<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Zebra</title>
    <link>https://www.gazetezebra.com.tr</link>
    <description>Gazete Zebra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 14:22:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Deneyebileceğiniz beş sıra dışı egzersiz]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/deneyebileceginiz-bes-sira-disi-egzersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/deneyebileceginiz-bes-sira-disi-egzersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğer eksantrik egzersize (veya genel olarak egzersize) yeni başlıyorsanız, kolaydan başlayın – haftada iki kez, seanslar arasında en az üç gün ara vererek, iki veya üç eksantrik odaklı egzersiz yapmayı deneyin. Yavaş eksantrik faza odaklanarak, yaklaşık beş ila sekiz tekrardan oluşan üç set yapın.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="five-eccentric-exercises-to-try"><a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254626000049?via%3Dihub" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Profesör Kazunori Nosaka, Spor ve Sağlık Bilimleri Dergisi'nde yayınlanan yeni bir makalesinde,</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> "Eksantrik </font></font>(uzama)<font dir="auto"><font dir="auto">egzersiz eğitimi, fiziksel zindelik ve genel sağlık için sayısız fayda sağlar ve bu nedenle çok çeşitli bireyler için uygundur" diye yazıyor. </font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Eski jimnastikçi ve </font></font><a href="https://www.theladylab.co.uk/" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">The Lady Lab'de</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> antrenör olan  Anwen Davies, “Üç ila dört hafta sonra vücudunuz ağrıya alışacak ve sıklığı artırabilir veya egzersizler ekleyebilirsiniz” diyor. “Bu yaklaşımın güzelliği, ekipmana ihtiyaç duymadan veya nefes nefese kalmadan 20 ila 30 dakika içinde önemli ölçüde güç kazanımı elde edebilmenizdir.” Aşağıdakilerden birini seçin:</font></font></p>

<p><strong><font dir="auto"><font dir="auto">1. Eksantrik odaklı çömelme:</font></font></strong><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Üç ila beş saniye boyunca yavaşça çömelin, ardından normal bir hızda ayağa kalkın. Davies, "Başlangıçta denge için bir kapı çerçevesine tutunabilir veya bir sandalyeye oturabilirsiniz" diyor. "Bu, normal çömelmelerin kardiyovasküler yükü olmadan bacak gücünü geliştirmeye yardımcı olur."</font></font></p>

<p><strong><font dir="auto"><font dir="auto">2. Duvar şınavı:</font></font></strong><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Ellerinizi omuz genişliğinde bir duvara koyun ve göğsünüzü yavaşça yüzeye doğru indirin – yine, duraklamadan ve tekrar yukarı doğru itmeden önce üç ila beş saniye iyi bir süredir. Güçlendikçe eğimi azaltın (böylece bir masa veya kanepe kullanabilirsiniz).</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><font dir="auto"><font dir="auto">3. Push press (İtme presi):</font></font></strong><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Dambıl, halter veya birkaç su şişesi kullanarak, dizlerinizi hafifçe bükün ve ardından dik durun, bu ivmeyi kullanarak ağırlığı başınızın üzerine doğru itin ve sonra yavaşça indirin. Ancak önce omuzlarınızı ısıtın.</font></font></p>

<p><strong><font dir="auto"><font dir="auto">4. Topuk indirme hareketi:</font></font></strong><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">"Bir basamağın kenarına çıkın ve parmak uçlarınızda yükselin, ardından topuklarınızı yavaşça basamağın seviyesinin altına indirin ve başlangıç ​​pozisyonuna geri dönün," diyor Johnson. "Bu, baldır veya Aşil tendonu sorunları olan herkes için harika bir seçenektir." Bunu otobüs beklerken de yapabilirsiniz.</font></font></p>

<p><strong><font dir="auto"><font dir="auto">4. Eksantrik baldır kaldırma:</font></font></strong><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Topuk düşürme hareketine benzer, ancak tek bacak üzerinde çalıştığınız için biraz daha yoğundur. Davies, "Her iki ayağınızla da parmak uçlarınıza yükselin, ardından bir ayağınızı yerden kaldırın ve üç ila beş saniye içinde yavaşça indirin," diyor. "Tekrar yükselmek için her iki ayağınızı da kullanın. Bu, baldır kaslarını güçlendirmek ve ayak bileği stabilitesi için iyidir." Denge sorunu yaşıyorsanız, elinizi duvara veya masaya koymak sorun olmaz.</font></font></p>

<p><strong><font dir="auto"><font dir="auto">5. Yavaş inişli adımlama:</font></font></strong><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Bir basamağa veya sağlam bir kutuya çıkın ve bir ayağınızı üç ila beş saniye boyunca tamamen yere basmadan yavaşça indirin, ardından tekrar yukarı kaldırın. Davies, "Bu, tek bacak gücünü ve kontrolünü geliştirmeye yardımcı olur; bu da daha iyi denge ve sakatlanmayı önleme anlamına gelir" diyor.</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/deneyebileceginiz-bes-sira-disi-egzersiz</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/04/severek-yapilan-egzersizler-stresle-basa-cikmanin-anahtari.webp" type="image/jpeg" length="90347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolesterolü düşürmek için nasıl beslenmeli?]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/kolesterolu-dusurmek-icin-nasil-beslenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/kolesterolu-dusurmek-icin-nasil-beslenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kolesterolü düşürmek için beslenmeden bazı gıdaları çıkarmanın ötesinde, yulaf, baklagil ve sağlıklı yağlar gibi doğru takviyelerin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2022 verilerine göre Türkiye'de 15 yaş üzeri nüfusun %15'inden fazlasında yüksek kolesterol görülüyor. İngiltere'deki en son rakamlara göre ise bu oran yetişkin nüfusun yarısına yakın.</p>

<p>Kanımızda normal değerlerden daha yüksek kolesterol olduğunda genellikle belirti görülmediği için çoğu kişi bunun farkında bile olmayabiliyor. Fakat tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunları yaşama riskini artırabiliyor.</p>

<p>Yaşlanma, etnik köken, genler ve aile öyküsü gibi bazı risk faktörlerini kontrol etmek mümkün olmasa da beslenme ve yaşam tarzındaki değişiklikler kolesterolü düşürmeye gerçekten yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Yağ kaynaklarını akıllıca seçin</strong></p>

<p>Hepimizin yağlara ihtiyacı var ve az miktarda yağ, sağlıklı ve dengeli bir beslenmenin parçası olabilir.</p>

<p>Bize enerji ve temel yağ asitleri sağlamanın dışında yağda çözünen vitaminlerin (A, D, E ve K vitaminleri) emilimini kolaylaştırıyorlar.</p>

<p>Ancak beslenmemizdeki yağ türlerine dikkat etmeliyiz.</p>

<p>Çok fazla doymuş yağ, kandaki "kötü" kolesterol seviyelerinin yükselmesiyle ilişkili.</p>

<p>İngiltere'de erkeklerin günde en fazla 30 gram, kadınların ise en fazla 20 gram doymuş yağ tüketmeleri öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doymuş yağ genellikle tereyağı, sade yağ, et ve süt ürünleri gibi hayvansal ürünlerde bulunuyor.</p>

<p>Bu malzemelerle pişirilen yiyeceklerde (kek, bisküvi ve pastalar gibi) doymuş yağ oranı yüksek oluyor.</p>

<p>Bu durum, bu yiyeceklerden tamamen kaçınılması gerektiği anlamına gelmiyor ama kolesterolü düşürmeye yardımcı olmak için daha az tüketmeye çalışmalıyız.</p>

<p>Doymuş yağ yerine bazı doymamış yağlarla beslenmenin sağlıklı kolesterol seviyelerini korumaya yardımcı olabileceğine dair güçlü kanıtlar var.</p>

<p>Doymamış yağlar arasında avokado, zeytinyağı, kolza yağı, yağlı balıklar (uskumru, somon ve sardalya gibi), soya fasulyesi veya soya ürünleri, tuzsuz kuruyemişler (badem, ceviz ve yer fıstığı gibi) ve tohumlar (keten tohumu ve ayçiçek tohumu gibi) bulunuyor.</p>

<p><strong>Daha fazla lifli yiyecek tüketin</strong></p>

<p>Beslenmemizde iki ana lif türü var. Çözünür ve çözünmez lifler. Her ikisi de kolesterol yönetimi ve genel anlamda sağlık adına önemli.</p>

<p>Çözünmeyen lif, sindirim sisteminden bozulmadan geçiyor. Kuruyemişlerde, tohumlarda, buğday kepeğinde ve kabuklu ve çekirdekli meyve ve sebzelerde bulunuyor.</p>

<p>Çözünür lif ise suda çözünerek jel benzeri bir maddeye dönüşüyor. Meyvelerde, sebzelerde, yulafta, arpada ve nohut gibi baklagillerde var.</p>

<p>Yulaf ve arpada, kolesterol seviyelerini düşürdüğü kanıtlanan ve beta-glukan adı verilen özel bir çözünür lif türü bulunuyor.</p>

<p>Bu lifler jel haline geldiğinde bağırsaktaki kolesterol açısından zengin safra asitlerine bağlanarak vücutta emilmelerini engelliyor.</p>

<p>Günde üç gram beta-glukan tüketmenin kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabileceği söyleniyor.</p>

<p>Çözünür lifin çözünmez life kıyasla kolesterolü düşürmede daha büyük bir etkiye sahip olduğu düşünülse de, çoğumuz günde önerilen 30 gramı tüketmediğimiz için çeşitli lifli gıdalar tüketmek en iyisi.</p>

<p><strong>Bitkisel stanol veya sterolü beslenmenize ekleyin</strong></p>

<p>Takviyeli sürülebilir ürünler ve yoğurtlar gibi bitkisel stanol ve sterol içeren gıdaları beslenmenize dahil etmenin, yüksek kolesterolü olanlarda seviyeleri düşürmeye yardımcı olduğu tespit edildi.</p>

<p>Çalışmalar, sağlıklı ve dengeli bir beslenmeyle birlikte günde 1,5 ila 2,4 gram bitkisel sterol/stanol ile zenginleştirilmiş gıdaların tüketilmesinin, "kötü" kolesterol seviyelerini %7-10 oranında azaltabileceğini gösterdi.</p>

<p>Bununla birlikte, bunlar sağlıklı bir beslenmenin veya kolesterol düşürücü ilaçların yerini tutmuyor. Bu miktarlar da genel nüfusa değil, yüksek kolesterolü olanlara öneriliyor.</p>

<p>Yediklerinizi kısıtlamak yerine, beslenmenizi inceleyip daha sağlıklı ve sürdürülebilir değişiklikler veya eklemeler yapmak daha faydalı.</p>

<p>Örneğin, cips yerine kuruyemiş atıştırmak veya ana yemeklere ek lif için sebze de eklemek gibi.</p>

<p>Yaşam tarzının diğer yönleri de kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmak adına aynı derecede önemli.</p>

<p>Fiziksel anlamda aktif olmak, alkolü azaltmak ve sigarayı bırakmak gibi.</p>

<p>Bazılarının kolesterol seviyelerini düşürmek için ilaç kullanması da gerekebilir.</p>

<p>Fakat yine de tedaviyi desteklemek ve kalp rahatsızlıkları riskini azaltmak için genel anlamda beslenmelerinin sağlıklı ve dengeli olması önemli.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/kolesterolu-dusurmek-icin-nasil-beslenmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/04/kolesterolunuzu-dengede-tutun.jpg" type="image/jpeg" length="87692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İddiaların aksine ekranınızdaki mavi ışık uykunuzu mahvetmiyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/iddialarin-aksine-ekraninizdaki-mavi-isik-uykunuzu-mahvetmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/iddialarin-aksine-ekraninizdaki-mavi-isik-uykunuzu-mahvetmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, telefonunuzdan gelen ışığın uykunuzu mahvetmesinin pek muhtemel olmadığını söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Son 10 yıldır dünya bu fotokromik canavar hakkında giderek daha fazla panik yaşıyor. Telefon, televizyon, bilgisayar, tablet ve LED ampullerimizin bizi aşırı miktarda mavi ışığa maruz bıraktığı söyleniyor.</p>

<p dir="ltr">İç vücut saatimizi etkileyen gün ışığının doğal ritimlerini bozup, uykumuzu mahvettiği iddia ediliyor.</p>

<p dir="ltr">Bunu kısmen destekleyen bilimsel veriler var ama son çalışmalar ve analizler, durumun çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Aslında, bu konuda ciddi yanlış anlamalara kapılmış olma ihtimaliniz yüksek. Uzmanlar, telefonunuzdan gelen ışığın uykunuzu mahvetmesinin pek muhtemel olmadığını söylüyor.</p>

