<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Zebra</title>
    <link>https://www.gazetezebra.com.tr</link>
    <description>Gazete Zebra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 10:43:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanju Özcan, CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/tanju-ozcan-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/tanju-ozcan-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin yeni yönetimi tarafından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP üyeliğinden istifa etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP'den istifa ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cezaevinden CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz'e mektup gönderen Özcan, "Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum" sözleriyle <a href="https://www.dw.com/tr/bolu-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-tanju-%C3%B6zcan-g%C3%B6zalt%C4%B1nda/a-76163162" rel="nofollow">CHP üyeliğini</a> sonlandırdığını ifade etti.</p>

<p>Özcan, Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat'ta düzenlenen <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-iki-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1na-ihra%C3%A7-istemi/a-77528645" rel="nofollow">operasyonda</a> gözaltına alınmış 2 Mart'ta "icbar suretiyle irtikap" suçundan tutuklanmış ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Özcan hakkında 4 Nisan'da "nitelikli dolandırıcılık" suçundan, dün ise "cinsel saldırı" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında da tutuklama kararı verilmişti.</p>

<p>Mahkemenin mutlak butlan kararıyla birlikte yeniden Genel Başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında 12 Haziran'da toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer'i tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/tanju-ozcan-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/07/tanju-ozcan-chpden-ihrac-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="93348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: İktidar hedefledim diye hedefteyim]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-hedefledim-diye-hedefteyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-hedefledim-diye-hedefteyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, kendisiyle ilgili 'tutuklanacağı' yönünde ortaya atılan iddialar üzerine "Şimdi beklemiyorum. Beni ne diye tutuklayacaklar?" diye konuştu. İktidarı hedeflediği için hedef haline geldiğini vurgulayan Özel "Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım. Ama bu milletin bu sahiplenmesi ve bu tepkisi oldukça partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir" diye yorumladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 38'inci kurultayına yönelik 'mutlak butlan' kararı verilmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>BirGün'ün YouTube </strong>kanalında "Timur Soykan ile Cevap Hakkı" programına konuk olan CHP lideri Özel, partiyi hedef alan operasyonlarla ilgili olarak "Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler" dedi.</p>

<p>Özel, kendisine dönük operasyon söylentilerine ilişkin de "Yani böyle yine de göze aldılarsa şöyle bir şey söyleyeyim. Bu tip görevleri göze alanlar her şeyi göze alarak yola çıkıyorlar. Her şeyi göze alarak yola çıkmadıysan zaten bir teklife evet diyorsun. Bir kenarda oturuyorsun. Ben o teklife hayır dedim diye yani gel mutlu mesut 20 yıl muhalefette otur keyfini çat teklifine olmaz dedim ve iktidar hedefledim diye hedefteyim. Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım ama bu milletin bu sahiplenmesi ve bu tepkisi oldukça partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir" diye konuştu.</p>

<p>CHP lideri, adaylık tartışmalarına kendisinin de dahil edilmesiyle ilgili olarak ise "Ben bu oyunu bozmak için bir kere kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminin dışına çıkardım. Çok da eleştirdiler. Ya kardeşim en doğru aday kimse? Sandık koyduk 15,5 milyon kişi Ekrem İmamoğlu dedi. Bugün Ekrem İmamoğlu'nun adaylığı mümkün olmasa Mansur Yavaş'ın daha az bir toplumsal desteği olacağı yok. Birçok ankette müthiş sonuçlar var falan. O olmadı bir başka şey..." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel’in açıklamalarından satır başları şöyle:</p>

<p>"Ben kendi hakkımı Akın Gürlek’e, masum insanları aileleriyle tehdit edenlere veya 60 yılda alın teriyle kazandığı bütün mal varlığına el koyup şuna imza atınca ben sizi şey yapıyorum diyenlere hakkımı helal etmem. Bu işte daha içeriye girip kendini kurtarmak için hemen iftiraya soyunanlara hakkımı helal etmem. Ama 105 gün yoğun bakımda yatmış, 21 ilaçla yaşayan birisi… Bu işler bittiğinde gelip Muhittin Böcek 'Ya ben şu durumdaydım ve gelinimle oğluma bunu yaptılar, bana bunu yaptılar. Hakkını helal et derse' orada ben helalleşmekten geri durmam. Ama bunun yanında, Uşak Belediye Başkanı’na (Özkan Yalım) ölürüm hakkımı helal etmem.</p>

<p>Akın Gürlek'in mal varlığı meselesi AK Parti'nin savunabildiği bir mesele değil. Kendine bile savundurtmuyorlar. “Bu konularda sen Özgür Özel'e cevap verme” demiş. Sen Özgür Özel'e ne yap? Sen Özgür Özel'i susturmanın başka yolunu bul. Aklınca bu iftiralarla, bu tehditlerle, bu şantajlarla, bu yaptıklarıyla beni susturacağını sanıyor. Susmayacağız. Akın Gürlek tarihe böyle geçecek. Ben de böyle geçeceğim.</p>

<p>Kendime de şu yüzden kızdım. “Şu adamlara şu partiyi bıraktık” dedim ya. “Yani nasıl oldu bu” dedim ya. TGRT'nin haysiyet cellatları partinin bir hafta 10 gün öncesine kadar partinin namuslu, çalışkan şoförlerine çek bu arabayı buraya buraya, bunu koy, al paylaş. Olacak iş değil. Nasıl bir seviyesizlikle karşı karşıya olduğumuzu ve nasıl bir şer ittifakıyla karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anladım. Meselenin ne kadar kötü niyetlilerle, ne kadar kötü insanlar tarafından yönetildiğini o an anladım yani.</p>

<p>“Cumhurbaşkanı adayıyım” desem, “ne güzel Ekrem'i sattın. Mansur Başkanı dışladın, kendine bir hayal kurdun”, Cumhurbaşkanı… Rüyanda yıldızlar dönüyor Türk devletlerinin falan. O zaman iyi. O zaman CHP nasıl bölünür, belki Mansur Bey gider hani yapar diye demiyorum, 100 bin imzayla aday olur veya bazı siyasi partiler o tarafa destek açıklar, bazıları buraya açıklar. Ekrem Başkan oradan küser. Mansur Başkan buradan alınır. Biz paramparça oluruz. Saraydakiler rahat otur. Ben bu oyunu bozmak için bir kere kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminin dışına çıkardım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>tresin en yüksek olduğu zamanda vurur kafamı yatarım. Ben butlan geliyor dediler, yattım uyudum. Butlan kararı çıktı, yattım uyudum. Partiye sabah saldıracaklarmış, saat 7’de geliyorlarmış dediler. Yattım uyudum. Bizi polis zoruyla attılar. Dolu altında yürüdüm. Burada geldim. Miting yaptım yağmur altında, yattım uyudum. Sırrı Süreyya'nın cenazesinde biri geldi saldırıda bulundu. O gece yattım uyudum. Kemal Bey'in metninde Osmanlı coğrafyasına büyümek, CHP'de burada yerini alacak... Yani Barrack’ın “merhametli monarşi lazım, demokrasi bu ülkeye çok” dediği, Cumhur İttifakı'nın sahiplendiği söylemlerde, “bu köşeyi de biz doldurabiliriz” tonu ve vurgusundan sonra ben uyku uyuyamadım. Uykum kaçtı benim.</p>

<p>Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. 'Ne taraftan gidilecek?' diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Ondan çok eminim. Ama onu öyle hani gecikmeden veya uzatarak yapacak değilim. Ama sokakta şimdi iki ses çok. İlk gün yüzde 90 partiyi asla bırakma sesi çoktu. Yüzde 10 da sen yürü biz arkandayız diyorlardı. Bu önce 70’e 30’a düştü. Şimdi 51’e 49. Partiyi bırakma diyenlerle sen yürü diyenler... Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım.</p>

<p>('Tutuklanmayı bekliyor musunuz?' sorusu üzerine) Şimdi beklemiyorum. Zira şöyle beni ne diye tutuklayacaklar? Yani neyle suçlanıyorum ben? AK Parti’yi yenme suçu. Onun dışında 56 tane fezleke var. Onu demişim, bunu demişim, bilmem ne falan. Son birkaç tane de orada biri bir şey demiş. Benim de adım geçmiş ama diyor ki genel başkan benim hakkımda aman genel konuşmasında partimize sahip çıkın dediği için genel başkanla parti bir şey isterse verin dedim oğlum da istiyorlar diye vermiş buradan bana fezleke yazıyor adam yani şimdi böyle bir şey olamaz. Yani böyle yine de göze aldılarsa şöyle bir şey söyleyeyim. Bu tip görevleri göze alanlar her şeyi göze alarak yola çıkıyorlar. Her şeyi göze alarak yola çıkmadıysan zaten bir teklife evet diyorsun. Bir kenarda oturuyorsun. Ben o teklife hayır dedim diye yani 'gel mutlu mesut 20 yıl muhalefette otur keyfini çat' teklifine olmaz dedim ve iktidar hedefledim diye hedefteyim. Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım. Ama bu milletin bu sahiplenmesi ve bu tepkisi oldukça partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir.</p>

<p>Grubumuzun oy vereceğini hesap ederek kimse seçim tarihi beklemesin. Bir kere bu net. Ha ne olur bu sene Eylül ayına seçim koymak için bir teklif getirirler. Şartlar değerlendirirsiniz veya seneye Nisan ayına bilmiyorum ama benim yetkimde değil artık o iş ve kimse bizim oyumuzu cebinde görmesin. Hiçbir konuda kimse oyumuzu cebinde görmesin. Hele hele seçimlere 3 hafta kala gelin oy verin Erdoğan'ı yeniden aday edelim. Erdoğan'ı yeniden aday edeceksen Erdoğan'ı getirin şimdi aday edin. Ta o zamana kadar bekleyip... Ha orada görünen o ki Erdoğan'a da parti içinde bir pusu kuruluyor olabilir. Yani 3 hafta kala biz bunu halledeceğiz derler. Sonra 3 hafta kala oylamadan ret çıkar. Ondan sonra bir yandan damat çıkar, bir yandan oğlan çıkar. Onu ben bilmem bugünlerde. Yani ben bu saldırılara bu kadar uğruyoruz. Sırf bize dair mi yoksa öbür taraf da ne bileyim işte sarayda mahdumlar, damatlar birbirine girmiş gazetelerde vekalet savaşları, Twitter’da bilmem neler olurken sen merak etme seni 16 Nisan'da aday edeceğiz deyip paketleyebilirler."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-iktidar-hedefledim-diye-hedefteyim</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozel-grup.png" type="image/jpeg" length="57415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2024 yılında İYİ Parti'den CHP'ye katılan İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, CHP'den istifa etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, partisinden istifa etti.</p>

