ki bu düzen bu ülkenin savaş meydanlarında kurulan, sonra cumhuriyeti kuran, sonra da çok partili rejimi getirip milletin istediğini getirip istediğini götürmesine karar vermesini bu ülkeye hediye eden Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu ülkeye en önemli kazanımıdır, kazandırdığı iştir, işte o düzenden vazgeçiyorlar.</p>

<p>Milleti adaysız, milleti partisiz, kurumsuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz yani kendileri açısından rakipsiz ya da rakibini kendilerinin belirlediği seçimlerin şeklen olduğu, değiştirme ümidi olanların kararlılığı olanların takatsiz kaldığı, sandığa küstüğü, değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım olanların da birileriyle iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar.</p>

<p>İşte ne yaşıyorsak, içerideki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz ama ne yaşıyorsak yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenemeyen bir gerçekliğin direnmesinden kaynaklanmaktadır, o gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır.</p>

<h2>"Bir sonraki iktidara yapılan darbedir"</h2>

<p>Doğrusu milletin dediği olur durur. Kendi sözü İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybederdir. Yıllar sonra İstanbul üç tercih üst üste kimin yöneteceğine karar vermiş, bundan sonra da o kişinin Türkiye'yi yönetme ihtimali belirginleşmişken işte yapılan iş bir sonraki cumhurbaşkanına, bir sonraki iktidara yapılan darbedir, şimdi yaşanan o iktidara gelecek olan partiye darbedir.</p>

<h2>"Bu salonda bir kez daha kaybetmeyi hazmedebilen kimse olduğun inanmıyorum"</h2>

<p>Değerli arkadaşlar, kısaca hatırlayalım.</p>

<p>Üç yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için hep birlikte yola çıktık.Üç yıl önceki seçimde Tayyip Erdoğan, o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için, istediği gibi bir seçime gitmeyi başardığı için partinin başına bunlar gelmiyordu.</p>

<p>Çok kazanmamız gereken bir seçimi; üzerinde çok konuşmamız gereken hatalarımızla, kusurlarımızla, şimdi baktığımızda başka türlü yorumlayabileceğimiz işlerle kaybettik ve kahrolduk.</p>

<p>Bu salonda o seçimin ertesi sabahı dışından ya da içinden ağlamayan, gırtlağından ekmek, peynir, zeytin geçebilen, günlerce kendine gelebilen yani kaybetmeyi, bir kez daha kaybetmeyi hazmedebilen kimse olduğuna inanmıyorum bu salonda. Kimse yok!</p>

<p>İşte, işte bu anlayış, 'Bir daha kaybetmemeliyiz, bir daha kaybetmemeliyiz' diyen anlayış, 'Yeter artık' diyen anlayış. 'CHP değişirse Türkiye değişir, önce CHP'yi değiştireceğiz sonra yönetimi değiştireceğiz, Gazi'nin partisini bir daha iktidara getireceğiz' diyen anlayış bu ülkede genciyle, kadınıyla, her yaştan tecrübeli ama 10. Yıl Marşı'nda söylendiği gibi her yaştan genciyle hep beraber bir değişime inandılar ve gerçekleştirdiler.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partililerin kazananıyla, kaybedeniyle o seçimde boynunda yeni bir şeref madalyası vardı. Aynı ülkeyi kuran, Gazi'nin yanında duran, Garp Cephesi Komutanı olan, ülkenin ikinci cumhurbaşkanı olan İnönü'ün 14 Mayıs 1950 günü seçimleri Demokrat Parti'ye kaybettiğinde 'Herhalde bunlara vermeyeceksin paşam' diyenlere karşı yaverine not yazıp Demokrat Parti'ye yollayan ve 'Paşa devir teslime hazırdır, sizi tebrik etmektedir' diyen İsmet Paşa'nın madalyası var madalyası, demokrasi madalyası.</p>

<p>O gün Demokrat Parti, Türkiye Cumhuriyeti'nde seçimle iktidara, yarışla iktidara gelen, iktidarı seçimle değiştiren ilk parti unvanını ve madalyasını alırken; seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren ve demokrasinin gerçekten geldiğini tescilleyen madalya da İsmet Paşa'nındı.</p>

<p>Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye'de bir siyasi parti genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı.</p>