<p dir="ltr">Araştırmalardan çelişkili sonuçlar alınıyor. Örneğin, yatmadan önce telefonunuzdaki mavi ışığı azaltmak için tasarlanmış özellikler, pek de uykuyu iyileştirmiyor. Fakat modern yaşamdaki aydınlatma, uyku üzerinde gerçekten büyük bir etkiye sahip de olabilir. Peki, ne yapmak gerekiyor?</p>

<p dir="ltr">Gerçeği öğrenmek için uzmanları aradım ve bilimsel çalışmalara daldım.</p>

<p dir="ltr">Farkı görebilme umuduyla, akşamları kendimi mavi ışıktan arındırmaya çalıştım. Kullanabileceğiniz pratik tavsiyeler aradım. Bunun için aptalca renkli gözlükler de gerekmiyor.</p>

<p dir="ltr">Kamuoyundaki mavi ışık paniği 2014'teki bir çalışmayla başladı.</p>

<p dir="ltr">12 katılımcının yarısı yatmadan önce iPad'de kitap okudu. Geri kalanı ise normal, basılmış kitaplar. iPad kullananlar daha geç uykuya daldı, ertesi gün daha uykulu hissetti ve daha az melatonin üretti.</p>

<p dir="ltr">Araştırmacılar, iPad'in LED ekranından yayılan ve spektrumun üst, daha mavi ucunda orantısız miktarda ışık üreten parıltının buna neden olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Belirli koşullar altında, maviyle zenginleştirilmiş ışık, gün ışığını kullanarak ne zaman yorgun hissetmeye başladığımızı belirlemeye yardımcı olan vücudumuzun doğal ritmini bozuyor.</p>

<p dir="ltr">Sonraki araştırmalar da bulguları destekler gibi görünüyordu. Basit geliyor olabilir ama değil.</p>

<p dir="ltr">Stanford Üniversitesi'nden psikiyatri ve davranış bilimleri profesörü ve ışığın vücut ritmine etkisini inceleyen Jamie Zeitzer "Bu inanılmaz derecede aldatıcı bir çalışmaydı" diyor.</p>

<p dir="ltr">"Aslında uygulanan bilim kötü değildi, sorun insanları yanlış sonuçlara götürmesiydi."</p>

<p dir="ltr">Ekranların daha mavi ışık yaydığı doğru. Modern ekranlar ve ampuller, saf beyaz ışık üretemeyen LED'ler kullanıyor. Bunun yerine, mavi LED'ler kullanıyorlar ve bunların bir kısmını sarı fosfor adı verilen bir kimyasal maddeyle kaplıyorlar. Mavi ve sarı karışarak beyninizi beyaz görmeye yönlendiriyor ama hep fazladan mavi sızıyor.</p>

<p dir="ltr">Mavi ışık gerçekten de uykunuzu etkileyebiliyor. Zeitzer, bunun çoğunlukla gözlerinizde melanopsin adı verilen ve uyku sisteminizde önemli bir rol oynayan ışığa duyarlı bir protein bulunmasından kaynaklandığını söylüyor.</p>

<p dir="ltr">"Melanopsin maviye duyarlı bir protein, aslında mavi ışığa en duyarlı olanı" diyor. Melanopsin diğer ışık renklerine de tepki veriyor ama mavinin etkisi biraz daha güçlü.</p>

<p dir="ltr">Fakat Zeitzer'e göre "Ekranlarımızdan yayılan ışık miktarı gerçekten önemsiz".</p>

<p dir="ltr">Yaşam, birçok mavi ışık çalışmasındaki koşullarla örtüşmüyor.</p>

<p dir="ltr">"Birini laboratuvara getiriyoruz ve tüm gün boyunca çok loş bir ışığa maruz bırakıyoruz. Sonra da parlak bir ışık uyarısı veriyoruz" diyor.</p>

<p dir="ltr">Bu koşullar altında, mavi ışık insanları alt üst ediyor ama bu yaşamın içindeki genel deneyimi yansıtmıyor.</p>

<p dir="ltr">Yıllarca süren uyarılar ve milyonlarca insanın telefonlarına yerleştirilmiş mavi ışık filtrelerini kullanmasından sonra, son bilimsel çalışmalar ekranların burada asıl suçlu olmadığını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Örneğin, yakın geçmişte yapılan 11 farklı çalışmanın incelenmesi, ekranlardan gelen ışığın uykuyu en kötü ihtimalle sadece dokuz dakika geciktirdiğini ortaya koydu. Etkisi hiç yok değil ama yaşamınızı değiştirecek düzeyde de değil.</p>

<p dir="ltr">Telefon, dizüstü bilgisayar ve tablet ekranlarından yayılan mavi ışık miktarının da, güneşten aldığımız mavi ışığa kıyasla çok az olduğu belirlendi.</p>

<p dir="ltr">Bir çalışmaya göre, dijital cihazlardan gelen 24 saatlik mavi ışık, dışarıda geçirilen bir dakikadan daha az bir süreye denk geliyor. Diğer çalışmalar ise uykumuzu kontrol eden hormon seviyelerini etkileyecek düzeyde olmadıklarını gösterdi.</p>

<p dir="ltr">Peki neden sürekli yorgunum? Zeitzer ve diğer uzmanlar, mavi ışık ve diğer ışık türlerinin uyku düzenimi bozabilecek birçok başka yol olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Gerçekten mavi ışık canavarıyla mücadele etmek için yaşam tarzımda ciddi bir değişiklik yapmam gerekecekti.</p>

<h2 id="Bir-tür-mavi-" tabindex="-1">Bir tür mavi</h2>

<p dir="ltr">Deneyimin ilk gününde güneş battığı sırada akşam yemeğindeydim. 20.30 civarında eve gitmem gerektiğini söyledim. Işıktan saklanma zamanı gelmişti. Uyku uzmanlarından aldığım tavsiyelere dayanarak, yatma hazırlığım yorganın altına girmeden çok önce başlıyordu.</p>

<p dir="ltr">Deney absürt bir gözlükle başlıyor. Normal gözlük takıyorsanız, muhtemelen mavi ışığı filtrelemeyi vaat eden özel şeffaf kaplamalar size önerilmiştir. Çalışmalar bunların pek bir işe yaramadığını gösteriyor. Gerçek mavi ışık engelleyici gözlükler pek çekici değil. Açıkçası, çoğu insan için gerçekçi bir çözüm de değiller.</p>

<p dir="ltr">İşe yarayanların, ışığın yanlardan da girmesini engelleyecek şekilde gözlerinizi tamamen saran koyu turuncu, kırmızı veya kehribar renkli lensleri var. Ciddi üreticiler, ne kadar mavi ışığın girdiğini gösteren bir spektrum raporu sunuyor.</p>

<p dir="ltr">Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki uyku ve kronobiyoloji araştırma grubunun direktörü Håvard Kallestad "Bu şekilde çok fazla mavi ışık görmemelisiniz" diyor.</p>

<p dir="ltr">Bendeki özel mavi ışık koruyucu gözlükler, lazerlerle çalışan ve göz korumasına ihtiyaç duyanlar için üretilmişti. Gözlükleri takıp, pencereden dışarı baktım. Caddede mavi neon tabelalı bir dükkan vardı. Gözlüklerim takılıyken, tabelanın ışığı kayboldu. Yani, tam isabet.</p>

<p dir="ltr">Kanepeye oturdum ve gazetecilik için yaptığım fedakarlıkları düşündüm. Instagram'da gezinmeye başladım. Her şey turuncu görünüyordu. Yaptığım işin amacı ışığın uykumu nasıl etkilediğini görmekti, bu yüzden telefon, televizyon veya bilgisayar alışkanlıklarımda hiçbir değişiklik yapmadım. Ama gözlükler sadece başlangıçtı.</p>

<p dir="ltr">Kallestad "Bence dairenizi bir mağaraya dönüştürmeniz gerekiyor" diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">"İçeri giren ışığı engelleyin ve mum ışığı kullanın."</p>

<p dir="ltr">Modern LED lambalar çok fazla mavi ışık üretiyor. Eski tip akkor ampuller çok daha az üretirken, mumlar neredeyse hiç mavi ışık yaymıyor.</p>

<p dir="ltr">New York'ta yaşadığım yerde asla gerçekten karanlık olmuyor. Bu yüzden pencerelerimi karartma perdeleriyle kapattım. Zifiri karanlıkla aramda sadece telefonum ve birkaç titreyen mum duruyordu. Henüz uykum gelmemişti. Uzun birkaç hafta olacaktı.</p>

<h2 id="Mavi-ışıktan-nasıl-kurtulmalı-" tabindex="-1">Mavi ışıktan nasıl kurtulmalı?</h2>

<p dir="ltr">Uzmanlar, asıl önemli olanın gün boyunca aldığınız ışık olduğu konusunda hemfikir. Optimal uyku için sabahları bol ışık, geceleri ise çok daha az ışık gerekli. Mavi ışık daha etkili olsa da, asıl farkı yaratan toplam maruz kalma süreniz.</p>

<p dir="ltr">Görünüşe göre çözüm, uyandığınız anda başlıyor.</p>

<p dir="ltr">Deneme süreci boyunca her sabah, 1980'lerin bilim kurgu filmlerindekilere benzeyen bir lambanın önünde oturdum. Kahvemi içerken lamba doğrudan yüzüme parlak ışık saçıyordu. Kallestad lamba küçük olduğu için mümkün olduğunca yakın oturmam gerektiğini söylemişti. Pek eğlenceli değildi.</p>

<p dir="ltr">Lamba, mevsimsel depresyonu tedavi etmek için tasarlanmış ve ışığın tonu özellikle mavi. Mavi ışık günün erken saatlerinde alındığında uyanıklığı artırdığı gösterilmiş. Aynı zamanda gözlerimi gecenin ilerleyen saatlerinde mavi ışığa karşı da hazırlıyor.</p>

<p dir="ltr">Zeitzer, "Gündüz ne kadar çok ışık alırsanız, akşam ışığının etkisi o kadar azalır" diyor.</p>

<p dir="ltr">Pandemi öncesi dünya, insanların farkına vardıklarından çok daha fazla ışığa maruz kalmasına neden oluyordu. İşe gidip gelirken güneş, ofisin göz kamaştırıcı floresan lambaları, öğle yemeğinde yürüyüş. Şimdi ise çoğumuz yataktan kalkıp uyuyana kadar aynı aydınlatma koşulları altında oturuyoruz. Vücutlarımız gündüz ve gece arasındaki farkı ayırt edemiyor.</p>

<p dir="ltr">Evden çıkmak, bu durumu herhangi bir lambadan daha hızlı düzeltiyor. Zeitzer, kasvetli ve bulutlu bir günde bile muhtemelen yaklaşık 10 bin lüks yoğunluğunda ışık aldığımızı söylüyor.</p>

<p dir="ltr">Parlak, güneşli bir günde bu 100 bin lükse kadar ulaşabiliyor. Buna karşılık, oturma odanızda muhtemelen yaklaşık 100 lüks ışık var. Zeitzer'e göre, telefonunuzun ışık şiddeti en fazla 50-80 lüks civarında ve parlaklığı düşürdüğünüzde daha da azalıyor.</p>

<p dir="ltr">Kallestad, "Mümkünse dışarı çıkın, gerekirse de lamba kullanın" diyor. Sabah 30 dakikalık bir yürüyüş bile gerçekten fark yaratıyor.</p>

<p dir="ltr">Zeitzer'e göre saat 15.00'ten sonra tekrar dışarı çıkabiliyorsanız, bu da şaşırtıcı derecede faydalı. Vücut saatinizi daha da düzenliyor ve akşamları ışığa karşı hassasiyetinizi doğrudan azaltıyor.</p>

<p dir="ltr">Evden çalışıyorsanız, deneyebileceğiniz bir diğer şey de gündüzleri ışıklarınızı açıp akşamları kapatmaya başlayın. Zeitzer "Işığa maruz kalmada asıl önemli olan kontrast" diyor.</p>

<p dir="ltr">Yani, ekranlarınıza yapışıp kalmak sizi tüm gün içeride tutuyorsa, uykuya yardımcı olan doğal güneş ışığının parıltısından uzak tutuyorsa, bu kötü bir haber.</p>

<p dir="ltr">BBC haberinde Zeitzer'e göre asıl sorun, yatmadan önce telefonlarımızda ve dizüstü bilgisayarlarımızda ne yaptığımız.</p>

