<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Zebra</title>
    <link>https://www.gazetezebra.com.tr</link>
    <description>Gazete Zebra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 13:50:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu'nun "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi" X hesabına engel]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/imamoglunun-cumhurbaskanligi-aday-ofisi-x-hesabina-engel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/imamoglunun-cumhurbaskanligi-aday-ofisi-x-hesabina-engel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi" X hesabı Türkiye’de erişime engellendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tutuklu bulunan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, X hesabı bir kez daha erişime kapatıldı.</p>

<p>'Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi' isimli X hesabı hakkında “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli kararı bulunuyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erişim engeli resmen uygulanmaya başlandı ve hesap Türkiye'den görünmez kılındı.</p>

<p>İmamoğlu'nun Youtube hesabıyla ilgili de benzer bir karar bulunmakla birlikte henüz Türkiye'den görünmez kılınmış değil.</p>

<p>Dilek İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğünün elinden alındığını belirterek, şimdi de sesinin yurttaşlara ulaşmasının engellendiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/imamoglunun-cumhurbaskanligi-aday-ofisi-x-hesabina-engel</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/05/imamoglu-erisim-e1746682087385.jpg" type="image/jpeg" length="72982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öcalan: Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ocalan-siyasetin-cikaracagi-yasa-bu-surecin-onunu-acacak-anahtar-niteligindedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ocalan-siyasetin-cikaracagi-yasa-bu-surecin-onunu-acacak-anahtar-niteligindedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, dün İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından bugün yazılı bir açıklama yayımlayarak görüşmeye ilişkin mesajları kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti'nin Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'dan oluşan İmralı heyeti, 2 Ağustos'ta Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından yazılı açıklama yayımlayan heyet, Öcalan'ın değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, Öcalan'ın mesajında şu ifadelerin yer aldığı aktarıldı:</p>

<p>"Bin kilometrelik yol bir adımla başlar. Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.</p>

<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa, şimdi de demokratik cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.</p>

<p>Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir.</p>

<p>Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır.</p>

<p>Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ocalan-siyasetin-cikaracagi-yasa-bu-surecin-onunu-acacak-anahtar-niteligindedir</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/05/imrali-ocalan-1.webp" type="image/jpeg" length="82793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Çerçeve yasaya tam destek verilmelidir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-cerceve-yasaya-tam-destek-verilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-cerceve-yasaya-tam-destek-verilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Bahçeli, PKK'nın fesih ve silah bırakma sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifine tam destek istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı, Türkgün gazetesinde yer alan röportajında, "Bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye'ye ilişkin <a href="https://www.dw.com/tr/%C3%A7er%C3%A7eve-yasa-ile-pkk-ter%C3%B6r-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BC-listesinden-%C3%A7%C4%B1kacak-m%C4%B1/a-78149562" rel="nofollow">çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması</a> hususunda yasa yapımı sürecinde önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, <a href="https://www.dw.com/tr/%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm-s%C3%BCreci-%C3%A7er%C3%A7eve-yasada-ne-olacak/a-78060458" rel="nofollow">çerçeve yasaya</a> tam destek verilmelidir" dedi.</p>

<p>Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in sorularını yanıtladığı mülakatta şöyle konuştu:</p>

<p>"Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, süreçle ilgili millete dayanarak eleştiri yaptığını iddia edenlerin de aslında "küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekalet kavgasının aracı" olduğunu ileri sürerek, bunu idrak edecek potansiyelden yoksun olduklarını da söyledi. Bahçeli, "Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir" ifadesini kullandı.</p>

<p>MHP lideri ayrıca, "terörsüz Türkiye" olarak niteledikleri politikayla ilgili olarak, sürekli "örgütün (PKK) zayıfladığı ortadayken niçin buna ihtiyaç duyuluyor" diye sorulduğunu belirterek cevaben şöyle konuştu:</p>

<p>"Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-cerceve-yasaya-tam-destek-verilmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/bahceliden-ortak-toplanti-oncesi-birlik-ve-dayanisma-vurgusu.webp" type="image/jpeg" length="49061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Davutoğlu: Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldık]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/davutoglu-gelecek-partisinin-siyasi-faaliyetlerini-sonlandirma-karari-aldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/davutoglu-gelecek-partisinin-siyasi-faaliyetlerini-sonlandirma-karari-aldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Davutoğlu, genel başkanı olduğu Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı. Davutoğlu kararı, akşam saatlerinde X üzerinden yaptığı yazılı açıklamayla paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">"Parti siyasetinden çekilme kararını", "kirlenmiş siyasi iklimin parçası olmamak amacıyla" aldıklarını belirten Davutoğlu, kararı "ahlaki bir mesafe koyma kararı" olarak niteledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Davutoğlu'nun Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi'yle yaptığı birleşme görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması sonrası siyaseti bırakma kararı aldığı öğrenildi.</p>

<p dir="ltr">Davutoğlu ise açıklamasında, "Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır" dedi, "genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini" savundu.</p>

<p dir="ltr">Gelecek Partisi'nin fesih kararının resmileşmesi için fesih kongresi yapması gerekiyor, bu kongre için 22 Ağustos tarihi belirlendi.</p>

<p dir="ltr">Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve DEVA Partisi ile biraraya gelerek Meclis'te ortak grup kurmuştu.</p>

<p dir="ltr">Üç partiyi Meclis'te ortak grup çatısında buluşturan partinin ismi Yeni Yol belirlenmişti. Gelecek Partisi'nin Yeni Yol'da dört milletvekili bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/davutoglu-gelecek-partisinin-siyasi-faaliyetlerini-sonlandirma-karari-aldik</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2022/11/davutoglundan-milletvekillerine-cagri-teklifi-400un-uzerinde-oyla-tbmmde-kabul-edelim.jpg" type="image/jpeg" length="10855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Yeni Parti, kafası arkada ileri doğru koşmayacak]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-yeni-parti-kafasi-arkada-ileri-dogru-kosmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-yeni-parti-kafasi-arkada-ileri-dogru-kosmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay'ın butlan kararını iptal etmesi hâlinde ne yapacakları sorulan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'den ayrılırken "gemileri yaktıklarını" söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk TV canlı yayınına katılan <a href="https://www.dw.com/tr/yeni-parti/t-78095325" rel="nofollow">Yeni Parti</a> Genel Başkanı Özgür Özel, Yargıtay'ın butlan kararını iptal etmesi halinde ne yapacakları sorusuna "artık gemileri yaktık" yanıtını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yeni Parti, CHP'de bıraktığımız yerde veya daha ileride, anketler gösteriyor ki bir gerçekliği var" diyen Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Siyaseten baktığımızda şu mantıktayım: Emevi ordusunu İberya Krallığı'na çıkaran komutan Tarık'ın 'Arkamızda düşman gibi bir deniz. Karşımızda deniz kadar çok düşman var. Yaktım gemileri kazanmak zorundayız.' Gemileri yakmadan ve kazanmaya mecbur olmadan siyasette yol yürünmez. O yüzden Yeni Parti, kafası arkada ileri doğru koşmayacak."</p>

<p>CHP'de <a href="https://www.dw.com/tr/%C3%B6zg%C3%BCr-%C3%B6zel/t-71287390" rel="nofollow">Özgür Özel</a>'i uzaklaştırarak yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nu getiren mutlak butlan kararı, yapılan itirazların değerlendirilmesi için hâlihazırda Yargıtay'ın önünde bulunuyor. Yargıtay butlan kararını iptal etse bile, Özgür Özel artık CHP üyesi olmadığından genel başkanlığa "otomatik dönüşü" mümkün değil.</p>

<h2>Baskın seçim ihtimali</h2>

<p>Partinin hızla kurultayını yapıp 2027 Mart'ından itibaren yapılacak bir <a href="https://www.dw.com/tr/anketler-ve-uzmanlar-yeni-parti-i%C3%A7in-ne-s%C3%B6yl%C3%BCyor/a-78078350" rel="nofollow">seçime girme yeterliliğini</a> alması gerektiğini belirten Özel, bu tarihten önce yapılacak olası bir baskın seçime ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"Yeni Parti adıyla katılamayacak ama başka bir parti listesiyle girecek. Partinin adını öğrenemeyeceksiniz hiçbir şekilde. (...) Keşke olsa baskın seçim. Yeni Parti'nin desteklediği cumhurbaşkanı adayının kazanacağına kesin gözüyle bakıyorum."</p>

<h2>Mansur Yavaş'ın durumu</h2>

<p>Başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere henüz Yeni Parti'ye geçmemiş belediye başkanlarına ilişkin tartışmalara değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Kimse tutup Mansur Yavaş'a 'Kardeşim sen butlancı mısın' demesin. Böyle bir durum olmadığını hep birlikte görüyoruz. (...) Çok rica ediyorum, henüz partiye geçmemiş kimseye butlancı muamelesi yapılmasın. Bir geçiş dönemindeyiz ve önemli bir işi başarmak üzereyiz."</p>

<h2>Bağış toplanacak mı?</h2>

<p>Partinin bağış toplayacağını ancak vatandaşların dolandırılmasından endişe ettiklerini belirten Özel, dikkatli olunması uyarısında bulundu:</p>

<p>"Vergi numarasını aldık, parti adına hesap açtırma yetkilerini aldık. Birkaç gün içinde bu iş bitecek. Ben şimdi bir hesap numarası verebilirim ama milletin dolandırılmamasını da gözetmem lazım. (...) Kimsenin dolandırılmaması için bir kez daha söylüyorum, açılmış bir bağış kampanyamız yoktur. (Bu ancak) resmi hesaplarımızdan yapılacak çağrıyla olabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-yeni-parti-kafasi-arkada-ileri-dogru-kosmayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ozel-sakarya.jpg" type="image/jpeg" length="64164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: Ben siyasette yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/kilicdaroglu-ben-siyasette-yolsuzluklarla-mucadele-ettigim-icin-tanindim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/kilicdaroglu-ben-siyasette-yolsuzluklarla-mucadele-ettigim-icin-tanindim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki bölünme sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki üye katılım töreninde konuştu.</p>

<p dir="ltr">Mutlak butlan kararıyla partinin genel başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu, "Siyaset temiz insanların işidir. Çalan, çırpan siyasetçi istemiyoruz. Hiçbir CHP'li malı götürenlerle yan yana duramaz. Eğer yolsuzluk yapmak istiyorsan hemen partinin dışına çıkacaksın" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Siyasetin hesap verme sanatı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Ben siyasette yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım" dedi.</p>

<p dir="ltr">Kılıçdaroğlu'ndan önce konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin de kavganın "müteahhitlerle, müşahitler arasında" olduğunu söyledi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından bazı kısımlar şöyle:</p>

<p>''Bütün CHP'lilere sesleniyorum. Nedeni şu, Türkiye iyi yönetilmiyor. Gezeceğiz mahalle mahalle, ev ev onlara hakkı hukuku adaleti anlatmak için.</p>

<p>Ben dün yıllardır Ankara'ya gelip tarımda çalışan işçileri ziyaret ettim. Bu insanlarla ilgilenen bir siyasetçi gördünüz mü? Biz lüks mahallelerde değil onların yanında olmak zorundayız. Adımız belli halk partisiyiz. Devleti kuran partiyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. O yüzden gideceksiniz. Milyonlarca ev gencimiz var. Bu iktidarın temel ayıbıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili yolsuzluk yapanlarla yan yana duramaz. Eğer yolsuzluk yapmak istiyorsan derhal partinin dışına çıkacaksın.</p>

<p>Türkiye'nin gerçek gündemine bakın. Gidin gençlerinin nasıl soyulduğunu görün.</p>

<p>(YENİ Parti mesajı) Cumhuriyet Halk Partisi arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti.''</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/kilicdaroglu-ben-siyasette-yolsuzluklarla-mucadele-ettigim-icin-tanindim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/12/kilicdarogluna-bir-ceza-davasi-daha-toplamda-65-yil-hapis-isteniyor.webp" type="image/jpeg" length="35348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YENİ Parti'nin A Takımı belirlendi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/yeni-partinin-a-takimi-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/yeni-partinin-a-takimi-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel tarafından belirlenen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri, Parti Meclisi toplantısında oybirliği ile onaylandı. Özel’in A Takımı’nda dokuz isme yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YENİ Parti ilk Parti Meclisi (PM) toplantısını gerçekleştirdi. YENİ Parti lideri Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, partinin A Takımı belirlendi.</p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel tarafından belirlenen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri, Parti Meclisi toplantısında oybirliği ile onaylandı. Özel’in A Takımı’nda dokuz isme yer verildi.</p>

<p>Özgür Özel ile birlikte CHP’den istifa eden 91 milletvekilin kurucular kurulunda yer aldığı YENİ Parti, ilk Parti Meclisi toplantısını tamamladı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partinin kurucular kurulu üyeleriyle birlikte toplantı öncesinde Anıtkabir’e yürüdü. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine, YENİ Parti’nin adının yer aldığı çelenk bırakıldı. Özel daha sonra Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.</p>

<p>Özel, şunları yazdı:</p>

<p>“Aziz Atatürk,</p>

<p>Bugün, en büyük eseriniz olan Cumhuriyetimizin sunduğu imkanlarla kuruluşunu tamamladığımız YENİ Partimizin Kurucular Kurulu üyeleriyle birlikte huzurunuzdayız.</p>

<p>Emanetiniz olan Cumhuriyetimiz, bugün ne yazık ki çoklu krizlerle karşı karşıyadır. İktidarda olan bir siyasi partinin; demokrasiyi baskılayan, hukuku zedeleyen, ekonomik ve sosyal adaleti bozan, devlet yönetimini şahsileştiren politikaları, ülkemizi ve milletimizi ağır sıkıntılarla sürüklemiştir.</p>

<p>Türkiye’mizi; bu çoklu kriz ortamından kurtarmak; örselenen, hürmetsizlik edilen ve hatta esir alınan tüm eserlerinize layıkıyla sahip çıkabilmek için YENİ Partimizi kurarak, yeni bir yürüyüşü başlattık.</p>

<p>Bu yolda pusulamız ve tek güvencemiz milletimizdir.</p>

<p>Hedefimiz; sizden ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden aldığımız ilhamla; özgür, bağımsız, demokratik, adil ve müreffeh bir Türkiye’yi milletimizle birlikte inşa etmektir.</p>

<p>Kuşatılan mirasınızı koruma görevi, YENİ Parti’nin kadrolarına emanettir.</p>

<p>Size, silah arkadaşlarınıza, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına şükranlarımızı sunuyor; şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.</p>

<p>Ruhunuz şad olsun.</p>

<p>Özgür Özel<br />
YENİ Parti Genel Başkanı”</p>

<p>Anıtkabir ziyaretinin ardından YENİ Parti Parti Meclisi üyeleri, Kızılay’da bulunan Anadolu Kulübü’ne geçti.</p>

<p>Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirilen ilk Parti Meclisi toplantısında, partinin MYK’si oylandı. Özel, A Takımı’nda şu isimleri görevlendirdi:</p>

<p>- Genel Sekreter: Yunus Emre</p>

<p>- Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ensar Aytekin</p>

<p>- İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Özgür Ceylan</p>

<p>- Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yaşar Tüzün</p>

<p>- Hukuk, Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Gizem Özcan</p>

<p>- Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Nurhayat Altaca Kayışoğlu</p>

<p>- Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Utku Çakırözer</p>

<p>- Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Aylin Yaman</p>

<p>- Parti Sözcüsü: Zeynel Emre</p>

<p>MYK’nin belirlendiği Parti Meclisi toplantısının ardından MYK toplantısına geçildi. Özel, Yeni Parti’yi olağan kurultaya taşıyacak kurmaylarına, “YENİ Parti’nin iktidar yürüyüşünün ilk adımlarını atıyoruz. Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının kararlığıyla mücadele edeceğiz” dedi.</p>

<p>Özel’in, Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ile Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak belirlediği Ensar Aytekin ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu isimlerinin tecrübeli isimler olduğunun altını çizen bir YENİ Parti kurmayı, “YENİ Parti, bir an önce kapsamlı bir üyelik ve örgütlenme hamlesi yapacak” yorumunu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YENİ Parti’nin, bağış alması için gerekli yazışmaların yapılmasına yönelik başlık de PM’nin gündemine geldi. Parti Meclisi’nin bağışlar konusunda adım atılması için MYK’ye yetki verdiği bildirildi.</p>