<h2>"İhanet, yalnız kaldığında cezalandıran duygudur"</h2>

<p>İhanet, yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandıran duygudur. O yüzden, o yüzden lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım!</p>

<h2>"CHP kurulduğu günden beri AK Parti'yi yenen ilk parti oldu"</h2>

<p>Biz iktidara gelmek için genel seçimlere gün sayarken ve bir yandan, bir yandan partide 10 ay önce 5 parti birlikte yüzde 25 oy almış, şimdi yüzde 38 oy almışken, son ankette kurultaydan önceki en iyimserinde partinin oyu yüzde 14, kararsız protestolar yüzde 40'larda gezerken değişimle, umutla, doğru adaylarla, gençlerle, kadınlarla, bilimle, doğru bir kampanyayla, doğru bir stratejiyle Cumhuriyet Halk Partisi o büyük değişimden 4 ay, 5 ay sonra yüzde 38 oyla, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Türkiye'nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti'yi yenen ilk parti oldu.</p>

<p>İşte bu yüzden bu değişimi, bu değişimin rüzgarını, kararlılığı, azmi görenler, kararı iktidarı değiştirmeye verdiğimizi görenler, başa gelince, kazanınca, başarınca şekil, anlayış değiştirmediğimizi görenler, kendi adaylığımın peşinde koşmadığımı, milletin istediği bir adayı ancak partilinin, sonra da o darbe sonrası 15,5 milyonun oyuyla adaylaştırdığımızı görenler, 'Onu hapse attık, diplomasını yaktık, artık olamaz o' deyince yine 'Sıra bize geldi' demek yerine, 'Bu görevi her birimiz yapabiliriz, bu görevi yapabilecek çok kuvvetli adaylarımız ve mutlaka ve mutlaka Erdoğan'ı yenecek en doğru adayımız vardır, o kararı vereceğim, seçimi alacağım' dediğimizi görenler işte bugünlere giriştiler. Sürecin tamamını ailelere, evlatlara, eşlere, dostlara haksızca saldıracak kadar küçülerek sürdürdüler. O süreçleri hep birlikte gördük. O günden bugüne açık, gizli bir sürü şey duyduk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"'Biz alıştık kaybetmeye, partinin başında otururuz' dediler"</h2>

<p>Öyle bir hal aldı ki, 'Ben mesajı okuyorum, ben orada yokum' dediğim ya da oradan buradan fısıldayana, 'Ben iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyi, meydanlardan çekilmeyi, Ankara'ya dönmeyi, makbul muhalefet olmayı, kazanacak adayın değil, şekli bir yarışın tarafı olmayı reddediyorum' dedikçe, ben bunu söyledikçe ilk günlerde Ekrem Başkan'ın eşine ilk başta koşanlar, hapiste ziyaret edenler, gözaltı sürecinden sonra yapılan tutuklamaya itiraz edip cezaevi ziyareti yapanlar, yaptığımız kurultaya katılıp ayakta alkışlayanlar, bir yandan birilerinin bizi, 'Biz Ekrem'i yedik bitirdik, kazanacak başka adaya bakma, partinin başında otur, bizim için makbul olan budur" diyenlere 'Hayır' cevabını biz verince, 'Belki bizimle olur, eğer partiyi bize verirseniz biz alıştığınız gibi oluruz, biz bildiğiniz gibi oluruz, biz alıştık kaybetmeye, bir kez daha kaybeder partinin başında otururuz' dediler.</p>

<h2>"Mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır karşımızda"</h2>

<p>Karşımızda, karşımızda, karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır karşımızda. Değerli dostlarım, bir mahkeme kararı elde, genel merkezin önüne polisle, biber gazıyla, plastik mermiyle, sabaha kadar barda pavyonda bodyguardlık yapmış, CHP'nin kapısının önüne hayatında ilk kez gelmiş tiplerle, belde kasaturalarla gelip de gençlik kollarının karşısına, direkt gençlik kollarının karşısına...</p>