<p dir="ltr">Zeitzer "İnsanları bu cihazlardan uykusuz bırakan şey ışık değil, içerik" diyor. Ayrıca, ışığa ne kadar duyarlı olduğunuz da önemli.</p>

<h2 id="Mavi-dönemim-" tabindex="-1">Mavi dönemim</h2>

<p dir="ltr">Uyku düzenimi takip etmek için bir cihaz kullanıyorum. Gerçek bilimsel çalışmalar için yeterli olmasa da bir gösterge. Deney boyunca uyku kalitemde pek bir değişiklik olmadı ama bazı farklılıklar gördüm.</p>

<p dir="ltr">İkinci haftanın sonuna doğru, yatağa zamanında girmek için biraz daha motive olduğumu ve uykuya dalmanın biraz daha kolaylaştığını fark ettim. Deney sonunda uyku süremde anlamlı bir değişiklik olmadı ama uykuya dalma ve sabah kalkma saatlerim biraz daha tutarlıydı. Bunun nedeni mavi ışığı engellemem miydi? Söylemesi zor ama büyük bir zafer kazanmış gibi hissettim.</p>

<p dir="ltr">Mum ışığında geçirdiğim akşamları dört gözle beklemeye başladım. Bu bile bir fark yaratabilir. Zeitzer'in dediği gibi, bir şey "yatmadan önceki sürecin bir parçası haline geldiğinde, vücudunuza bir sonraki adımda ne yapmanız gerektiğini hatırlatmak için çok güçlü bir psikolojik işaret görevini yerine getirebilir."</p>

<p dir="ltr">Telefonunuzdaki mavi ışığı bir miktar sınırlayan otomatik karartma özellikleri için de aynı şey geçerli.</p>

<p dir="ltr">"Aslında pek işe yaramıyor ama ekran rengi değiştiğinde beyniniz yatma zamanının geldiğini anlamaya başlayabilir."</p>

<p dir="ltr">Bana yatıya gelenler mavi ışık engelleyici gözlükleri artık görmeyecek. Bundan vazgeçmek büyük bir rahatlama sağladı ama mumlarla yaşamaya devam edebilirim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/iddialarin-aksine-ekraninizdaki-mavi-isik-uykunuzu-mahvetmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/mavi-isik-etkisi.jpg" type="image/jpeg" length="77996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyninizi felaket yerine olasılıkları görmeye nasıl alıştırabilirsiniz?]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/beyninizi-felaket-yerine-olasiliklari-gormeye-nasil-alistirabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/beyninizi-felaket-yerine-olasiliklari-gormeye-nasil-alistirabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zihnimiz öngörülemezliği en aza indirgemek üzere evrimleşti. Ancak şüpheyle yaşamayı öğrenirsek, fırsatlarla dolu bir dünya açılır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">Dünyanın kaosa doğru sürüklendiği hissi uyandırabiliyor: siyasi şoklar, ekonomik istikrarsızlık, teknolojik çalkantılar ve sürekli kötü haberler. Bu kadar belirsizlikle karşı karşıya kaldığımızda, çoğumuz yaklaşan bir felaket duygusuna kapılıyoruz. Peki bu tepki doğuştan mı geliyor yoksa kendimizi daha açık fikirli olmaya eğitebilir miyiz?</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Faydalı bir başlangıç ​​noktası alçakgönüllülüktür. Her nesil, çağlar boyunca yazılmış edebi destanların da tanıklık ettiği gibi, kendine özgü çalkantılı zamanlarda yaşadığına inanır. Belirsizlik her zaman insanlık halinin bir parçası olmuştur ve hiçbirimiz yarının ne getireceğini gerçekten bilemeyiz.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Ancak bunu kabullenmek, katlanmayı kolaylaştırmaz. Aslında, beynimiz belirsizliğe karşı son derece hassastır. Nörobilimsel açıdan bakıldığında, öngörülemezlik maliyetlidir. Beyin, çabayı korumak için kalıpları ve alışkanlıkları takip etmeye dayanan, enerjiye aç bir organdır. Belirsizlikle karşılaştığında, daha çok çalışmak zorundadır – analiz etmek, tahmin etmek, yeniden ayarlamak. Bu ekstra çaba sadece yorucu değil; aktif olarak hoş olmayan bir his de verebilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırmalar, belirsizliğin olumsuz kesinlikten daha fazla rahatsız edici olabileceğini gösteriyor. </font></font><a href="https://www.jneurosci.org/content/33/13/5638" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Bir çalışmada</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> , insanların elektrik şoku alacaklarını bildiklerinde, bu ihtimalin sadece %50 olduğu duruma göre daha sakin oldukları görüldü. Acı değil, belirsizlik tahammül edilmesi daha zor bir durumdu. Benzer şekilde, </font></font><a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19596166/" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">uzun vadeli kanıtlar</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> , iş kaybı tehdidinin, işsizliğin kendisinden daha fazla sağlığa zararlı olabileceğini gösteriyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bu bize önemli bir şey söylüyor: Beyin sadece zarardan kaçınmak için değil, bilmemekten de kaçınmak için programlanmıştır. Evrimsel açıdan bakıldığında bu mantıklıdır. Atalarımız sınırlı bilgiyle hızlı yargılarda bulunarak hayatta kaldılar. Çalıların arasında bir hışırtı bir yırtıcı hayvanın işareti olabileceği ihtimaline karşı, her zaman en kötüsünü varsaymak daha güvenliydi. Bu olumsuzluk önyargısı bizi hayatta tutuyor – ancak modern yaşamda tehdidi abartmamıza ve fırsatı küçümsememize yol açabilir.</font></font></p>

<p></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sonuç bilişsel bir tuzaktır. Belirsizlikle karşı karşıya kaldığımızda, düşüncelerimizi daraltma, aceleci sonuçlara varma ve basit açıklamalara tutunma eğilimindeyiz. Aşırı durumlarda bu, kaygı, katı inançlar veya hatta komplo teorilerine yatkınlık olarak kendini gösterebilir; bu da kafa karıştırıcı bir dünyaya düzen getiren çerçevelerdir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Ancak başka bir yol daha var. Şair John Keats, “negatif yetenek”i şöyle tanımlamıştı: “Gerçeğe ve akla sinir bozucu bir şekilde ulaşmaya çalışmadan, belirsizlikler, gizemler ve şüpheler içinde kalabilme” yeteneği. Modern sinirbilim bu stratejiyi giderek daha fazla destekliyor. Belirsizliğe tahammül etme – bilmemeyle birlikte oturma – kapasitesi, esnek, yaratıcı ve dirençli düşünmenin merkezinde yer alıyor gibi görünüyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Algılama düzeyinde bu esneklik zaten iş başında. Beynimiz gerçeği pasif bir şekilde almıyor; onu inşa ediyor. Çok miktarda duyusal veriye maruz kalıyoruz, ancak bilinçli olarak sadece küçük bir kısmını işliyoruz. Geri kalanı, geçmiş deneyimlerle şekillenen en iyi tahminlerle tamamlanıyor.</font></font></p>

<p><a href="https://www.illusionsindex.org/i/duck-rabbit" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Belki de bir ördek mi yoksa bir tavşan mı</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> diye yorumlanabilecek, belirsiz bir çizimle karşılaşmışsınızdır </font><font dir="auto">. Ona baktığınızda, beyniniz belirsizliği gidermek için bir yoruma odaklanacaktır. Ancak pratik yaparak, iki bakış açısı arasında geçiş yapmayı öğrenebilirsiniz. Birden fazla yorumu aklınızda tutma yeteneği, yaratıcılık ve problem çözme ile yakından ilişkilidir. Başka bir deyişle, algının kendisi eğitilebilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Peki, karamsar bir zihniyetten daha açık bir zihniyete nasıl geçebiliriz? İlk adım merak. Bir anda ne olacağından emin olmadığımızda, içgüdümüz geri çekilmek veya aceleci yargılara varmak olabilir. Daha uyumlu bir yanıt ise şu soruyu sormaktır: Henüz neyi bilmiyorum?</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Formula 1 yarışları gibi alanlarda yüksek performans gösteren takımlar bu şekilde çalışır. Formula 1 yöneticisi Mark Gallagher'ın dediği gibi: "Bir yarışa girerken kontrol edebileceğimiz bazı şeyler olduğunu, ancak kontrol edemeyeceğimiz çok daha fazla şey olduğunu biliyoruz ve bunlar gerçekleştiğinde bunlara uyum sağlamamız gerekiyor." Başka bir deyişle, belirsizlikte başarılı olmak, tahmin etmekten çok uyum sağlamakla ilgilidir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Günlük hayatta bu, farklı bakış açıları aramak ve kolay cevapların cazibesine direnmek anlamına gelir. Ayrıca bilgi konusunda seçici olmak demektir. Yanlış bilgilendirme çağında, beynin soruları mümkün olan en kısa sürede çözme dürtüsü, eleştirel düşünme yeteneğimizi aktif olarak kullanmadığımız takdirde bizi hatalı sonuçlara götürebilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Duygusal düzenleme de aynı derecede önemlidir. Belirsizlik, yargıyı bozan ve dikkati daraltan stres tepkilerini tetikler. Kontrollü nefes alma, farkındalık ve fiziksel egzersiz gibi teknikler bu tepkileri dengelemeye yardımcı olabilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Önemli olan, bunun körü körüne iyimserlikle ilgili olmamasıdır. Beynimiz hem olumsuzluk yanlılığına hem de iyimserlik yanlılığına yatkındır; yani tehditlere karşı hassas olurken aynı zamanda kendimiz için olumlu sonuçları abartma eğilimine. Belirsizlikle iyi başa çıkmak, bu eğilimleri dengelemek, bir yandan felaket senaryoları kurmaktan, diğer yandan da hayal kurmaktan kaçınmak anlamına gelir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sosyal bağlam da önemli bir rol oynar. Duygular hem yüz yüze hem de çevrimiçi ortamda bulaşıcıdır. Açık fikirli ve düşünceli insanlarla vakit geçirmek, belirsizliğe nasıl tepki vereceğimizi şekillendirebilir; tıpkı korkunun hakim olduğu ortamların bu belirsizliği artırabileceği gibi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bunların hiçbiri belirsizliği kolaylaştırmaz. Rahatsız edici olmaya devam eder, bazen de derinden rahatsız eder. Korku veya öfke gibi olumsuz duyguları da bastırmamalıyız; bunlar yararlı bilgiler taşır. Buradaki zorluk, onlara akıllıca yanıt vermek, davranışlarımızı dikte etmelerine izin vermek yerine onları sinyal olarak kullanmaktır.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sonuç olarak, soru belirsizliği ortadan kaldırıp kaldıramayacağımız değil, onunla nasıl ilişki kurduğumuzdur. Onu bir tehdit olarak görüp, yanlış kesinliklere tutunarak bakış açımızı daraltabiliriz. Ya da onu, keşfetmeye, öğrenmeye ve değişime davet eden, hayatın kaçınılmaz ve potansiyel olarak üretken bir özelliği olarak ele alabiliriz. Aradaki fark, hayatın bize ne sunduğunda değil, geliştirdiğimiz zihinsel alışkanlıklarda yatmaktadır.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hızla değişen bir dünyada, belirsizliğe tahammül edebilme yeteneği, en önemli bilişsel becerilerimizden biri olabilir. Hem felç olmaya hem de yanılsamaya karşı koruma sağlar, ani tepkilerden kaçınır ve sağlam karar vermenin temelini oluşturur. Belki de en önemlisi, olasılıklara kapı açar.</font></font></p>

<p><a href="https://www.theguardian.com/books/2026/apr/19/how-to-train-your-brain-to-see-possibility-instead-of-doom" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Hannah Critchlow, nörobilimci ve "21. Yüzyıl Beyni" (Torva) kitabının yazarıdır.</font></font></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/beyninizi-felaket-yerine-olasiliklari-gormeye-nasil-alistirabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/11/beyin-sagligi-icin-6-etkili-onlem.webp" type="image/jpeg" length="97197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Günde 2-3 fincan kahve ruhsal bozukluk riskini azaltıyor, 5 ve üzeri ruhsal bozukluk riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-gunde-2-3-fincan-kahve-ruhsal-bozukluk-riskini-azaltiyor-5-ve-uzeri-ruhsal-bozukluk-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-gunde-2-3-fincan-kahve-ruhsal-bozukluk-riskini-azaltiyor-5-ve-uzeri-ruhsal-bozukluk-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırmaya göre, ölçülü kahve tüketimi ruh sağlığı bozukluklarına yakalanma riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük kahve tüketiminin ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkisi olabilir mi? Yeni bir araştırma, ölçülü tüketimin ruh sağlığı bozuklukları riskini azaltabileceğini öne sürüyor.</p>