<p>YENİ Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre, partinin kuruluş sürecinin hızlıca tamamlandığına işaret eden Özgür Özel, başvurusundan dört ay boyunca sonuç alamayan partiler bulunduğunun vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/yeni-partinin-a-takimi-belirlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/07/yeni-parti.png" type="image/jpeg" length="22607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den istifa eden 91 milletvekiliyle kurulan Yeni Parti'de yönetim belirlendi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chpden-istifa-eden-91-milletvekiliyle-kurulan-yeni-partide-yonetim-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chpden-istifa-eden-91-milletvekiliyle-kurulan-yeni-partide-yonetim-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel Genel Başkan seçilirken, kurucu 90 milletvekilinden 80'i Parti Meclis'ine (PM) girdi. Hakkında başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere CHP'li belediyelere ilişkin soruşturmalar kapsamında dokunulmazlık fezlekesi bulunan dört milletvekili ise PM'de yer almadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verilmesinin ardından milletvekilleri ve partililerle birlikte Hacı Bayram Veli Camii'nde cuma namazı kılan Genel Başkan Özgür Özel, daha sonra kurucu milletvekilleriyle Anadolu Kulübü'nde biraraya geldi.</p>

<p dir="ltr">Kurucular Kurulu'nun toplantısında Genel Başkan'ın yanı sıra 80 üyeli Parti Meclisi ile 15 üyeli Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) seçildi.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca TBMM grubunda görev yapacak isimler de belirlendi.</p>

<p dir="ltr">PM listesinde yer almayan 10 milletvekilinden bir bölümü TBMM grubu ile Meclis Başkanlık Divanı'nda görev alacak.</p>

<p dir="ltr">CHP'de Grup Başkanvekilliği görevini yürüten Ali Mahir Başarır, Murat Emir ve Gökhan Günaydın, Yeni Parti'nin de grup başkanvekilleri oldu. Bu nedenle üç isim PM'de yer almadı.</p>

<p dir="ltr">Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün de CHP'de olduğu gibi Yeni Parti'de TBMM Başkanvekilliği görevini sürdürmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ile Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı da PM listesine girmeyen isimler arasında yer aldı. Yıldızlı'nın Başkanlık Divanı'nda yer alması bekleniyor.</p>

<p dir="ltr">Özgür Özel'in CHP'deki son Merkez Yönetim Kurulu'nda görev yapan İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP'nin son YDK üyelerinden İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ile Özel'e yakın isimlerden Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da PM dışında kalan isimler arasında yer aldı.</p>

<p dir="ltr">Parti kulislerinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında haklarında fezleke düzenlenen bu isimlerin, Yeni Parti'ye yönelik tartışmalara neden olmamak ve Özel'in elini rahatlatmak amacıyla kendi istekleriyle PM'de görev almadıkları ifade ediliyor.</p>

<p dir="ltr">On beş üyeli Yüksek Disiplin Kurulu ise milletvekili olmayan isimlerden oluşturuldu.</p>

<p dir="ltr">Listede dikkat çeken isim ise CHP'ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, CHP'nin Yüksek Seçim Kurulu temsilciliği görevinden aldığı Mehmet Hadimi Yakupoğlu oldu.Yönetim seçiminin ardından açıklama yapan Özgür Özel, partisinin yol haritasını da paylaştı.</p>

<p dir="ltr">Cumartesi günü ilk Parti Meclisi toplantısını yapacaklarını ve burada kurucu Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) belirleyeceklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Özel, pazartesi günü TBMM Başkanlık Divanı'nın yeni siyasi tabloya göre şekillenmesinin ardından salı sabahı kapalı grup toplantısını gerçekleştireceklerini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Özel, pazartesi günü TBMM Başkanlık Divanı'nın yeni siyasi tabloya göre şekillenmesinin ardından salı sabahı kapalı grup toplantısını gerçekleştireceklerini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Özel, "Salı günü saat 15.00 itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefet partisi olarak hem Genel Kurul'daki hem de Meclis'teki yerimizi almış olacağız" dedi.</p>

<p dir="ltr">Yeni Parti genel merkezinin Ankara'nın Mustafa Kemal Mahallesi'nde hazırlandığını belirten Özel, yaklaşık on gün içinde yeni binada faaliyetlere başlayacaklarını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Seçime girme yeterliliği konusunda herhangi bir sorun bulunmadığını savunan Özel, sonbaharda kurultayı toplayarak yasal süreci tamamlayacaklarını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Özel, "Her türlü tedbir tamam. Bu iradenin sandık dışında kalmasına kimse engel olamaz" dedi.</p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chpden-istifa-eden-91-milletvekiliyle-kurulan-yeni-partide-yonetim-belirlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 02:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/10/ozgur-ozel-chp-basin.png" type="image/jpeg" length="66468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-bu-yuruyus-yok-sayilan-hor-gorulen-karinca-gibi-ezilmek-istenen-bir-milletin-yuruyusudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-bu-yuruyus-yok-sayilan-hor-gorulen-karinca-gibi-ezilmek-istenen-bir-milletin-yuruyusudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, bu haftaki grup toplantısını NATO Zirvesi nedeniyle Eskişehir'de topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne değinen Özel, başkentte haftalardır olağanüstü tedbirlerin uygulandığını anımsattı.</p>

<p><strong>"Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir" </strong>diyen Özel, "Muhalefete saldırıp kendinden olmayana hukuksuzlukla müdahale eden bir iktidarın Türkiye'nin milli menfaatlerini savunamadığını ve savunmayacağını üzüntüyle görüyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Zirve öncesi yapılan gözaltılar ve tutuklama kararlarına tepki gösteren Özel, şunları söyledi:</p>

<p>"Kendi insanına çile çektiren, anlamsız paranoyak bir halin içindeyiz. Protesto yapılabilir diye yüzlerce gözaltı yapıldı. Eylem yapılabilir diye insanlar özgürlüklerinden edildi. Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir. Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için son olacağını düşünüyor. 'Eğer Trump'a burada birisi bir şey derse benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralıları evine hapsetmekte ve Filistin davasını savunan birinin, Trump'a Gazze'deki zulmün hesabını sormasına engel olmak için elinden geleni yapmaktadır."</p>

<p><strong>Özel'in Eskişehir'deki grup toplantısından satır başları şöyle:</strong></p>

<p>* Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, Türkiye'nin dört bir tarafından grubumuzu onurlandıran değerli misafirler; hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Eskişehir'imizde yapıyoruz. Bugün hem ev sahibiyiz hem misafiriz. Bu eşsiz ev sahipliği için İl Başkanımız Talat Yalaz'ın şahsında tüm ilçe başkanlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne saygılarımı sunuyorum.</p>

<p>* Eskişehir denince; Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından konuklara ev sahipliği yapan, partimizin göğsünü kabartan bu şehrin bugünlere gelmesinde, bozkırın ortasında bir cennet yaratan Eskişehir'in efsane rektörü, Büyükşehir Belediye Başkanı, siyasetteki ustamız Yılmaz Büyükerşen'i saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>* Onun emanetine gözü gibi bakan, Eskişehir'in seçilmiş kadın Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Merkezdeki iki belediye başkanımız Kazım Kurt'un ve Ahmet Ataç'ın şahsında tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Partinin Eskişehir'den seçilmiş ve tarihin doğru tarafında duran milletvekillerimiz Utku Çakırözer'i ve İbrahim Arslan'ı sevgiyle kucaklıyorum.</p>

<p>* Gençliğin, özgürlüğün, cumhuriyetin şehrindeyiz. Sosyal demokrat belediyecilikle kalkınan, bozkırın ortasında hizmetin, kültürün, çağdaş yaşamın simgesi haline gelen bir şehirdeyiz. Bugün bu kente hem umut olmaya hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik.</p>

<p>* İnancımıza inanç, gücümüze güç... İnancımıza inanç, gücümüze güç katan, bizimle birlikte burada çok önemli bir grup toplantısında, çok önemli bir günde hem grubumuza misafir olan hem de bu güzel kentte bizi misafir eden tüm Eskişehirlileri saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>* Malum, partimize yönelik saldırıların ardından Ankara'da durmadık. Binalardan çıktık, milletimize sığındık. Köy köy, belde belde, şehir şehir geziyoruz. Sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan hep birlikte büyüyoruz. Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz, büyük otobüslerimiz yok; bazen bir bankın üstünde, bazen bir köy kahvesinde bir sandalyenin üzerindeyiz ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz.</p>

<p>* Son grup toplantımızın ardından hep birlikte sahadaydık. Ben 2 Temmuz'da Sivas'ta, Madımak katliamının acısını paylaştık, ailelerle kucaklaştık. 33 yıldır gözyaşı dinmeyenlerle, içindeki kor ateş sönmeyenlerle birlikteydik. Buradan bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük utançlarından bir tanesini, orada kaybettiklerimizi saygıyla anarken; bir gün Madımak'ın utanç müzesi olacağı ve o günün utanç günü olarak kanunla meclisten geçeceği güne kadar o acıyı yüreğimizde taşımaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. 2 Temmuz'un ardından 5 Temmuz'da Başbağlar'da ben olamadım ama kıymetli heyetimiz oradaydı, milletvekillerimiz oradaydı. Başbağlar katliamını bir kez daha lanetliyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.</p>

<p>* Ardından Kastamonu'daydık. Orman işçileriyle, esnafla, kadınlarla bir araya geldik. Dertleri dinledik, çözüm önerilerimizi anlattık. Zonguldak'a geçerken Karabük Safranbolu'da, Yenice'de yolumuza çıkan, yolumuzu kesen ve büyük bir sevgi seliyle bizleri kucaklayanlarla hem umudumuzu pekiştirdik hem mücadelemizi büyüttük.</p>

<p>* Cumartesi günü emeğin başkentindeydik. Ecevit'in, Karaoğlan'ın gönlündeki memleketinde seçim çevresindeydik. Karaelmas diyarı Zonguldak'taydık. Esnaf ziyareti diye yola çıktık ancak on binler olduk, sel olduk aktık. Zonguldak'tan bütün Türkiye'ye mücadelenin ve kararlılığın fotoğrafını yolladık. Tüm Karaelmas diyarına, emeğin başkentine bir kez daha selam olsun!</p>

<p>* Bugün, mutlan kararından sonra çıktığımız yolda 19'uncu şehirde sizlerle birlikteyiz. Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüye büyüye, büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş bir partinin, bir grubun, bir liderin yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür ve buradan, Eskişehir'den haykırıyorum ki: Andolsun ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiç kimse duramayacaktır!</p>

<p>* Yıllardır bitmeyen, kronik hale gelen, öyle başladığı yılla falan anılmayan, 10 yılı bulan bir krizin içindeyiz. Çoklu krizler ortamının içindeyiz.</p>

<p>* 2018'de parlamenter sistem ortadan kaldırıldı. Yerine tek kişilik bir yönetim anlayışı getirildi. O günlerde itiraz etmiştik, o günden bugüne de hep birlikte çilesini çekiyoruz. Üzerinden tam 8 yıl geçti. O tarihten bu tarihe, bırakın 'Verin yetkiyi, görün etkiyi' diyenlerin; enflasyonla, hayat pahalılığıyla mücadele, dövizin düşürülmesi, işsizliğin azaltılması... O günden bugüne memleket bir felaketi yaşıyor. O günden bugüne milletin yüzü hiç gülmedi. Demokrasi zedelendi. Adalet keyfîleşti, liyakatsizlik derinleşti. İşsizlik, yolsuzluk, enflasyon, hayat pahalılığı... Her birisi daha kötüye gitti.</p>

<p>* Enflasyonun belini kıracağız dediler, kırılan vatandaşın beli oldu. Ve 'Yeni bir sistem getireceğiz, iyi olacak' dediler; bu sistem Türkiye'ye gelmedi, maalesef o günden bugüne Türkiye'ye AKP'nin kara düzeni yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşıyoruz, hep birlikte. Genç oranı yüksek, 86 milyon nüfusumuz var. Taşı sıksa suyunu çıkaran çalışkan insanlarımız var. Gözü kara müteşebbislerimiz var; iş insanlarımız, Anadolu kaplanlarımız var. Adamı ters diksen düz çıkan verimli, bereketli topraklarımız var. Tarihiyle, kültürüyle, turizmiyle dünyayı kıskandıran, önü açık, aslında büyümesi, gelişmesi, yükselmesi, zenginleşmesi engellenemez bir ülkemiz var.</p>

<p>* Ama biz, ama biz Avrupa'da yoksullukta birinciyiz. Avrupa'da işsizlikte birinciyiz. Avrupa'da yüksek faizde birinciyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa'da birinciyiz. Maalesef ülkenin %80'i Afrika standartlarında yaşarken, ülkenin sadece %20'si Belçika standartlarında, Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Derin bir gelir adaletsizliği, kabul edilemez, eşitsiz bir servet dağılımı var.</p>

<h2>"Hiç şüphe yok ki Türkiye'yi bu hale, ülkeyi 24 yıldır yönetenler getirdi"</h2>

<p>* Neden bu milletin hakkını yiyenlere kimse dokunmazken bu düzene karşı duranlara karakol, hapis, sürgün görünüyor? İşte oturup bunu düşünmek, meseleyi bu adaletsizlikten yararlananları görmek ve siyaset ki tarafını belirleme işidir, siyaset ki öncelik belirleme işidir; bugünkü iktidarın kimleri koruduğunu, yarının iktidarı, halkın iktidarının kimleri koruyacağının adını şimdiden söylemek gerekir.</p>

<p>* Hiç şüphe yok ki Türkiye'yi bu hale, ülkeyi 24 yıldır yönetenler getirdi. Çünkü onlar kendi çıkarlarını milletin çıkarlarının önünde tuttular. Bizi var eden demokrasiden, adaletten saptılar. Zaten eksiklerimiz vardı; daha iyisini vaat ederek gelip adaleti tamamen bir partinin kararlarına bağladılar, demokrasiyi neredeyse tamamen ortadan kaldırdılar. Bilimden, ortak akıldan, kültürden, liyakatten tamamen uzaklaştılar. Kendilerinden olmayanlara zulümle muamele etmeye başladılar. Sonunda yozlaşmış, baskıcı, otoriter bir iktidara dönüştüler.</p>

<p>* Örneğin; enflasyon rakamlarında Avrupa birincisiyiz. Gıda enflasyonunda; dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülke diye nitelendirilen Türkiye'nin, gıda enflasyonunda dünyada 5. sırada olduğunun altını çizen ve bu konuda sürekli partimize davet ettiğimiz, kadrolarımıza dahil ettiğimiz günden beri il il, köy köy gezen partimizin tarım politikalarından sorumlu başkanı Sencer Solakoğlu, gittiği her yerde partimizin... gölge kabinemizin gölge tarım bakanı...</p>

<p>* Gittiği her yerde gıda enflasyonunun hangi sebeplerden olduğunu, tarımda yapılan yanlışları, yerine yapılması gereken doğruları anlattığı için; hayvancılıkta, et üretiminde, süt üretimindeki yapılan yanlışlıkları, ne yapılırsa Türkiye'nin bu alanda dışa bağımlılıktan ette kurtulacağını, sütte paritenin –doğru paritenin– nasıl tutturulacağını, alım garantili üretimin nasıl yapılacağını anlattığı için ve bu iktidarın nasıl ithalatçıyı zengin etmek için et üreticisini perişan ettiğini, nasıl süt hayvanlarının bıçak altına gittiğini anlattığı için, nasıl doğru politikaların yapılmadığı için tarımda belirsizliğin, verimsizliğin bizi ne hale getirdiğini anlattığı için... 1 yıl öncesine kadar Bursa'da kendi çiftliğinde en iyi sertifikalarıyla işlerini yaparken, sadece şimdi 'Bu işler nasıl yanlış yapılıyor, doğrusu nedir?' anlattığı için bu iktidarın hedefi haline geldi. Tek bir örnektir ama kendisinin iş yeri, örnek gösterilen iş yerinin geçtiğimiz günlerde bütün sertifikaları iptal edildi.</p>

<p>* Buradan iktidara sesleniyorum: Ama bizler; ama bu ülkede sizin yanlışlarınıza itiraz ettiği için hedefe koyduğunuz kim varsa, biz sizin karşınızda dimdik durmaya, onların arkasında durmaya, bu ülkeyi ilk seçimlerde sizden kurtarmaya kararlıyız, bunu böyle bilin!</p>

<p>* Bugün yıllık enflasyon %32.11. Bu oranla Avrupa'da birinci, dünyada 5. sıradayız. Öyle bir noktadayız ki dünyada enflasyonu bizden daha kötü olan sadece 5 tane ülke var.</p>