<p>Özdemir, TBMM Başkanlığına sunduğu istifa dilekçesinde "Gördüğüm lüzum üzerine Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Gereğini saygılarımla arz ederim" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir, 2023 seçimlerinde İYİ Parti'den milletvekili seçilmişti. Özdemir, Ekim 2024 tarihinde CHP'ye geçmiş ve rozetini CHP lideri Özgür Özel takmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nimet Özdemir'in istifasıyla CHP'nin Meclis'teki sandalye sayısı 137'ye düştü, bağımsız milletvekili sayısı 10'a yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/nimet-ozdemir.png" type="image/jpeg" length="28786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Parti içindeki darbeye teslim olmayacağız]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-parti-icindeki-darbeye-teslim-olmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-parti-icindeki-darbeye-teslim-olmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP MYK sonrası Ankara İl Başkanlığı ve Kadın Kolları yönetimi feshedilirken, aralarında Özgür Çelik'in de olduğu bazı il başkanları disipline sevk edildi. Kararlara tepki gösteren Özgür Özel, il başkanlıklarının görevden alınamayacağını savunarak partilileri “demokrasi nöbetine” çağırdı ve “parti içindeki darbeye teslim olmayacağız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki MYK toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası Parti Sözcüsü Müslim Sarı açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Müslim Sarı, yaptığı açıklamada "Ankara İl Başkanlığını, Kadın Kolları Genel Başkanı olan Asu Kaya ve yönetimini feshettik" dedi.</p>

<p>Sarı, ayrıca 3 il başkanı ve 3 eski il başkanı disipline sevk edildiğini de açıkladı. Disipline sevk edilenler arasında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de bulunuyor.</p>

<h2>Özgür Özel'den ihraç kararları sonrası ilk açıklama</h2>

<p>CHP seçilmiş Genel Başkanı ve Grup Başkanı Özgür Özel ihraçlar sonrası açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel, "81 il örgütümüz delegelerin imzalarını butlan yönetimine sundu. Dosya gönderdik bir de 34 hukukçunun metni var içinde. Metinde bir an önce kongre yapılmalı diyor" dedi.</p>

<p>Özel'in açıklamaları şöyle:</p>

<p>"Tüm partililerimizi, görevden alınan il başkanlıklarımıza davet ediyorum. Görevden alınan il başkanlarımıza ve il başkanlarımıza partililerimizi demokrasi nöbeti tutmaya, Atatürk'ün emanetine sahip çıkmaya davet ediyoruz.</p>

<p>Tüm CHP'lileri, görevden alınan il başkanlıklarına davet ediyoruz. İl başkanlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Komşu iller olarak dayanışmamızı göstereceğiz, Genel Merkez olarak dayanışmamızı göstereceğiz. Parti içindeki darbeye teslim olmayız, olmayacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-parti-icindeki-darbeye-teslim-olmayacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/11/ozgur-ozel-chp.jpg" type="image/jpeg" length="77796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de 9 milletvekilinin parti üyelikleri silindi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chpde-9-milletvekilinin-parti-uyelikleri-silindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chpde-9-milletvekilinin-parti-uyelikleri-silindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de mutlak butlan kararıyla partinin başına atanan yönetim tarafından geçen hafta ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edilen 9 ismin parti üyelikleri silindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nde ihaç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edilen 9 kişinin parti üyelikleri silindi.</p>

<p>Bu isimler arasında yer alan Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Siyasi Partiler Sicil Bürosu'ndan aldığı belgeyi paylaştı.</p>

<p>Belgeye göre Akdoğan'ın siyasi parti üyeliği bulunmuyor. </p>

<p>Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) hukuksuz şekilde sevk edildiğini vurgulayan Akdoğan, YDK'de savunma yapma ve mahkemeye itiraz etme haklarının olduğunu belirterek "Bu ne acele?" diye sordu.</p>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Akdoğan, "Biz CHP üyesiyiz. Bir yanlışla tedbiren partideki görevlerimiz varsa (benim yok) onların önüne set çektiniz, parti üyeliğini öyle kafanıza göre silemezsiniz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9 milletvekilinin parti üyeliklerinin silinmesi hakkında Sözcü'ye konuşan Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, ihraç taleplerinin CHP Genel Sekreterliği tarafından Yargıtay'a bildirildiğini ve sevkler tedbirli olarak yapıldığı için süreç sonuçlanana kadar Yargıtay'ın söz konusu parti üyeliklerini silmesinin 'standard işlem' olduğunu söyledi.</p>

<p>Yargıtay'ın bu kararı TBMM'ye iletmesinin ardından 9 isim de bağımsız milletvekili olarak kayda geçecek ve CHP'li milletvekili sayısı 138'den 129'a düşecek.</p>

<p>CHP'de mutlak butlan kararıyla tekrar genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, seçilmiş CHP lideri Özgür Özel’e yakın dokuz ismi geçen hafta 'Tedbirli olarak kesin ihraç' talebiyle disipline sevk etmişti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chpde-9-milletvekilinin-parti-uyelikleri-silindi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/h-k-q621-w-m-a-a-f4im.jpg" type="image/jpeg" length="20994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski AYM Bakanı Kılıç: Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/eski-aym-bakani-kilic-bundan-sonra-hicbir-parti-guven-icerisinde-faaliyetlerini-surduremeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/eski-aym-bakani-kilic-bundan-sonra-hicbir-parti-guven-icerisinde-faaliyetlerini-surduremeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, CHP’nin kurultayına yönelik verilen ‘mutlak butlan’ kararına ilişkin “Keşke kapatılsaydı, bundan daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler adına çok üzücü bir gelişme” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi Platformu’nun düzenlediği Bahar Konferansları’nın ikincisi, “Adalet Hemen Şimdi” başlığıyla İstanbul Fatih’te gerçekleştirildi.</p>

<p>Konferansta eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Prof. Dr. Sevtap Yokuş, Prof. Dr. İzzet Özgenç ile hukukçu Figen Çalıkuşu konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, CHP’nin 38’inci olağan kurultayına ilişkin verilen ‘mutlak butlan’ kararı hakkında İlke TV’den Tuğba Özer’e değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Demokraside çok ağır bir yara açıldığını belirten Haşim Kılıç, “Bundan sonra bütün partiler bu yolla, asliye hukuk hâkiminin kararıyla etkisiz hâle getirilebilir. Kapatmaya gerek yok. Şu hâle bakın. Çok yanlış buluyorum. YSK’nin görev yetkisi gasp edilmiştir” diye konuştu.</p>

<p>Kararın anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Kılıç “Bir anayasal kurul olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kendi görevine sahip çıkamaması beni üzdü. Anayasada seçim sürecindeki tüm konuların çözüm yeri YSK’dir. Seçimler kamu düzenini o kadar etkiliyor ki YSK’nin kararlarına karşı bir başka merciye başvurulamıyor. Ama bir asliye hukuk mahkemesine yapılan müracaatla böyle bir karar alındı” dedi.</p>

<p>“Keşke kapatılsaydı, bundan daha iyi olurdu diye düşünüyorum” ifadelerini kullanan Kılıç, şunları söyledi:</p>

<p>“Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler adına çok üzücü bir gelişme. Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek. Bence esas turbun büyüğü geride. Yargıtay bu kararı onaylarsa çok daha ciddi sorunlar ve tartışmalar çıkacak. Bu tartışmalar çıkmasın diye aslında yetki YSK’ye verilmiş. YSK’nin iki gün içinde bunu sonuca bağlayacağı ifade edilmiş.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/eski-aym-bakani-kilic-bundan-sonra-hicbir-parti-guven-icerisinde-faaliyetlerini-surduremeyecek</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/hasim-kilic1.jpg" type="image/jpeg" length="19959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıkan: Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı ve cübbeli vesayetleri de reddediyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arikan-apoletli-vesayetleri-reddettigimiz-gibi-kravatli-ve-cubbeli-vesayetleri-de-reddediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arikan-apoletli-vesayetleri-reddettigimiz-gibi-kravatli-ve-cubbeli-vesayetleri-de-reddediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Askeri vesayeti reddettiğimiz gibi yargı vesayetini de reddediyoruz. Laikçi vesayeti reddettiğimiz gibi muhafazakâr vesayeti de reddediyoruz. Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı ve cübbeli vesayetleri de reddediyoruz. Şaibesiz bir Türkiye diyoruz, vesayetsiz bir Türkiye diyoruz, krizsiz bir Türkiye diyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı'nda konuştu.</p>

<p>Arıkan, "Siyaset, bir milletin ortak meselelerini konuşma ve çözme sanatıdır. Ancak,Türkiye'nin son yıllarda en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, siyasetin normalleşmesidir. Malumunuz, Türkiye son günlerde, yine 'anormal' bir süreç yaşıyor. Süreci uzun uzun konuşabiliriz. Detaylı analizler yapabiliriz. Birçok durum tespiti de yapabiliriz. Ancak biz bugün, ne oluyor sorusuna değil, neden oluyor sorusuna cevap arayacağız" dedi.</p>

<p>2015 yılından bu yana yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere değinen Arıkan, şunları söyledi:</p>

<p>"Haziran ve Kasım 2015 seçimleri, sürekli bombaların patladığı o çatışmalı dönem, 2016'daki hain darbe girişimi, OHAL süreci ve birinci kayyım döneminin başlaması. 2017'de OHAL koşullarında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş, 2018 seçimlerinden sonra ikinci kez seçim sisteminin değiştirilmesi 2019 İstanbul seçimlerinin iptali, Akabinde ikinci kayyım döneminin başlaması. 2023 seçimlerinde hiç olmadığı kadar devlet imkanlarının iktidar lehine kullanılması. 2024 seçimleri, ve ardından yolsuzluk iddialarıyla belediyelere operasyonlar sonrasında üçüncü kayyım dönemi. Ve işte son yaşananlar… Bu gelişmeler ne birbirinden ne de insanımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılardan bağımsızdır. 8 yıldır çözülemeyen ekonomik krizde, siyaset alanının her geçen gün daha fazla daralması da aynı yapısal krizin farklı görünümleridir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Kravatlı, cübbeli vesayetleri de reddediyoruz"</h2>

<p>Siyaset alanının daralmasının yalnızca muhalefeti değil toplumun tamamını etkilediğini belirten Arıkan, "Askeri vesayeti reddettiğimiz gibi yargı vesayetini de reddediyoruz. Laikçi vesayeti reddettiğimiz gibi muhafazakar vesayeti de reddediyoruz. Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı, cübbeli vesayetleri de reddediyoruz" diye konuştu.</p>

<h2>"Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez"</h2>

<p>Ekonomik göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, açlık sınırının 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırının ise 114 bin 516 lira seviyesine ulaştığını belirterek, "Bir ailenin yoksul olması için eve 4,5 asgari ücret girmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İktidarın ekonomik göstergeler üzerinden yaptığı değerlendirmeleri eleştiren Arıkan, “Emeklinin 20 bin lira, asgari ücretlinin 28 bin lira aldığı, iktidarın da 50 bin dolarlık alım gücü olduğuna inandığı bir ülke bulmak gerçekten mümkün değildir” diye konuştu.</p>

<p>Enflasyon tartışmalarına da değinen Arıkan, Osmaniye ziyaretinde karşılaştığı Tip 1 diyabet hastası bir genç üzerinden hükümete tepki gösterdi.</p>

<p>“Emrecan kardeşim, Genel Sağlık Sigortası priminin bir yılda 780 liradan bin 981 liraya çıktığını söyledi. Borcundan dolayı hastaneye gidemediğini anlattı” diyen Arıkan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ey iktidar yetkilileri; enflasyon gerçekten yüzde 32 ise Genel Sağlık Sigortası bedelini neden yüzde 154 artırıyorsunuz? Siz hangi enflasyondan, hangi büyümeden, hangi milli gelirden bahsediyorsunuz?”</p>

<p>Arıkan, temmuz ayında emekli maaşlarına ve asgari ücrete hem ara zam hem de seyyanen zam yapılması gerektiğini belirterek, "Bu çağrımız iktidara tavsiye veya rica değildir. Emeklinin, emekçinin, işçinin ve evine ekmek götürmeye çalışan milyonların talebidir" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faizle ilgili açıklamalarını da değerlendiren Arıkan, ekonomik krizin ve yüksek faiz oranlarının sorumluluğunun iktidarda olduğunu savundu.</p>