<p><a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0165032725024346#ab0005" rel="noreferrer" target="_blank">Journal of Affective Disorders</a> dergisinde yayımlanan çalışma, günde iki ila üç fincan kahve içmenin özellikle erkeklerde ruh sağlığı açısından faydalı olabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Öte yandan, günde beş ya da daha fazla fincan kahve tüketimi, ruhsal bozukluk riskinin artmasıyla ilişkilendirildi.</p>

<p>Araştırma ekibi, 40-69 yaş aralığındaki bireyleri kapsayan geniş ölçekli bir ileriye dönük kohort olan UK Biobank’teki 460 bini aşkın katılımcının verilerini inceleyerek, günlük kahve tüketimi ile çeşitli ruhsal bozukluklar arasındaki ilişkiyi araştırdı.</p>

<p>Katılımcılar, kafeinsiz, hazır ve filtre gibi türler ile miktarları da içeren günlük kahve tüketimlerine ilişkin soruları yanıtladı ve medyan 13,4 yıl boyunca takip edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, sonuçlarda J şeklinde bir eğri ortaya çıktığını, yani çok az ya da çok fazla kahve içenlerin kahveyi ölçülü tüketenler kadar fayda görmediğini belirledi.</p>

<p>Çalışmaya göre, kahve tüketimi ile duygudurum bozuklukları arasındaki ilişki erkeklerde daha güçlüydü.</p>

<p>Araştırmanın yazarları, “Günümüzde, beslenmenin ve diyetin ruhsal bozuklukların önlenmesi ve yönetimindeki rolüne yönelik ilgi artıyor,” diye yazdı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ-WHO) göre, dünya genelinde bir milyardan fazla insan ruh sağlığı bozukluklarıyla yaşıyor.</p>

<p>DSÖ, anksiyete ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarının, uzun süreli engelliliğin dünya çapındaki ikinci en büyük nedeni olduğunu ve sağlıklı yaşam yılındaki kayıplara önemli ölçüde katkıda bulunduğunu bildiriyor.</p>

<p>Yazarlara göre, “ruh sağlığı bozuklukları pandemisi”ni dizginlemek için önleyici stratejilere ihtiyaç var.</p>

<h2>Kahve nasıl yardımcı olabilir?</h2>

<p>Kahve; kafein, polifenoller, melanoidinler ve diterpenler de dahil olmak üzere binden fazla biyoaktif bileşen içeriyor.</p>

<p>Çalışma, kafein ve klorojenik asit gibi bileşiklerin anti-enflamatuvar etkilerinin, kahveyi ölçülü tüketen kişilerde gözlenen daha düşük ruhsal hastalık riskini kısmen açıklayabileceğini öne sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazarlar, kafeinin nöroprotektif etkilerini iki mekanizma üzerinden gösterdiğini belirtiyor: antidepresan etkilerle ilişkilendirilen A1R’nin etkinleştirilmesi ve strese bağlı sinirsel işlev bozukluğunu dengeleyen A2AR’nin baskılanması.</p>

<p>Kafeinin anti-enflamatuvar özellikleri, önceki çalışmalarda demans riskinin azalması ve bilişsel gerilemenin yavaşlamasıyla da ilişkilendirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-gunde-2-3-fincan-kahve-ruhsal-bozukluk-riskini-azaltiyor-5-ve-uzeri-ruhsal-bozukluk-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/01/gune-bir-fincan-kahveyle-baslamak-saglikli-midir.webp" type="image/jpeg" length="81705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Metabolik karaciğer hastalığı 2050 yılına kadar dünya genelinde 1,8 milyar insanı etkileyecek]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-metabolik-karaciger-hastaligi-2050-yilina-kadar-dunya-genelinde-18-milyar-insani-etkileyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-metabolik-karaciger-hastaligi-2050-yilina-kadar-dunya-genelinde-18-milyar-insani-etkileyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir çalışma, 2050 yılına kadar yaklaşık 2 milyar kişinin metabolik karaciğer hastalığından etkileneceğini öne sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bir araştırmaya göre, artan obezite ve kan şekeri seviyeleri nedeniyle metabolik karaciğer hastalığı 2050 yılına kadar dünya genelinde 1,8 milyar insanı etkileyecek.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırmaya göre, daha önce alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) olarak bilinen metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD), dünya genelinde en yaygın ve hızla artan karaciğer rahatsızlıklarından biridir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Son tahminlere göre, dünya genelinde 1,3 milyar insan MASLD (Maternal Fetal Karaciğer Hastalığı) ile yaşıyor; bu da sadece otuz yılda %143'lük bir artış anlamına geliyor. Her altı kişiden biri (%16) bu hastalıktan etkileniyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Küresel Hastalık, Yaralanma ve Risk Faktörleri Yükü (GBD) çalışmasının bulguları </font></font><a href="https://www.thelancet.com/journals/langas/article/PIIS2468-1253(26)00011-7/fulltext" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Lancet Gastroenterology &amp; Hepatology dergisinde yayımlandı</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> .</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bu rahatsızlığın yaygınlığının, başta küresel nüfus artışı olmak üzere, obezite ve yüksek kan şekeri seviyeleri gibi yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle daha da artacağı öngörülüyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırmaya göre, 1990 yılında yaklaşık 500 milyon kişi MASLD (Metastatik Akciğer Hastalığı) ile yaşıyordu. 2023 yılına gelindiğinde bu rakam 1,3 milyara yükselmişti. MASLD'nin 2050 yılına kadar 1,8 milyar kişiyi etkileyeceği tahmin ediliyor; bu da 2023 yılına göre %42'lik bir artış anlamına geliyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Küresel yaygınlık oranı 2023 yılında 100.000 kişi başına 14.429 vakaya yükseldi ve bu da 1990 yılına göre %29'luk bir artışı temsil ediyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">MASLD erkeklerde kadınlara göre daha yaygındı ve en yüksek görülme oranları 80 ile 84 yaş arasındaki yaşlı yetişkinlerdeydi. Bununla birlikte, etkilenen kişilerin en büyük sayısı daha gençti; erkeklerde 35-39, kadınlarda ise 55-59 yaşlarındaydı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Dünya genelinde MASLD ile ilgili sağlık sorunlarının en önemli nedeni yüksek kan şekeriydi, bunu yüksek BMI ve sigara kullanımı takip ediyordu; bu durum tip 2 diyabet ve obezite ile güçlü bağlantıları vurguluyordu.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Kuzey Afrika ve Orta Doğu da dahil olmak üzere bazı bölgelerde, diğer bölgelere kıyasla orantısız derecede daha yüksek MASLD oranları görüldü. Ancak dünya genelinde etkilenen insan sayısında keskin artışlar yaşandı.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Guardian'ın veriler üzerinde yaptığı bir analize göre, İngiltere'de yaygınlık oranı 1990 ile 2023 yılları arasında üçte bir oranında, yani %33 artarak Batı Avrupa'daki en büyük artışı gösterdi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Yapılan analize göre, yaygınlık oranı Avustralya'da %30, Amerika Birleşik Devletleri'nde ise %22 oranında arttı.</font></font></p>

<p><a href="https://www.thelancet.com/journals/langas/article/PIIS2468-1253(26)00011-7/fulltext" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Çalışma ayrıca</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> , hastalığa yakalanan insan sayısının artmasına rağmen, genel sağlık etkisinin (hastalık veya ölüm nedeniyle kaybedilen yıllar olarak ölçülür) sabit kaldığını da ortaya koydu.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bu durum, tedavi ve bakım alanındaki gelişmelerin insanların daha uzun ve sağlıklı yaşamalarına yardımcı olduğunu ve vaka sayısındaki artışın çoğunlukla hastalığın erken evrelerinde meydana geldiğini gösteriyordu.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Ancak, vaka sayısındaki artış, birçok insanın gelecekte karaciğer sirozu veya kanser gibi ciddi komplikasyonlar geliştirme riski altında olduğu anlamına gelmektedir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">MASLD genellikle fazla kiloyla ilişkilendirilir ve genellikle yaşam tarzı değişiklikleriyle tedavi edilebilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İngiltere'deki NHS'ye göre, genellikle herhangi bir belirtiye neden olmaz ve birçok insan bu rahatsızlığa sahip olduğunun farkında bile değildir. Genellikle ancak hastanın başka bir nedenle test yaptırdığı sırada keşfedilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Belirtiler arasında aşırı yorgunluk, genel olarak halsizlik ve karın bölgesinde, kaburgaların sağ altında hissedilen karaciğer ağrısı veya rahatsızlığı yer alabilir.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Çalışma, </font><font dir="auto">Seattle'daki Washington Üniversitesi'nde bulunan bir halk sağlığı araştırma enstitüsü olan </font></font><a href="https://www.theguardian.com/society/health" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Sağlık Ölçütleri ve Değerlendirme Enstitüsü tarafından yürütüldü.</font></font></a></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırmanın yazarları, bulguların, kötüleşen sağlık ve yaşam tarzları ortamında MASLD'nin giderek daha çok genç yetişkinleri etkilediğini vurguladığını belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Vakaların sayısındaki artış, bunun küresel bir sağlık önceliği olarak kabul edilmesinin ve artan etkisini azaltmak ve gelecekteki komplikasyonları önlemek için politikalar, farkındalık kampanyaları ve müdahaleler geliştirilmesinin önemini vurguladı, </font></font><a href="https://www.thelancet.com/journals/langas/article/PIIS2468-1253(26)00011-7/fulltext" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">dediler</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> .</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-metabolik-karaciger-hastaligi-2050-yilina-kadar-dunya-genelinde-18-milyar-insani-etkileyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/10/bilincsiz-vitamin-tuketimi-karacigeri-bozuyor.jpg" type="image/jpeg" length="92275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimliği yönetmeliğinde fiziki şartları ve tıbbi ekipman standartlarında değişiklik]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/aile-hekimligi-yonetmeliginde-fiziki-sartlari-ve-tibbi-ekipman-standartlarinda-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/aile-hekimligi-yonetmeliginde-fiziki-sartlari-ve-tibbi-ekipman-standartlarinda-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeyle aile sağlığı merkezlerinin fiziki şartları ve tıbbi ekipman standartları güncellenirken, personel istihdamı teşvik edildi. Aile sağlığı merkezlerinde oda kriterleri yeniden belirlenirken artık aile sağlığı merkezlerinden her beş hekime ilave oda bulunması şartı getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan bilgilendirmede, yönetmelikte yer alan açık hükümlerle kamu hizmetinin kesintisiz ve etkin şekilde yürütülmesinin ve vatandaşların aksama yaşamadan daha nitelikli hizmete erişiminin sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.</p>

<p>Yönetmelikle birlikte aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğu vurgulanırken, hizmet mekânına ilişkin asgari fiziki şartlar ihtiyaçlar doğrultusunda güncellendi. Aile hekimliği birimlerince kullanılan ortak malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğu hükme bağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hizmet sunumunda kullanılan tıbbi cihaz ve sarf malzemeler daha açık şekilde listelenerek asgari cihaz ve malzeme standartlarında güncelleme yapıldı.</p>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenerek aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.</p>

<p>Aile hekimi olarak görev yaparken askerlik veya doğum nedeniyle uygulamadan ayrılan hekimlerin geri dönüşlerinde sahip oldukları öncelik hakkının kullanımına ilişkin şartlar ayrıntılı şekilde tanımlandı. Bu kapsamda başvuru için yeterli süre tanındı.</p>

<p>Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında yapılan atamalarla aile hekimliği birimlerine doğrudan aile hekimliği uzmanı atanmasına ilişkin hususlar açık şekilde belirlenerek ülke genelinde uygulama birliği sağlandı.</p>

<h2>Şiddetin önlenmesine yönelik düzenleme</h2>

<p>Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik olarak, şiddet durumunda vatandaşın aile hekimi kaydının öncelikle farklı bir aile sağlığı merkezine alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise aynı merkezde farklı bir birime yönlendirilmesi hüküm altına alındı.</p>

<p>Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecinin hızlandırılması amacıyla çalışanların temel eğitimleri uygulamaya geçiş sonrasında da alabilmesine imkan tanındı. Birinci aşama uyum eğitimlerinin, kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde tamamlanması zorunlu hale getirildi.</p>

<h2>Artık beş hekim için ilave oda şart</h2>

<p>Yönetmelikte ayrıca Sağlık Bakanlığına ait Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’nin kullanımına ve bu sisteme geçiş sürecine ilişkin düzenlemelere yer verildi.</p>