<p>* Ve bugün Türkiye'de açlık sınırı 35.750 lira, yoksulluk sınırı 116.500 lira. Ama emekli maaşı yeni düzenlemeyle, daha ödenecek zamlı haliyle en düşük emekli maaşı 23.500 lira; asgari ücret sadece 28.000 lira. Kaba bir hesapla; bugün ülkede sabit aylık alan 29 milyon emekli, işçi, engelli, dul ve yetim var ve hepsi açlık sınırının altında maaş alıyorlar. Bir de hiç ücret almayan 12,5 milyon işçimiz var. Toplam 41,5 milyon kişiden bahsediyorum. 41,5 milyon kişi, 45 tane Eskişehir yapar. Dünyada 157 ülkenin nüfusundan daha kalabalık bir kitleden bahsediyorum ve Türkiye nüfusunun neredeyse her iki kişisinden birinden bahsediyorum; açlık sınırının altına itilmiştir.</p>

<p>* İşte AKP'nin kara düzeni budur! Siyaset tam da buna karşı yapılır. Biz bu düzene karşı adalet mücadelesini veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Aylardır söylüyoruz; bu maaşlarla geçim olmaz. İğneden ipliğe her şeye zam gelirken maaşlar aynı kalamaz. Emekli maaşına yapılan zam, en düşük emekli maaşı... Unutmayalım; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geldiği gün, geçmişteki koalisyon hükümetini hep kötülüklerle andığı, krizle andığı, yoksullukla andığı koalisyon hükümetinin...</p>

<p>* Ecevit'in, Sayın Bahçeli'nin ve rahmetli Yılmaz'ın, Mesut Yılmaz'ın koalisyon hükümetinin son ödediği en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün bu hükümetin ödediği son emekli maaşı 2 tane çeyrek altın alıyor. Şimdi sadece ve sadece ocaktan bugüne kadarki enflasyon kadar –ki kanunen zorunluluk– zam yaparak 23.500 liraya emeklilere geçinin diyor. Elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ömrünü bu millete, bu ülkeye vermiş bu emeklilere yapılan bu büyük haksızlığın, bu büyük vefasızlığın hem ilk seçimde hesabını göreceğiz hem de emekliye ilk seçimde hakkını vereceğiz.</p>

<p>* Ayrıca 2023 seçimlerinden önce 'Enflasyon tek haneli rakamların üzerindeyse, yani %10 ve üzerindeyse yılda 4 kez asgari ücreti yeniden ayarlayacağız' demişti Erdoğan. Seçildiği günden beri enflasyon tek haneli rakamların çok üzerinde. Bugün halihazırda %32. %10 bile olsa ocaktaki zamlı maaştan sonra bir kez martta, bir kez temmuzda, bir kez ekimde asgari ücret ayarlanacak diyordu; ama o günden bugüne asgari ücrete sadece yılda bir kere, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun belirlediği zam dışında hiçbir zammı yapmadılar. 6 aydır 28.000 lira diye verdikleri asgari ücret, o günkü alım gücüyle 23.000 liraya düştüğü halde asgari ücrete bütün itirazlarımıza rağmen hiçbir iyileştirme yapmadılar.</p>

<p>* Son 10 yılda emekli sayısı %34 arttı. %34! Yani 10 emekli varken 13,5-14 emekliye çıktı. Ama emeklilerin milli gelirden aldığı pay %15 küçüldü. Yani bundan 10 yıl önce masada büyük bir tencere, başında 14 emekli vardı; şimdi masada çok daha küçük bir tencere ve başında 20 tane emekli var. Öyle bir noktadayız ki 10 yıl öncesinin emeklisiyle bugünün emeklileri arasına bakınca; bugünkü emeklilerin maaşını eski emeklilere ödettiren, onların maaşından alıp bugünkü emeklilere maaş veren bir iktidarla karşı karşıyayız.</p>

<p>* Verecekleri 3.500 liralık zammın emeklilere –20.000'den 23.500 yapıyor ya– maliyeti 79 milyar TL. Büyük para gibi anlatıyorlar. Oysa bu iktidarın bu yılın ilk 5 ayında, sadece 5 ayında faize ödediği para 1,5 trilyon TL. Yani emeklilere verilen zammın tam 19 katı! Yani bir gün geçmişte 'Nas' diyen, o yüzden faize ellemeyen, o yüzden enflasyonu %14'lerden %90'a, gerçekte %120'ye çıkana kadar seyreden, 'Faizden korkarım, Nas dururken nasıl faiz vereceksin' diyen Erdoğan; bugün emekliye verdiğinin 19 katını sadece 5 aylık sürede faiz lobilerine ödemiş durumdadır. O yüzden bu iktidar... O yüzden bu iktidar emekliye, işçiye değil; faizcilere, tefecilere çalışan, onları zengin eden bir iktidardır.</p>

<h2>"Yapılan şehir hastanelerine hasta garantisi var; ama emekliye, emekçiye geçim garantisi yok"</h2>

<p>* Ne yazık ki bu kara düzende otoyollarda geçiş garantisi vardır. 'Otoyol yapacağız, cebinizden bir kuruş para çıkmayacak' diye tarihin en büyük yalanını attılar. Dediler ki yandaş müteahhitlerine: 'Londra'daki tefecilerden parayı bul gel, ben parayı sana ödemek için yapacağın yolun 30 yıllık geçiş ücretini sana vereceğim. Ya geçmezlerse? Geçmeyeni de cepten ödeyeceğim. Faizini de vereceğim, o ülkenin enflasyonunu da üstüne ekleyeceğim.' Yapılan otoyola, yapılan köprüye, yapılan tünele geçiş garantisi var. Havaalanı yaparsan 'Uçmasa da uçak' uçuş garantisi, yolcu garantisi var. Yapılan şehir hastanelerine hasta garantisi var; ama emekliye, emekçiye geçim garantisi yok.</p>

<p>* Tek bir örnek vereceğim. Son genel seçimlerin yapıldığı Mayıs 2023'te en düşük emekli maaşı 7.500 liraydı. Siz en son oy sandığının başına gittiğinizde en düşük emekli maaşı 7.500 liraydı. Bugün zamlanmış haliyle söylüyorum; 23.500 lira. %213 arttı. O gün, son oy verdiğiniz gün Osmangazi Köprüsü'nün geçiş ücreti 184 liraydı; bugün 1.170 lira. %534 arttı! Emekliye verilen para %213 artarken, köprüyü yapan müteahhide verilen para veya köprüden geçiş ücreti %534 arttı.</p>

<p>* Bu ülkede her şeyin fiyatı emekliye verilen maaştan daha fazla arttı. AKP iktidarının tercihlerinin özeti budur. Onlar zenginlere daha çok zengin olma garantisi veriyorlar ama biz bu ülkenin emeklisine, işçisine, esnafına, memuruna, çiftçisine geçim garantisi vermeye ve bunların seçimde yandaşlarına verdikleri tüm garantileri vatandaş adına teker teker inceleyip, onların defterini dürüp, o hesabı kapatmaya ama sizlere geçim garantisi vermeye geliyoruz.</p>

<p>* Değerli, değerli arkadaşlar; ülkemiz bugün ve yarın devlet başkanlarının da bulunacağı NATO zirvesine ev sahipliği yapıyor. Öncelikle, öncelikle şunu söyleyeyim: Biz son yerel seçimin birinci partisi olarak böyle bir dönemde, böyle bir ev sahipliğini önemsiyoruz. Elbette çok iyi bir ev sahipliği yapılmalıdır. Yabancı liderler, heyetler ağırlanmalı. Türkiye'yi gelmeliler, görmeliler. NATO'da sözümüz geçsin; Türkiye bölgesel ve küresel gelişmelerde söz ve karar sahibi olsun, oyun kurucu bir ülke olsun isteriz. Ülkemizin milli menfaatlerinin iktidarıyla muhalefetiyle birlikte savunulmasını ve bu tip organizasyonların hep birlikte sahiplenilmesini arzu ederiz.</p>

<p>* Ancak ne yazık ki bir üzüntülerimizi, ne yazık ki sıkıntılarımızı ifade etmek durumundayım. Demokrasiyi ve adalet sistemini zayıflatan, 86 milyonu kutuplaştıran, kendi gibi düşünmeyenlere hukuksuzlukla müdahale eden iktidarın varlığında bugün Türkiye, NATO liderlerinin –son seçimlerde o NATO liderlerinin Türkiye'de 'En bildiğiniz şehir neresi?' dendiğinde tereddütsüz ismini söyleyeceği– İstanbul'un, üç seçim üst üste, hem de karşısında Meclis Başkanı varken, bir önceki son Başbakan varken, en güvendikleri bakanları, Şehircilik Bakanı varken artan farklarla, iptal edilen mazbatasına rağmen yenilenen seçimde artan farkla, son seçimde milyonu geçen farkla kazanan belediye başkanının tutuklu olduğu; bir sonraki seçimlerdeki cumhurbaşkanı adayımızın, ön seçimde 15,5 milyon oy alan, özgürlüğü için 25,5 milyon insanın imza verdiği cumhurbaşkanı adayımızın tutuklu olduğu; partinin evlatları belediye başkanlarımızın, belediye meclis üyelerimizin, bürokratlarımızın tutuklu olduğu... Türkiye'nin kurucu partisine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partinin adaysızlaştırıldığı, kurumsuzlaştırıldığı, lidersizleştirilmeye çalışıldığı bir süreçte bugün Türkiye'de NATO zirvesi yapılmaktadır.</p>

<p>* Bugün bu NATO zirvesinden önce, Avrupa'nın en önemli yapılarının raporlarında, ana muhalefet partisi olarak okuduğumuzda utandığımız tespitler yer almaktadır. Maalesef, maalesef ülkede Adalet Bakanlığı'nın başındaki kişi, raporlarda ismiyle, Avrupa'daki mal varlığıyla anılmakta; bizim bu ifadelerimize 'Cumhurbaşkanı sen sus, cevap verme' dediği günler hatırlarda kalmakta ve kendisinin bu konuda tek savunanı kendisi olmakta, raporları yazanlarla bir başına kendi polemiklere girişmekte; ancak Türkiye'ye bu büyük utanç, okumaktan memnuniyet duymadığımız, böyle bir raporun varlığından utanç duyduğumuz bir süreçte NATO zirvesi Türkiye'de yapılmaktadır. Muhalefete saldıran, kendinden olmayanı hukuksuzlukla muamele eden bir iktidarın, Türkiye'nin milli menfaatlerini savunamadığını ve savunamayacağını üzüntüyle görüyoruz.</p>

<p>* Önce NATO salonlarından, NATO salonlarının dışında yaşananlara birazcık değinelim. Haftalardır Ankara'mızda olağanüstü hal uygulanmaktadır. Kendi insanına çile çektiren, anlamsız, paranoyak bir olağanüstü halin içindeyiz. Protesto gösterileri yapılabilir diye 225 kişi gözaltına alınmış, önce 178'i tutuklanmıştır. Daha dün, daha dün 100 gözaltı işlemi daha yapılmıştır.</p>

<p>* Bizim yasalarımızda önleyici gözaltı bile yokken, yasakken, önleyici tutuklama adı altında; yani bunlar NATO sırasında gelirler, eylem yaparlar diye insanlar özgürlüklerinden edilmiştir. Pikniğe giden TEMA gönüllüleri tutuklanmışlar, 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut tutuklanıp tepkilerden sonra serbest bırakılmış, akademisyen Emel Memiş halen tutukludur.</p>

<p>* Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir. Trump kendi ülkesinde yüz binler, milyonlar tarafından protesto edilebiliyor ama Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için bir son olacağını düşünmekte, bundan yaşamsal bir kaygı duymakta. 'Eğer Trump'a burada birisi bir şey derse, Trump benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralılardan utanmakta, Ankaralıları evine hapsetmekte ve örneğin, Filistin davasını savunan birinin Trump'a çıkıp Gazze'deki zulmün hesabını sormasına engel olmak için elinden geleni yapmaktadır.</p>

<p>* Yüzlerce insanın gözaltına alındığı, meydanların kapatıldığı, yolların bariyerlendiği, esnafın iş yapmasının önüne geçildiği bir yerde ülkenin başkenti perişan haldedir. Milletin evinden işine gitmesi engellenmekte, kamu görevlilerine bir hafta evden çalışma salık verilmektedir. Bu kadar özgüvensiz bir yönetim anlayışı olmaz. Ülke adına bir utanç durumuyla karşı karşıyayız.</p>

<p>* Ülkemize gelen liderler, heyetler ne görecekler? Hayalet bir şehir. Ankara'ya gelip bir tane Ankaralı görmeden, bir dükkana uğramadan, polislerle dolu, bomboş sokakları görüp Ankara'dan ayrılacaklar. Ülkenin yoksulluğundan utanmayanlar, bunların liderlerin görmesinden utanıp panolarla bunları gizlemeye çalışmaktadırlar. Bu mudur Türkiye'nin imajı? Kimse kusura bakmasın, bu güç değildir, güçsüzlüktür; bu acizliktir, bu özgüvensizliktir. Kendi insanından korkan, kendi insanından utanan, onları bariyerlerin arkasına saklayan bir iktidarın ömrünün sonu gelmiş demektir. AK Parti tükenmiştir, bitmiştir!</p>

<p>* Oysa gizledikleri şehir, gizledikleri şehir, bir gün yabancılar geldiğinde, bir gün yabancılar geldiğinde 'Ne görecekler?' diye o şehre bakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat tasarladığı; Cumhurbaşkanının yerinin, konutunun, köşkünün belli olduğu... Hemen altında seçilmiş Meclis'in bulunduğu... Hemen altında Meclis'ten atanan, seçilen bakanların görev yaptığı... Aynı hizada adliye saraylarının bulunduğu... Yargı, yürütme ve yasamanın hem birbirine denk hem doğru bir sıralamayla yer aldıkları... O geniş caddenin etrafına, Türkiye'nin dostu ülkelere en güzel büyükelçilik arsalarının tahsis edildiği... Gelen Ankara'yı bir gezsin, demokrasi anlayışımızı görsün, kuvvetler ayrılığını görsün, millete verdiğimiz, Meclisine verdiğimiz değeri görsün... Bakanlarını görsün... Yargısını görsün, kendisini görsün diye yaptıkları, Atatürk'ün tasarladığı ve hayata geçirdiği, o güzel elleriyle tane tane çizdiği Ankara'nın, görmesinler, bilmesinler, yolda bile yürümesinler diye panolandığı bir güne gelmişizdir.</p>

<p>* O günün kurucu liderinin vizyonundan, bugünün yıkıcı liderinin vizyonsuzluğuna bu ülke sürüklenmiştir ancak bunun sonu er ya da geç gelecektir!</p>

<p>* Devletin geleneklerini yıkan ve bu ülkenin, bu ülkenin gücünden korkup kendi kaba kuvvetini acizlik değil de kudret gibi göstermeye çalışanlara karşı şunu ifade edeyim: Biz bu ülkenin kurucu partisiyiz, kurucu iradesiyiz. Bu ülkeyi cumhuriyetle güçlendiren, kalkındıran, dış politikada sözünü dinleten, tehditlere karşı caydırıcı bir güç haline getiren kadroların bugünkü temsilcileriyiz. Cumhuriyetimizin değerleriyle, yurttaşlarımıza sunduğumuz özgürlüklerle, mazlum milletlere ilham olmuş cesaretimizle birlikte bu ülkenin kurucu kadrolarının bugünkü temsilcileriyiz.</p>

<p>* Dış politikadaki ilkelerimiz de bize kurucu kadrolarımızdan mirastır. Dış politikaya siyaset üstü bir pencereden bakarız. Planların günlük değil, bir döneme ait değil; 10 yıllık, 20 yıllık, 30 yıllık hazırlanması fikrinin sahipleriyiz. Hiçbir iktidarın da bu ilkeleri kişiselleştirmesine, kendi menfaati için aşındırmasına, 86 milyonun değil, kendi siyasi çıkarları için zayıflatmasına müsaade edemeyiz.</p>

<p>* Bugün Erdoğan iktidarı, dış politikada kendi kişisel menfaatlerini Türkiye'nin menfaatlerinin üzerinde tutmaktadır. Yabancı liderlerle kurulan ilişkiler, kurumsal değil, kişisel zeminde ilerlemektedir. Yapılan pazarlıklar Türkiye'nin geleceği için değil, AK Parti iktidarının devamını sağlatmak için yürütülmektedir. O yüzden NATO zirvesini, bu şahsi dış politikadan uzaklaşılması, milli menfaatlerin savunulması kaydı şerhiyle dikkatle takip ediyoruz.</p>