<p>Hani diyorlar ya, 'İçeride bilmem kimler vardı, kapıyı kapattı.'</p>

<p>Açıkça söylüyorum bütün kayıtlar ortada. Gençlik kollarının karşısına onlarla gelince, biz o kapıyı kapattırmasaydık bu gençlik kollarının evlatlarının karşısına o olmadık tipler bu partide hiçbirimizin kabul edemeyeceği şeyler olacaktı ama biz o kapıyı kapatarak evlatlarımızı koruduk, onlar o kapıya dayanarak bu partiye en büyük utancı yaşattılar. Şimdi meseleyi görelim. Meseleyi görelim. Maalesef hızla çözeceğiz, çözmek için emek, gayret, cesaret göstereceğiz.</p>

<h2>"Maalesef şu anda iki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü var</h2>

<p>Ama maalesef şu anda iki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü var.</p>

<p>Bir tarafta, bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarıya atıldığı baba ocağımız ve orada oturanlar; bir tarafta burada Gazi'nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar. Bugün burada oturanların meziyetleri kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek, haklının yanında haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak, her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek, günü geldiğinde kazanma ümidiyle iktidara yürümek varken; diğer tarafta bugünkü iktidarla yürümeyi tercih eden ve bir haksız, hukuksuz mahkeme kararıyla bu partinin baba ocağında bulunanlar var.</p>

<h2>Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanına tepki</h2>

<p>Burada onları tanımıyorsunuz.. Örneğin bugün genel merkezdeki basın danışmanı bu partinin bir evladı değil, bu partinin bir evladı değil, TGRT'nin, 1,5 yıldır TGRT'den maaş alan, 1,5 yıldır her türlü haksız, edepsiz, arkadaşlarımızla uğraşan, partimizle uğraşan, yalanları köpürtenler, köpürten birisi gelmiş partide basın danışmanı olmuş, sizin helal, sizin her bir damlası helal alın teriyle kazanıp da partiye ödediğiniz aidatlarla alınmış arabalara 'Haram mal' diyecek kadar yerin dibine geçmişler oturuyor orada.</p>

<p>Bugün her gün mahkeme mahkeme gezen butlan kovalayan, oradan buradan yalancı şahit ayarlayan, her seferinde önce inkar eden sonra pişkinlik eden, geçmişte bu partinin kanını emenler o partide şimdi devlet karşısında güya partinin avukatı olmuşlar, bizim haklı başvurumuzu haksız şekilde geri çekmeye kalkıyorlar. Bizden birileri değil, bir başkaları oturuyor orada.</p>

<h2>"Ferdi Zeyrek için 'çarpıldı' manşeti atan kadın partide çikolata dağıtıyor"</h2>

<p>Canımız Ferdi'nin elektrik çarpması sonucu canıyla uğraştığı, o gün Yeni Akit Gazetesi'nde 'Çarpıldı' diye dalga geçen karikatürü çizen kadın çikolata dağıtıyor babaevinde.</p>

<h2>"Gülşah Durbay'a iftira atanlar, partide göbek atmış"</h2>

<p>Evladımız Gülşah'a, İl Başkanımın gözüne bakarak söylüyorum; evladımız Gülşah ölüm döşeğinde, ameliyatta, yoğun bakımda, ölünce kabrinde namusuna iftira atanlar, şimdi gidiyorlar o partide göbek atıyorlar alçaklar!</p>

<p>Ama milletimiz, sizler bu oyunu bozdunuz. Genel merkezden polisle atıldığımızda meclise yürüyüşümüz, bu çatıya sığınışımız ve buradaki başlangıcımız bir milattır. Meclisin önünde Milli Egemenlik Parkı'ndaki dolu altında yürüyen o on binlerin sahip çıkışı bir milattır. Biz o yürüyüşle eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir kara düzeni ve o kara düzenle iş birliği yapanları arkamızda bırakarak iktidar yürüyüşüne başladık sizinle birlikte.</p>

<p>Meclis önündeki Manisa'daki on binler, İzmir'deki ve Kızılay'daki yüz binler, yüz binlerle Ataya yürüyüşümüz, Anıtkabir'in, Anıtkabir'in bir kararla dolup taşması ve artık bu yürüyüşün bambaşka bir aşamaya başlaması son derece önemlidir, son derece milattır, çok önemli bir milattır.</p>

<h2>Özel'den Erdoğan'a: Kumpaslarda nerede duruyorsan şimdi de tam orada duruyorsun</h2>