<p>Aile sağlığı merkezlerinde oda kriterlerine yönelik düzenleme yapılarak, her dört hekim için değil her beş hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi.</p>

<p>Uygulamada fazla olan ve kullanılmayan odaların aile hekimliği birimi olarak sisteme kazandırılması hedeflendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/aile-hekimligi-yonetmeliginde-fiziki-sartlari-ve-tibbi-ekipman-standartlarinda-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/09/turk-saglik-senden-aile-hekimligi-yonetmeligine-karsi-yeni-dava-yurutme-durdurma-talep-edildi.webp" type="image/jpeg" length="89709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruh sağlığı sorunlarının anlaşılmasında beyinde yeni keşif]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ruh-sagligi-sorunlarinin-anlasilmasinda-beyinde-yeni-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ruh-sagligi-sorunlarinin-anlasilmasinda-beyinde-yeni-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oxford Üniversitesi'ndeki bilim insanları, insan beyninin derinliklerinde yer alan önemli bir duygusal merkezin, belirsiz sosyal ipuçlarını nasıl yorumladığımızı doğrudan etkilediğini ilk kez gösterdiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.cell.com/neuron/fulltext/S0896-6273(26)00172-8" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Neuron</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada, araştırmacılar düşük yoğunluklu odaklanmış ultrason kullanarak, duyguyla ilişkili olduğu ve depresyondan etkilendiği bilinen amigdala bölgesindeki aktiviteyi geçici ve cerrahi müdahale olmadan değiştirdiler. Bu durumun, özellikle duygusal olarak belirsiz olan yüz ifadelerine insanların verdiği tepkileri değiştirdiğini buldular.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bu bulgular, beynin duygusal durumlardaki belirsizliği nasıl işlediğine dair insanlarda nadir görülen nedensel kanıtlar sunuyor. Ayrıca, ruh sağlığı sorunlarının anlaşılması açısından potansiyel etkiler taşıyor.</font></font></p>

<p><a href="https://www.win.ox.ac.uk/" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Oxford Bütünleyici Nörogörüntüleme Merkezi'nde (OxCIN)</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> Doçent ve Wellcome Henry Dale ve ERC-UKRI Üyesi olan </font><a href="https://www.psy.ox.ac.uk/people/miriam-klein-flugge" rel="nofollow"><font dir="auto">Miriam Klein-Flügge</font></a><font dir="auto"> şunları söyledi: </font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">"İnsan beyninin derin bölgelerindeki aktiviteyi ameliyat gerektirmeden değiştirmek daha önce mümkün olmamıştı. Oxford, uzun yıllardır transkraniyal ultrason stimülasyonu (TUS) adı verilen yeni, ameliyatsız bir nörostimülasyon tekniğinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu, bu stimülasyonu insan amigdalasına (duygu işlemenin kilit merkezlerinden biri) uygulayan ve aynı zamanda beyni nasıl değiştirdiğimizi değerlendirmek için çok hassas nörogörüntüleme sinyallerini ölçen ilk çalışma."</font></font></p>

<h2><font dir="auto"><font dir="auto">Çalışmanın bulguları</font></font></h2>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Amigdala geçici olarak modüle edildiğinde, katılımcıların nötr (duygusal olarak belirsiz) yüzlere yaklaşma olasılıkları arttı; bu da onları daha olumlu yorumladıklarını gösteriyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Katılımcılar ayrıca nötr ve mutlu yüzlere yanıt vermekte daha uzun süre geçirdiler. Bu da benzer duygusal sinyaller arasında ayrım yapmanın zorlaştığını gösteriyor.</font></font><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Beyin görüntüleme, uyarımın amigdala ile diğer beyin bölgeleri arasındaki iletişimi azalttığını ve iç kimyasal dengesini değiştirdiğini gösterdi.</font></font><br />
<font dir="auto"><font dir="auto">Önemlisi, etkiler spesifikti: geri bildirimden öğrenme değişmedi ve farklı bir beyin bölgesini uyarmak farklı davranışsal etkiler üretti.</font></font></p>

<h2><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırma nasıl yapıldı?</font></font></h2>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Ekip , bilim insanlarının ameliyata gerek kalmadan beynin derin bölgelerindeki aktiviteyi güvenli ve hassas bir şekilde etkilemelerini sağlayan, </font><a href="https://www.win.ox.ac.uk/research/take-part/what-to-expect" rel="nofollow"><font dir="auto">transkraniyal odaklı ultrason stimülasyonu (TUS) adı verilen son teknoloji bir teknik kullandı .</font></a></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sağlıklı gönüllülere, duygusal yüz ifadeleri ve karar verme içeren bir davranışsal görevi tamamlamadan önce amigdala bölgesini hedef alan kısa süreli ultrason uyarımı uygulandı. Uyarımın amaçlanan biyolojik etkilere sahip olduğunu doğrulamak için yüksek çözünürlüklü beyin taramaları kullanıldı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırmacılar bu değişiklikleri çeşitli yöntemlerle ölçtüler: Önemli beyin metabolitlerinde (GABA) ve bölgenin fonksiyonel bağlantısında (beynin diğer bölümleriyle nasıl iletişim kurduğunu gösteren) değişiklikler gösterdiler. Ancak aynı zamanda insanların yüzlerdeki belirsiz duygusal ifadeleri nasıl algıladıkları konusunda da değişiklikler gösterdiler.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Profesör Klein-Flügge şunları ekledi: </font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">"Bunun, alanı değiştireceğine ve ileriye taşıyacağına inandığımız bir makale; amigdala, depresyon ve anksiyete de dahil olmak üzere duygu durum bozukluklarında değişen temel bir bölge ve bu ilk çalışmada sağlıklı katılımcılarda ultrason uyguladık, ancak bir sonraki açık adım, hastalarda anormal amigdala metabolizmasının restore edilip edilemeyeceğini görmek olacaktır. Dünyada bu tür araştırmaları yapabilecek çok az yer var. </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">Beynin derin bölgelerini güvenli ve hassas bir şekilde etkileyebileceğimizi göstermek, gelecekteki araştırmalar ve potansiyel olarak yeni tedaviler için heyecan verici olanaklar açıyor. Bir sonraki adım, bu mekanizmaların duygu durum bozukluğu olan kişilerde nasıl işlediğini görmek."</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Araştırmacılar, duygusal yorumlamanın sıklıkla değiştiği depresyon gibi durumları daha iyi anlamak ve potansiyel olarak tedavi etmek için bu yaklaşımı klinik uygulamalar yapılmasını bekliyor.</font></font></p>

<p><a href="https://www.cell.com/neuron/fulltext/S0896-6273(26)00172-8" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">' İnsan amigdalasına uygulanan düşük yoğunluklu odaklanmış ultrasonun, belirsiz duygu işleme sürecinde nedensel bir rol oynadığını ve yerel ve ağ aktivitesini değiştirdiğini ortaya koyan</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> ' başlıklı makale </font></font><a href="https://www.cell.com/neuron/fulltext/S0896-6273(26)00172-8" rel="nofollow"><em><font dir="auto"><font dir="auto">Neuron</font></font></em></a><font dir="auto"><font dir="auto"> dergisinde yayınlandı </font><font dir="auto">.</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ruh-sagligi-sorunlarinin-anlasilmasinda-beyinde-yeni-kesif</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/beyin-arastirma.png" type="image/jpeg" length="44839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Cicada" adı verilen yeni bir COVID-19 varyantı yayılıyor. İşte belirtileri!]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/cicada-adi-verilen-yeni-bir-covid-19-varyanti-yayiliyor-iste-belirtileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/cicada-adi-verilen-yeni-bir-covid-19-varyanti-yayiliyor-iste-belirtileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılı Mart ayı itibarıyla Amerika’nın 25 eyaletinde ve en az 23 ülkede yeni covid varyantı BA.3.2 (CICADA) tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından “izlenmesi gereken varyant” olarak sınıflandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BA.3.2 (CICADA), dünya genelinde 20’den fazla ülkede tespit edilmiştir ve Afrika, Avrupa ve Amerika’da artmaya devam etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BA.3.2 (CICADA), SARS-CoV-2 virüsünün Omicron ailesine ait, yüksek mutasyonlu yeni bir alt varyantı olduğu belitiliyor. Bu varyant ilk olarak 2024 yılının Kasım ayında Güney Afrika’da ortaya çıkmıştı. Cicada kelime olarak "ağustos böceği "demektir ve uzun süre sessiz kalıp daha sonra hızlı şekilde ortaya çıktığı için bu isim verildi.</p>

<p>2026 yılı Mart ayı itibarıyla Amerika’nın 25 eyaletinde ve en az 23 ülkede yeni covid varyantı BA.3.2 (CICADA) tespit edildi. Uzmanlar, Covid-19’un zaman içerisinde farklı varyantlarla varlığını sürdürmeye devam edeceğini belirtirken, bazı durumlarda hastalığın bireyler tarafından daha hafif atlatılabileceğini değerlendiriyor.</p>

<h2>Daha çok çocukları etkiliyor</h2>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bilim insanları , Covid-19'a neden olan virüsün ağır mutasyona uğramış bir varyantının öncelikle çocukları etkilediğini, </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">ancak çocuklarda veya yetişkinlerde daha şiddetli bir hastalığa yol açmadığını söylüyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Uzmanlar, virüsün öncelikle yaşlı yetişkinleri tehdit eden bir unsur olma alışkanlığından sıyrılmasının önemli bir ayrıntı olduğunu söylüyor. Bu, bilim insanlarının sürekli evrim geçiren bu virüsün davranışlarını daha iyi tahmin edebilmeleri için incelenmesi ve anlaşılması gereken bir durum.</font></font></p>

<h2 id="toc-ba-3-2-cicada-belirtileri-nelerdir">Belirtileri neler?</h2>

<p>BA.3.2 (CICADA) isimli yeni covid varyantı belirtileri, genel olarak önceki Omicron varyantlarına benzemektedir. Özellikle çok şiddetli boğaz ağrısı ile kendini gösteren CICADA başlarda asemptomatiktir yani belirti görülmeyebilir. Covid 19'un yeni varyantı BA.3.2 (CICADA) belirtileri şöyle:</p>

<p>"Şiddetli boğaz ağrısı (daha belirgin olabilir), burun akıntısı, burun tıkanıklığı, kuru öksürük, ateş ve üşüme, yorgunluk, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, tat ve koku kaybı (bazı hastalarda), hafif nefes darlığı, gastrointestinal sorunlar (bulantı, ishal vb.)"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/cicada-adi-verilen-yeni-bir-covid-19-varyanti-yayiliyor-iste-belirtileri</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2022/11/covid-19.jpg" type="image/jpeg" length="94028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç Euro Kuru 29.11 TL'ye yükseltildi ancak gerçek kurun yüzde 57'sinde kaldı; Eczacılar ilaç teminine dikkati çekti]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ilac-euro-kuru-2911-tlye-yukseltildi-ancak-gercek-kurun-yuzde-57sinde-kaldi-eczacilar-ilac-teminine-dikkati-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ilac-euro-kuru-2911-tlye-yukseltildi-ancak-gercek-kurun-yuzde-57sinde-kaldi-eczacilar-ilac-teminine-dikkati-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan euro kuru, gerçekte 51 TL'nin üzerinde olan piyasa kurunun yüzde 57'si oranındaki 29.11 TL olarak uygulanmaya başlandı. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, "Bu gerçeklik karşısında ilaç firmaları zararına üretim ve ithalat yapmak yerine çözümü ürünlerini piyasaya sınırlı vermekte ya da tamamen piyasadan çekmekte buluyorlar." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan euro kuru 1 Nisan’dan itibaren 29.11 TL olarak uygulanacak. Gerçek euro kuru ise bugün itibariyle 51 TL’nin üstünde. Sözkonusu rakam reel kurun yüzde 57'sine denk geliyor. İlaç Euro Kuru, piyasa gerçekliğinden kopuk şekilde düşük tutulduğundan ilaç temin zinciri de etkileniyor. Yıllara göre, gerçek kur ile ilaç kuru arasındaki farkın arttığı görülürken, esas kopuşun 2022'de başladığı rakamlara yansıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kurunun 1 Nisan itibariyle 29,11 TL olarak uygulanacağını belirterek, “Son dönemde ilaç euro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor. Çünkü mevcut sistem güncel ekonomik gerçekleri yansıtmıyor” dedi.</p>

<p>Saydan şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p>“Beşeri ilaçların fiyatlandırılmasında esas alınan Euro kurunda güncelleme yapılmış olsa da belirlenen artış oranı hem eczanelerimizin hem de ilaç tedarik zincirinin yaşadığı gerçek ekonomik koşulları karşılamaktan çok uzak.</p>