<p>* Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye'deki belirsizlikler, İsrail'in Filistin ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları, Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve tüm bölgeyi ve dünyayı krize sürükleyen hukuksuz politikaları... NATO içindeki tartışmalar ve Türkiye'nin ittifaktaki rolü... Bu başlıkların hepsi önümüzde durmaktadır. Bu konularda Türkiye'nin barıştan yana, uluslararası hukuktan yana, diplomasiden yana, mazlum milletlerden yana ilkeli bir tutum alması beklenir ama bu hedefin ne kadar uzağında olduğumuzu ifade etmek isterim.</p>

<p>* Avrupa ile bozulan ilişkilerin düzeltilmesi noktasında adımlar atılmasını, demokrasi ve hukuk zemininde yeniden hukukun üstünlüğü, demokratikleşme adımlarıyla ülkemizin çıkarlarını önceleyecek kurumsal ilişkilerin başlatılmasını bekleriz ama maalesef bu beklentilerin çok uzağındayız.</p>

<p>* Elbette NATO üyesiyiz, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahibiz. Ama NATO'ya körü körüne bağlı olmayacağız. Her yanlışın arkasında sessiz durmayacağız.</p>

<p>* Rusya ve Çin ile doğru, kurumsal, istikrarlı, güçlü temeller üzerinde yükselen ilişkiler kurmak durumundayız. Unutmayın ki, NATO'nun NATO'nun doğu kanadındaki Soğuk Savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile sınır komşusu olmuş, Batı ittifakının bir bileşeni olmuş ve bu denge politikasını yıllarca dış politikadaki becerikli, iyi eğitimli, geleceği öngören, Türkiye'nin tüm menfaatlerini birlikte gözeten diplomatlarımız ve dışişleri politikalarımız sayesinde çok doğru bir şekilde yürütmüş, böyle bir mirasa sahip bir ülkeyiz. Trump yönetimine tamamen bağımlı bir dış politikanın ülkemize fayda getirmediği ve getirmeyeceği açıktır. Bu nedenle, stratejik adımları ortak akılla atmak gerekir.</p>

<p>* Bu konuda her zaman olduğu gibi yapıcı öneriler sunmaya devam edeceğiz. İktidar Türkiye'nin Türkiye için bir stratejik aklı, stratejik bir planı takip etmelidir. Ancak bu stratejik akıl Rusya'dan S-400'leri bir inatla alıp, sonra hiç kullanmadan hangarda çürütmekle sağlanamaz. Bu stratejik akıl bu yüzden F-35 programına girilmiş, 1,5 milyar dolar ödeyip de tek uçak bile alınmadan, Amerika'da üzerine Türk bayrağı işlenmiş 6 tane F-35'i bile oradan alıp getiremeyen bir öngörüsüzlükle, ondan vazgeçip F-16 modernizasyonu deyip onu bile başaramayan bir öngörüsüzlükle sürdürülemez.</p>

<p>* O zaman "Şanghay Beşlisi'ne gireriz" diye ucuz tehditler savurup sonra Trump'tan azarı yiyince Çin mallarına vergi bindirmekle, Amerikan mallarının vergilerini Amerika'ya doğru uçakta giderken sıfırlamakla bir stratejik plan sürdürülemez. Trump'ın oğluyla görüşüp babasından randevu istemekle, 250 Boeing uçağından fahiş fiyata elâlem sipariş etmekten ve şu güzelim Eskişehir'in nadir toprak elementlerini Trump'a vadetmekle stratejik bir akıl sürdürülemez.</p>

<p>* Tarihimizde Amerika yönetimine bu kadar göbekten bağlı bir yönetim görülmemiştir. Türkiye ABD'ye bu şekilde bağlı hale getirilemez. O Trump yönetimi ki bu ülkenin Cumhurbaşkanına "Aptal olma" diye mektup yazıp yollayabilmiştir. O Trump ki bu ülkenin Cumhurbaşkanını mal varlığıyla tehdit edip geri adım attırabilmiştir. O Trump ki Türkiye'deki yargının bağımsız olmadığını yüzümüze vurmak için her seferinde, "O akıllı bir adam, bir papazım vardı ondan istedim hemen yolladı" diyerek Brunson'ı –ki Erdoğan'ın "Bu can bu bedende durdukça o papaz gidemez, ver papazı, al papazı" deyip– Trump'ın bir telefonuyla papazı Oval Ofis'e yolladığını Trump her seferinde hatırlatmaktadır.</p>

<p>* Gazze'de 75 bin kişiyi, çoluğu çoğu çocuk ve kadın, 75 bin insanı katledenlerle bu şekilde yürünemez. Bize her türlü ambargoyu uygulayanların ambargodan vazgeçmeleri için ağzının içine bu şekilde bakılamaz. Türkiye Cumhurbaşkanına 'Biz ona onda olmayanı veriyoruz, meşruiyet veriyoruz, geri kalan her şeyi onlardan alıyoruz' diyenlere sessiz kalınamaz. Bizden 5 dakika randevu almak için 'Bize yalvarıyorlar' diyen Dışişleri Bakanıyla iki gün sonra Oval Ofis'te şakalaşılamaz.</p>

<p>* O Trump ki Türkiye'ye gelip Anıtkabir'i ziyaret etmeyen bir Amerikan Başkanıdır. 1959'da Eisenhower'ın, 91'de Baba Bush'un, 99'da Clinton'ın, 2004'te Oğul Bush'un, 2009'da Obama'nın Anıtkabir ziyaretleri kayıtlardayken; taslak programa Anıtkabir ziyareti yazıp sonra o ziyareti çıkarıp da Ankara'ye gelen bir Amerikan Başkanının bugün Erdoğan tarafından çocuklarla karşılayacağının haberleri geçmektedir. Eğer Amerikan Başkanı çocuklarla karşılanacaksa o çocuklar ellerinde İran'da öldürülen 165 kız çocuğunun resmini tutmalıdır!</p>

<p>* 5 ay sonra ülkesinde topal ördek haline gelecek, belki her iki tarafta birden gücünü kaybedeceği birisine yaranmak için böyle bir ilişki ağı asla ve asla savunulamaz. Hele hele bugün o törene götürülecek çocukların eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanının daha dün çıkıp da Kurtuluş Savaşı'nın adını değiştirmeye kalkması, 'Neden kurtuluyoruz?' diye soru sorması artık bu iktidarın bu millet tarafından taşınamayacağının göstergesidir. Ve o Kurtuluş Savaşı'nda 'Neden kurtuluyoruz?' sorusunun cevabının; işgalden kurtuluyoruz, istiladan kurtuluyoruz, ülkenin parçalanmasından, milletin artık bir başka ülkenin sömürge olmasından kurtuluyoruz cevabını bilmeyenlerin, halen daha o gün işgal altındaki İstanbul ve İstanbul'daki son padişahla ilgili kendilerince bir meseleyi Kurtuluş Savaşı'ndan önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önünde tutanlara neyi hatırlatmak lazım? Belki şunu hatırlatmak lazım:</p>

<p>* Bu ülke nasıl kurtuldu diye sorana şunu hatırlatmak lazım: Evladının, evladının battaniyesini mermiye saranların, kağnılarla geceleyin çektikleri yollarla kurtuldu. O çektikleri kağnıları da çeken öküzdü, öküz!</p>

<p>* Biz Türkiye'nin birinci partisi olarak dış politikada kurumsal akla dayanan, uzun vadeli planları olan, bu milletin hakkını hukukunu cesaretle savunan bir anlayışı benimsedik, savunmaya da devam edeceğiz. Orta Doğu'da komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı önceliyoruz. Orta Doğu'da bölgesel kalkınma, iş birliği ve barışı savunuyoruz. Okyanus ötesinden bölgemize müdahalelere karşı duruyoruz. Elbette yönümüzü Batı'ya, AB'ye dönüyoruz ama Rusya ve Çin ile, Türk coğrafyası ile, Balkanlar ile stratejik ilişkilerin aksatılmadan ve sürekli güçlendirilerek devamını öngörüyor, bunu ısrarla öneriyoruz. Türkiye'nin bir an önce kurtulmak istediği Trump yönetimine karşı bu teslimiyeti de sonuna kadar reddediyoruz. Bundan sonra da bundan önce olduğu gibi tam bağımsız Türkiye'yi savunmaya, her türlü emperyalizme itiraz etmeye, direnmeye devam ediyoruz!</p>

<h2>"İktidara yürürken bu karşı karşıya olduğumuz durumun yarattığı öfkeyi anlıyorum"</h2>

<p>* Bunu, bunu defalarca söyledim, bir kez de buradan söyleyeyim. Ben öfkeyi anlıyorum. Ben uğranılan haksızlığı anlıyorum. İktidara yürürken bu karşı karşıya olduğumuz durumun yarattığı öfkeyi anlıyorum. Ancak öfke sözlerinin böyle dillendirilmesi yerine bu öfkenin bir enerjiye dönüşmesi, bu enerjinin de kararlılıkla iktidar yürüyüşüne sevk edilmesi gerekmektedir.</p>

<p>* Değerli Eskişehirliler, biz partimizi 47 yıl sonra birinci parti yapan kadrolarız. Ancak bu başarıyı kendimize, ekibimize falan yazmayız. Bu başarı, 47 yıl sonra hep beraber doğru tespitler, doğru sözler ve hep birlikte ortaya koyduğumuz bir azmin eseridir. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden sonra ilk kez yenen kadrolarız. Ben, Erdoğan ile Genel Başkan olarak girdiğim ilk ve tek seçimde ben onu yendim, o henüz bugüne kadar bizi yenemedi.</p>

<p>* Yani öyle "13 kere yarıştık, hep ben yendim" diyen birisine, "Ne konuşuyorsun kardeşim sen? Bir kere yarıştık, onda da ben yendim" diyecek durumdayız.</p>

<p>* O yüzden son kurultayın sonuçlarını hazmedemeyenlerle son seçimlerin sonuçlarını hazmedemeyenler mutlak sultanla mutlak butlan ittifakını kurmaya çalışıyorlar. Bu milletin, bu milletin buna rızası yoktur. Bunun cevabını milletimiz seçilmişlerden yana koyduğu iradesiyle sokaklarda, meydanlarda vermeye devam ediyor. Birileri, birileri partiyi karpuz gibi ortadan bölmek ya da hadi ortadan olmasın 60'a 40 olsun, hiç olmadı 30'a 70 olsun hevesindeyken bizim bir ve bütün olarak bir arada olduğumuzu bütün millet görmektedir. Biz bir bütünüz. Ayrılanların, farklı düşünenlerin matematiksel ve siyasi bir karşılığı yoktur. Bu vicdansızlığın en kısa sürede son bulmasını bekliyoruz.</p>

<p>* Ankara'da, Ankara'da Meclis kapanınca, yollar kapanınca Ankara'da bu grup toplantısının yapılmasının fiili imkanları kalmayınca bu grup toplantısını nerede yapalım deyince geçen hafta bir ve beraberce seçilmiş en genç il başkanlarımızdan biri Talat Yalaz'ın mücadelesini görünce, Eskişehir'in, Eskişehir'in bir iki istisna hariç gelmiş geçmiş bütün seçilmişlerinin bir arada olduğunu, milletin de arkalarında olduğunu görünce bu grubu Eskişehir'de yapmaya karar verdik.</p>

<p>* Demokrasinin, adaletin, ekonominin bu kadar kötüye gittiği bir süreçte onların istediği bizi daha kötüye götürmek, susturmak, sindirmek, teslim almakken bütün hesapların terse döndüğünü, masa başı planların geri teptiğini ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin eleştirilmeye, yalnızlaşmaya ve kendi içinde de bir hesaplaşmaya girdiğini, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş kadrolarının ise milletle birlikte yürüdüğünü büyük bir memnuniyetle görüyorum.</p>

<h2>"Oy oy, zarf zarf, sokak sokak kazanacağız"</h2>

<p>* Butlan kararından beri, butlan kararından beri sabırla, sağduyuyla bekliyoruz. Aklıselimin hakim olmasını bekliyoruz. Milletin safında durmaya devam ediyoruz. Çarşıda, pazarda, sokakta, meydanda milletle birlikteyiz. Partimizi geri almak için sonuna kadar hukuki, siyasi ve fiziki bir mücadeleyi veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Ama işgal bitmezse kimse de enseyi karartmasın. Ne bu parti ne bu millet çaresiz değildir, seçeneksiz değildir!</p>

<p>* Bu yürüyüş, bu yürüyüş benden, benim adımdan, arkadaşlarımızın adından çok daha büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüş, Ekrem Başkanı unutmayan, Mansur Başkandan ayrılmayan, Yılmaz Hocanın elini bırakmayan bir yürüyüştür!</p>

<p>* Bu yürüyüş, kimse endişe etmesin ki millete güvenenlerin, milletle birlikte başaracakları, milletle birlikte hedefe ulaşacakları bir yürüyüştür. Oy oy, zarf zarf, sokak sokak kazanacağız. Köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Sokak sokak, meydan meydan büyüyoruz, büyümeye devam edeceğiz. Bu yürüyüşte pusulamız millettir, rotamız iktidardır, hedefimiz iktidardır! Hepinize, hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum. Yolumuz açık olsun, yolumuz açık olsun!</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-bu-yuruyus-yok-sayilan-hor-gorulen-karinca-gibi-ezilmek-istenen-bir-milletin-yuruyusudur</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/07/ozel-eskisehir.png" type="image/jpeg" length="43112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan, NATO Zirvesi açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/iletisim-baskani-burhanettin-durandan-nato-zirvesi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/iletisim-baskani-burhanettin-durandan-nato-zirvesi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde Avrupa-Atlantik coğrafyasına yönelik güvenlik tehditleri, Ukrayna'daki savaş ve İttifakın güneyindeki son gelişmelerin liderler düzeyinde ele alınacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde liderler tarafından Avrupa-Atlantik coğrafyasına yönelik tehditler, riskler ve sınamalar hakkında stratejik düzeyde görüş alışverişinde bulunulacağını, Ukrayna'daki durumun ve İttifakın güneyinde son dönemde meydana gelen gelişmelerin ele alınacağını bildirdi.</p>

<p>Duran, X hesabından yaptığı açıklamada, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenleneceğini belirtti.</p>

<p>Burhanettin Duran, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Zirvede, savunma yatırımlarının artırılması kararı bağlamında atılan adımlar ve İttifakın caydırıcılık ve savunma alanındaki gayretleri 360 derecelik bakış açısıyla değerlendirilecektir. Öte yandan, liderler tarafından Avrupa-Atlantik coğrafyasına yönelik tehditler, riskler ve sınamalar hakkında stratejik düzeyde görüş alışverişinde bulunulacak, Ukrayna'daki durum ve İttifakın güneyinde son dönemde meydana gelen gelişmeler ele alınacaktır.</p>

<p>Zirve kapsamında, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Refikaları Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, konuk Devlet ve Hükümet Başkanları ile eşlerini 7 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplenecek resepsiyon ve akşam yemeğinde ağırlayacaklardır. Kuzey Atlantik Konseyi, 8 Temmuz'da Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde müttefik devlet ve hükümet başkanları düzeyinde toplanacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Zirve marjında katılımcı devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmeleri de öngörülmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/iletisim-baskani-burhanettin-durandan-nato-zirvesi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/iletisim-baskani-durandan-israilin-suriye-saldirilarina-kinama.webp" type="image/jpeg" length="93789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel, komedyen Deniz Göktaş’ı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-komedyen-deniz-goktasi-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-komedyen-deniz-goktasi-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, komedyen Deniz Göktaş’ı tutuklu bulunduğu Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stand-up gösterisi ülke gündemine oturan ve kısa sürede iktidarın hedefi olan komedyen Deniz Göktaş “dini değerleri aşağılama” ve “cumhurbaşkanına hakaret” iddialarıyla tutuklanmıştı.</p>

<p>CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, komedyen Deniz Göktaş’ı tutuklu bulunduğu Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel İletişim hesabından ziyarete ilişkin şu açıklama yapıldı:</p>

<p>"Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, komedyen Deniz Göktaş’ı tutuklu bulunduğu Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde ziyaret etti."</p>