<p>"Bu ülkede sorun var ama sorumlu yok. Bu ülkede hesap var ama hesap verebilirlik yok. Bu ülkede yetki var ama sorumluluk yok" diyen Arıkan, "Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez. Anlaşılan Sayın Cumhurbaşkanı, ekonomik krizin ve yüzde 50'lere dayanan faizlerin sorumluluğunu üstlenmek yerine yeni bir günah keçisi arıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Abraham Anlaşmaları'nı çöpe atacağız"</h2>

<p>Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, ABD Başkanı Donald Trump'ın desteklediği Abraham Anlaşmaları'na Türkiye'nin dahil olmaması gerektiğini söyledi. Arıkan, "İhtiyacımız olan İsrail'in Arz-ı Mev'ud'u ve köleliği merkeze alan Abraham Anlaşmaları değil, Mescid-i Aksa'yı ve merhameti merkeze alan İbrahim Anlaşmalarıdır" dedi. Saadet Partisi'nin Abraham Anlaşmaları'na karşı mücadele edeceğini belirten Arıkan, "Milli Görüş iktidarında Abraham Anlaşmaları'nı çöpe atacağız. İbrahim Anlaşması'na imza atacağız" diye konuştu.</p>

<p>Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, Türkiye'nin zirvede İsrail'in NATO'dan dışlanmasını ve İsrail'e tanınan tüm ayrıcalıkların kaldırılmasını gündeme getirmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, "Zirve bildirisine İsrail'in Gazze'deki, İran'daki ve Lübnan'daki suçlarını açıkça mahkum eden bir ifade girmesini sağlayın. Hiçbirini yapamazsanız en azından Türkiye'nin şerhini koydurun" dedi.</p>

<h2>"Enerjide dışa bağımlılık sürüyor"</h2>

<p>Enerji politikalarına ilişkin de Arıkan, Türkiye'nin enerji alanında yaklaşık yüzde 70 oranında dışa bağımlı olduğunu belirterek, iktidara gelmeleri halinde ülke genelinde "Elektrifikasyon Hamlesi" başlatacaklarını açıkladı.</p>

<p>"Fosil yakıtlara bağımlılığımız azaltılmadan enerjide tam bağımsız Türkiye hedefinin gerçekleşmesi mümkün değildir" diyen Arıkan, dönüşüm için gerekli finansmanın kalkınma planları kapsamında sağlanacağını ifade etti.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Türkiye'nin sorunlarını çözme iradesine sahip olduklarını belirten Arıkan, "Türkiye'yi umutsuzluğa teslim etmeyeceğiz. Türkiye'yi yoksulluğa teslim etmeyeceğiz. Türkiye'yi adaletsizliğe teslim etmeyeceğiz. Türkiye'yi korkuya ve çaresizliğe teslim etmeyeceğiz. Türkiye, 'oh be' diyene kadar çalışmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<h2> Türkşeker'de 600 milyon TL'lik zarar iddiası</h2>

<p>Arıkan, Türkşeker üzerinden gündeme gelen satış işlemlerine de tepki gösterdi.</p>

<p>Kurumun mevzuata göre şeker satışlarını duyuru ve ilanla yapması gerektiğini hatırlatan Arıkan, nisan ayı sonunda herhangi bir ilan yayımlanmadan iki firmaya toplam 100 bin ton şeker satıldığını öne sürdü. </p>

<p>Şekerin çuval satış fiyatının bin 735 lira olmasına rağmen söz konusu firmalara bin 588 liradan verildiğini belirten Arıkan, satıştan sadece 24 saat sonra şekere yüzde 11 zam yapıldığına dikkat çekerek, “Uzmanlarımızın hesabına göre Türkşeker yaklaşık 600 milyon lira zarara uğratıldı. Bunun adı satış değil, peşkeştir” dedi.</p>

<p>Kurumun zararının 2023'te 3 milyar 300 milyon liradan 2024'te 11 milyar liraya yükseldiğini ifade eden Arıkan, 2025 bilançosunun ise hâlâ açıklanmadığını belirterek şeffaflık çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arikan-apoletli-vesayetleri-reddettigimiz-gibi-kravatli-ve-cubbeli-vesayetleri-de-reddediyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/02/saadet-kayserinin-adayi-mahmut-arikan.jpg" type="image/jpeg" length="12584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazıcı: Anayasa referandumla hayat bulacaktır]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/yazici-anayasa-referandumla-hayat-bulacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/yazici-anayasa-referandumla-hayat-bulacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, yeni anayasa çalışmaları hakkında, "Anayasa yapmak, milletimize ait temel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın başkanlığında AKP Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Akdeniz Bölge Toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantının açılışında konuşan Hayati Yazıcı, "Türkiye Yüzyılı; güçlü ekonomi, güçlü demokrasi, güçlü hukuk ve güçlü devlet vizyonunun adıdır. Türkiye Yüzyılı, geçmişinden güç alan, geleceğini güvenle inşa eden büyük Türkiye idealinin adıdır" dedi.</p>

<p>Yeni anayasa ihtiyacından bahseden Yazıcı, "Anayasa yapmak milletin hakkıdır. Çünkü egemenliğin sahibi millettir ve siyasi kurumların, bunun en öncüsü olan parlamentonun önemli toplantı salonlarında, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' özdeyişi yer alır. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek, her alana bu egemenliğin etkin olduğunu ortaya koymakla kaimdir. Bugüne kadar şöyle irdelediğimiz zaman ilk anayasa hareketimiz 1876'dır. Kurtuluş Savaşı dönemi var, Cumhuriyet'in kuruluş süreci var 21-24 anayasaları ve çok partili demokratik hayata geçtikten sonra iki anayasamız olmuş; 61-82 anayasaları. Bu anayasaları darbeciler yapmış. Darbe yapmışlar, milletin iradesini bir yana koymuşlar. Millete ait anayasa yapma hakkını o hakkı nerden aldılarsa kullanmak suretiyle anayasa inşa etmişler. Halen de bu nitelikte yapılmış bir anayasayla yönetiliyoruz. Önümüzdeki dönemin en önemli <a href="https://www.ekonomim.com/gundem" rel="nofollow" target="_blank" title="gündem">gündem</a> başlıklarından biri, milletin özgür iradesinin ürünü olan yeni bir anayasa yapmaktır. İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Millete ait bir hak"</h2>

<p>Yeni anayasaya için referandum ile karar verileceğini vurgulayan Yazıcı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Küresel ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, savaşların, çatışmaların, soykırım ve insanlara karşı işlenen suçların olağanlaştığı bir dönemde Türkiye olarak insanlığın yeni anayasası ile umut veren bir ülke olmayı ciddi şekilde hedefliyoruz. AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik fikir hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Yeni anayasa komisyonu da 1 yıldır çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa konusunda bir uzlaşma masası kurulduğunda AK Parti olarak hazır bir şekilde anayasa yapım sürecini başlatacağız.</p>

<p>Tüm siyasi partileri yeni ve sivil anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle ve özenle çağrıda bulunuyoruz. Yeni anayasa talebi herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletimizin talebidir. Anayasayı günlük siyasi hesapların veya kişisel amaçların bir gereği olarak değil, milletimizin geleceğinin güvencesi olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p>Bizler yeni anayasa çalışmalarını bir siyasi polemik alanı değil, milletimizin tarihi bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüm siyasi partilerin bu meseleye ön yargılardan uzak yapıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz. Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/yazici-anayasa-referandumla-hayat-bulacaktir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2022/11/hayati-yazici.jpg" type="image/jpeg" length="23638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-degerli-bir-is-insaninin-kabul-edilemez-tabirlerle-hedef-alinmasini-dogru-bulmuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-degerli-bir-is-insaninin-kabul-edilemez-tabirlerle-hedef-alinmasini-dogru-bulmuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürtlerle ilgili anlattığı fıkra nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan iş insanı Rahmi Koç'a destek verdi. Bahçeli, "95 yıllık ömründe Türkiye'ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kamuoyunda tartışma yaratan Rahmi Koç hakkındaki tepkilere ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Bahçeli, Koç'un hedef gösterilmesini doğru bulmadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İzmir’deki bir hastane açılışında Sayın Rahmi Koç’un, samimi bir sohbet ortamında yaptığı bir latife üzerinden kendisine yönelik soruşturma başlatılması yanlıştır. 95 yıllık ömründe, aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla Türkiye'ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışmalar, Rahmi Koç'un Balçova'da açılan Amerikan Hastanesi'nin açılış töreninde anlattığı bir fıkranın sosyal medyada gündem olmasıyla başladı.</p>

<p>Koç'un konuşması sırasında kullandığı ve bir Kürt kadın karakter üzerinden anlattığı fıkra, kamuoyunda tepki çekti.</p>

<p>Görüntülerin yayılmasının ardından Rahmi Koç hakkında soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Tepkilerin ardından Rahmi Koç yazılı bir açıklama yayımlayarak özür diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bahceli-degerli-bir-is-insaninin-kabul-edilemez-tabirlerle-hedef-alinmasini-dogru-bulmuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/bahceliden-ortak-toplanti-oncesi-birlik-ve-dayanisma-vurgusu.webp" type="image/jpeg" length="25067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'nin Salı günkü grup toplantısında kim konuşacak?]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/chpnin-sali-gunku-grup-toplantisinda-kim-konusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/chpnin-sali-gunku-grup-toplantisinda-kim-konusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun Salı günü grup toplantısına başkanlık edeceğini duyurdu. Özgür Özel ise, TBMM'de Salı günü gerçekleştirilecek partisinin grup toplantısı için Manisa programını iptal etti. Özel'in Meclis'te olacağı öğrenildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Yasal mevzuat açık, CHP'nin Genel Başkanı partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek madde yok.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de Salı günü TBMM'de grup toplantısında kimin konuşulacağı merak edilirken bir yeni açıklama Kılıçdaroğlu cephesinden geldi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Sönmez, "Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Haziran 2026 Salı Günü Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup Toplantısına başkanlık edecektir" duyurusunu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel'in de daha önce katılacağı Manisa programını iptal ederek Salı günü TBMM'de olacağı öğrenildi. Nefes gazetesi yazarı Aytunç Erkin'in aktardığına göre; bu kapsamda Özgür Özel, 9 Haziran Salı günü için Manisa programını iptal etti. Özel'in TBMM'de olması bekleniyor.</p>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Yasal mevzuat açık, CHP'nin Genel Başkanı partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek madde yok. Buna göre hareket etmek durumundayız" açıklaması yaptı. </p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç ziyareti dönüşünde gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.</p>

<p>CHP'nin Salı günü gerçekleştireceği grup toplantısına ilişkin Kurtulmuş, şunları söyledi:</p>

<p>"Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisindeki çelişkiyi açıkçası üzülerek takip ettiğimi ifade etmek isterim. Meclis Başkanı olarak da içlerindeki bu konuların tarafı olmamaya büyük özen gösteriyorum ilk andan itibaren. Dikkat ederseniz fazla konuşmuyorum, sözlerimi de son derece dikkatli seçmeye çalışıyorum. Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır. Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız.</p>