<p>Bu gerçeklik karşısında ilaç firmaları zararına üretim ve ithalat yapmak yerine çözümü ürünlerini piyasaya sınırlı vermekte ya da tamamen piyasadan çekmekte buluyorlar. Sonuç olarak eczanelerimizde yüzlerce ilaç bulunamamakta, özellikle kronik hastalıklar için kullanılan ve hayati öneme sahip ilaçlara erişim ciddi şekilde aksamaktadır.</p>

<p>İlaç yokluğu doğrudan halk sağlığını ilgilendiren hayati bir sorundur. Eczacılar olarak bizler her gün hastalarımızla karşı karşıya geliyoruz. Bulunamayan ilaçların yarattığı çaresizliği hastalarımızla birlikte birebir yaşıyoruz. Bunun sorumlusu ne biz eczacılarız ne de eziyeti çeken hastalarımızdır.</p>

<p>1 Nisan’da (şaka gibi!) ilaç euro kurunun güncelleneceği 12 Mart 2026 Resmi Gazete’de duyurulmuştu. Aradan geçen 20 gün de bile eczacılar olarak bazı ilaçlara erişmekte çok zorluklar yaşadık. Çünkü, zam beklentisi ile firmalar ve ecza depoları, birçok ilacı eczanelere ya hiç göndermediler ya da bir kutu gibi tevzi şeklinde gönderdiler. Eczacılar olarak bu dönemde depolardan sipariş etiğimiz ilaçlar gelmedi, sıklıkla “yok” yanıtı aldık. Bu kısıtlı sevkiyat, eczanelerdeki talebi karşılamaya yetmedi; hastalar reçeteleriyle ortada kaldı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saydan, ilaç euro kurunun uygulanmaya ilk başlandığı dönemde, ilaç için belirlenen Euro kurunun, reel Euro kuru ile yakın bir seviyede ilerlediğini, ancak bugün itibariyle, ilaç Euro kuru kurunun, reel kurun yarısının biraz üzerinde olduğuna dikkat çekerek, “Gerçek Euro ile ilaç Euro kuru arasındaki makas iyice açıldı.<strong> </strong>Artık bu sistem soruna çözüm getirmiyor o yüzden bundan vazgeçilmesi gerekiyor” diyerek şöyle devam etti:</p>

<p>“İlaç fiyatlandırmasında döviz kuruna dayalı bu modelin terk edilmesi ve güncel ekonomik gerçeklere duyarlı, enflasyon bazlı veya değişken kur bazlı bir modele geçilmesi gerekiyor. Örneğin, kur güncellemesi yılda bir yerine yılda üç-dört kez yapılabilir ya da belirli aralıklarla otomatik ayarlama mekanizmaları getirilebilir. Bu sayede ne firmalar büyük zarar endişesine kapılıp ilaçlarını çekmek zorunda kalır, ne de piyasa bu kadar belirsizlik yaşar. Avrupa ülkelerinde de fiyatlar belirli periyotlarda veya endekslere göre revize ediliyor. Türkiye de kendi gerçeklerine uygun, sürdürülebilir bir fiyatlandırma politikasına geçmelidir. Zira, halkın ilaca kesintisiz erişimi sosyal devlet olmanın en temel gereğidir. Bu sorunun çözümü için gerekli adımların ivedilikle atılması gerekiyor.“</p>

<p><strong>İlaç Fiyatlarında Uygulanan Dönemsel Avro Değerleri (DAD)</strong></p>

<p><img alt="Ilaç Avro" class="detail-photo img-fluid" height="472" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/04/ilac-avro.png" width="631" /></p>

<p align="right"></p>

<p align="right"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ilac-euro-kuru-2911-tlye-yukseltildi-ancak-gercek-kurun-yuzde-57sinde-kaldi-eczacilar-ilac-teminine-dikkati-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2023/03/eczane.jpg" type="image/jpeg" length="94307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar yorgunluğu bilimsel olarak kanıtlanamadı]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/bahar-yorgunlugu-bilimsel-olarak-kanitlanamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/bahar-yorgunlugu-bilimsel-olarak-kanitlanamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıştan bahara geçerken birçok kişinin şikâyet ettiği bahar yorgunluğu gerçekten var mı? İsviçre'de 418 kişiyle yapılan araştırma bunun bir mit olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısındığı, doğanın canlandığı bahar ayları bazıları tarafından sevinçle karşılanırken, bazıları ise bahar yorgunluğundan şikâyet ediyor.</p>

<p>Pek çok kişi bahara girerken kendini yorgun hissettiğini söyleyip bunu mevsim geçişine bağlasa da İsviçre'de yapılan yeni bir araştırma bu fenomeni mercek altına aldı. Basel Üniversitesi, üniversitenin psikiyatri klinikleri ve Bern Üniversite Hastanesi'nden araştırmacıların yürüttüğü bu çalışma şaşırtıcı bir sonuca ulaştı: Bahar yorgunluğu ampirik olarak kanıtlanamıyor.</p>

<p>DW <a href="https://www.dw.com/tr/bahar-yorgunlu%C4%9Fu-bilimsel-olarak-kan%C4%B1tlanamad%C4%B1/a-76567176" rel="nofollow">haberine göre</a>, Basel Üniversitesi Kronobiyoloji Merkezi'nde psikolog ve uyku araştırmacısı olarak görev yapan, söz konusu bahar yorgunluğu araştırmasının yöneticisi Christine Blume, "İnsanların bahar aylarında, diğer mevsimlere kıyasla ölçülebilir düzeyde daha yorgun ya da bitkin olmadığı sonucuna vardık" tespitini aktarıyor.</p>

<p>Blume'nin aklına bu araştırmayı başlatma fikri, gazetecilerin her kış sonunda ondan mevsime ve insanların hissiyatına dair görüş istemesiyle gelmiş. Blume, "Bu fenomeni açıklamak için çok sayıda hipotez vardı. Ancak bahar yorgunluğu denen şeyin gerçekten var olup olmadığını daha önce kimse araştırmamıştı" diyor.</p>

<p>Söz konusu çalışma kapsamında araştırmacılar, Temmuz 2024'ten itibaren bir yıl boyunca 418 katılımcıyla düzenli aralıklarla çevrimiçi anketler yaptı.</p>

<p>Katılımcılardan her altı haftada bir, son dört hafta içinde kendilerini ne kadar bitkin hissettiklerini değerlendirmeleri istendi. Ayrıca gün içindeki uykululuk düzeylerini ve uyku kalitelerini nasıl değerlendirdiklerini de bildirmeleri talep edildi. Bu tekrar eden verilerin toplanması sayesinde tüm mevsimler çalışmaya dahil edilmiş oldu.</p>

<p>Katılımcıların yaklaşık yarısı araştırmanın başında bahar yorgunluğundan şikayetçi olduğunu belirtti. Ancak bu durum gerçeği yansıtmadı, yansıtıyor olsaydı, farklı mevsimlere yayılan verilerin toplanması sürecinde de bunun saptanması gerekirdi. Ancak öyle olmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Vücudumuza gerçekte ne oluyor?</h2>

<p>Havaların ısınmasının kan damarlarını genişlettiği ve kan basıncını düşürdüğü ya da "kıştan kalan melatonin fazlalığının yorgunluğa neden olduğu" gibi çeşitli teoriler dolaşıyor. Ancak Blume'ye göre bu, kronobiyolojik açıdan mantıklı değil: Melatonin 24 saatlik ritimle sürekli olarak üretiliyor ve yok oluyor; yani baharda ortadan kalkması gereken mevsimsel bir "fazlalıktan" söz edilmesi imkansız.</p>

<p>Blume, "Eğer bahar yorgunluğu gerçek bir biyolojik fenomen olsaydı, vücudun buna uyum sağlaması gerektiği için bu geçiş evresinde kendini hissettirmesi gerekirdi" diyor ve verilerin buna dair hiçbir ipucu vermediğini vurguluyor: Ne günlerin uzama hızı ne de tek tek aylar, insanların hissettiği bitkinlik üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildi.</p>

<p>Araştırma ekibi, bahar yorgunluğu olarak nitelenen fenomene biyolojik bir açıklama bulamayınca meselenin köklerinin kültürel olduğu sonucuna vardı. Blume, "Bizim yorumumuz, bunun gerçek bir mevsimsel etkiden ziyade kültürel bir fenomen olduğu yönünde" değerlendirmesini yapıyor.</p>

<p>Sadece "bahar yorgunluğu" kavramının bile insanların hissiyatını nasıl yorumladığına dair epey ipucu verdiğini belirten Blume, "Bahar yorgunluğu kavramı var ve bu kavram insanların semptomlarını tanımlamalarına olanak tanıyor ki bu da algıyı şekillendiriyor" diye açıklıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre psikolojik süreçler de bu algıyı tetikleyebiliyor. Güneş açtığında aktif olma beklentisi artarken eğer enerji eksikse, bu durum daha da çok göze batabiliyor. Blume bu durumu "kognitif (bilişsel) çelişki" olarak niteliyor ve bahar yorgunluğunun buna mükemmel bir açıklama sunduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Peki ya alerjiler veya kış depresyonu?</h2>

<p>Araştırmaya göre <a href="https://www.dw.com/tr/polen-patlamas%C4%B1-bekleniyor/a-16715060" rel="nofollow">polen alerjileri,</a> saman nezlesi veya bunlar nedeniyle alınan <a href="https://www.dw.com/tr/fast-foodda-ast%C4%B1m-tehlikesi/a-16532437" rel="nofollow">antihistaminikler</a> de "bahar yorgunluğu" denen fenomeni açıklamaya yetmiyor. Blume'ye göre bir etki saptanamadığına göre ortada açıklanması gereken bir durum da yok.</p>

<p>Bu arada yine sıklıkla dile getirilen kış yorgunluğu denen olaya dair de bilimsel veriler bulunmuyor. İnsanların kışın biraz daha uzun, yazın ise biraz daha kısa uyudukları doğru olsa da uyku süresi ihtiyaca göre değişiyor. Enerji seviyeleriyse yıl boyunca sabit kalıyor.</p>

<p>Bahar ve kış yorgunluğu diye tanımlanan fenomenlere dair bilimsel açıklamalar olmasa da kış depresyonu olarak adlandırılan durum tıbbi olarak tanımlanmış bir gerçek. Işık eksikliğiyle tetiklenen bu durum yorgunluk, halsizlik ve ruh halinin kötümserliğiyle kendini gösteren mevsimsel bir depresyon olarak görülüyor.</p>

<p>Ayrıca kışın UV-B ışınlarının eksikliği nedeniyle çok daha sık görülen D vitamini eksikliği de yorgunluğa neden olabiliyor. Almanya'da kış aylarında vücut genellikle yeterli D vitamini üretemiyor ve eksikliği <a href="https://www.dw.com/tr/g%C3%BCnler-k%C4%B1sald%C4%B1-k%C4%B1%C5%9F-h%C3%BCzn%C3%BC-ile-nas%C4%B1l-m%C3%BCcadele-edilir/a-74571937" rel="nofollow">sürekli bitkinlik</a>ve kaslarda güçsüzlük gibi belirtilerle ilişkilendiriliyor.</p>

<h2>Bu durum etkilenenler için ne anlama geliyor?</h2>

<p>Özetle insanların ilkbaharda, sonbahar veya kışa göre daha yorgun olduğu bilimsel olarak şu ana kadar kanıtlanmış değil. Ayrıca çoğu insan kıştan bahara geçişi sorunsuz yaşıyor.</p>

<p>Yorgunluğu hemen mevsimlere bağlamama konusunda uyarıda bulunan Blume, "Bu tür belirtileri sadece bahar yorgunluğu diyerek geçiştirmeyin. Eğer sizi zorluyorsa bir doktora görünün" tavsiyesinde bulunuyor. Blume, sorunun bahardan başka sebepleri olabileceğini de sözlerine ekliyor.</p>

<p>Blume, ayrıca bahar yorgunluğunun Almanca konuşulan coğrafya dışında da pek bilinmediğini, başka ülkelerdeki meslektaşlarına bundan bahsettiğinde şaşırdıklarını da aktarıyor.</p>