<h2>Kılıçdaroğlu'na "emrivaki bir şekilde görüştük" demişti</h2>

<p>Adliyeye Göktaş'a destek için giden çok sayıda kişinin yanı sıra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu da desteğe gitmişti. Göktaş, Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğini söylerken, "Sulh Ceza'ya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. 'Geçmiş olsun' dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, 'yok' dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. 'Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın' dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti" açıklamasını yaptı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-komedyen-deniz-goktasi-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/deniz-goktas.png" type="image/jpeg" length="95170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Adı konmamış sıkıyönetim günlerinden geçiliyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-adi-konmamis-sikiyonetim-gunlerinden-geciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-adi-konmamis-sikiyonetim-gunlerinden-geciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, son gnlerde yaşanan gelişmelere sert tepki göstererek, "Elinizi akademisyenlerden, sanatçılardan, gazetecilerden, muhaliflerden çekin. İnsanların bam teline basmaktan vazgeçin. Bu ülkenin, kendi yurttaşına sıkıyönetim uygulamasına değil, demokrasiye, adalete ve barışa ihtiyacı var." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, sabah saatlerinden itibaren bir çok ilde gerçekleştirilen operasyonların ardından <a href="https://x.com/tuncerbakirhan/status/2073692779901812970" rel="nofollow">X platformunda yaptığı paylaşımda</a>, son dönemdeki bazı gelişmelere dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"NATO zirvesi bahane edilerek ülke baştan başa gözaltı merkezine çevrildi. Adı konmamış sıkıyönetim günlerinden geçiliyor.</p>

<p>Akademisyen ve yazar Sibel Özbudun, Temel Demirer başta olmak üzere onlarca siyasetçi ve aktivist gözaltına alındı.</p>

<p>Bülent Bilmez, sırf akademik çalışma alanı Kürtler ve Aleviler olduğu için görevinden atıldı. Komedyen Deniz Göktaş, yaptığı bir mizah yüzünden tutuklandı.</p>

<p>Nûmedya24, Azadiya Welat, Ajansa Welat ve Sendika org’a erişim engellendi. Habere, gerçeğe, farklı sese tahammül kalmadı.</p>

<p>Ülke ekonomik krizle, adaletsizlikle, tarımda çöküşle, gençlerin geleceksizliğiyle boğuşurken; iktidar enerjisini muhaliflere, akademisyenlere, sanatçılara, gazetecilere gözaltı düzenlemeye ve haber sitelerini kapatmaya harcıyor. Bu, güç değil zayıflıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elinizi akademisyenlerden, sanatçılardan, gazetecilerden, muhaliflerden çekin. İnsanların bam teline basmaktan vazgeçin. Bu ülkenin, kendi yurttaşına sıkıyönetim uygulamasına değil, demokrasiye, adalete ve barışa ihtiyacı var."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-adi-konmamis-sikiyonetim-gunlerinden-geciliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/11/tuncer-bakirhan.png" type="image/jpeg" length="85908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıkan'dan, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne Amerikan bayrağı tepkisi: Dostluk değil hafıza tutulmasıdır]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arikandan-fatih-sultan-mehmet-koprusune-amerikan-bayragi-tepkisi-dostluk-degil-hafiza-tutulmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arikandan-fatih-sultan-mehmet-koprusune-amerikan-bayragi-tepkisi-dostluk-degil-hafiza-tutulmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD’nin Bağımsızlık Günü'nün 250. yılı dolayısıyla Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Amerikan bayrağı renkleriyle ışıklandırıldığına ilişkin iddiaları hatırlatarak, "Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde bu millete yaşattığınız utancı; Galata Köprüsü'nün üstünde nutuk atarak temizleyemezsiniz!" dedi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise "kınıyoruz" açıklaması yaptı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ABD bayrağı renkleriyle ışıklandırılmasına tepki gösterdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arıkan, <a href="https://x.com/mahmutarikansp/status/2073689867289088415" rel="nofollow">X hesabından yaptığı paylaşımda</a>, şu eleştirilerde bulundu:</p>

<p>"Hala Dezenformasyon ile Mücadele Merkezi’nden (DMM) bir yalanlama gelmedi..</p>

<p>Tarihimizin, bağımsızlığımızın ve milli vakarımızın simgesi olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü Amerikan bayrağı renkleriyle ışıklandırmak...</p>

<p>Kendi değerlerine bu kadar yabancılaşmak, dostluk değil hafıza tutulmasıdır. 15 Temmuz'da yaşanan hain kalkışmadan sorumlu tuttuklarınızı 4 Temmuz'da onurlandırmak hangi siyasi aklın eseridir?</p>

<p>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde bu millete yaşattığınız utancı; Galata Köprüsü'nün üstünde nutuk atarak temizleyemezsiniz!</p>

<p>Bizim rengimiz de, duruşumuz da bellidir!</p>

<p>Milletimiz bunu unutmaz!</p>

<h2>Erbakan: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ışıklandırmasını ABD bayrağının renkleriyle yapan zihniyeti kınıyoruz</h2>

<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da, tepkisini dile getirdi. Erbakan, şunları belirtti:</p>

<p>"Irak’ta 1 milyon sivilin öldürülmesine doğrudan ve dolaylı şekilde neden olan, Gazze’de 100 bin masum insanın İsrail tarafından katledilmesine en büyük desteği veren ve son olarak İran’da hastaneleri ve okulları vurarak katliam yapan, Siyonizmin en büyük hizmetkarı olan ABD Yönetimi’ne şirin gözükmek için dün akşam Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ışıklandırmasını ABD bayrağının renkleriyle yapan zihniyeti kınıyoruz."</p>

<h2>CHP'den de tepki: "Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirilen günün yıl dönümü olan 4 Temmuz'da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ABD bayrağı renkleriyle ışıklandırıp...</h2>

<p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ABD bayrağı renkleriyle ışıklandırılmasına tepki göstererek, <a href="https://x.com/muratemirchp/status/2073747323377598879" rel="nofollow">şunları ifade etti:</a></p>

<p>"Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirilen günün yıl dönümü olan 4 Temmuz'da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ABD bayrağı renkleriyle ışıklandırıp ‘bağımsızlık günü’ için Trump’a şirin görünmeye çalışanlar; bugün de NATO Zirvesi öncesi kendi ülkesinin akademisyenlerini, avukatlarını ve gazetecilerini evlerini basarak gözaltına alıyor. Dışarıya el pençe divan duranlar, gücünü sadece içerideki muhalife yetirmeye çalışıyor. Ülkenin onuru köprülerde Trump’a selam durarak değil; hukuku, demokrasiyi ve özgür düşünceyi savunarak korunur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arikandan-fatih-sultan-mehmet-koprusune-amerikan-bayragi-tepkisi-dostluk-degil-hafiza-tutulmasidir</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-05-142932.png" type="image/jpeg" length="43571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, partisinden istifa ettiğini duyurdu]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chp-ankara-milletvekili-adnan-beker-partisinden-istifa-ettigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chp-ankara-milletvekili-adnan-beker-partisinden-istifa-ettigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, partisinden istifa ettiğini açıkladı. CHP'de 'kişisel hesapların ve hukuksuzluğun' hakim olduğunu söyleyen Beker, "Mevcut yapı içerisinde verilecek bir siyasi mücadelenin ülkemize ve milletimize yararı olmayacağı kanaatindeyim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, partide 'kişisel hesapların ve hukuksuzluğun' hakim olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel hesapların ve hukuksuzluğun hakim olduğunu üzülerek izlemekteyim. Mevcut yapı içerisinde verilecek bir siyasi mücadelenin ülkemize ve milletimize yararı olmayacağı kanaatinde olduğum için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bağımsız Ankara milletvekili olarak ülkemin birliği, beraberliği ve huzuru için mücadele etmeye devam edeceğim."</p>

<p>2023 yılındaki genel seçimde İYİ Parti'den milletvekili seçilen Adnan Beker, 16 Kasım 2023'te İYİ Parti'den istifa etmiş, 4 Mart 2025'te ise CHP'ye katılmıştı.</p>

<p>2019 yılında CHP listesinden ve İYİ Parti kontenjanından Çankaya Belediye Meclis Üyeliğine seçilen Beker, 4 yıl boyunca Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde Grup Başkanvekilliği yapmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chp-ankara-milletvekili-adnan-beker-partisinden-istifa-ettigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/05/adnan-beker-aday.jpg" type="image/jpeg" length="52188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Çerçeve yasa ile ilgili bir mutabakat sağlandı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-cerceve-yasa-ile-ilgili-bir-mutabakat-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-cerceve-yasa-ile-ilgili-bir-mutabakat-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Çerçeve yasa ile ilgili bir mutabakat sağlandı. Sağlanan mutabakat, zamanlamaya dair. Takvime ilişkin henüz paylaşabileceğimiz net bir bilgi yok" dedi. Doğan, yasanın temmuz ayı içerisinde Meclis gündemine alınabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreçte kritik gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.</p>

<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, düzenlediği basın toplantısında süreç hakkında konuştu.</p>

<p>Doğan, "Çerçeve yasa ile ilgili bir mutabakat sağlandı. Sağlanan mutabakat, zamanlamaya dair. Takvime ilişkin henüz paylaşabileceğimiz net bir bilgi yok" ifadelerini kullandı. Doğan, "Yasa gelecek gelmesine ancak ne gelecek, nasıl gelecek? Bu kritik bir soru. Kapsamına yönelik spekülasyonlara izin vermemek gerekiyor. Çerçeve yasa ile ilgili bir mutabakat sağlandı. Sağlanan mutabakat, zamanlamaya dair. Takvime ilişkin henüz paylaşabileceğimiz net bir bilgi yok." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğan, yasanın temmuz ayı içerisinde Meclis gündemine alınabileceğini kaydederek, "Çerçeve yasa 'Meclis çalışmalarına ara vermeden temmuz ayında gündeme alınmalı' dedik. Bu konuda mutabakat sağlandığını söyleyebilirim. Nasıl gelecek bu kritik bir soru." ifadelerini kullandı. </p>

<p>Doğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un çerçeve yasa hazırlığı açıklamalarına dair de, "Mesele kaç defalığına çıkarılacağı değil, biz böyle magazinel bir yaklaşımla ele almıyoruz bu meseleyi. Biz hayat kurtarmaktan bahsediyoruz. İnsanlar ölmüyor iki senedir, az mı bu?" diye konuştu.</p>

<p>Abdullah Öcalan'ın, yasa taslağını onayladığı iddialarına da değinen Doğan, şöyle konuştu:</p>

<p>"DEM Parti İmralı Heyeti neden 40 gündür sayın Öcalan ile görüşmüyor? Asılsız haberler diyoruz çünkü heyetimizin yaptığı görüşmeler neticesinde bizimle paylaşılan bir taslak yok. Biz yasal çerçevenin kapsamını, içeriğini bilmiyoruz. Sayın Öcalan ile görüşüldüğü, bu taslağı onayladığı söyleniyor. Bu bilgiyi nasıl teyit edeceğiz? Kamuoyu bu bilgiye nasıl erişebilir?" </p>

<p>Ayşegül Doğan, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasıyla ilgili de açıklama yaptı.</p>

<p>Doğan, "Deniz elbette özgür olmalı, tüm Denizler özgür olmalı. Tarih boyunca mizah zalimlerin kâbusu olmuştur. Ne ters kelepçe, ne hapishane ne de gözaltı tarihte mizah yapanların, mizah yapmaktan vazgeçmelerine neden olamamıştır" dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-cerceve-yasa-ile-ilgili-bir-mutabakat-saglandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/02/aysegul-dogandem-parti.jpg" type="image/jpeg" length="70910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: CHP önümüzdeki dönemde iktidar olacak]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-chp-onumuzdeki-donemde-iktidar-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-chp-onumuzdeki-donemde-iktidar-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'da orman köylüleriyle bir araya gelen Özel, ekonomik sorunlara dikkat çekti, iktidar mesajını yineledi. Özel, "CHP önümüzdeki dönemde iktidar olacak. İktidar yürüyüşümüzü durdurmak için bir yol bulurlarsa biz bir yeni bir yol açacağız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'nin halkın desteğiyle iktidar olacağını vurgulayan Özel, "Bir siyasi partinin cumhurbaşkanı adayı hapse atılıyorsa, genel merkezine el konuluyorsa, genel başkanı 6 yıl önce yapılan bir seçime döndürülüyorsa yani bir siyasi parti iktidar tarafından lidersizleştiriliyor, adaysızlaştırılıyorsa o siyasi partiden büyük endişe duyuluyor demektir. CHP önümüzdeki dönemde iktidar olacak. İktidar yürüyüşümüzü durdurmak için bir yol bulurlarsa biz bir yeni bir yol açacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çatören Orman Deposu'nda orman köylüleriyle bir araya gelen Özel, şehrin sürekli göç verdiğine dikkati çekti. Orman köylüsünün yaşadığı ekonomik zorluğa dikkati çeken Özel, "Orman köylüsü borcu borçla kapatıyor" dedi. Özel, orman köylülerinin sosyal güvencesinin bir an önce sağlanması için çağrı yaptı.</p>

<p>Özel'in açıklamaları şöyle:</p>

<p>"İktidara yürüyen, mücadele eden bir siyasi partiyi kendilerine tehlike olarak görüyorlar. Biz de buna karşı, buna inat Ankara’da bizi meşgul etmek istedikleri gündem ile boğuşmak yerine, Ankara’dan çıkıp o zorlu günlerden itibaren bugün 18’inci ildeyiz ve geziyoruz, sorunları dinliyoruz, çözüm önerilerimizi söylüyoruz. Yürüdüğümüz yolda kolumuza kim girerse onunla kol kola yürüyüp, sohbet ediyoruz. Hem düşüncelerimizi söylüyoruz, hem de onların düşüncelerini alıyoruz. Bir nevi iktidar yürüyüşünde yolda giderken yönümüzü vatandaş ile birlikte tayin etmeye çalışıyoruz. Bugün Ilgaz Dağları’nın eteklerine geldik. Çok yere gidiyoruz, çok yerde toplantı yapıyoruz ama böyle yeşilin her tonunun olduğu ve o yeşili borçlu olduğumuz, alnının terini ormana damlatan, o ormana hayat veren, ormanda yaşayan, orman ile birlikte yaşayan ve ormanı yaşatan, koruyan insanlarla, orman köylüleriyle birlikteyiz bugün. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.</p>

<p>Türkiye’de orman köylüsü çok konuşulur, hiç görünmez. Çok konuşulur, hiç sesi duyulmaz. Hiç onun konuştuğuna, söylediğine kulak verilmez. Herkes ezbere konuşur ama orman köylüsünün gerçek sorunlarının dinlemeye, onlarla birlikte olmaya, onlarla sohbet etmeye gelince hep ihmal edilir. Orada bir orman köylüsü var, o kendi halinde ve onun sorunları kimsenin ana gündemi değil. Oysa burası Kastamonu, Cumhuriyet kurulduğunda Türkiye’nin yedi ya da sekizinci büyük nüfusu vardı burada. 328 bin nüfus vardı, şimdi de 380 bin nüfus var. İstanbul’da Sivaslıdan sonra en çok Kastamonulu var. Şimdi bu güzel memleketi bırakıp, başka yere gidiliyorsa bu işte bir sorun var. Türkiye’nin her yerindeki Kastamonulular çalışkan insanlar, dürüst insanlar, başarılı iş insanları, bir yerde bir Kastamonuluyu gördüğünde ondan bir kötülük beklemezsin. Ama Kastamonulu bu kadar güzel bir coğrafyayı, bu dünyanın en güzel ormanlarını bırakıp da buradan gidiyorsa, demek ki biz Kastamonuluyu burada tutamıyoruz. Niye tutamıyoruz, niye göç veriyor? Dönüp oraya bakmak lazım. İlk dikkatimi çeken bilgi şu; orman köylüsünün yaş ortalaması, 58 olmuş. Normal şartlarda bundan 30 yıl önce 38’miş. Yani 20 yaş yaşlanmış. Ormanda, köyde çalışan gence sorduğunda, hemen hemen yüzde 80’i ‘Asgari ücretli bir iş bulursam buradan gitmek istiyorum’ diyor. Gittiği yer 28 bin lira maaş alacağı, en az sekiz saat çalışacağı, kapalı bir ortamda çalışacağı bir yer. Bırakıp geldiği yer böyle bir cennet. O zaman oturup düşünmek lazım, ‘Bu gençler neden ormanda çalışmak yerine fabrikada çalışmayı tercih ediyorlar?’ diye. İşte orada ormanın ve orman köylüsünün feda edildiği, rantın ve şirketlerin tercih edildiği bir düzenle karşı karşıya kalıyoruz.</p>