<p>Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız.</p>

<p>Geçmişte benzer bir uygulamaya şahit olmuşuz. Sayın Murat Karayalçın, Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli Cindoruk'a soruluyor. Cindoruk da biz “Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz” diye çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor ve orada hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Sayın Genel Başkan Murat Karayalçın meclis grubunda konuşma yapıyor.</p>

<p>Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır. Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğidir. Burada Meclis Başkanlığı olarak bizim mevzuat, kanunlar, kararlar çerçevesinde bir katkımız olacaksa samimiyetle Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi meselesini halletmesi için destek olmaya hazırız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/chpnin-sali-gunku-grup-toplantisinda-kim-konusacak</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozel-kilicdaroglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="49904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-siz-oldukca-ben-yolumdan-donmeyecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-siz-oldukca-ben-yolumdan-donmeyecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, ara seçimde yarın sandık kurulacak bölgelere gitmeye devam ediyor. İlk olarak Çorum'da konuşan Özel, öğle saatlerinde Nevşehir'e gitti. Çorum'da Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması'na katılan Özel, "Siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, yarın 6 beldede yapılacak ara seçim öncesi seçim bölgelerini gezmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Dün Tokat ve Gümüşhane'de seçmenlerle bir araya gelen Özel, bugün Çorum ve Nevşehir'de olacak.</p>

<p>Özel, ilk olarak Çorum Uluslararası 1. Alevilik Çalıştayı Kongresi'ne ve Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması'na katıldı.</p>

<p>Burada Alevilerin yaşadığı sorunlardan bahseden Özgür Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biliyoruz ki bu ülkenin sizlere borcu çok. Aynı hizmeti alamamak. Camiyi ibadethane sayıp cemevlerini ibadethane saymamaları. Aleviliği bir inanç değil kültür olarak görmek. Aleviliği Kültür Bakanlığı'na bağlamak. CHP iktidarına ne kadar çok ihtiyaç olduğunu bu küçük örneklerden geliyoruz. Grup kürsüsüne çıktığım ilk gün eşit yurttaşlık demiştim."</p>

<p>'Mutlak butlan' kararına ve seçilmiş CHP yönetimine yönelik baskılara da değinen Özgür Özel, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>"Bugün dört koldan saldırı altındayız. Tehditlerle, baskılarla bizi yolumuzdan döndürmeye çalışıyorlar ama siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim. Butlan meselesi, CHP'nin iç meselesi değildir. Bizim aramızda değildir. Saray ile milletin iradesi arasındadır. Bu yüzden biz bu butlan meselesinde birbirimize düşmek yerine hep birlikte sandığı yok sayanlara karşı mücadele edeceğiz. Hacı Bektaş'ın ektiği toprağa su vermeye yoldaş olacağım. İncinsem de incitmeyeceğim ama mücadeleden vazgeçmeyeceğim. En güzel günlerde, en adil günlerde hep birlikte olacağız. Siz bize sahip çıktınız, biz sizinle birlikte bu yolu yürüyeceğiz. Eninde sonunda menzile varacağız. Biz başaracağız, biz kazanacağız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çorum'un ardından Nevşehir'e geçecek olan Özel, Mustafapaşa Meydanı'nda düzenlenecek Nevşehir Ürgüp Mustafapaşa Beldesi Halk Buluşması'nda konuşacak.</p>

<p>Seçmenler yarın Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü ve Çevrecik, Almus ilçesine bağlı Bağtaşı, Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu ile Gümüşhane'ye bağlı Tekke ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldelerinde, sandık başına gidecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-siz-oldukca-ben-yolumdan-donmeyecegim</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ozel-sakarya.jpg" type="image/jpeg" length="44545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel'den beldeye "550 kişi seçmen olarak kaydırıldı" iddiası]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozelden-beldeye-550-kisi-secmen-olarak-kaydirildi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozelden-beldeye-550-kisi-secmen-olarak-kaydirildi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, Tokat'ın Çevrecik beldesinde yapılacak yerel ara seçim öncesi dikkat çeken iddialarda bulundu. Beldeye seçimden önce 550 seçmenin taşındığını öne süren Özel, mutlak butlan kararına ilişkin ise "Sarayın atadığı değil, milletin seçtiği yönetecekse onun adı demokrasidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, yerel ara seçimler öncesinde başlattığı Anadolu turu kapsamında Gümüşhane'nin ardından Tokat'ın Çevrecik beldesinde vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<p>Çevrecik'te konuşan Özel, seçim öncesi seçmen listelerine ilişkin önemli bir iddia ortaya attı.</p>

<p>Beldenin toplam seçmen sayısının 2 bin 166 olduğunu belirten Özel, seçim listeleri kesinleşmeden kısa süre önce 550 kişinin seçmen olarak kaydırıldığını öne sürdü.</p>

<p>“İktidar partisi buraya 550 tane, burayla ilgisi olmayan seçmen getirdi. Trabzon'dan, fabrikalardan seçmen yazmışlar. Bu insanların Çevrecik'le hiçbir bağı yok.”</p>

<p>Beldeyi kimin yöneteceğine dışarıdan getirilen kişilerin değil, Çevrecik halkının karar vermesi gerektiğini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugün bu beldeyi kimin yöneteceğine karar verilecekse, bu kararı Çevrecik'in insanları verecek. Dışarıdan taşınanlar değil."</p>

<p>Taşıma seçmen uygulamasıyla seçim sonucuna müdahale edilmek istendiğini savunan Özel, "Trabzon'un bilmem neresinden, bu köyle bırak kan bağını, yolunun önünden geçmemiş adamı buraya getirip bu beldeye darbe yapamazsınız. Haksızlık bu” dedi.</p>

<p>Özel, şunları kaydetti:</p>

<p>“Burası 1998’de belde oldu. Üç kez belde belediyesi seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni tercih ettiniz. Ne yaptılar? Bu ilçeyi, tüm beldeleri geri bıraktılar. Göç oldu. Güç kaybetti. Fırsatını buldular, belediyenizi kapattılar. Belde belediyesini kapatınca o günden bugüne 2 binin altına düşen nüfusuyla, 2013’ten beri zorluklar çekiliyor. Zaten burayı yok sayan, görmeyen, hizmet etmek istemeyen bir anlayış var. Ama ne oldu? Özellikle Bektaş Muhtarın gayretleriyle, sizlerin gayretleriyle burası yeniden belediye oldu. Bu pazar siz ananızın ak sütü gibi alnınızın teriyle sandığı getirdiniz, belediye başkanınızı seçeceksiniz. Bakın, sandık öyle bir şeydir ki sandık, yıllardır yapılmayan yol… Sandık geldi, sandıktan önce yol geldi. Yıllarca yapmadılar. Örneğin Reşadiye Tozanlı bölgesi. Seçim yok, yol yok. Herkes şunu bilsin ki sandık, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in en büyük kazanımıdır. Sandığa sahip çıkacağız. Sandığa sarılacağız. Partimize sarılacağız. Adayımıza sarılacağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozelden-beldeye-550-kisi-secmen-olarak-kaydirildi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/10/ozgur-ozel-chp-basin.png" type="image/jpeg" length="23851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Çünkü Toros Dağları'nda kıl çadırlardan hâlâ duman tütmeye devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-cunku-toros-daglarinda-kil-cadirlardan-hala-duman-tutmeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-cunku-toros-daglarinda-kil-cadirlardan-hala-duman-tutmeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Bu milletin birliğini, bu vatanın bütünlüğünü, demokrasiyi, hukuku, adaleti size çiğnetmeyeceğiz. Çünkü Toros Dağları'nda kıl çadırlardan hâlâ duman tütmeye devam ediyor. Bunu tarih iyi bir sorumlulukla yerine getireceğiz. " dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'in Mut ilçesinde düzenlenen 64. Karacaoğlan Kayısı, Kültür ve Sanat Festivali siyaset ve sanat dünyasını bir araya getirdi. Festivale İYİ Party Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nın yanısıra Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP ve İYİ Partili milletvekilleri de katıldı. Ayrıca halk ozanı Musa Eroğlu ve birçok yerel sanatçının yer aldığı festivale, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş mesaj gönderdi.</p>

<p>Festivali düzenleyen Mut Belediye Başkanı Murat Orhan’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Müsavat Dervişoğlu, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2>“Ben benden bekleneni yaptım”</h2>

<p>Dervişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p><i>“Ben hukuktan yana, adaletten yana, demokrasiden yana biriyim. Ben benden bekleneni yaptım; tarihin üzerime yüklediği sorumluluğun da icabını yerine getirdim. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Benden beklenen oydu ve ben onun gereğini yerine getirdim. Vatandaşın konuşulması gereken onca derdi varken siyasetçi vatandaşın derdini konuşmakla mükellef iken, vatandaş siyasetin sorunlarını konuşmaya başladı maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum. Bir kişinin emri hak vaki oluncaya kadar makamında kalmasının önünü açmak üzere atılmış adımlar hem hukuk nizamını hem demokrasiye hem de adalet anlayışımızı zedeliyor. Bir toplumda adalet duygusu zedelenirse zedelenmemiş hiçbir müessese kalmamış demektir. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Adaletin olmadığı yerde demokrasiyi tam ve kâmil şekilde yaşatamazsınız. 2017 yılından itibaren hep aynı şeyleri söylüyoruz. Bu sistem Türkiye’yi her geçen gün onulmayacak bir biçimde sıkıntıya sokacak ve tek adamlığa doğru evrilecektir. Bu uyarıyı 2017'den itibaren yapmamıza rağmen görünen ve anlaşılan odur ki bu ifadelerimizden ders çıkarmayanlar ısrarlarını sürdürmeye devam edecekler. Bu milletin birliğini, bu vatanın bütünlüğünü, demokrasiyi, hukuku, adaleti size çiğnetmeyeceğiz. Çünkü Toros Dağları'nda kıl çadırlardan hâllâ duman tütmeye devam ediyor. Bunu tarih iyi bir sorumlulukla yerine getireceğiz. Siyaseten istifade edilebilecek alanlar bulduk diye o alanları doldurmaya çalışan bir siyasi üslubun mümessili olmayacağız. Farklı fikirlerden olan insanların fikrî ayrılıklarını derinleştirerek bundan siyaseten nemalanmaya kalkışmayacağız. ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ diye nutuk atar dururuz. Hepimiz aynı gemideyiz el hak doğrudur. Ama unutmayın aynı denizdeyiz ve deniz Türk milletidir, deniz Türk vatanıdır, deniz Türk bayrağıdır.”</i></p>

<h2>“Siyasi partiler düşman değildir”</h2>

<p><i>Siyasi partilerin birbirlerinin düşmanı değil, birbirlerinin rakibi olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Rekabetin sonuçlandırılacağı yer milletin iradesini içine koyacağı seçim sandığı olmalıdır. Türk siyaseti üzerindeki yargı vesayetini asla ve kat'a kabul etmiyorum. Bir kişiyi yerinde tutmak için Anayasa’nın çiğnenmesini, hukukun çiğnenmesini, demokrasinin ve millet iradesinin ayaklar altına alınmasını asla ve kat'a kabul edebilmek mümkün değildir. Demokrasinin namusu, namuslu ve faziletli siyasetçilerin sayesinde değer kazanır. Aksi takdirde her şeyi kendinize uydurarak bir gelecek planı yapmak suretiyle kendinizi kurtarmaya yönelik adımları atmaya kalkar ve milletin felakete doğru sürüklenmesine rıza gösterirseniz millet buna asla ve kat'a müsaade etmez” diye konuştu.</i></p>