<p>İngilizce konuşulan ülkelerde ise bunun aksine "spring fever" (bahar ateşi) kavramı dolaşıyor. Ancak bu "bahar ateşi" yorgunluk ve bitkinlikle değil, aksine artan canlılık ve enerjiyle ilişkilendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/bahar-yorgunlugu-bilimsel-olarak-kanitlanamadi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/05/bahar-aylari-cocugunuza-kabus-olmasin-cocuklarda-alerjik-nezle-alarmi.webp" type="image/jpeg" length="96229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menenjit B aşısı yaygınlaştıkça salgın geriledi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/menenjit-b-asisi-yayginlastikca-salgin-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/menenjit-b-asisi-yayginlastikca-salgin-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere sağlık makamlarına göre, Kent’teki meningokok B salgınında doğrulanmış vaka sayısı, laboratuvar yeniden sınıflandırmasının ardından 29’a geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Krallık'ın Kent bölgesindeki menenjit salgınında vaka sayısı, Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansının (UKHSA) son güncellemesine göre cumartesi günü bildirilen 34'ten 29'a düştü.</p>

<p>Kesinleşmiş can kaybı sayısı ise iki: Kent Üniversitesi'nde okuyan 21 yaşında bir öğrenci ile yakınlardaki Faversham'dan bir lise son sınıf öğrencisi.</p>

<p>Ajans açıklamasında, "Başlangıçta doğrulanmış vaka olarak sınıflandırılan bazı vakalar, laboratuvar sonuçları ve klinik incelemelerin ardından yeniden sınıflandırıldı" denildi.</p>

<p>İlave laboratuvar değerlendirmeleri tamamlandıkça, UKHSA daha fazla olası vakanın önümüzdeki günlerde daha düşük bir kategoriye indirileceğini öngörüyor.</p>

<p>UKHSA'da bulaşıcı hastalıklar konusunda danışman olan Sherine Thomas. "Yeni vakalara karşı tetikte olmaya devam ediyor ve İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) ile ülke çapındaki yerel makamlarla yakın işbirliği içinde çalışarak tespit edilen her yeni vakaya mümkün olan en hızlı şekilde müdahale edilmesini sağlıyoruz" dedi .</p>

<p>Salgının, İngiltere'nin güneydoğusundaki Canterbury'de bulunan yerel bir gece kulübüyle bağlantılı olduğu, burada çalışan personelden birinde Menenjit B (MenB) şüphesi bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Üniversite görevlileri maske ve antibiyotik dağıtıyor. Hükümet ayrıca öğrencilere artık Menenjit B aşısı da sunulacağını açıkladı.</p>

<p>Sağlık ajansına göre, bu salgından etkilenenler için uzun vadede en iyi korumayı aşılama sağlarken, acil olarak atılması gereken en önemli adım koruyucu antibiyotik kullanımı.</p>

<p>Uygunluk kriterlerini karşılayan ve evlerine dönmüş Kent Üniversitesi öğrencileri, artık bulundukları yerdeki aile hekimleri aracılığıyla hem aşıya hem de koruyucu antibiyotiklere erişebiliyor.</p>

<p>"Bu kadar çok sayıda uygun genç insanın antibiyotik ve aşı için başvurmuş olmasını görmek güven verici ve bu çabaya şimdiye kadar katkıda bulunan herkese teşekkür etmek istiyoruz" dedi Thomas.</p>

<p>Thomas, daha geniş nüfus için risk düşük kalmaya devam etse de, insanların invaziv menenokok hastalığının belirtilerini tanımasının ve kendilerinde ya da tanıdıklarında bu belirtiler ortaya çıktığında derhal tıbbi yardım almasının hâlâ son derece önemli olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menenjit, beyni ve omuriliği saran zarların, yani meninkslerin iltihaplanmasına yol açan bir enfeksiyon.</p>

<p>Son salgına, hastalığın viral türlerine kıyasla genellikle daha ağır seyreden bakteriyel bir tür olan Menenjit B neden oluyor. Menenjit, öksürme, öpüşme veya çatal bıçak, tabak ve bardak gibi eşyaların ortak kullanımı dahil yakın temas yoluyla bulaşabiliyor.</p>

<p>Birleşik Krallık'ta bebek ve küçük çocuklara yönelik rutin MenB aşılaması 2015 yılında başlatıldı. Çocuklara aşı, 8. hafta, 12. hafta ve 1 yaş kontrollerinde uygulanıyor.</p>

<p>1 Mayıs 2015'ten önce doğan çocuklar, klinik açıdan risk grubunda olmadıkları sürece MenB aşısı için uygun kabul edilmiyor.</p>

<p>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), maruziyet ve enfeksiyon olasılığının çok düşük olması nedeniyle Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı'ndaki (AB/AEA) genel nüfus için riski çok düşük olarak değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/menenjit-b-asisi-yayginlastikca-salgin-geriledi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2024/09/lojistik-sorunlari-asilamayi-aksatiyor-tasima-asiyla-nereye-kadar.webp" type="image/jpeg" length="24146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yetkililer, Kent'te hızla yayılan menenjit salgınının benzeri görülmemiş olduğunu söyledi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/yetkililer-kentte-hizla-yayilan-menenjit-salgininin-benzeri-gorulmemis-oldugunu-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/yetkililer-kentte-hizla-yayilan-menenjit-salgininin-benzeri-gorulmemis-oldugunu-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kızı rahatsızlanan anne, "Bu çağda bu nasıl olabilir?" dedi. İngiltere Sağlık Bakanı Wes Streeting, durumu benzeri görülmemiş bir salgın ve "hızla gelişen bir durum" olarak tanımlamıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sağlık yetkilileri, bir üniversite öğrencisi ve bir lise son sınıf öğrencisinin ölümüne yol açan menenjit salgınının eşi benzeri görülmemiş bir durum olduğunu söyledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Canterbury bölgesinde doğrulanan invaziv menenjit vaka sayısı 15'e ulaştı ve Kent Üniversitesi'nde hedefli bir aşılama programı duyuruldu.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto"><a href="https://www.bbc.com/news/articles/cev7rl437epo" rel="nofollow">BBC haberine göre</a>, 21 yaşında bir üniversite öğrencisi ve Faversham'daki Queen Elizabeth's Grammar School'da lise son sınıf öğrencisi olan Juliette, hayatını kaybetti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) CEO'su Susan Hopkins, salgının "patlayıcı bir nitelikte" olduğunu söylerken, baş sağlık görevlisi yardımcısı Dr. Thomas Waite ise bunun kariyerinde gördüğü en hızlı büyüyen salgın olduğunu belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Birleşik Krallık </font></font><a href="https://www.theguardian.com/society/health" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Sağlık</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> Güvenliği Ajansı (UKHSA), Salı günü saat 17:00 itibarıyla menenjit vakalarının sayısının 20'ye yükseldiğini, bu sayının bir önceki Salı günü 15 olduğunu açıkladı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bunlardan dokuz vaka laboratuvarda doğrulandı, 11 vaka ise halen araştırma aşamasındadır. Doğrulanan vakaların altısında menenjit B (MenB) suşu tespit edildi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Şu anda salgınla bağlantılı olduğu tespit edilen tüm etkilenenler genç yetişkinlerdir. UKHSA, şu anda salgınla bağlantılı olmayan ancak menenkok B grubu enfeksiyonu doğrulanmış bir bebeğin farkındadır; ancak UKHSA bu vakayı araştırmaya devam edecektir.”</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Daha önce Sağlık Bakanı Wes Streeting, durumu benzeri görülmemiş bir salgın ve "hızla gelişen bir durum" olarak tanımlamıştı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hopkins, üniversite yurtlarında partilerin ve sosyal etkileşimin olduğu yerlerde salgının devam etmesiyle, adeta bir süper bulaşma olayının yaşanmış gibi göründüğünü söyledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İlk enfeksiyonun nereden kaynaklandığını henüz teyit edemediğini söyledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İngiltere Sağlık ve Güvenlik İdaresi (UKHSA), antibiyotik tedarikinin sağlanmasına yardımcı olmak amacıyla Pazar günü ulusal bir acil durum ilan etti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hopkins, tıp alanındaki 35 yıllık kariyerinde, bu tür bir enfeksiyonla ilgili olarak tek bir hafta sonu içinde gördüğü en fazla vaka sayısı olduğunu söyledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">"Burada eşi benzeri görülmemiş bir durum söz konusu; bu kadar kısa sürede bu kadar çok vaka ortaya çıktı," diye ekledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Kent'teki üniversite yurtlarında kalan yaklaşık 5.000 öğrenciye menenjit B aşısı yapılacak. Amaç, enfeksiyonu taşıyan birinin birkaç hafta içinde hastalığın tekrarlamasını önlemek.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sağlık yetkilileri aşılama çalışmalarının Çarşamba günü başlayacağını doğruladı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İlçedeki beş okulda doğrulanmış veya şüpheli vakalar bulunuyor ve yüzlerce kişiye acil tedavi olarak antibiyotik veriliyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Ülke genelinde endişeli veliler ve öğrenciler aşıyı özel olarak yaptırmaya çalışıyorlar, ancak eczacılar BBC'ye ya stoklarının tükendiğini ya da son kalan stoklarının kaldığını söylediler.</font></font></p>

<h2><font dir="auto"><font dir="auto">K</font></font><font dir="auto"><font dir="auto">ızının hayatı ev arkadaşları sayesinde kurtuldu</font></font></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Keeleigh Goodwin, dairesinde fenalaşarak yere yığıldıktan sonra menenjit nedeniyle hastanede tedavi görüyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hastalığın, salgının başladığı yer olarak düşünülen Canterbury'deki Club Chemistry adlı gece kulübünde kaptığına inanılıyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Restoranda çalışan 21 yaşındaki genç, "Hâlâ başım ağrıyor ve vücudum sızlıyor. Ağrı bacaklarıma doğru yayılıyor." dedi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Nöbet geçirmesi nedeniyle yüzünde kesikler olduğunu da sözlerine ekledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Annesi Kharli Goodwin, BBC'ye verdiği demeçte kızının hayatının ev arkadaşları sayesinde kurtulduğunu söyledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Pazar sabahı uyandığında, Keeleigh'nin dairesinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldığına dair cevapsız aramalar ve sesli mesajlar aldığını kaydeden anne, </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">Kızının "sayıkladığını" iade edeek, </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">"Neler olup bittiğini bilmiyordu. Konuşamıyordu. Göremiyordu. Ç</font></font>ok korktum. Keeleigh uzun bir süre daha dışarı çıkmak istemiyor. <font dir="auto"><font dir="auto">Bu çağda bu nasıl olabilir?" dedi.</font></font></p>

<p></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İngiltere Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kurumu (UKHSA), 15 vakadan dördünün menenjit B olduğunun doğrulandığını belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">MenB, İngiltere'de menenkok menenjitinin en yaygın nedeni, ancak rutin aşılama 2015 yılında başlatıldı; bu da mevcut öğrenci kuşağının ve ergenlik çağının sonlarındaki diğer kişilerin aşı kapsamı dışında kaldığı anlamına geliyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hükümet, UKHSA'nın diğer nüfus gruplarına yönelik devam eden riski değerlendirmesi sonucunda aşıların daha yaygın olarak sunulabileceğini belirtti.</font></font></p>

<p></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Kent İlçe Konseyi Halk Sağlığı Direktörü Profesör Anjan Ghosh, salgının Covid-19'a benzemediği konusunda halkı rahatlatmak istediğini belirterek, "Bu, hızla yayılan bir salgın değil. </font></font>Bakterilerin bir kişiden diğerine yayılması için oldukça uzun süreli temas gerekir." dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/yetkililer-kentte-hizla-yayilan-menenjit-salgininin-benzeri-gorulmemis-oldugunu-soyledi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/invaziv-menenjit.png" type="image/jpeg" length="29399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Yükselen sıcaklıkların küresel ölçekte hareketsizlik artışını tetikleyebilir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-yukselen-sicakliklarin-kuresel-olcekte-hareketsizlik-artisini-tetikleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-yukselen-sicakliklarin-kuresel-olcekte-hareketsizlik-artisini-tetikleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[156 ülkeden gelen verileri inceleyen araştırmacılara göre, aşırı sıcaklar özellikle düşük gelirli bölgelerde, küresel hareketsizlik oranlarını ciddi biçimde artırabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Giderek ısınan gezegenimizde yürüyüşe ya da koşuya çıkmak her geçen gün daha zor hale gelebilir; yeni bir araştırma, yükselen sıcaklıkların küresel ölçekte hareketsizlik artışını tetikleyebileceği ve bunun 2050'ye kadar her yıl yüz binlerce ek erken ölüme yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Araştırmacılar 2000 ile 2022 yılları arasında 156 ülkeden elde edilen verileri analiz etti ve önümüzdeki on yıllarda artan sıcaklıkların küresel fiziksel aktivite düzeylerini nasıl şekillendirebileceğini modelledi.</p>