<p>Şimdi Erdoğan dün bir konuşma yapmış, 10 gündür ağzını bıçak açmıyor, ölçüyor biçiyor görüyor neler olduğunu görüyor, şimdi nedamet getiriyor ve 10 gün sonra ilk konuştuğunda dönüyor diyor ki, 'Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.'</p>

<p>Vallahi 'Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz' diyor. Bana, bize haksız, kendilerince yapışmayacak bir FETÖ yapıştırması yapmaya kalktıklarında bize sahip çıkan sevgili Ahmet Tatar burada, kumpasları çok iyi bilir, Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Mehmet Haberal çok iyi bilir, o kumpaslarda sen nerede duruyorsan şimdi de tam orada duruyorsun, tam orada.</p>

<h2>"TOMA'nın şoför koltuğunda oturuyorsun"</h2>

<p>Şimdi şunu söyleyeyim, Erdoğan; hani 'Hiçbir yerinde yokum' diyorsun ya, önümüze altı kere barikatlar çektiğin, TOMA'ları dizdiğin, dolunun altında o üstüne çıktığım TOMA var ya, sen o TOMAnın şoför koltuğunda oturuyorsun, şoför koltuğunda.</p>

<p>21 Mayıs'ta, 19 Mart'ta darbeyi yapan da, 21 Mayıs butlan darbesini yapan da, ardından polisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiye sokan da, bunların hepsini yapan sen, senin şımarttığın İstanbul Cumhuriyet Başsavcın, ödüllendirdiğin bakanın, tapularının hesabını veremeyen o kadar malı mülkü ne yaparak edindiğini senin de açıklayamadığın, açıklatmadığın celladının elinde talimatı sen verdin 'Kes bunların boynunu' diye.</p>

<h2>"Bu mesele CHP içinde bir mesele değildir"</h2>

<p>Bu mesele CHP içinde bir mesele değildir. Bu mesele Erdoğan'la, rejimle, millet arasında bir meseledir. Buradan Erdoğan'a şunu hatırlatmak isterim: 15 Temmuz darbesine kadar az zulmetmedin. 15 Temmuz darbesinde şımarttıkların, ne istediyse verdiklerin, sırtını sıvazladıkların, altına F-16 çektiklerin bu meclisi bombaladı, altına tank verdiklerin bu milleti ezdi. O gün, o darbeye karşı, o darbeye karşı ilk telefonu ben açtım AK Parti'ye.</p>

<p>Milletvekillerimizle birlikte 15 kahraman arkadaşla, 15 kişi vardık Ankara'da, kapalıydı Meclis, kapalı meclisi açtırdık. Çıktık, 'Yüz yıllık partiyiz' dedik, 'Yeneriz yeniliriz ama darbecilere teslim olmayız, seçilmiş, seçilmiş parlamentonun, seçilmiş parlamentonun, demokrasinin arkasındayız, darbenin tam karşısındayız' dedik.</p>

<p>Ertesi sabah bu tutumumuza teşekkür iletenler, önümüzde taziye gibi tebrik kuyruğuna girenler, Erdoğan'a gidip de Özgür Özel'in, Cumhuriyet Halk Partisi'nin durumunu söyleyenler, A Haber'de bize 'Beklenmedik bir şey, daha önce çok olumsuz şeyler söylüyordu, bu gece tarihi bir tutum aldı' diye sabaha kadar yayın yapanlar şunu kendi kendilerine bir hatırlatsınlar: Biz o gün en büyük rakibimize darbe yapıldığında "Olmaz" demiştik, 'Biz burada duramayız' demiştik.</p>

<h2>"Yokum denmez, darbeye karşı olunur"</h2>

<p>Şimdi 10 gündür susan Erdoğan'a, 'Ben hiçbir tarafında yokum bu işin' diyen Erdoğan'a soruyorum; hiçbir tarafında yokum demek, bir yerde oturup da susuyorum, izliyorum demekle olmaz, darbeye karşı olunur, karşı olunur!</p>

<p>Hadi bakayım! Hadi bakayım! Biz 15 Temmuz akşamından alnımızın akıyla çıktık. Siz 19 Mart ve 21 Mayıs darbeleriyle aslında demokrasinin tarafında değil, demokrasiden sebeplenerek milletin sırtında, hatta gerekirse milletin kararının karşısında olduğunuzu gösterdiniz.</p>