<h2>“Yolunuzu ve yönteminizi doğru şekilde belirleyin”</h2>

<p>Geçmiş dönemdeki darbeleri, muhtıraları ve idamları hatırlatan Dervişoğlu şunları söyledi:</p>

<p><i>“Türkiye her çalkantıların içinden çıkmaya muktedir bir demokrasi bir birikiminin sahibidir. Bu şartlara bakarak ‘Her şeyi istediğimiz gibi yaparız’ diye düşünenler varsa buradan onlara sesleniyorum: Yolunuzu ve yönteminizi doğru biçimde belirleyin. Mahkemelerin farklı bir bakış açısıyla Türk demokrasisine müdahale edebilecek hakta görmeleri son derece tehlikeli, farklı sıkıntıları da beraberinde getirecek bir durumdur. Her şeyi yargı üzerinden yapmaya kalkarsanız o zaman milletin iradesini ve geride bıraktığımız asırların birikimini de yok saymış; bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak lafa teslim olmuş olursunuz. Türk milleti böyle ham ve hımbıl bir millet değildir. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır.</i></p>

<h2>“Yassıada kararlarını millet kabul ediyor mu”</h2>

<p><i>Mahkeme kararlarının tarih içinde nasıl değerlendirildiğini düşünün. Bakanların ve başbakanın asıldığı 60 ihtilalinden sonra kurulan Yassıada mahkemelerinde alınmış olan kararlar da mahkeme kararıydı. Millet bugün kabul ediyor mu bu kararları? 1971 senesinden sonra kurulmuş olağanüstü dönemin mahkemelerinin aldığı kararlar gençlerin idamına vesile oldu. Ama üzerinden geçen zaman içerisinde o kararlar da mahkeme kararları olmasına rağmen eleştiriliyor. Millet o gün alınmış kararları bugün adil mahkeme kararları diye kabul ediyor mu, edebiliyor mu? Asla etmiyor. Recep Tayyip Erdoğan’a bir şiir okudu diye ceza verilen de mahkemeden çıkmış bir karardı. O karar mahkemeden haksız ve hukuksuz bir biçimde çıktığı için ‘muhtar bile olamaz’ dedikleri Recep Tayyip Erdoğan 24 seneden beri bu memleketi yönetiyor.”</i></p>

<h2>“Kötü olan ne varsa da sorumlusu olarak Erdoğan’ı göreceğiz”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenen Dervişoğlu, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>“Cumhuriyetimiz 100 yıllık, çeyrek asırdır Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönetiliyoruz. İyi olan ne varsa eğer ondan sayacaksak kötü olan ne varsa da onun sorumlusu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı göreceğiz. Eğer gençlerimiz geleceklerinden umutsuzlarsa, eğer çiftçimiz toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamıyorsa, eğer sanayicimiz finansmana erişemediği ve kendini garantide görmediği için yatırım yapamıyorsa; eğer bir memlekette açlık sınırı 35 bin liranın üstüne çıkmış, yoksulluk sınırı 115 bin liraya ulaşmışken en düşük emekli maaşı şayet 20 bin TL ise bunun da sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. Bu millet alkışlamayı da bilir, ‘Artık dönemin bitti, kenara çekil’ demeyi de bilir. Bu ifadeleri siyasi bir menfaat temin etmiş olmak için konuşmuyorum. Ben bunları bu milletin gerçeği olduğu için ifade etmeye gayret sarf ediyorum. Tükenmişlik, yıkılmışlık, bezginlik artık bu ülkeyi yönetenlerin mustarip olduğu bir hastalık olarak kendini ortaya çıkarıyor. Milleti bezmiş, milleti bıkmış, milleti çaresizmiş gibi göstermeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Türk milleti yaşadıklarına katlanmaya mecbur ve mahkûm değildir. Türk milleti her türlü zorluğun üzerinden gelebilecek, her engeli aşabilecek, her tuzağı bozabilecek kudrette büyük bir millettir. Size söylüyorum, biz varız diyorum. Biz derken sadece şahsımı ve partimi kastetmiyorum. Sizlere inanarak, sizlere güvenerek, demokrasi kültürümüzün ne olduğunu bilip idrak ederek bunları söylüyorum. Sandıkta alkışlayarak getirdiklerini yine alkışlayarak uğurlayan milli bir ferasete sahip olduğumuzu ifade etmek için söylüyorum.”</i></p>

<h2>“Ömrümün sonuna kadar hak hukuk diyeceğim”</h2>

<p>Dervişoğlu konuşmasını şu sözlerle noktaladı:</p>

<p><i>“Zor günlerde kurulmuş hükümetlerde rahmetlik Süleyman Demirel gibi bir kişiyi 6 defa gönderip 7 defa getiren iradeyi sandıkta yaşama geçirebilme kudretine sahip olduğumuzu bildiğim için söylüyorum. Parti, dernek, fırka ayrımına bakmıyorum. Türk milletini bir ve bütün olarak görüyorum. O sebeple söylediğim her kelamı, attığım her adımı milletim için attığımı da buradan tekrar ediyorum. Millet hiç kimseye özellikle tek adamlığı kendisine şiar edilmiş insanlara kendini teslim etmeyecektir. Millet, iradesini ortaya koyacak, getirdiği bu iktidarı sebep olduğu kötülükler yüzünden geldiği gibi geri gönderecektir. Ve bunu da inşallah sandıkta gerçekleştirecektir. Her zaman hakkın, hukukun, adaletin, eşitliğin ve kardeşliğin yanında durma iradesini sergileyeceğimden emin olmanızı istiyorum. Bununla da yetinmiyorum. Bunun için Allah yukarıda şahit siz de buradasınız, ömrümün son anına son nefesime kadar mücadele edeceğimi, hukuk diyeceğimi, adalet diyeceğimi, hürriyet diyeceğimi ve demokrasi diyeceğimi haykırıyorum.”</i></p>

<p>Konuşmasının sonunda Dervişoğlu, göz ameliyatı olduğunu ve halk ozanı Musa Eroğlu’nu görmediğini belirterek alkışlatırken, daha sonra yanına giderek selamlaştı.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-cunku-toros-daglarinda-kil-cadirlardan-hala-duman-tutmeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/dervisoglundan-hukumete-sert-elestiriler-biz-dogru-yoldayiz.webp" type="image/jpeg" length="23685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdağ: Cumhuriyetin kurucu partisinin genel başkanının değiştirilmesi, ciddi hukuki suikast niteliği taşımaktadır]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozdag-cumhuriyetin-kurucu-partisinin-genel-baskaninin-degistirilmesi-ciddi-hukuki-suikast-niteligi-tasimaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozdag-cumhuriyetin-kurucu-partisinin-genel-baskaninin-degistirilmesi-ciddi-hukuki-suikast-niteligi-tasimaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, CHP'ye yönelik yargı kararlarının "hukuki suikast" olduğunu belirterek "Yapılmak istenen şeyin Türkiye’de AK Parti’yi hegemon parti konumuna getirmek olduğu açıktır. Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelir. Muhalefetin kazanma imkanı yoktur." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Geleneksel Gül Festivali kapsamında geldiği Isparta’da partisinin il başkanlığı binasında basın toplantısı düzenledi. Özdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hukuk, demokrasi ve ekonomi başlıklarında iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdağ, Isparta ziyaretinde esnafla ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirterek, festival alanında da temaslarını sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin ağır bir siyasi süreçten geçtiğini ifade eden Özdağ, “Ne yazık ki hukuk devletinin askıya alındığı, anayasanın işlemez hale getirildiği, düşman ceza hukukunun amansızca uygulandığı günlerden geçiyoruz” dedi.</p>

<p>CHP’ye yönelik yargı sürecine de değinen Özdağ, “Mutlak butlan gibi bir karar alarak yüz senelik Cumhuriyetin kurucu partisinin genel başkanının değiştirilmesi, mazbatasız bir kişinin genel başkan ilan edilmesi ciddi hukuki suikast niteliği taşımaktadır ve siyasi müdahalelerin neticesinde gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelir”</h2>

<p>Özdağ, Türkiye’de tek parti hakimiyetine dayalı bir sistem oluşturulmaya çalışıldığını öne sürerek şunları söyledi:</p>

<p>“Yapılmak istenen şeyin Türkiye’de AK Parti’yi hegemon parti konumuna getirmek olduğu açıktır. Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelir. Muhalefetin kazanma imkanı yoktur. Şimdi Türkiye’de böyle bir sistemin kurulmaya çalışıldığını görüyoruz. Türk demokrasisine karşı, anayasaya karşı bir suç işleniyor. Türkiye Kuzey Kore olmayacak. Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti olmayacak. Türkiye Doğu Almanya olmayacak. Türk halkının elinden seçme ve seçilme hakkı alınıp seçimler göstermelik hale getirilemez.”</p>

<h2>“Türk halkının yüzde doksanı fakirleşmeye devam etmektedir”</h2>

<p>Ekonomik sorunların siyasi gündemin gölgesinde bırakılmaya çalışıldığını belirten Özdağ, vatandaşların ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını dile getirerek, “Mutfakta mutlak bir yangın vardır. Türk halkı açtır, aç. Her gün küçük bir azınlık gelirine gelir katarken Türk halkının yüzde doksanı fakirleşmeye devam etmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Isparta esnafı kan ağlıyor”</h2>

<p>Isparta’daki esnaf ziyaretlerinde ekonomik sıkıntıların yoğun şekilde dile getirildiğini belirten Özdağ, kent merkezindeki işletmelerin zor günler geçirdiklerini belirterek, “Mimar Sinan Caddesi’nde esnaf ziyaretleri yaptık. Esnaf kan ağlıyor. İş yapamıyor. Geçen sene yaptığı işin üçte birini yaptığını söyledi. Ne yazık ki bütün Türkiye’deki kriz Isparta’yı da içine almış durumda. 2026 yılı esnaf tarafından yaşanan en kötü yıl olarak nitelendiriliyor” diye konuştu.</p>

<p>Hükümetin ekonomiye yönelik çözüm üretemediğini savunan Özdağ, “Hükümet Türk halkının refahı, yeni istihdam alanları yaratma ve üretimi artırma ile ilgilenmiyor. Özetle bu krizden AKP’yle çıkış yok. Eğer krizden kurtulmak istiyorsak AKP’den kurtulacağız” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozdag-cumhuriyetin-kurucu-partisinin-genel-baskaninin-degistirilmesi-ciddi-hukuki-suikast-niteligi-tasimaktadir</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/07/umit-ozdag-dam-ulkemize-hayir-getirmeyecek.webp" type="image/jpeg" length="99425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Şanlıurfa il teşkilatı ve 13 ilçe teşkilat organları görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/mhp-sanliurfa-il-teskilati-ve-13-ilce-teskilat-organlari-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/mhp-sanliurfa-il-teskilati-ve-13-ilce-teskilat-organlari-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yadımcısı Semih Güler, Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa il teşkilat organları ve 13 ilçe teşkilat organlarının görevden alındığını açıkladı. Böylece partinin 14 il teşkilatında yönetim değişikliği gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yadımcısı Güler, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, İl Başkanı olarak Osman Mutlu'nun atandığını duyurdu. Güler'in paylaşımı şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa il teşkilat organları ve 13 ilçe teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa İl Başkanlığı görevine Osman Mutlu atanmıştır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/mhp-sanliurfa-il-teskilati-ve-13-ilce-teskilat-organlari-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/mhp-logo.jpg" type="image/jpeg" length="63110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan bizleriz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyeye-sandigi-getirecek-olan-ve-iktidari-degistirecek-olan-bizleriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyeye-sandigi-getirecek-olan-ve-iktidari-degistirecek-olan-bizleriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da partililer tarafından karşılandı. Özel, “Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize teşekkür ediyorum. Siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf; tarihin doğru tarafıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Gümüşhane’de düzenleyeceği halk buluşması programı için sabah saatlerinde geldiği Trabzon Havalimanı çıkışında partililerce karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>VIP salonu dışında davul zurna eşliğinde, horon gösterisiyle karşılanan Özel, burada yaptığı konuşmada, "Karadeniz’in yiğit insanları hepinize merhaba. Cumhuriyet Halk Partisi değil, Türkiye'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan seçme ve seçilme hakkı, sandık saldırı altında. Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması 81 ilimizde ayakta. Biz gerimizde, bu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhneleşmiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz. Sizler bu yürüyüşü önce baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp, atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis’e yürürken biz yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz" dedi.</p>