<p>Birçok konuda ben ‘AK Parti’nin kara düzeni’ diyorum. AK Parti’nin kara düzeni maalesef ormana da orman köylüsüne de el atmış durumda. Biraz önce Başkan söyledi. En önemli sıkıntılardan bir tanesi ‘dikili kesim’ dedikleri… Eskiden hepimizin bildiği orman muhafaza memuru var. Orman muhafaza memuru ormanı geziyor, elinde özel bir boyası var ve hasta bir ağacı görürse, yaşlı bir ağacı görürse, seyreltilmesi gereken bir ağacı görürse, orman yangınıyla mücadele için açılması gereken bir koridoru görürse orayı işaretliyor. Orman köylüsü gidiyor, o ağacı kesiyor, o ağacı seyreltiyor, o ağacı sürükleyip getiriyor ve oradan geçimini sağlıyor. Bunun yerine Orman Kanunu’nun 30’uncu maddesinde yaptıkları bir değişiklikle ormanın bir bölümünü beş yıllığına parası olana veriyorlar. Diyorlar ki ‘Burası sana ait. Artık orada ormanın menfaati yok, şirketin menfaati var. Ülkenin menfaati yok, şirketin menfaati var. Orman köylüsü diye bir şey yok, artık taşeron işçi var.’ O şirket kafasına göre belirliyor, kafasına göre kesiyor, kafasına göre kestiriyor, kafasına göre ücretlendiriyor. Kendisi esas parayı kazanıyor. Orman köylüsünü de işçileştiriyor. Taşeron sistemi getirmiş oluyor. Şimdi bu ormanda bir bereket var, bu ormandan çıkan o bereket bu ormanda yaşayan herkese yetiyor. Burası bir yaşam alanı. Ormanın içindeki ağaca da yetiyor, börtü - böceğe yetiyor, sincaba da yetiyor. Orman köylüsü de oranın yabancısı değil. Oranın içinde yaşayan birisi ve ona da yetiyor. Ama sen bu bereketi ranta çevirir, birine verirsen ormanda çalışan köylüyü de amele haline getiriyorsun. Emeği sömürülen biri haline getiriyorsun.</p>

<p>Orman köylüsünün sorunlarına bakarken geçen gün bir notta okudum, ‘Faiz giderleri var’ diyor. Dedim ki ‘Ya orman köylüsünün ne faiz gideri olabilir?’ Dediler ki, ‘Bayağı da var.’ Normal şartlarda ‘istihkak’ diye bir şey var. Bunlar günlük çalışan ve günlük yaşayan, peşin harcayan insanlar. Ama işte giderlerini söylüyor; aracının - gerecinin, kullandığı mazotunu, benzinini… Her türlü harcamasından bahsediyor, ‘Bunlar peşin harcayan insanlar’ diyor. ‘Bunların istihkakını 2,5 - 3 - 3,5 ay geç veriyorlar. Bu sefer arada para bitiyor. Bankaya gidiyor ve nakit avans çekiyor karttan’ diyor, ‘Yüzde 90 faiz uyguluyorlar. Borcunu kredi kartından ödüyor, birazcık geciktiği zaman faiz uyguluyorlar. Orman köylüsünün borcu borçla kapatmak, kredi kartını borç parayla, krediyle kapatmak gibi ciddi bir faiz yükü var’ diyorlar. Tabii insanın yaşamadan… Burada şimdi ‘Faiz borcu var’ diyorum, orman köylüsü arkadaşların hepsi kafa sallıyor, ‘Doğru’ diyor. Çünkü böyle bir derdi var buradaki arkadaşın. Bunları görmek, bunların üzerinde uzun uzun çalışmak lazım.”</p>

<p>8 milyon dekar ormanın olduğu bir kentteyiz, Kastamonu gibi yerdeyiz. Ama yine bir rakam; yüzde 50’sini madene açmışlar buranın. Şimdi yüzde 67’si orman olan bir yerde yüzde 50’si madene açılmış şehrin. Bu büyük bir katliam demek, büyük bir tehlike demek. Zaten mevcut madenlerin ormanlara ne yaptığı ortada. Uçakla geçerken, helikopterle geçerken ormanların üstünden o maden ruhsatlarının, ormanı nasıl bağrının içine yerleştirildiğini, nasıl oraların kazıldığını, ormanın böyle bağrının içinin nasıl oyulduğu görüyorsunuz. Cumhuriyet tarihi boyunca bin 300 tane ruhsat verilmişken madenlere, Adalet ve Kalkınma Partisi 300 bin tane ruhsat verdi madenlere. Akıl alır gibi değil. Ordu’nun, Giresun’un yüzde 80’i madenlere açılmış. ‘Kastamonu’da yoktur’ diyorsun, ‘Buranın tamamı orman’ diyorsun ama buranın da yarısının maden ruhsatlarına açıldığını büyük bir üzüntüyle görüyoruz, büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Tabii özellikle bu aracıların, dışarıdan birilerinin gelip bu arazileri alıp kafasına göre kesip, kafasına göre seyreltip buradaki insanları çalıştırırken yapılan bazı düzenlemeler de var. Orman Genel Müdürlüğü, ORBİS sistemi var. Bu sistem üzerinde bu ‘tamburla çekim’ denen, eğimli arazilerde yapılması gereken, yüzde 20’den fazla eğim varsa işçi sağlığı, iş güvenliği açısından aslında zorunlu olan ama yüzde 40’tan aşağı vermedikleri tamburla çekimin bir de sistemde iznini de kapatmışlar. Yani bunun ücretlendirmesini de elinizden almış olmuşlar. Bunun da büyük bir sorun yarattığını bütün arkadaşlarımız bize ifade ediyorlar. Geçmiş zamanlarda ben Manisa’nın yurtlarından biliyorum ki burası gibi tamamı orman olan bir yer değil ama bizim de Yunt Dağımız var. ORKÖY ilk kurulduğunda ne kadar önemli, ne kadar herkesin birden sahiplendiği, kamunun da saygı duyduğu ve destek verdiği, sizlerin de hem dayanışma içinde olduğunuz ve çok istifade ettiniz bir yapıyken git gide zayıflıyor olmasını, payının azalıyor olmasının ve ormandan kazanılan gelirlerin, ormandan elde edilen faydaların, ormandan elde edilen orman dışı faydaların gelirlerinin de ORKÖY’ün, bunun dışında bırakılıyor olmasının büyük sıkıntılar yarattığını görüyoruz.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi olarak orman köylüsü ile ilgili çok önemli çalışmalar yapan bir ekibimiz var. Hem çalıştığımız yapılar, rant çevreleri değil. Onların istediği düzenlemelerle değil, hem derneklerle, meslek örgütleri ile çalışıyoruz. Ayrıca orman köylüsünü burada olduğu gibi doğrudan temsil eden başkanlarını buluyor; onlarla görüşüyoruz, onlarla konuşuyoruz. Bir kere bu istihkakların 15 günden geç ödenmesinin kanunen yasaklanması gerektiğini düşünüyoruz. Yani böyle çalıştırıp iki ay - üç ay sonraya vermek yerine 15’inci gün istihkakın en geç ödenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Herhangi bir sebepten gecikmelerde mutlaka gecikme faizinin, nasıl sizin bütün ödemelerinizde oluyorsa gecikme faizinin mutlaka orman köylüsüne ödenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Arazi eğimine, mesafeye, zorluğa göre bölgesel fiyat uygulamaları var. Yani Ankara’da kağıt üzerinde fiyat belirlemek yerine burada ormanın içinde fiyatın belirlenmesi gerektiğini, bu konuda bir ekspertiz sistemi gibi ama kamu görevlilerinin, hakkaniyetli kamu görevlilerinin gelip ormanda hakkaniyetli bir orman fiyat uygulamasının olmasını, buna itiraz mekanizmasının olmasını, yani ‘Ben söyledim, bu kadar ödenecek’ değil; ‘Bu eğimde, bu arazide, bu orman türünde bu işin karşılığı budur’ diyebilmenin, hak aramanın, bir kişinin Ankara’da belirlediği ve bütün Türkiye’de uygulanacak fiyatlar yerine yerelde bunların belirlenmesi gerektiğini ifade ediyoruz. En önemli sorun olarak, tabii Türkiye’ye 1970’lerde sosyal güvenliği, sosyal güvenceyi getirmiş bir parti olarak; orman köylüsünün sosyal güvenlik sorununun bir an önce çözülmesi gerekir. Çalışırken işçi gibi çalışıyor ama emekliliğe gelince Bağ-Kur’lu, kendisi ödemek zorunda kalıyor. ‘İsteğe bağlı Bağ-Kur ödemesi’ dediğiniz zaman işte arkadaşın dediği gibi hiç yok. Neden? Sıra ona gelmiyor ki. İnsan karnını doyuramazken, çocuğunun ihtiyacını, evdeki ihtiyaçları görmeye para bulamazken sosyal güvenlik primini gidip de yatırmaya fırsatı olmuyor. Bunun sonucu güvencesizlik oluyor. Güvencesizliğin sonucu iş kazaları karşısında, sakat kalmalar karşısında ömür boyunca bir ailenin tamamen perişan olması noktasına geliniyor.</p>

<p>Onun için biz orman köylüsü için sigortanın devlet tarafından ödeneceği; zaten biz aracı kurumlar, aracılar gelip de ‘Burayı ben aldım kardeşim, burası benim. Benim yerimde çalışacaksın’ diyen patron sistemini bitirip kooperatifler üzerinden, sizin kendi yapılarınız üzerinden ormanla orman köylüsünün doğrudan muhatap olmasını ve aradaki bütün aracıların çıkarılmasını… Ormana ‘rant’ kelimesi yakışmıyor, bunlar ranta çevirdiler. Ormanın bereketinin orman köylüsünde kalmasını savunuyoruz. Sigortanın devlet tarafından yaptırılmasını ki burada kamuda çalışan işçi, asfaltı döken işçi eğer Karayolları Genel Müdürlüğü’nde çalışıyorsa, sigortasını Karayolları Genel Müdürlüğü yatırıyorsa; Orman Genel Müdürlüğü’nün de ormanda çalışan işçinin sigortasını yatırmasını… Elbette verilecek ödemenin içinden sigorta primi kesilir, nasıl başka yerde kesiliyorsa. 7 milyon orman işçisinin olduğu bir yerde, devletin orman işçisini bir meslek olarak görmesini, kamuda çalışan bir işçi olarak sigortasını yaptırmasını ve onun çalıştığı yerin şartlarına göre ücretlendirilmesini, ormanda çalışan işçinin, orman köylüsünün hem sosyal güvence, hem de ailesinin sosyal güvencesi ve emeklilik garantileri olmasını son derece önemsiyoruz.</p>

<p>Ayrıca orman dışı orman ürünlerinin önemli bir gelir kapısı olduğunu düşünüyoruz. Bunun için Sencer Başkanımızın ekibinin önemli çalışması var. ORKÖY yapısının güçlendirilmesi, sahiplenilmesinin yanında ormanda orman köylüsü kadınlar için bir kooperatifin ve orman köylüsü olarak çalışan, ormanda çalışan gençler için bir yapının kurulmasının, kadınların özellikle ormandaki yan ürünleri ki Türkiye’nin dört bir yanında belediyelerimizde kadın kooperatiflerimiz var. Ormanda yaşayan kadınların, ormandaki işte mantarındaki defnesine her türlü yan ürünü Türkiye çapında değerlendireceği kadın kooperatiflerinin ve eğer ormanda çalışan bir genci 28 bin lira asgari ücretle sanayiye kaptırmak yerine ormanda tutmak istiyorsak, onun sigortasının da tamamının devlet tarafından hiçbir sosyal güvenlik prim kesintisi yapılmadan ödenmesinin, orman köylüsünün yaş ortalamasının yeniden düşürülmesini planlıyoruz. Türkiye’de tarım konusunda gayri safi milli hasılanın yüzde 1’inin destekleme olarak tarıma ödenmesi şartı var ama geçtiğimiz yıl yapılan bütçede bu para binde 2 olarak, yani yüzde 1’in beşte biri olarak konuldu. Bütçe hakkı dünyada insanlığın en önemli kazanımıdır. Aslında parlamentoların var oluş sebebi bütçe kanunu çıkarmaktır. Bütçe kanununda, kanuna aykırı bir madde koyarak, Türkiye’deki köylülerin, çiftçilerin, ziraatla geçinenlerin, ormanla geçinenlerin hakkının yüzde 80’ini gasp ettiler. Bunların tam olarak ödenmesi, tam olarak karşılanması gerekiyor.</p>

<p>Ümit ediyoruz, iktidar olduğumuzda ki şundan kimsenin şüphesi olmasın. Bir siyasi partinin Cumhurbaşkanı adayı hapse atılıyorsa, genel merkezine el konuluyorsa, Genel Başkanı altı yıl önce yapılan bir seçime döndürülüyorsa, yani bir siyasi parti iktidar tarafından lidersizleştiriliyor, adaysızlaştırılıyor ve kurumsuzlaştırılıyorsa o siyasi partiden büyük endişe duyuluyor demektir. Cumhuriyet Halk Partisi Allah’ın izniyle, sizlerin takdiriyle, önümüzdeki dönemde iktidar olacak. Yok, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu iktidar yürüyüşünü biz durduracağız.’ Onlar bunun için bir yol bulurlarsa biz yeni bir yol açacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel ilkesi şudur. Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür, Gazi Mustafa Kemal Atatürk şartlar ne olursa olsun mücadeleden vazgeçmeyen, özgürlükten vazgeçmeyen, bu milleti köle olmaktan kurtarıp, güçlü bir halk olması için gerekli mücadeleyi veren kişidir. Gerektiğinde mücadele etmiştir, gerektiğinde mücadelenin safını değiştirmiştir. Gerektiğinde kalkıp Anadolu’ya geçip köy köy gezmiş ve hem Kurtuluş Savaşı’nı örgütlemiş, hem kuruluşu gerçekleştirmiştir. Aynı mantıkla esas hedefimiz sömürüyü bitirmek. Geçmişte nasıl bu ülke istila altındaydı ve bıraksaydık, yedi güçlü devlet gelip burayı sömürge haline getirecekti. Bugün orman köylüsünün emeğini sömürüp, bir takım şirketleri zengin edenler varsa bizim iktidar yürüyüşümüz orman köylüsünü bundan kurtarmak için. Bugün bizim çiftçimizi birilerinin kölesi haline getirmeye çalışanlara karşı bizim bildiğimiz bir şey var; köylü, milletin efendisidir. Ovada yaşayan köylü de milletin efendisidir, ormanda yaşayan köylü de milletin efendisidir. Bunu sağlayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Benim sizlerin sorunlarına ilişkin çözüm önerilerimizle ilgili söyleyeceklerim bunlar. Ama bunun dışında sizin yaşadığınız ve bizim bilmediğimiz, söylemediğimiz veya göremediğimiz sorunlar varsa, sizin bize önerileriniz varsa, istekleriniz varsa onların da her birini dinlemek isteriz. Bu Ilgaz Dağları’nın eteğinde, sizin sırtınız ormanlara doğru, bizim de yüzümüz ormanlara doğru. Biz yüzümüzü hiçbir zaman sizden, milletten, doğadan ve bu ülkenin güzelliklerinden ayırmayacağız. Gözünüzün içine baka baka söylüyorum; siz bu ülkenin en önemli sahiplerisiniz. Bu ülkenin güzelliklerini de sizin geleceğinizi de kimsenin çalmasına izin vermeyeceğiz. Söz veriyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kalktınız, geldiniz, burada bizimle birlikte oldunuz. Kastamonu’nun 3 milletvekili var. Bunlardan bir tanesi Hasan Baltacı’ydı, Meclis’te biraz önce söylediğiniz gibi hem Kastamonu’nun sorunlarını hem orman köylüsünün sorunlarını konuşan tek milletvekiliydi. Sonra çok sevdiğiniz için Kastamonu geri çağırdı onu, belediye başkan adayı oldu. İki kişiden birinin oyunu alarak seçildi. Çok büyük bir teveccüh. Şimdi ilk seçimlerde tabii Hasan Baltacı belediye başkanlığına devam edecek. Biz yine buradan milletvekili çıkaracağız ama 3 taneden biri olunca bu garanti olmuyor. Bir anlaşma yapalım, 3 milletvekilinden en az 2 tanesini bize verirseniz Kastamonu’dan, birine bir şey olursa bile öbürü devam eder yoluna. Hasan Baltacı burada zaten, belediye başkanı, daha iyisi olmaz. Şöyle yaparız, yarın öbür gün ne olur ne olmaz. Kastamonu’dan zaten herhalde şimdiki bakan da var hemşeriniz. Zaten bu ormanla ilgili bir bakan olursa, bu Kastamonu’dan olur. Ama Hasan Baltacı olur, ama Hikmet Bey olur. Bir başka kardeşiniz olur. O zaman anlaşmayı şöyle yapıyoruz. Allah’ın hakkı üçtür. Bak iki CHP milletvekili Kastamonu’dan söz mü? Bir tane de bakan benden size, söz. Üç oldu. Çok teşekkür ediyorum, orman köylüleri ile birlikte şu Ilgaz Dağı’nı arkamıza doğru alıp bir fotoğraf çektirirsek, biz bu gazla çok çalışırız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-chp-onumuzdeki-donemde-iktidar-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ozel-sakarya.jpg" type="image/jpeg" length="73996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Günaydın: CHP’li belediyelerin davalarına bakan İstanbul ACM’leri, birbirlerinin denetim mercii oldu..]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chpli-gunaydin-chpli-belediyelerin-davalarina-bakan-istanbul-acmleri-birbirlerinin-denetim-mercii-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chpli-gunaydin-chpli-belediyelerin-davalarina-bakan-istanbul-acmleri-birbirlerinin-denetim-mercii-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İBB davasında yaşananlara dikkati çekerek, "Burada olağan dışı bir şey yok gibi görünüyor. Ancak bu yalnızca görünüşte böyle. 33 ACM sonrası mahkemeler kapatıldığı için, itirazlara, 1 ACM bakacak. 1 ACM de, Aziz İhsan Aktaş davasını gören mahkeme. Böylece, CHP’li belediyelerin davalarına bakan İstanbul ACM’leri, birbirlerinin denetim mercii oldu.." ifadelerini kullandı. </p>