<h2>Delegelere başlatılan incelemelere tepki</h2>

<p>Değerli arkadaşlar, kurultayımızı iptal etmek için 2,5 yıldır her şeyi yaptılar.</p>

<p>Önce delegelere bin 200 tane cep telefonu dağıtıldı dediler, bir tane bile ispat edemediler, iddianameye bile yazamadılar. Utanmadan, KİPTAŞ'tan ev verildi dediler. 'Hangi ev, göster' dendi, bir kelime bile edemediler, iddia dahi edemediler. Dava yürüyor, hakim soruyor; 'Para verildi demişsin, nerede gördün?' 'Görmedim.' 'Nerede duydun?' 'Başkasından duydun.' 'Kimden duydun?' 'Kimden duyduğumu da unuttum."</p>

<p>Bu iftiracılarla yürüyen bir süreçteyiz.</p>

<p>Şimdi dün bütün kurultaylar iptal edilip 38. Kurultay'ın delegeleri ayaktayken, Anayasa Mahkemesi de 'Delegenin yarıdan bir fazlası diyorsa önünde kurultayın hiçbir engeli olamaz' derken biz 15 gün sürede 552 delegemizden imza toplamak üzere dün sabah harekete geçtik.</p>

<p>Ve, ve dün sabah harekete geçmemizle birlikte '15 günde 552 olur mu?' sorusuna cevap aranırken, ben onlara inanan, genel başkanlığa olarak '3 günde bile toplanır o sayı' derken 12'yi çeyrek geçe 600 sayısına ulaştı delege, 600 sayısına. Ve rakam hızla 800'ü aşıp bine doğru ilerlerken bir soruşturma haberi daha.</p>

<p>Aklınca gözdağı verecek, aklınca korkutacak, diyor ki; delegelerin ve yakınlarının hesaplarına bakacağım. Bakın, bizim elinizden geleni ardınıza koymayın. Zaten kurultayı iptal ettiyseniz bir şeyleri biliyor, ispat ediyor olmanız lazımdı, anlaşılıyor ki yeni bakıyorsunuz.</p>

<p>Buradan söylüyorum, Cumhuriyet Halk Partisi'nin hangi dönem seçilmiş olmuş olursa olsun hiçbir delegesi ne kendi iradesini sizin hani tek adaylı kongrelerinizde delege başına verdiğiniz o kol saatleri var ya, o güzel saatler var ya, dağıtıyorsunuz ya, 'Kesin bunlarda da yapıyordur' diyorsunuz ya; delegelerin hesapları ortada, yakınlarının hesapları ortada, bütün hesap ortada.</p>

<p>Bir selamımla bir imza yollayanlara helal olsun, sonuna kadar yolları açık olsun. İmam-ı Şafi'ye soruyorlar: 'Fitne zamanında hakikati ve hakkı tutanları nasıl anlarız?' 'Düşman okunu takip ediniz' diyor, 'O sizi hak ehline götürür." Bugün düşmanın oku demokrasi ve adalet isteyenlere, bugün düşman oku Gazi Mustafa Kemal'in partisine, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelmiştir. Tüm demokratik sistem saldırı altındadır. Milletimizin iktidarı değiştirme iradesi saldırı altındadır.</p>

<h2>"Bugün CHP'yi savunmak bir partiyi savunmak değildir"</h2>

<p>Bugün CHP'yi kurtarmak bir partiyi kurtarmak, CHP'yi savunmak bir partiyi savunmak değildir.</p>

<p>Bugün CHP'yi savunmak demokrasiyi savunmak, CHP'yi kurtarmak Türkiye'nin gelecek ümidini kurtarmaktır. Ülkeyi, ülkeyi yönetenlerin arkasında milletin desteği yoktur. Onlar müesses nizamı korumak için, yani haksız vergi, sömürü düzenini, alın terinin, alın terinin sömürüldüğü bu düzeni savunmak için bambaşka işlere girişmişlerdir.</p>