<h2>'İktidarı değiştirecek olacak bizleriz'</h2>

<p>‘Sizler tarihin doğru tarafındasınız’ diyen Özel, "Bayramlaşmada ‘Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız’ dedik, Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı, hep birlikte Anıtkabir'e, Ata’mıza, kurucumuza yürüdük. Ancak Ankara dışında, Ankara dışında ilk adımlar; pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar, bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldik. Yanımızda Trabzon il örgütümüz, belediye başkanlarımız, milletvekilimiz, Karadeniz'in belediye başkanları, milletvekilleri, örgütümüz var. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki; siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf; tarihin doğru tarafıdır. Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan bizleriz. Ve tek güvencemiz; sizlersiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hep birlikte, iktidara yürümeye var mısınız? Hadi o zaman, vira bismillah. Başlıyoruz yürüyelim arkadaşlar" diye konuştu. Özel, konuşmasının ardından kara yoluyla Gümüşhane’ye hareket etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ozel-turkiyeye-sandigi-getirecek-olan-ve-iktidari-degistirecek-olan-bizleriz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-05-110428.png" type="image/jpeg" length="57258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Ne Anıtkabir'in bekçisi ne Atatürk'ün mirasçısı ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir"]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ne-anitkabirin-bekcisi-ne-ataturkun-mirascisi-ne-de-turk-gencliginin-lideri-olma-potansiyeline-sahiptir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ne-anitkabirin-bekcisi-ne-ataturkun-mirascisi-ne-de-turk-gencliginin-lideri-olma-potansiyeline-sahiptir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Devlet Bahçeli Özgür Özel ile ilgili söylemini sertleştirerek, Özel'in Anıtkabir'e yürümesini eleştirdi, "Özel CHP içinde paralel merkez kurdu" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli mutlak butlan kararı alınan <a href="https://www.dw.com/tr/cumhuriyet-halk-partisi-chp/t-19049615" rel="nofollow">CHP</a> için hukuki sürecin işleyeceğini ve kurultayın yapılacağını söylerken, mahkeme kararı ile CHP genel başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel ile ilgili sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli, mutlak butlan kararı sonrası CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli'nin <a href="https://www.dw.com/tr/%C3%B6zg%C3%BCr-%C3%B6zel/t-71287390" rel="nofollow">Özgür Özel</a>'e yönelik tutumunu daha da sertleştirdiğinin gözlendiği demecinde CHP'nin kurultayının yapılması çağrısı yer aldı.</p>

<p>Bahçeli <a href="https://www.dw.com/tr/mutlak-butlan-davas%C4%B1/t-72771603" rel="nofollow">mutlak butlan</a> kararının çıkmasının ardından yaptığı ilk açıklamalarda Kılıçdaroğlu'na "feragat" çağrısı yaparken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da butlan kararını hukuki olarak eleştiren bir paylaşım yapmıştı. Ancak daha sonra Yıldız X'teki paylaşımını silmiş, Bahçeli de söylemini Özel aleyhine değiştirmeye başlamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, geçen hafta da Türkgün'e bir röportaj vermiş ve CHP'de bir "arınma ve durulma" sürecinin başlatılmasını, mevcut üyelerin yenilenmesini, yenilenmiş üye yapısıyla 9 Eylül'de kongreye gidilmesini önermişti.</p>

<p>Bu arada iki gün önce Adalet Bakanı <a href="https://www.dw.com/tr/ak%C4%B1n-g%C3%BCrlek/t-71347233" rel="nofollow">Akın Gürlek</a> ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin birlikte Bahçeli'yi ziyaret etmesi de dikkat çekmişti.</p>

<p>Özgür Özel hakkında şu anda TBMM'de en az 55 fezleke bulunuyor ve kulislerde Özel ve çevresindeki bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının gündeme gelebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Özgür Özel, iki gün önce gazetecilerle buluşmasında dokunulmazlık ile ilgili bu iddiaların hatırlatılması üzerine, "Kendisiyle ilgili endişe duyan CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz. O yüzden kendimle ilgili herhangi bir endişem yok ama Türkiye'de çok partili siyasal yaşamın geleceği açısından endişem var" demişti.</p>

<p>Bahçeli demecinde CHP'ye ilişkin hukuki sürecin işleyeceğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hukuki sürecin kabul edilmemesi parti için fiili siyasi bir parçalanmışlığı doğurmuştur. Ancak hukuki süreç işleyecek, kurultay yenilenecek ve hukuka uygun bir biçimde CHP kaderini belirleyecektir. Bu nedenle <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flundan-hesap-sorma-ve-fet%C3%B6-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1/a-77355165" rel="nofollow">CHP'liler FETÖ artıklarından</a> ve sokaktan medet uman bir anlayıştan katî surette uzak durmalı, CHP'nin iç karışıklıklarını Türkiye sathına taşımayı akıllarından bile geçirmemelidir."</p>

<p>CHP'de Özel cephesi bir an önce <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-ola%C4%9Fan%C3%BCst%C3%BC-kurultay-i%C3%A7in-12-temmuz-haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1/a-77385117" rel="nofollow">kurultay talep ederek 12 Temmuz için çağrı</a> yaparken, mahkeme kararı ile CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu tedbir kararı nedeniyle kurultayı toplayamayacağını savunuyor.</p>

<p>Devlet Bahçeli, partilerin parçalanarak fonksiyon kaybetmesini istemediklerini de söyleyerek, "CHP'nin kurumsal kimliğinin titizlikle korunmasından yanayız" ifadesine vurgu yaptı.</p>

<p>Özgür Özel'in Yargıtay'ın nihai kararını beklemeden krizi derinleştirecek hamleler yaptığını savunan Bahçeli, CHP'deki paralel liderliğin, siyaset ve toplumsal istikrarı bozacağını ifade etti. Bahçeli şunları kaydetti:</p>

<p>"Sayın Özel, Yargıtay'ın nihai kararını beklemeksizin, CHP'nin içinde bulunduğu krizi derinleştirecek hamleler yapmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak Sayın Özel, fiili bir müdahale ile TBMM grup başkanlığına geçerek <a href="https://www.dw.com/tr/chpde-%C3%B6zg%C3%BCr-%C3%B6zel-ekibi-i%C3%A7in-yollar-ayr%C4%B1l%C4%B1%C4%9Fa-m%C4%B1-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor/a-77399632" rel="nofollow">partide yeni ve paralel bir merkez</a> kurmuş; kanunda tanımlanan Genel Başkanlık statüsüne karşı CHP'nin defacto lideri unvanını almıştır."</p>

<p>Bahçeli sözlerinin devamında Özel için şu ifadeleri de kullandı:</p>

<p>"Milletvekilliği, grup başkan vekilliği, grup başkanlığı ve genel başkanlık yapan Özgür Özel'in; devlet adabından, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğinden kopuk; Türk siyasi hayatının hafızasını doğru okuyamayan ve Türk milletini politik ajandasındaki gündem maddeleri doğrultusunda provoke eden görünüşte 'ergen devrimciliği' ne CHP ne de Türkiye için sorumlu bir siyaset anlayışını barındırmamaktadır."</p>

<p>Özel'in partisine yönelik iddiaların üstünü örttüğünü de ileri süren Bahçeli, "Özel ayrıştırıcı dil ve üslubuyla, Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına mugayir hareketleriyle ve saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle ne Anıtkabir'in bekçisi ne Atatürk'ün mirasçısı ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir" dedi.</p>

<p>Özel'in "Canımızı ortaya koymaya fiziki mücadeleye var mısınız?" dediğini de anımsatan Bahçeli, Gezi Parkı olaylarını hatırlatarak "Bu şekilde kimlere, ne mesaj verilmeye çalışılmaktadır? Bu bir hazırlığın işareti midir?" diye sordu.</p>

<p>Demecinde dış müdahale ve cemaat operasyonu uyarısı da yapan Bahçeli, şöyle konuştu:</p>

<p><i>"</i>Yapılan hamleler pusuya yatan FETÖ artıkları ve menfaat şebekelerince CHP'nin bölünmesi üzerine inşa edilmişse ve buna uygun zemin hazırlığı meşruiyet oluşturma çabası kamuoyuna 'yapacak başka bir şeyimiz kalmadı' mesajı, ayrılmak için haklılık zemini oluşturarak güçlü bir kopma hevesi ise bu, Türk milletinin ve CHP seçmeninin ferasetinden kaçmayacaktır."</p>

<p>Sözlerinin devamında "Türkiye, siyasete siyaset dışı müdahaleler ve FETÖ operasyonları tecrübesine sahip bir ülkedir" diyen Bahçeli, CHP'nin rotasını "uluslararası bağlantı ve etkilenme alanı defalarca aşikar olmuş kişilerin belirlememesi gerektiğini" de kaydetti.</p>

<p>Özel ve İmamoğlu'nun yeni bir parti kurabileceğini ve şimdiye kadar atılan adımların yeni parti kurma senaryosunun sacayakları olabileceğini de söyleyen Bahçeli, Özel'in TOMA'ya çıkması, yağmurda ıslanması, mahkeme tebligatını yırtması gibi görüntüleri için "Son umut direnen lider PR çalışmalarının bir ürünü olarak kabul edilebilir" ifadesini kullandı.</p>

<p>CHP'deki tartışmaların devam eden çözüm sürecine de zarar verebileceğini ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Türkiye'nin köklü partisi CHP'de yaşanan gerilimin yaygınlaşması, toplumsal barış gibi geniş siyasi mutabakat gerektiren milli meselelerde ortak zemin oluşturulmasını zorlaştırabilecek, kamuoyu enerjisi Terörsüz Türkiye ve reform gündemlerinden ziyade parti iç tartışmalara yönelebilecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ne-anitkabirin-bekcisi-ne-ataturkun-mirascisi-ne-de-turk-gencliginin-lideri-olma-potansiyeline-sahiptir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ozgur-ozel-devlet-bahceliyi-ziyaret-edecek-dzhu.jpg" type="image/jpeg" length="50015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YSK, CHP'ye ret gerekçesini açıkladı: Kararın temyiz merci Yargıtay]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ysk-chpye-red-gerekcesini-acikladi-kararin-temyiz-merci-yargitay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ysk-chpye-red-gerekcesini-acikladi-kararin-temyiz-merci-yargitay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YSK, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin başvurunun reddedilmesinin gerekçesini açıkladı. Kararda, "Kararın temyiz mercinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YSK, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin başvurunun reddedilmesinin gerekçesini açıkladı.</p>