<p>Günaydın, davada bugün yaşananları da hatırlatarak, <a href="https://x.com/gunaydingokhan/status/2072615676850602448" rel="nofollow">X paylaşımında </a>şunları kaydetti:</p>

<p>"İBB Kumpas davasında hukuk dışı uygulamalar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öncelikle dün, 40 ıncı ACM heyeti aynen 33 üncü ACM heyeti olarak görevlendirildi, duruşmaya 33 ACM bakacak. Burada olağan dışı bir şey yok gibi görünüyor.</p>

<p>Ancak bu yalnızca görünüşte böyle.</p>

<p>Mahkeme kararlarına karşı itirazları, kural olarak, takip eden numaralı mahkeme değerlendiriyor.</p>

<p>33 ACM sonrası mahkemeler kapatıldığı için, itirazlara, 1 ACM bakacak.</p>

<p>1 ACM de, Aziz İhsan Aktaş davasını gören mahkeme.</p>

<p>Böylece, CHP’li belediyelerin davalarına bakan İstanbul ACM’leri, birbirlerinin denetim mercii oldu..</p>

<p>Dün bu mahkemede, Ekrem İmamoğlu savunmasının gününe ilişkin bir tartışma yaşandı.</p>

<p>Mahkeme başkanı, savunmasını bitiren Ongun’un avukatının savunmasına müdahale ederek, bir an evvel bitirmesini, geriye kalan üç sanığa 3 gün ayıracağını ve akabinde 8-9 Temmuz tarihlerinde Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını alarak 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğini söyledi.</p>

<p>Bu söyleme önce Ongun’un avukatı itiraz ederek çok sayıda eylemle suçlandıklarını, savunmasını kısa sürede bitiremeyeceğini, savunmaya müdahale edilmemesini istedi, “bugüne dek müdahale edilmeyen savunmalara bugün neden müdahale ediliyor”diye sordu ve savunmasını sürdürdü.</p>

<p>Bugün bu tartışmaların gölgesinde duruşma başladı. Ekrem Başkan söz alarak, Başkan’ın belirlediği program dahilinde savunmaların yetişmeyeceğini, savunmaların sanık ve avukatlarınca aylardır çalışılarak hazırlandığı, buna müdahalenin uygun olmadığı, neden 9 Temmuz’da duruşmanın bitirilmesi konusunda ısrar edildiğini sorması üzerine; Mahkeme Başkanı; Ekrem İmamoğlu, itiraz eden avukatlar ve milletvekillerine, duruşmanın düzenini sağlama gerekçesiyle CMK 203 uygulayacağını söyleyerek, görevlilere, saydığı kişileri salon dışına çıkarma talimatı vermiştir.</p>

<p>Bunun üzerine sanıklar, avukatlar ve vekiller salonu terk etmişlerdir.</p>

<p>Bir duruşmanın nasıl yapılmaması gerektiğini, yukarıdaki anlatım açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p>Sürekli değişen hakimler ve savcılar, değişen mahkemeler, kısıtlanan savunma hakkı.</p>

<p>Binlerce sayfa iddianameye karşı hazırladığı savunmayı yapmasına izin verilmeyen sanıklar, avukatlar..</p>

<p>Duruşmalar hızlandırılmaya çalışılırken CMK 203 uygulamaları ve sürdürülemeyen yargılamalar..</p>

<p>Mahkeme salonlarından dizayn edilmeye çalışılan siyaset..</p>

<p>Hatırlatalım, Mahkeme kadıya mülk değildir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chpli-gunaydin-chpli-belediyelerin-davalarina-bakan-istanbul-acmleri-birbirlerinin-denetim-mercii-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/10/chpli-gunaydindan-gozalti-aciklamasi-davet-etseniz-gelmiyor-mu.webp" type="image/jpeg" length="24821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Yavuzyılmaz, ulaşım zammındaki ayrıntıya dikkati çekti: Çifte zam geldi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chpli-yavuzyilmaz-ulasim-zammindaki-ayrintiya-dikkati-cekti-cifte-zam-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chpli-yavuzyilmaz-ulasim-zammindaki-ayrintiya-dikkati-cekti-cifte-zam-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen tünel ve köprülerdeki araç geçiş ücretlerine çifte zam geldiğini duyudu. Buna göre, "Osmangazi Köprüsü’nde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 2.697 TL’ye çıkıyor. Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek. Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 1.527 TL olacak." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen tünel ve köprülerdeki araç geçiş ücretlerine yapılan zammı değelendirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılanın "çifte zam" olduğuna dikkati çeken Yavuzyılmaz, <a href="https://x.com/yavuzyilmazd/status/2072073064787890627" rel="nofollow">X paylaşımında</a> şunları kaydetti:</p>

<p>"Yaparsa AKP yapar!</p>

<p>1 Temmuz 2026 itibariyle; Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen tünel ve köprülerdeki araç geçiş ücretlerine çifte zam geldi.</p>

<p>Bir yandan gişe ücretlerine zam yapılırken diğer yandan da tünel ve köprüleri işleten şirketlere ödenen garanti tutarlarına güncel kur ayarlaması yapıldı. 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli zam ve güncel kur ayarlamasıyla birlikte;</p>

<p>Osmangazi Köprüsü’nde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 2.697 TL’ye çıkıyor. Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek. Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 1.527 TL olacak.</p>

<p>Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 279 TL’ye çıkıyor. Bu tutarın 110 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek. Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 169 TL olacak.</p>

<p>Avrasya Tüneli’nde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 348 TL’ye çıkıyor. Bu tutarın 330 TL’si tünelden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek. Hazinenin şirkete tünelden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 18 TL olacak.</p>

<p>Çanakkale Köprüsü’nde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 1.170 TL’ye çıkıyor. Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek. Hazine şirkete köprüden geçen araçlar için fark ödemesi yapmayacak. Ayrıca bu projelerde garanti edilen günlük araç geçiş sayıları tutturulamaz ise, Hazine şirketlere tutturulamayan sayıdaki her araç için</p>

<p> Osmangazi Köprüsü’nde 2.697 TL</p>

<p>Çanakkale Köprüsü’nde 1.170 TL</p>

<p>Avrasya Tüneli’nde 348 TL</p>

<p>YSS Köprüsü’nde 279 TL ödemek durumda!"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chpli-yavuzyilmaz-ulasim-zammindaki-ayrintiya-dikkati-cekti-cifte-zam-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/07/h-m-f7d4-o-wc-a-a-e-s3.jpg" type="image/jpeg" length="13489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyenin-demokratlari-demokrasinin-yurt-disindan-ithal-edilmesini-istemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyenin-demokratlari-demokrasinin-yurt-disindan-ithal-edilmesini-istemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, Financial Times gazetesinde kaleme aldığı yazıda, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da tehdit oluşturduğunu savundu. Özel, “Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur. Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Özel, Ankara’da düzenlenmesi beklenen NATO zirvesi öncesinde Financial Times gazetesinde <i>“Erdoğan’ın demokrasiye yönelik saldırısı, Türkiye’nin müttefikleri için bir tehdit teşkil ediyor”</i> başlıklı bir yazı kaleme aldı.</p>

<p>Özel kaleme aldığı yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Yazıda, muhalefet belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, ekonomik kriz ve yargı süreçleri üzerinden Türkiye’de demokratik rekabetin zayıflatıldığı belirtildi.</p>

<p>Dünya liderlerinin gelecek hafta Ankara’da yapılacak NATO zirvesi için Türkiye’ye geleceğini belirten CHP lideri, Erdoğan’ın zirvede “güçlü lider” görüntüsü vermeye çalışacağını ancak bu tablonun Türkiye’deki demokratik gerilemeyi gizlediğini ifade etti.</p>

<p>Yazıda, Erdoğan yönetiminin barışçıl göstericilerin yanı sıra avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri hedef aldığı kaydedildi. Bu durumun yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olmadığı belirtilerek, özellikle Avrupa’daki NATO müttefikleri açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.</p>

<p>Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumuna dikkat çekilen yazıda, ülkenin Karadeniz’e erişimi kontrol ettiği, Suriye, Irak ve İran’a komşu olduğu ve Avrupa güvenliğini yakından ilgilendiren çatışma bölgelerine yakın bir konumda bulunduğu hatırlatıldı.</p>

<p>CHP lideri, Türkiye’nin güçlü ordusu ve gelişen savunma sanayisiyle NATO için vazgeçilmez bir aktör olduğunu ancak bu stratejik önemin, ülkedeki ekonomik ve demokratik sorunların üzerini örtmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yazıda, Türkiye ekonomisinin ağır baskı altında olduğu, enflasyonun resmi verilere göre dahi yüzde 30’un üzerinde seyrettiği, tüketici güveninin zayıfladığı ve milyonlarca yurttaşın kendisini önceki yıllara göre daha yoksul ve güvencesiz hissettiği ifade edildi.</p>

<p>Özel, 2024 yerel seçimlerinde AKP’nin iktidara geldiği dönemden bu yana en ağır yenilgilerinden birini aldığını belirterek, CHP’nin yerel yönetimlerde ülkenin önde gelen siyasi gücü haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Seçim kampanyalarında emeklilerin, gençlerin, ailelerin ve ekonomik krizden etkilenen geniş toplum kesimlerinin sorunlarına odaklandıklarını belirten CHP lideri, Erdoğan’ın bu tabloya yanıtının ise devlet gücü ve yargı mekanizması üzerinden demokratik rekabeti sınırlamak olduğunu söyledi.</p>

<p>Yazıda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te yolsuzluk, teröre yardım ve casusluk suçlamalarıyla tutuklandığı hatırlatıldı. Söz konusu suçlamaların siyasi saiklerle yöneltildiği belirtildi.</p>

<p>Özel, İmamoğlu’nun ardından partiye yönelik daha geniş çaplı bir sürecin başlatıldığını, 30’dan fazla muhalefet belediye başkanının gözaltına alındığını ya da tutuklandığını belirtti.</p>

<p>Yazıda, CHP liderinin seçildiği parti kongresinin mahkeme kararıyla iptal edildiği ve yerine daha önce Erdoğan karşısında seçim kaybetmiş eski bir genel başkanın getirildiği ifade edildi.</p>

<p>CHP lideri, bu sürecin yalnızca bir parti içi tartışma olmadığını belirterek, Erdoğan’ın “kendi sadık muhalefetini” yaratmaya çalıştığını kaydetti.</p>

<p>Yazıda, “Seçimlerin sürdüğü ancak gerçek rekabetin ortadan kalktığı” bir siyasi düzen kurulmak istendiği ifade edilerek, Rusya ve Belarus örneklerinin bu konuda uyarı niteliği taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Özgür Özel, Türkiye’nin müttefiklerine de çağrıda bulunarak baskı politikalarının istikrarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Demokratik rekabetin, hukukun üstünlüğünün ve kamu meşruiyetinin zayıfladığı bir Türkiye’nin öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olamayacağını kaydeden CHP lideri, dış politikanın da bu koşullarda ülkenin uzun vadeli çıkarlarından çok iktidarın devamını sağlamaya yönelik bir araca dönüşebileceğini belirtti.</p>

<p>Yazıda, Erdoğan’ın bugün Washington’a, yarın Moskova’ya, daha sonra Pekin’e yönelebileceği; bu tercihlerin ise Türkiye’nin ulusal çıkarlarından çok siyasi iktidarın korunması hedefiyle şekillenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Özel, yurttaşların seçim yoluyla değişimin mümkün olduğuna dair inancının zayıflatılmasının ciddi toplumsal riskler doğurabileceğini belirtti.</p>

<p>Ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk ve demokratik kanalların tıkanmasının öfke ve umutsuzluğu artırabileceği ifade edilen yazıda, olası bir toplumsal ve siyasi sarsıntının yalnızca Türkiye sınırları içinde kalmayacağı vurgulandı.</p>

<p>Bu tür bir krizin Avrupa güvenliğini, kritik enerji güzergâhlarını, Ortadoğu’daki dengeleri ve NATO’nun güney kanadını etkileyebileceği belirtildi.</p>

<p>Özel, Türkiye’nin müttefiklerinden ülkenin siyasi geleceğini belirlemelerini istemediklerini de vurguladı. Demokrasinin dışarıdan ithal edilemeyeceğini belirten CHP lideri, Türkiye’de değişim talebinin halkın iradesiyle, barışçıl yollarla ve demokratik mücadeleyle ortaya çıktığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazıda, Türk halkının baskı ve korkuya rağmen oy kullandığı, haklarını savunduğu belirtilerek, ülkenin demokratik geleceğine karar verecek gücün yine Türkiye halkı olduğu kaydedildi.</p>

<p>Özel şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur. Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor. Dış müdahalelerle toplumları yeniden şekillendirme girişimlerinin yol açtığı yanılsamaları, istenmeyen sonuçları, hayalleri ve apaçık başarısızlıkları yeterince gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Vatandaşlarımız, barışçıl bir değişim aradıklarını defalarca göstermişlerdir. Baskı ve korkuya rağmen oy verdiler, yürüyüşler düzenlediler ve haysiyetlerini savundular.”</p>

<p>CHP lideri, NATO zirvesinde Erdoğan’ın kendisini “vazgeçilmez” bir lider olarak sunmaya çalışacağını belirtti. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değerinin, demokrasisinin zayıflatılmasıyla artmayacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin müttefiklerinin, kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmasının tarihi bir hata olacağını ifade eden CHP lideri, bu yaklaşımın kalıcı istikrar üretmediğini, aksine ileride daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyenin-demokratlari-demokrasinin-yurt-disindan-ithal-edilmesini-istemiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ozel-chp-belediye.png" type="image/jpeg" length="51562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: İktidar değişimi artık Türkiye'de bir takvim meselesidir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-degisimi-artik-turkiyede-bir-takvim-meselesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-degisimi-artik-turkiyede-bir-takvim-meselesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, CHP'nin grup toplantısında Ankara yapılacak NATO zirvesi öncesi yapılan tutuklamalara sert tepki gösterdi. Yapılanların utanç verici olduğunu söyleyen Özel, "Cümle alem biliyor ki hiçbir suçları yok, Trump gittikten sonra, Ankara boşaldıktan sonra hepsine pardon deyip bırakacaklar" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta çeşitli illerde yaptığı ziyaretleri ve halkla buluşmalarını hatırlatan Özel, konuşmasında şunları söyledi:</p>

<p>Partimize yönelik saldırının, işgalinin ardından Ankara'da oturmadık. Nerede olmamız gerekiyorsa orada olduk.</p>

<p>Köy köy, belde belde, şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan mücadeleyi büyütüyoruz. Başkasının planına göre değil, milletin hesabına göre yapılan siyaseti milletimizle birlikte ilmek ilmek örüyoruz. Belki makamlar yok, şatafatlı sahneler yok ama bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstündeyiz ama milletin gönlündeyiz.</p>

<p>Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı; bir yanda ise İzmir'de yüz binlerin kararlılığı var. Yürekten teşekkür istiyorum.</p>