<p>Şimdi geldiğimiz noktada milletten meşruiyet alamayanlar, Tom Barrack, Amerikan Büyükelçisi'nin... Trump, akıllı adam, Erdoğan'a onda olmayanı veriyor, her istediğini alıyor demiştir, buna bir kelime söz söyleyecek babayiğit bir AKP'li çıkmamıştır. Amerikan Başkanına giderken Dışişleri Sözcüsü, Dışişleri Sözcüsü, bizden görüşme yapmak için, 5 dakika görüşmek için...</p>

<h2>"3 bin 200 kişi kapıda, kapasitenin 4 katı insan burada"</h2>

<p>Arkadaşlar, ister istemez bakın tarihi bir toplantıya geldiniz. İster istemez ayakta duruluyor, ön kapanıyor, arka görülemiyor...</p>

<p>Bu muhteşem, tarihe geçen atmosfere o TGRT denen zübükler leke sürer 'Aralarında tartıştılar' diye. Aman ha! Aman ha! Ben de zorluğu görüyorum, 3 bin 200 kişi kapıda, kapasitenin 4 katı insan burada ama bugüne kadar hiç söylemedim, hiç konuşmadım partiye zarar vermemek için, partinin geleneklerine, geçmişine, değerlerine leke sürmemek için hiç konuşmadım.</p>

<p>Şimdi ilk ve tek kez bu konuşmayı bu açıklıkta yapıyorum."</p>

<h2>Özel, Trump'ın "teşekkür" paylaşımına değindi</h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında yaptığı 'teşekkür' paylaşımını kısa süre içerisinde silmişti.</p>

<p>Trump'ın söz konusu paylaşımına da değinen Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Trump olmayanı veriyor, çok akıllı adam...Trump Erdoğan'a olmayanı veriyor, her istediğini alıyor. Ne o? Meşruiyet. Meşruiyet sandıkla olur, milletle olur. Ama bunu yaptı yaptı, nadir toprak elementlerini sattı, Boeingleri aldı, pahalı gaz aldı, ne söz verdiyse oğluna yaptı. Ayrıca 19 Mart darbesinden önce icazet aldı.</p>

<p>Şimdi bize butlan kararından hemen önce yine arama tarama, borsa çok düşecek, Varlık Fonu'nun tüm imkanlarıyla alacağım, bütün şirketlere kendi hisselerini aldıracağım ama bize destek verecek misiniz, rızanız var mıdır; ekime kadar ömrü var onun ekime kadar ömrü! Trump cürmü kadar yer yakar, cürmü kadar...</p>

<p>Erdoğan'la telefon görüşmesinden sonra Erdoğan'a teşekkür ediyor Trump, aha orijinali burada! 'Dedi ki' diyor bana, 'Başkan Trump dünyanın yüzyıllardır beklediği lider, o sadece güçten bahsetmiyor, gücün bizzat kendisi' demiş Trump'a telefonda Erdoğan. Resmi hesapta 6 saat durdu, okudunuz. 6 saatte Türkiye ayağa kalktı, aramışlar 'İç politikada zarar veriyor, o tweeti kaldırsanız olur m' diye yalvarmışlar.</p>

<p>O tweeti Trump 6 saat okutup önce kaldırabilir ama bu aziz millet, Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi mandayı da himayeyi de reddeder, Trump'ın himayesindekiler bir de, bir de çıkmışlar tüm bu yapılanlara derin devlet, devlet aklı diyorlar. Üç beş insanın menfaatine kılıf uydurmak devlet aklı olamaz. Devleti kuran, ayakta tutan millettir.</p>

<p>Devlet dediğin binadan, araçtan, gereçten ibarettir. Hakkaniyetle yönetirsen millet devleti büyütür, bu millet devletine saygı duyar, çağırır askere gider, ister oğlunu gönderir, ay yıldızlı al bayrakta şehit gelir vatan sağ olsun der, devlete her türlü hizmeti eder ama devleti milletin karşısına dikersen, devletle milleti yarıştırırsan andolsun ki bu millet kazanır, bu millet kazanır. Bunun için, bunun için, bunun için değerli arkadaşlar, bizi asıl yaralayan düşmanın attığı taş değil, zamanında dost bildiklerimizin bugün yaptıkları olmuştur.</p>