<p>Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetiminin mahkeme kararıyla ihtiyati tedbirle görevden uzaklaştırılması kapsamında yapılan "mazbataların geçerli olduğunun ve seçilenlerin görevine devam ettiğinin tespitine karar verilmesi" yönündeki başvuruyu reddetti.</p>

<p>YSK, gerekçeli kararında, "6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 361 ve devamı maddelerine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin verdiği kararların inceleme merci Yargıtay'dır. Yüksek Seçim Kurulunun Hukuk Mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir" denildi.</p>

<p>Gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:</p>

<p><i>"Başvuran tarafından 21/9/2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 22. Olağanüstü Kurultayında, 24/9/2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü İstanbul İl Kongresinde, 19/10/2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 39. Olağan İstanbul İl Kongresinde ve 28-30 Kasım 2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 39. Olağan Kurultayında yapılan seçimler ile 4-5 Kasım 2023 tarihli Olağan Kurultayda seçilen delegelerin delegelikleri 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca sona erdiğinden yeni delegeler tarafından yapılan kongrelerde il-ilçe seçim kurullarınca düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun ve bu kongre/kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin, Yüksek Seçim Kurulunun Anayasanın 79'uncu maddesi uyarınca tam kanunsuzluk iddiasıyla Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilmişse de; tam kanunsuzluk iddiaları ile Kurulumuza gelen taleplerin Kurulumuzca "Tam Kanunsuzluk" yoluyla yapılan incelemeleri, il ve ilçe seçim kurulları tarafından alınan kararların denetimi ile sınırlı olup başvuran tarafından bu denetim yolu kullanılarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21/5/2026 tarih ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı Kararın denetlenmesinin istenildiği, oysa bu kararın temyiz mercinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ysk Chp1" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp1.jpg" width="231" /><img alt="Ysk Chp2" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp2.jpg" width="249" /><img alt="Ysk Chp3" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp3.jpg" width="242" /><img alt="Ysk Chp4" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/06/ysk-chp4.jpg" width="248" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ysk-chpye-red-gerekcesini-acikladi-kararin-temyiz-merci-yargitay</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/01/yskdan-oy-pusulasindaki-siralama-iddialarina-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="20510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-devlet-akli-iktidarin-her-yaptigina-sonradan-giydirilen-dokunulmazlik-zirhi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-devlet-akli-iktidarin-her-yaptigina-sonradan-giydirilen-dokunulmazlik-zirhi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP'ye yönelik alınan 'mutlak butlan' kararı için ''Bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile, devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Hayır. Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Müsavat Dervişoğlu, CHP'nin Genel Başkanlık görevini mahkeme kararıyla alan Kemal Kılıçdaroğlu'na ve iktidara yakın çevrelerin CHP'ye ilişkin ''devlet aklı devreye girdi'' sözlerine şu sözlerler tepki gösterdi:</p>

<p>"İktidarın aldığı her kararın üzerine bir mühür basılıyor: Devlet aklı. Hukuk geriye itilince, kurumlar etkisizleştirilince, liyakat yerine sadakat yerleştirilince, milletin kaderini ilgilendiren meseleler şeffaflıktan kaçırılınca, terör örgütünün kurucusuna siyasal rol yükleyen bir süreç işletilince, devlet aklı deniliyor. Hatta bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile, devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Hayır. Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir."</p>

<p>Dervişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün bize düşen de, yakışan da değişmemiştir. Biz hakikatin yolundan ayrılmadık, ayrılmayız. Biz düşkünlerden olmadık, olamayız. Türk milleti, sözde cemaat, özde bir terör ve casusluk şebekesini def ederken, iktidar partisi, eski ortağından kurtulmakla, kimini paylaştığı, kimini ise onun sayesinde nüfuz ettiği kurumları, üzerine geçirme planları yapmaktaydı. Ve biz, böyle bir zamanda, itirazımızdan vazgeçemezdik. 60 yıllık bir davayı, bir kişinin tahtına revan edenlere karşı sessiz kalıp, talimatla yazdırılan kararları kabul ederek, dayatmalarına boyun bükemezdik. Türk milletinin, tekçi, tek adamcı bir sistemle boğulmasına razı olamazdık. Türkiye’nin, partizan bir bürokrasiyle, güdülenmiş yargı odaklarıyla, şahsileşmiş bir devlet düzeniyle yönetilmesini destekleyemezdik, sindiremezdik, benimseyemezdik. Biz milletin oyunu, 3 günlük dünya hayatına, 3 kuruşluk makamlara ciro edemezdik. İşte bu yüzden bir araya geldik, çoğaldık, kök saldık, meyve verdik, taşlandık. Yılmadık, usanmadık, rotamızdan hiç şaşmadık. Bu yüzden milletimizin karşısında alnımız aktır, başımız da diktir.</p>

<p>Yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ediyoruz. Gelinen noktanın, CHP’nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye’de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP’ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de, başına kayyım atanmasına da, bir yargı kararıdır deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır.</p>

<p>Unutmayalım, 1960’daki Yassıada’da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır. Bu sebeple İYİ Parti olarak, tarafımız da duruşumuz da nettir, bellidir… Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz! Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hâkimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz ezcümle saltanat değil, cumhuriyet istiyoruz. Cumhuriyet istiyoruz. Cumhuriyet istiyoruz.</p>

<p>Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden, hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum: AK Partilisi, MHP’lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken, baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Tabutlukları, 12 Eylülleri, zindanları, 28 Şubatları, kapatma davalarını ne çabuk unuttunuz? Sizleri, Türk milletinin temsilcisi, avukatı, serdengeçtisi olmaktan alıp da, el atıyla, kardeşinin üzerine sürdüren bu düzenden nasıl razı olursunuz? Siz, 1 kişiye 10 kişi çullanırken, 'durun' diye koşan adamlardan bu hale nasıl geldiniz? Mevzuyu bilmeden, haklıyı haksızı tartmadan, karakterinizi unutup, taraf olup, zulme sessiz kalacak bir hale ne zaman büründünüz?</p>

<p>Unutmayın, ardına düşüp, yanlışını doğrusundan, günahını sevabından daha çok alkışladığınız, yukarıdaki o bir avuç, bu yaptıkları ile en çok sizi yok ediyor. İtibarınızı tüketiyor. Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam. Kadrolarımızla sonuna kadar mücadele ederim.</p>

<p>Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar, geçici başarılar elde edebilir. Ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye’ye sadece yeni krizler üretir. Bir kez daha tekrar ediyorum ki; bizim durduğumuz yerde 'Meşruiyetin tek kaynağı milletin hür iradesidir'. Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi, siyasi muhatap kabul etmem, atanmışlarla da uğraşmam. Hukuk devleti demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil; siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl – parçala – yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı, bölüp, parçalayıp yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor.</p>

<p>Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de, şu anda yürütülen seçim stratejisi de, iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90’ı terör hükümlüsü Öcalan’ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, devlet aklı masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da, terör hükümlüsü Öcalan’ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir."</p>

<p>Dervişoğlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ana muhalefet partisine komisyon masasından kalkması gerektiğini, bu mekanizmanın iktidarı durdurmayacağını defalarca söylemiştim. İmralı canisi ile demokrasi pazarlayanları, buna da yüce Meclis’i alet etmeye çalışanları meşrulaştırmayın, demiştim. Bilin ki sitem etmiyorum, ben sadece Türk milletinin doğrularını söylüyorum. Başından beridir ikaz eden ve haklı çıkan birisi olarak şimdi yine söylüyorum, gelin bu Cumhuriyet'i el birliğiyle savunalım. Gelin bu ablukayı beraber dağıtalım. Gelin demokrasi için safları sıklaştıralım. Artık sahte çözüm masalarının aslında bir hanedan tuzağı olduğunu idrak edin. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun, pes etmeden devam edeceğiz. Biz dağ gibi burada duruyoruz, sırtını yaslamak isteyen varsa buyursun gelsin. Safımız Cumhuriyet ve demokrasi. Safımıza gelen herkes başımızın üstünde yer bulur.</p>

<p>Şimdi söyleyeceklerime herkes dikkat kesilsin, kulak versin. Unutulmasın: Millet olmanın temelinde, ortak bir ahlak vardır. İyiyi ve kötüyü ayıran, doğruyu ve yanlışı tartan, ifrat ile tefrit arasında milletin müşterek vicdanını kuran bir ahlak vardır. Bu ortak ahlak yerleştiğinde, kanun ortaya çıkar. O kanun, genel bir yaptırım gücüne eriştiğinde ve millet de o kanuna rıza gösterdiğinde, devlet olunur. Bu yüzden, rıza olmadan kanun işlemez. Kanunsuz da devlet olunmaz, devlet kalınmaz. Milletin herhangi bir ferdi için şeref ve namus ne ise, bir devlet için de kanun düzeni odur. Devlet aklı dediğiniz şey, işte o kanun düzeninin işleyişidir. Devlet adamı dediğiniz kimse de, o akılla, o düzeni işletmeye gayret eden kimsedir, bunu namusu belleyen kimsedir.</p>

<p>Konu hangi devlet olursa olsun, o devletin derininde, o nizamın asıl sahibi olan millet vardır. Biraz daha derine bakarsanız, orada da o milleti vücuda getiren ortak ahlakı görürsünüz. Bunun dışında başka bir derinlik arıyorsanız yahut bulduğunuzu zannediyorsanız veya kendinize öyle bir sıfat devşiriyorsanız, orada milletin aklını değil ancak birilerinin zaafları bulursunuz. Suistimaller bulursunuz. Eksik yapılmış vazifeler, yanlış yürütülmüş işler bulursunuz. Milletin ortak çıkarları adına, belirli şartlarda kullanılsın diye verilmiş sırları, yetkileri ve imtiyazları; kibirle, açgözlülükle, kinle kirleten kimseler bulursunuz. Öbekleşmeler bulursunuz. Hizipleşmeler bulursunuz. Çeteleşmeler bulursunuz. Kanun düzeninin herkes için, herkes adına, açıkça, eşitçe, mertçe uygulanmasından rahatsız olanları bulursunuz.</p>

<p>Onun için söylüyorum: Bir devletin derini olmaz. Bir devletin hukuku olur. Bir devletin aklı, derinlikte ve karanlıkta değil; kanunlarda, kurumlarda, milletin rızasını almada ve millete hesap vermede görünür. Bir devleti yönetenler, 'derinlik' laflarına ne kadar sığınıyorsa, o devlet, akıldan da ahlaktan da o kadar uzaklaşmış demektir. Bir memlekette 'beka' ne kadar dile düşmüşse, orada hesap vermeyenler, hesap vermek istemeyenler, oturduğu makamdan kalkamayanlar, kalkmak istemeyenlerin çırpınışları var demektir. Her keyfi ve şüpheli işin arkasında, devlet aklı aransın isteniyorsa, orada başka hesapları işletenler var, başka başkentlerin hesabını, devlet aklı diye pazarlayanlar var demektir. Kendine, ailesine, çevresine imtiyaz isteyenler, kul hakkını yiye yiye bitiremeyenler var demektir.</p>