<p>Önce Diyarbakır'daydık, Diyarbakır sokaklarındaydık. Baskılardan, kayyımlardan çok çeken şehrin bizi en iyi anlayacağı şehir olduğunu biliyorduk. Diyarbakır'a adımımızı attık ve birtakım tartışmaları da geride bırakmıştık. Ama bizi karşılayan Diyarbakır'dan kıymetli bir isim dedi ki 'Dün akşamdan üzerimden bir selam var'. Dün akşam gece avukatlarını çağırmış, genel başkanı karşılayacağını duydum, onun üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e selamlarımı ilet, şehrimize hoş gelmiş' dedi. Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın üzerine koyduk.</p>

<p>Değerli arkadaşlar, biz Ankara’da binalardan çıkıp gidince gittiğimiz yerlerdeki heyecanı, desteği, enerjiyi görünce; daha önce görmediğimiz bir öfkenin, bir enerjiye, o enerjinin bir kararlılığa dönüştüğünü görünce zaman zaman diyoruz ki ‘Bir şeyler oluyor.’ Bıraktığımız Ankara’da da bir şeyler oluyor. Öyle Ankara değil ama Erdoğan’a yakışan, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ama hepimizi utandıran bir şeyler oluyor. NATO zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanlarına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan, Meclis’i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var. Bu ayrı. Bir de NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178’inin tutuklanması var. Bunu kimse böyle cümlede kullanıp, tweet atıp, bir tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Burada yapılan meselenin bırakın Türkiye’de hani yaşananlar açısından, aileler açısından, eş, dost, çocuklar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana bu ülkede 2014 yılının Kasım ayında, bu Meclis’e, Meclis ya Türkiye kanun devleti ya kanunlar Anayasa’ya uygun çıkacak ya… Bu meclise o dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi, Adalet Bakanlığından, İçişleri Bakanlığının da görüşleri alınarak o dönemde Bakanlar Kurulu’nda bir kanun tasarısı sevk ettiler. O kanun tasarısında iki başlık vardı İç Güvenlik Paketi’nin içinde yer alan. Bunlardan bir tanesi önleyici gözaltıydı. Diğeri koruyucu gözaltıydı. Kasım’da sevk edildi ve 2015’in Mart’ında kanunlaşana kadar dünya kadar tartışıldı. Meclis’te, komisyonda savunurlarken dün gibi hatırlıyorum, ‘Alman hukukunda da var’ dediler. Açtık, Alman Hukuku’ndaki kısmını okuduk.</p>

<p>‘Bir kanun nasıl uygulanmalı?’ diye Alman hukukunda kanun çıkmış ama uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Tercüme ettik, getirdik. Diyorlar ki Alman hukukunda, ‘Kişi elinde bir benzin bidonu, bir çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılabilecek koruyucu gözaltına, ‘koruyucu gözaltı’ denir. Süresi şu süreyle sınırlıdır, derhal işte psikiyatristlere, psikologlara ve hakimin karşısına gidilip bu konudaki somut gerekçe ve haklı gerekçeler izah edilir, aksi durumda derhal sonlandırılır.’ Önleyici gözaltı, elinde bir silahla birlikte suç işlemeye gittiği görülen kişinin, suçu işlediğinde ortaya çıkabilecek toplumsal zarar görüldüğünde kısa süreli, hakime derhal izah edilene kadar gözaltına ‘önleyici gözaltı’ denir. Tartışıldı, Türkiye’de kötü ellerde ne olabileceği konuşuldu ve ardından kanun tasarısından çıkarıldı ve bu yasalaşmadı. Yasalaşmayan işte geçirselerdi süre 48 saatti. Yani diyorlar ki ‘Birinin suç işleyeceğine, NATO Zirvesi’nde protesto gösterisi yapmak neyin ne suçudur ayrı tartışma. Velev ki Türk Ceza Kanunu’nda tanımlı bir suçu işleyeceğine kesine yakın kanaat varsa bu suçun önlenmesi için yapılacak gözaltına önleyici gözaltı diyeceğiz, süre maksimum 48 saat. Bundan 10 yıl sonra buradayız. Bu kanunun geçtiği değil, geçmediği Meclis’in çatısı altındayız. Ve beyler gidiyorlar, NATO Zirvesi’nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar, NATO Zirvesi’nde eylem yapacaklar diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip, bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki ‘Bunlar gelir burada eylem yaparlar.’ Konuşulan iki isim 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut. Emine Hanım'ın Sıfır Atık projesinde yer almış. Ayten Hanım’a, ailesine çok geçmiş olsun. Ama bu Sıfır Atık projesinde yer alması da şaşılacak büyük bir şey olarak anlatılıyor. Proje de değerlidir, Ayten Hanım’ın katkısı da değerlidir. Velev ki AK Parti’nin kadın kollarında görev almış olsun. Ne fark eder? Meselenin büyüklüğü, bundan çok daha büyük. Diğer tarafta Sayın Emel Memiş, eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Alaettin Parmaksız’ın gelini. Mülkiye’de akademisyen kürsüsü var. Evet, büyük utanç. Hocaya çok ayıp, öğrencilerine ayıp, aileye ayıp. Ama yapılan kim olursa olsun, önleyici gözaltıyı 10 yıl önce ‘Yanlış uygulanır’ diye 48 saatliğine uygulanacak gözaltıyı reddeden Meclis’te, 10 yıl sonra bırakın önleyici gözaltıyı, önleyici tutuklama yapıyor adamlar. Cümle alem biliyor ki hiçbir suçları yok. Cümle alem biliyor ki Trump gittikten sonra, Ankara boşaldıktan sonra hepsine ‘Pardon’ deyip bırakacaklar. Cümle alem biliyor ki bu tutuklamanın haksız olduğuna hükmedilecek ileride. Haklı olduğuna hükmedilse, cümle alem biliyor ki Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verecek. O vermese AİHM verecek. Bu kadar açık, net bir hukuksuzluk var ve gürültünün içinde kaynayıp gitmeye çalışıyor. Buradan soruyorum; Erdemliler Hareketi diye AK Parti kurulduğunda, ‘Yasaklarla mücadele edeceğiz’ diye AK Parti kurulduğunda onu köpürtenlere soruyorum. Soruyorum; ‘demokrasi’ deyince, yok ‘vesayet’ deyince yok bilmem ne deyince köşe köşe yazıp kalıp kalıp maaşları alanlara soruyorum. Ne yapıyorsunuz şimdi, ne yapıyorsunuz? Türkiye’de böyle bir önleyici tutuklama. Ya Manisa’da esprisini yapan emniyet müdürüne karşı çıkıyoruz biz. Diyor ki Mesir Günü, ‘Başkan dikkat et’ diyor. Eller havada ya mesirde, eller boşta. ‘80 vilayetten yan kesici var Manisa’da’ diyor. ‘Hangisinden gelmemiş?’ dedim. ‘Bizimkileri dün akşamdan topladık’ diyor. Biz Manisa’da mesirden bir gün önce kendi bildikleri yankesicileri toplamalarına ‘Ya kanunda olmayan bir şey. Nasıl yapıyorsunuz bunu? Ne malum adamın bunu yapacağı?’ deyince, emniyet müdürü ‘Sen de haklısın vekilim’ falan diyordu. Şimdi geldiğimiz yerde dünya liderleri gelecek diye bu kadar utanç verici bir işi yapıp sonra da çıkıp insanların karşısına, örneğin AK Parti’nin Sözcüsü çıkıp konuşuyor. Grup Başkanvekilleri şimdi çıkıp konuşacaklar burada Meclis’te. O yüzden ne kadar ağır hukuksuzlukların, saldırıların altında olursak olalım, kanunda olmayan işleri hatta kanunda olmamasına hep beraber karar verdiğimiz işleri yapmalarına asla ve asla müsamaha göstermediğimiz gibi, tepki gösterdiğimiz gibi hak ettiği boyutta itiraz etmek, bu işi yapan utanmazları utandırmak boynumuzun borcudur.”</p>

<p>Komedyen Deniz Göktaş... Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de üzerine konuşulmaya başlayınca tamamını izledim.</p>

<p>İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Saraçhane'yle ilgili bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, okuduğu kitaplarla dönül gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama 'Ben onun terapistliğine talibim' diyor, 'ama beni tutamazlar' diyor, 'aileden para içeride kalsın diye aileden tutarlar' diyor. Bu kadar Erdoğan'a dediği, bu kadar. Efendim 'Kuran-ı Kerim'e inanca bilmem ne...'  </p>

<p>Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldılar gencecik bir insanı. Sonra bir gece içinde videosunu engelleyip soruşturma açtılar. Sanata saygısı olmayan, şakadan espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda.</p>

<p>Bütün gençlere sesleniyorum: Sanmayın ki böyleydi. Sanmayın ki cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ya da parti genel başkanları böyle bir dokunulmazlığı vardır. Mizah karşısında, eleştiri karşısında kimsenin böyle bir dokunulmazlığı yoktur. Bu öz güvensizliktir. Bunlardan öncekiler bunların 50 katına tahammül ettiler. Tahammül etmeyi bırakın, takdir ettiler. Bir ülkede mizah varsa yönetende öz güven vardır. Bir ülkede eleştiri varsa o hükümette kendine güven vardır.</p>

<p>Bugün yaşananlar acziyettir. Bugün yaşananlar bir şakadan korkmaktır. Bugün yaşanan öyle güçlü lider falan değildir. Güçlü lider karikatürden dizi titremez. Güçlü liderin şakadan, espriden, fıkradan ödü kopmaz. Güçlü lider bunlarla güçlenir. Bunun için buradan söz veriyorum. Hani diyor ya Deniz, '30 yıllık yolculuğum var benim Erdoğan'la' diyor. Ben, Deniz Göktaş'ın Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu hep birlikte sonlandıracağımıza Deniz kardeşime söz veriyorum.</p>

<p>Tam, tam böyle AK Parti'nin, geçmişte diyorlardı ya 'ustalık dönemi', tam böyle AK Parti'nin tükeniş dönemi... Ne uygun? Üçüncü bir kısım. Bunlar geldiğinde 3Y ile mücadele için gelmişti: Yasakları, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak için. Yolsuzlukta geldikleri nokta ortada. Yasakları gençlerle birlikte konuştuk. Ve bir yandan insanları yoksullaştıran bu kara düzen. Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin %80'i Afrika standartlarında, %20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. %32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız.</p>

<p>Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması %3,3. Hani diyorlar ya 'Enflasyon herkesin başının belası'. Avrupa Birliği ortalaması 3,3, Türkiye'ninki 33, tam 10 katı! Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı, Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor.</p>

<p>Tarımda kendi kendine yeten ülkelerden biri diye sayılıyorduk, şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün, dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu gıda enflasyonu bizden kötü olan 4 tane ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonunda çok daha ileri durumdayız. Gıda enflasyonumuz %35, dünya ortalaması %2. Türkiye'deki gıda enflasyonu bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı! Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz. Bitmeyen, sonu görünmeyen bir ekonomik krizin içindeyiz ve bunun en yakıcı tarafı gıda enflasyonu, çünkü herkesin evladının kursağından geçecek lokmanın, meyvenin, proteinin her birisinin hesabı kitabı burada tıkanıyor.</p>

<p>Maaşı yetmeyen çalışan kredi kartına yükleniyor. Kredi kartından nakit avans çeken, yani gidip nakit avans tanımlanan nakit avansı çeken ya da kredi kartının borcunu ödeyemeyen kişi yıllık bileşik %94 faiz ödüyor, %94! Artık borç borç ile çevrilemeyecek durumda. Parası olan bankaya koyduğunda banka %40 veriyor, parası olmayan bankadan borç aldığında bileşik yıllık %94 ödüyor. Aradaki farka, bu farkın nasıl oluştuğuna ve en çok da şuna bakın; bu %94'ün içinde ödenmeyen kredi kartına ödenen faize, yani çıkan faize %30 vergi ödendiğini unutmayın. Oradan %30 alıyor. Parası olan bankaya para koyuyor, kazandığı faize %18 ödüyor, parası olmayan bankaya faiz öderken üstüne %30 da devlete vergi ödüyor. Devlete vergi ödüyor. Hani bu kazanandan alınacakmış, kazanandan almak varken kaybedenden, tükenenden, iflasa sürüklenenden, buhranda olandan alıyorlar. Ve %94 ödenemeyen kredi kartının tahsil edilen parasındaki faiz %94. Nakit avansa uygulanan bileşik faiz %94. Her gün iğneden ipliğe her şeye zam geliyor, bir tek maaşlar artmıyor.</p>

<p>Seçimden önce biz söylediğimizde enflasyon çift haneliyse, yani %9'dan yüksek, %10 ve üzerinde enflasyon varsa yılda dört kez ayarlarız asgari ücreti demişti Erdoğan. O günden bugüne enflasyon %80'i gördü, 65'i gördü, 33'leri gördü, yılda 4 değil, sadece kanun gereği verilen ve enflasyonun altında kalan zammı verdiler asgari ücretliye. Bugün gelinen noktada asgari ücret verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya gerilemiş durumda. 28.500 ocaktaydı, o 28.500'ü bugünkü 28.500 ile karşılaştırırsan o günün 24 bin lirası artık. Ve asgari ücrete 5 ayda bu erime yaşandı, ara zam yapmayı aklının ucundan geçirmeyen, asla ve asla dile getirmeyen bir iktidar var. Oysa hatırlayalım ki bu milletten seçimde oy isterken 'İki seçim arasında asgari ücrette yılda dört sefer düzenleme yapacağız' diyordu.</p>

<p>‘Oyları kendimize, partimize saymıyoruz. Ortak gelecek umudumuza sayıyoruz’ dedik. O günden beridir de kibir yapmadan, sadece kendimizi anmadan, başarıyı Türkiye İttifakı’na, Türkiye’nin bütün demokratlarla mal ederek yol yürümeyi tercih ettik. İşte bu yüzden iktidar değişimi artık Türkiye'de bir takvim meselesidir. Bunu herkes görüyorken bu ülkenin ezilenleri, yok sayılanları, hor görünenleri, hakkı yenilenleri iktidara yürüyorken; maruz kaldığımız saldırı tam da buna yöneliktir. Bunu engellemeye yöneliktir. Yürüyüşümüzü durdurmak için, ki biz durursak mutlak sultan olacak. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki mutlak butlan meselesini AK Parti’nin yargı kolları eliyle tasarlanmış, özellikle planlanmış mutlak butlan meselesini mutlak sultanın kariyerini sürdürme meselesi olarak görmek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve Türkiye’yi bu ara dönemden hızla çıkarmak; kendine ‘Aydınım’ diyen, ‘Partiliyim’ diyen, ‘Cumhuriyetçiyim’ diyen, ‘Atatürkçüyüm’ diyen herkesin boynunun borcudur. AK Parti’nin ve Erdoğan’ın bütün hesabı, Cumhuriyet Halk Partisi’ni karpuz gibi ortadan bölmek. Yarı yarıya bölmekken, hadi 70’e 30, 60’a 40 da olsa olur derken, 70’e 30’a razıyken, bekledikleri bölünmenin böyle karpuz gibi bölecek ya, bu başındaki sapını bile alamadılar. Millet yarı yarıya karpuz gibi ortadan değil, karpuzdan bir şey vermeyip sapını onlara gösterdi, sapını. Yüzde 99’a yüzde 1’ler. O yüzde 1’ler karpuzun sapıdır, sapı.”</p>

<p>Kendini izah ederken bilmediği konulara girip çıkıyor. Geçen gün diyor ki 'CHP'liler bir Frankenstein ürettiler ceremesini çekiyorlar.' Frankenstein canavarın kendisi değil, onu üreten doktor. Yazan da yanlış yazmış. Bir katkım olsun aynı çatı altında çalışmışlığımız var. Frankenstein aranıyorsa bugünkü Sabah gazetesine bakmak lazım. Canavarı bizim buralarda değil Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Partimizi geri almak için mücadele ediyoruz. İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Kimse endişe etmesin milletle kazanacağız. Köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Kimse yoldan sapmasın. Yolumuz doğrudur, iktidar yoludur, pusulamız millettir. Eninde sonunda iktidarı değiştireceğiz, halkın iktidarını kuracağız. Milletin tek ümidi sizlersiniz, bizleriz. Bizim de tek hedefimiz, ümidimiz bu milleti bu zorluklardan kurtarmak, bu yürüyüşü tamamlamak ve eninde sonunda bu milletin partisini iktidara taşımaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-degisimi-artik-turkiyede-bir-takvim-meselesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozel-grup.png" type="image/jpeg" length="89363"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