<h2>"Doğru adım atılırsa bu defter kapatılır"</h2>

<p>Bugüne kadar asla ağzımı açıp cevap vermedim, kötü söz söylemedim.</p>

<p>Bugünden sonra da bu ortaya çıkan açık ifşaatla, bu milletin tepkisiyle, Cumhuriyet Halk Partisi'ni aşan muhalefetin tüm bileşenlerinden güç alan, dayanışma alan, muhalefeti aşan milletin vicdanında köpürüp taşan bu haksızlıklara karşı doğru adımlar atılır, geri adımlar atılır, en kısa zamanda milletin talebi olan, partinin talebi olan, partilinin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünür.</p>

<p>Genel başkan oldum, iki kişinin işine son verdim, iki. Kurultay salonunda anonsumuzu yapmayan, şarkımızı çalmayanla o gün bizim arkadaşların tartaklanmasına vesile olan ikisini çağırdım.</p>

<h2>"İğrenç bıyıklı TGRT'ci"</h2>

<p>Birlikte çalışacak yüzümüz kalmadı, yüz yüze çalışamayız" dedim. Daha önceden görüştüğüm iki kuruma, birine birini, birine birini aynı şartlarda işini vaat ettim ve dedim ki, dedim ki; 'Burada gerginlik olur ama çoluğunuz çocuğunuz var, tazminatınızı vererek sizi başka iki yere gönderelim', bu kadar. Onun dışında bir tane emekçinin ekmeğiyle oynamadım, ekmeğine elimi sürmedim.</p>

<p>Genel başkanla gelip onunla giden özel kalem gitmişti. Teklif ettim, 'Büronuzda çalışabilir, maaşını biz öderiz' dedim. 'Ocağa kadar duysun, sonra tazminat alsın' dediler, 'olur' dedim. Ne araca, ne koruma araçlarına, ne bir başka şeye ta artık işler çığırından çıkıp bir tasarruflu bizim korumalarla birlikte bir tasarruf genelgesini bahane edip bugünlere geldiklerini görüp köprüleri atmaya vesile olana kadar bugün, bugün partiye bu kötülükleri yapan şahsi avukatın dahi görevini sürdürmesi için önceden nasıl maaş alıyorsa aynısını almasına devam ettirdim.</p>

<p>Şimdi gelmiş o iğrenç bıyıklı, gelmiş TGRT'ci...</p>

<p>Bu partide 24 yıldır çalışan, hepimize emeği olan Baykal'a, Kemal Bey'e, bana emeği, hizmeti olan canım arkadaşlarımızı, 24 yıllık emeği tazminatsız çıkarmış, kamuoyu tepki gösterince 'Bir, bir inceleyeceğim" diyor.</p>

<p>Gün gelecek, bugün o binaya o haksızlıkları yapanları, o berduşları sokanları, TGRT aparatlarını, iftiracı avukatları ben çok güzel bir şekilde inceleyeceğim, çok güzel bir şekilde. Sözün sonu, saflar nettir. Otokratlarla demokratlar mücadele etmektedir.</p>

<p>Ben buradan bu mücadelede uğradığımız bu haksızlıkta dayanışma gösteren başta siyasi partilere, genel başkanlarına, sendikalara, barolar birliğine, barolara, bütün meslek örgütlerine, sivil topluma, tüm kurumlara, Atatürkçü Düşünce Derneği'ne, Tarih Vakfı'na, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne, tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum.</p>

<p>Ama teşekkür bir son değil, bir virgüldür. Bundan sonra eğer mücadele sürerse biz kazanacağız, destek sürerse biz kazanacağız, dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak.</p>

<h2>"CHP dimdik ayaktadır"</h2>

<p>Bu meclise, bir yazı yazılmış grubumuz yoktur diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır, Cumhuriyet Halk Partisi grubu dimdik ayaktadır. Bu grup, bu grup bir siyasi parti grubudur, adı Cumhuriyet Halk Partisi grubudur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, hiç yorulmadan yürümeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? O zaman haydi bakalım, yürüyelim arkadaşlar!"</p>

<p>Özgür Özel, konuşmasının ardından "İktidar" sloganları eşliğinde kürsüden indi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-tbmmdeki-chp-grup-toplantisinda-konustu-karsimizda-mutlak-sultanla-mutlak-butlanin-ittifaki-var</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozel-grup.png" type="image/jpeg" length="83071"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