<p>Peki bu halde siyaset nedir? Milletin uzlaştığı, rıza verdiği kanun düzenini daha iyi işletmek için yarışmak demektir. Hakkından az alana, hakkını vermeye çalışmak, pasta küçükse, pastayı büyütmek demektir. Vatan bellenmiş toprakları savunmak ve bayındır kılmak için mücadele etmektir. Ama tüm bunları yaparken rakibini düşman görmemek, seçmeni seçmene, komşuyu komşuya, kardeşi kardeşe düşman etmemek demektir. Siyasete ikiyüzlülük bulaşırsa, orada artık devlet adamı kalmaz. Bir takım gafil, ahmak ve menfaatçi siyaseti kendi çıkarlarının esiri haline getirmeye çalışır. Siyasetin zemininden ahlak çekilirse, samimiyet kaldırılırsa, milli kurumlar ve davalar, aşağılık ayak oyunlarının parçası haline getirilirse, biz bunu yapanlara hürmet edemeyiz. Muhafazakâr olduğunu iddia edenler, aile kurumunu yıkıyorsa; milliyetçilik nutukları atanlar, millet düşmanlarının değirmenine su taşıyorsa; Cumhuriyetçiyiz diye iddia edenler, cumhuriyeti yıkanların hafriyatçılığını yapıyorsa; demokrasi diye haykıranlar, diktatörlük sevdalarının borazanlığına soyunuyorsa siyasi ahlaktan söz edemeyiz. Bunların siyaseti duygunun, düşüncenin vicdanın mahsulü değildir. Bunlar menfaatin emrinde olanlardır. Bunların tek derdi, kendi şahsi menfaatleri, rahatları ve zevkleridir. Bunlar, kendi menfaatlerini devlet projesi diye satar. Yaptıkları bütün hokkabazlıkları, riyakarlıkları ve fenalıkları demokratız diye izaha kalkarlar.</p>

<p>Bugün Türkiye’de çok tehlikeli bir kavram istismarıyla karşı karşıyayız. İktidarın aldığı her kararın üzerine bir mühür basılıyor: Devlet aklı. Hukuk geriye itilince, devlet aklı deniliyor. Kurumlar etkisizleştirilince, devlet aklı deniliyor. Liyakat yerine sadakat yerleştirilince, devlet aklı deniliyor. Milletin kaderini ilgilendiren meseleler şeffaflıktan kaçırılınca, devlet aklı deniliyor. Terör örgütünün kurucusuna siyasal rol yükleyen bir süreç işletilince, yine devlet aklı deniliyor. Hatta bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile, devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Hayır! Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir. Devlet aklı, bir partinin menfaatini devletin menfaati gibi sunma kurnazlığı değildir. Devlet aklı, yanlışların sorgulanmasını engelleyen sis perdesi hiç değildir. Devlet aklı; devletin varlığını, milletin birliğini, hukukun üstünlüğünü, adaleti, bağımsızlığı ve geleceği birlikte koruyabilme kabiliyetidir. Devlet aklı, milletin tarih içinden süzülüp gelen ortak aklıdır. Devlet aklı, yalnızca prosedür değildir; anayasal sadakattir. Devlet aklı, yalnızca bir karar alma tekniği değildir; kamu yararına, millî egemenliğe ve hukuk devletine bağlılıktır.</p>

<p>Devlet aklı, yalnızca devletin hareket kabiliyeti değildir; devletin kendi sınırlarını bilme, hukukla bağlı kalma ve millete hesap verme ahlakıdır. İşte bu nedenle, anayasal kurumları etkisizleştiren; Meclis'i geriye iten, yargı bağımsızlığını tartışmalı hâle getiren, basını baskı altında tutan, bütün kararları tek kişinin çevresinde yoğunlaştıran bir sistem, devlet aklını güçlendirmez. Tam tersine, devlet aklını bir kişinin ve bir partinin siyasi ihtiyacına mahkûm eder. Devlet aklı, doğru dürüst işleyen anayasal kurumlardır. Hukuk devletidir, denge ve denetimdir. Açık toplumdur, millî iradenin önünde hesap veren yönetimdir. Kurumların ortak hafızasını yok ederek devlet aklını güçlendiremezsiniz. Bağımsız yargıyı, siyasi baskıya açık hale getirseniz, sadece devlet aklını susturmuş olursunuz. Bizim tercihimiz açıktır. Devlet aklı, hukuku askıya alanların sığınağı değildir. Devlet aklı, adaleti aşındıranların bahanesi değildir. Devlet aklı, kurumları zayıflatıp kişileri büyütenlerin propaganda kavramı değildir. Devlet aklı, terör örgütünün kurucusunu siyasal merkeze taşıyanların örtüsü değildir.</p>

<p>Devlet aklı; Bilge Kağan’ın il ve töre uyarısında vardır. Tonyukuk’un bağımsızlık ve birlik siyasetinde vardır. Kutadgu Bilig’in adalet ve meşveret anlayışında vardır. Mâtürîdî’nin basiret, ehliyet ve meşru itaat ölçüsünde vardır. Cumhuriyetimizin millî egemenlik ilkesinde vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' iradesinde vardır. Ayrıca, devlet, aklını vatandaşı için kullanır. İktidar çevresinin zenginleşmesini değil, milletin refahını önceler. Rantın değil, emeğin hakkını korur. Yoksulluğun idaresini değil, ortadan kaldırılmasını hedefler. Mutlu bir azınlığın ikbalini değil, Türk milletinin huzuru, refahı, güvenliği ve geleceğini kendine dert eder. Devlet, milletini açlığa mahkûm eden değil; açlıktan kurtaran devlettir. Devlet, fakiri yardım kuyruğunda tutan değil; fakirlikten çıkaran devlettir. Devlet, orta hâlliyi eriterek zengini koruyan değil; toplumun bütün kesimlerini refaha taşıyan devlettir. Çeyrek asırdır kurdukları ortaklıklarla devletin aklını başından alanlardan, alacağımız bir devlet adamlığı dersi yoktur. Herkes iyi bilsin ki, artık ders verme zamanıdır. Hukuku, adaleti, demokrasiyi, cumhuriyeti sonsuza kadar savunacağız devleti devlet, milleti millet yapan kıymet hükümlerine zarar verenlerle de sonuna kadar mücadele edeceğiz. Herkes bundan emin olmalıdır. Geliyoruz, geleceğiz sıkı durun hesap soracağız.</p>

<p>İYİ Parti, milletini her şeyden üstün tutanların ocağıdır, evidir. Menfaat çeteleri bu sözlerimi iyi işitsin. Millet ve vatan işlerinde, hırsızlık, ahlaksızlık ve fenalık dışında akıllarına bir şey gelmeyen bedhahlar sözüme kulak versin. Kendilerini makamda tutmak veya bir koltuğa atanmak için siyasi rüşvete başvuranlar, irtikabı marifet sayanlar, aklınızdan çıkarmayın sizi yeneceğiz. Halkımızın sefaletine, sefahatle yaklaşanlara, adaletsizlikten dolayı ızdırap duyanlara, oh çekenlere, milletimizin üzüntüsüne alaycı kahkahalarla cevap verenlere haykırıyoruz: Riyakarlığı meziyet sananlara, dürüstlüğün asaletini göstereceğiz. Kim geliyorsa gelsin Halep ordaysa arşın buradadır. Hodri meydan.</p>

<p>Biz, şahsi dertlerimizi dert olmaktan çıkardık. Umutlarımızı da o yeşil tarlalara ektik. Biz dünyevi dertlerimizi, üstümüze kitlenen salon kepenklerine, önümüze koyulan dikenli tellere astık. Davamız, sonuna kadar, sonsuza kadar vazgeçmediğimiz… Vazgeçmeyeceğimiz birinci vazifenin gereğini yapma davasıdır. Cumhuriyet devletini muhafaza etme, bu milletin hak ettiğini alması kavgasıdır. Bu mücadeleyi hiçbir zaman terk etmeyeceğiz. Biz varız, biz buradayız. Yol var... Yürüyen gerek. Sancak var... Taşıyan gerek. Dava var... Yüklenen gerek. Başarmak var... İnanan gerek. İnanıyor ve biliyoruz ki, artık vakit iyilerindir ve milletin zaferi yakındır. Alevi vatandaşlarımızın Gadir-i Hum Bayramı'nı kutluyorum."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/dervisoglu-devlet-akli-iktidarin-her-yaptigina-sonradan-giydirilen-dokunulmazlik-zirhi-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/03/dervisoglu-secim-ve-siyaset-yapilamaz-hale-geldi-tek-sey-secimleri-boykot-etmek.webp" type="image/jpeg" length="42103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanrıkulu: CHP'ye ilişkin gerekçeli karar 5 Mart’tan önce yazılmış...]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/tanrikulu-chpye-iliskin-gerekceli-karar-5-marttan-once-yazilmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/tanrikulu-chpye-iliskin-gerekceli-karar-5-marttan-once-yazilmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, gerekçeli kararın 5 Mart’tan önce yazıldığını ancak UYAP’a yüklenmediğini öne sürdü. Tanrıkulu, kararın zamanlamasına dikkat çekerek, YSK üyelerindeki değişimin beklendiğini iddia etti. Kararın 21 Mayıs'ta verildiği biliniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP’ye ilişkin gerekçeli kararın yazım tarihi ve UYAP’a yüklenme süreciyle ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanrıkulu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu karar, 5 Mart'tan önce yazılmış ama UYAP'a yüklenmemiş. Çünkü kararda açılan ceza davalarından söz ediliyor. 15 Mayıs 2026 tarihine talik edildiği belirtiliyor. Bu ifade kararın 15. sayfasında yer alıyor. Oysa bu karar 21 Mayıs'ta verilmiş. 5 Mart'taki duruşma çoktan görülmüş ve dosya Temmuz ayına ertelenmiş. Eğer gerekçeli karar zamanında, örneğin 21 Mayıs'tan iki gün önce yazılmış olsaydı, "5 Mart 2026 tarihinde duruşmasının görüldüğü ve dosyanın Temmuz ayına ertelendiği" belirtilirdi. Dolayısıyla kararın kendisi bile 5 Mart'taki duruşmada ne yapıldığını söylemiyor. Peki neden beklemişler? Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının değişmesini beklemişler. Oradaki seçim süreci uzamış. Eski başkan ya da eski üyeler görevde kalırsa ne olacağını kestirememişler.</p>

<p>Oysa Yüksek Seçim Kurulu'nun İstanbul örneğinde olduğu gibi son derece açık, yerleşik ve istikrarlı kararları var. Bu içtihatlara aykırı davranılmayacağını biliyorlarmış. Neden özellikle 21 Mayıs? Çünkü hem Yüksek Seçim Kurulu'nun yeni başkan ve üyeleri göreve başlamış oluyor hem de dokuz günlük tatil dönemi yaşanıyor. Bu arkadaşlarımız bunları bilmezler mi? Elbette bilirler. En önemli kararların zamanlamasının bu tür hesaplarla belirlendiğini bilmiyorlar mı? Şimdi CHP'nin lehine verilmeyeceğinin bilindiği bir karara muhatap olunması "Bu bir mahkeme kararıdır, biz ne yapalım?" denilmesi mümkün değil. Ne yaparsın? Alırsın, yırtarsın, atarsın. Bu kadar basit. Partinin geleceği bakımından ivedi olarak yapılması gereken işler konusunda sorumluluk alınır; ancak bunun ötesinde bu karara dayanarak bir tutum almazsın."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/tanrikulu-chpye-iliskin-gerekceli-karar-5-marttan-once-yazilmis</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/06/chpli-tanrikuludan-il-disinda-yks-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="33152"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