<p>27,8°C'nin üzerinde ortalama sıcaklığa sahip her ek ayın, dünya genelinde fiziksel hareketsizlikte 1,5 yüzde puanlık artışla ilişkili olduğunu tespit ettiler. Düşük ve orta gelirli ülkelerde bu artış daha da yüksekti ve 1,85 puana ulaşıyordu.</p>

<p><a href="https://www.thelancet.com/journals/langlo/article/PIIS2214-109X%2825%2900472-3/fulltext" rel="noreferrer" target="_blank"><strong><em>The Lancet Global Health</em> </strong></a>dergisinde yayımlanan Euronews'un <a href="https://tr.euronews.com/2026/03/17/calisma-kuresel-isinma-egzersizi-zorlastiriyor-her-yil-500-bin-ek-can-alabilir" rel="nofollow">aktardığı çalışmada</a>, “sıcaklığın cilt kan akışını ve terlemeyi artırarak kardiyovasküler yükü, susuz kalma riskini ve algılanan eforu yükselttiği” belirtildi.</p>

<p>Fiziksel hareketsizlik, halihazırda kardiyovasküler hastalık, tip 2 diyabet, bazı kanser türleri ve <a href="https://tr.euronews.com/2026/02/26/avrupada-genc-yetiskinler-neden-daha-ciddi-ruh-sagligi-sorunlari-yasiyor" rel="nofollow"><strong>ruh sağlığı sorunları</strong></a> için başlıca risk faktörlerinden biri; bunların tümü yaşam beklentisini kısaltabiliyor, dedi çalışmanın başyazarı Christian García-Witulski.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmaya göre hareketsizlik, dünya genelindeki yetişkin ölümlerinin yaklaşık yüzde 5'inden şimdiden sorumlu.</p>

<p>“Fiziksel hareketsizlik, küresel ölçekte başlıca bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor. Son bulgular, dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık üçte birinin, haftada en az 150 dakika orta şiddette ya da 75 dakika yüksek şiddette fiziksel aktivite öngören DSÖ kılavuzlarına uymadığını gösteriyor” denildi çalışmada.</p>

<p>Çalışmada, 2050 yılına gelindiğinde, sıcağa bağlı artan hareketsizliğin her yıl yaklaşık 500 bin ek erken ölüme yol açabileceği, buna ek olarak 2,4 ila 3,68 milyar dolar (2,18 ila 3,35 milyar avro) arasında üretkenlik kaybı yaratabileceği uyarısında bulunuldu.</p>

<p>En keskin artışların, hareketsizlik oranının aylık artışının 4 yüzde puanını aşabileceği Orta Amerika, Karayipler, Afrika'nın doğu Sahra altı bölgeleri ve ekvatoral Güneydoğu Asya gibi halihazırda sıcak bölgelerde görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Araştırmaya göre hareketsizlik özellikle kadınlar arasında daha da artabilir.</p>

<p>“Kadınların ve ergenlerin çoğu, iklim kontrollü rekreasyon alanlarına erişemiyor; bu ortamlarda kamu sağlığı bütçeleri de ileride ortaya çıkacak kardiyometabolik maliyetleri karşılamada en yetersiz olanlar” denildi.</p>

<p>Araştırmacılar, bulguların fiziksel aktivitenin yalnızca bireysel bir yaşam tarzı tercihi olarak değil, iklime duyarlı bir halk sağlığı meselesi olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyduğunu vurguluyor.</p>

<p>Çalışma ayrıca, bağlantılı gölgelik ağları, yansıtıcı yüzeyler, su ögeleri ve iklim açısından korunaklı kamusal alanlar gibi düzenlemelerle, şehirlerin daha fazla fiziksel aktiviteye olanak tanıyacak şekilde nasıl daha etkin tasarlanabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>“Bu tür tasarımlar, sıcaklık konforundaki iyileşmelerin ötesinde, standart zarar modellerinin nadiren parasal karşılığını hesapladığı bazı ortak faydalar da sağlayabilir; sıcağa bağlı uyku kaybını azaltmak, bilişsel performansı korumak ve işgücü verimliliğini muhafaza etmek bunlar arasında” ifadesine yer verildi.</p>

<h2>Hareketli kalmak gerçekten ölüm riskini azaltabilir mi?</h2>

<p>Evet. Geçen yıl yayımlanan ayrı bir çalışma, hareketsiz bir yaşam tarzından aktif bir yaşama geçen yetişkinlerin ölüm riskini yüzde 22 oranında azaltabildiğini ortaya koydu.</p>

<p>Geçen yıl yayımlanan bir başka araştırma ise günde sadece<a href="https://tr.euronews.com/2025/07/24/yeni-arastirma-gunde-yedi-bin-adim-hastalik-riskini-azaltiyor" rel="nofollow"> <strong>7 bin adım</strong></a> atmanın, bunama, kalp hastalığı, depresyon, tip 2 diyabet ve kanser dahil çok sayıda hastalığın riskinde belirgin bir azalma ile ilişkili olduğunu gösterdi.</p>

<p>Yine <em>The Lancet Public Health</em> dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre, sağlanan faydalar hastalığa göre değişiyor; kanser riskinde yüzde 6'lık azalmadan, bunama riskinde yüzde 38'e varan düşüşe kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-yukselen-sicakliklarin-kuresel-olcekte-hareketsizlik-artisini-tetikleyebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/04/severek-yapilan-egzersizler-stresle-basa-cikmanin-anahtari.webp" type="image/jpeg" length="16100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'de menenjit salgınında iki genç yaşamını yitirdi, 11 yeni vaka bildirildi]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/ingilterede-menenjit-salgininda-iki-genc-yasamini-yitirdi-11-yeni-vaka-bildirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/ingilterede-menenjit-salgininda-iki-genc-yasamini-yitirdi-11-yeni-vaka-bildirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">İngiltere'nin güneyinde ortaya çıkan invaziv menenjit s</font></font><font dir="auto"><font dir="auto">algınında iki genç hayatını kaybetti. Ayrıca 11 yeni vaka daha doğrulandı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İngiltere Sağlık Güvenlik Ajansı'nın (UKHSA) Pazartesi günü CNN'e gönderdiği açıklamaya göre, salgın Kent'teki Canterbury şehrindeki öğrenci nüfusuyla bağlantılı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Kurbanlardan biri Faversham'daki Queen Elizabeth's Grammar School'da okuyan bir lise öğrencisiydi. Okul müdürü Amelia McIlroy, "Hepimiz son derece üzgünüz" dedi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Kent Üniversitesi, pazar günü çevrimiçi olarak yayınladığı bir açıklamada, salgın sırasında bir öğrencisinin hayatını kaybettiğini doğrulayarak, "derin üzüntü duyduklarını" belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">UKHSA, hastalığın yayılmasını sınırlama çabalarının bir parçası olarak, üniversiteyle birlikte personele ve öğrencilere tavsiyelerde bulunmak, etkilenen kişilerin yakın temaslılarını tespit etmek ve antibiyotik uygulamak için çalıştığını belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">İnvaziv menenkok hastalığı, menenkok bakterilerinden kaynaklanır. </font><font dir="auto">Beyin ve omurilik çevresindeki zarların iltihaplanması olan </font></font><a href="https://cnn.com/2025/06/28/sport/aitana-bonmati-meningitis-euro-2025-spt-intl" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">menenjite ve septisemi (veya septisemi olarak da yazılır) olarak bilinen bir tür kan zehirlenmesine yol açar.</font></font></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hastalık, hızlı bir şekilde teşhis edilip tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara ve hatta ölüme yol açabilir.</font></font></p>

<p><a href="https://www.theguardian.com/uk-news/kent" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">Hükümet bilim insanları, Kent'te</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> ölümcül bir salgına neden olan menenjit türünün, </font><font dir="auto">çoğu insanın aşılanmadığı bir tür olduğunu tespit etti.</font></font></p>

<p><a href="https://www.theguardian.com/society/health" rel="nofollow"><font dir="auto"><font dir="auto">İngiltere Sağlık</font></font></a><font dir="auto"><font dir="auto"> Güvenliği Ajansı'nda (UKHSA) bağışıklama ve aşıyla önlenebilir hastalıklar müdür yardımcısı olan Gayatri Amirthalingam, </font><font dir="auto">testlerin hastalığın B tipi bakteri türü olduğunu gösterdiğini söyledi.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">BBC Radio 5 Live'a konuşan yetkili, "Bu sabah yaptığımız testlerden yola çıkarak, Kent'teki salgına neden olanın B grubu menenkok türü olduğunu tespit ettiğimizi söyleyebiliriz" dedi.</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/ingilterede-menenjit-salgininda-iki-genc-yasamini-yitirdi-11-yeni-vaka-bildirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/03/istilaci-menenjit-nedir-oldurur-mu-2026-menenjit-belirtileri-ve-korunma-yollari.webp" type="image/jpeg" length="67829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Reçetedeki ilacın hangi eczanede olduğu e-Nabız'dan öğrenilebilecek]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/recetedeki-ilacin-hangi-eczanede-oldugu-e-nabizdan-ogrenilebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/recetedeki-ilacin-hangi-eczanede-oldugu-e-nabizdan-ogrenilebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["İlacım Nerede?" özelliğiyle vatandaşlar aradıkları ilacın bulunduğu eczaneyi, "nöbetçi eczane" seçimi yaparak da sorgulayabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın e-Nabız sistemine "İlacım Nerede?" adlı yeni özellik ekledi.</p>

<p>İlaca erişimde zaman kaybını azaltmayı hedefleyen özellik sayesinde, e-Nabız hesabı olan kullanıcılar reçetelerindeki ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu öğrenebilecek.</p>

<p>Hastalar, yeni özellikle sistemde kayıtlı olan ve son 5 gün içinde düzenlenmiş reçetelerinde yer alan ilaçlarının hangi eczanede bulunduğunu ilçe bilgisiyle sorgulayabilecek.</p>

<h2>Eczaneye daha hızlı ulaşım</h2>

<p>"İlacım Nerede?" özelliğiyle vatandaşlar aradıkları ilacın bulunduğu eczaneyi, "nöbetçi eczane" seçimi yaparak da sorgulayabilecek. Bu kapsamda, reçete yazıldığı halde mesai saatleri içerisinde eczaneye gidemeyenler de ilaçlarına kısa sürede erişebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulama, seçilen eczaneye hızlı ulaşımı da destekleyecek. İlacın bulunduğu eczane seçildiğinde uygulama üzerinden navigasyon başlatılabilecek ve vatandaşların eczaneye en kısa yoldan ulaşması sağlanacak.</p>

<h2>Eczaneden önce hatırlatma mesajı gelecek</h2>

<p>"İlacım Nerede?" sekmesinde vatandaşlara yönelik uyarı mesajı da yer alıyor.</p>

<p>İlacın bulunduğu eczane konumunun yer aldığı sayfada, verilerin bir gün önceki stok üzerinden güncellendiği ve ilacın o süre zarfında başka bir hastaya verilmiş olabileceği, bunun için eczaneye gidilmeden önce telefonla ilacın stokunun teyit edilmesi gerektiği hatırlatılıyor.</p>

<h2>Stok bilgileri güncellenecek</h2>

<p>Uygulama içerisinde veri doğruluğunu güncel tutmak amacıyla hastalar "geri bildirim sistemi"ni kullanabilecek.</p>

<p>İlaç stok durumu, adres ve telefon bilgilerinin güncelliği ve harita lokasyon doğruluğu gibi başlıklarda vatandaşlar, uygulama üzerinden değerlendirmelerde bulunabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/recetedeki-ilacin-hangi-eczanede-oldugu-e-nabizdan-ogrenilebilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/09/geri-odeme-listesine-64-yeni-ilac-eklendi.webp" type="image/jpeg" length="86167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka sohbet botlarından tıbbi tavsiye almak riskli mi?]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/yapay-zeka-sohbet-botlarindan-tibbi-tavsiye-almak-riskli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/yapay-zeka-sohbet-botlarindan-tibbi-tavsiye-almak-riskli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OpenAI’nin ChatGPT Health adlı aracını tanıtmasının ardından, tıbbi tavsiye için yapay zeka sohbet botlarına başvurmadan önce dikkate alınması gereken bazı önemli noktalar bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada yüz milyonlarca insanın tavsiye almak için yapay zeka sohbet botlarına yönelmesi, teknoloji şirketlerinin sağlık sorularına özel olarak yanıt veren programlar geliştirmesini neredeyse kaçınılmaz hâle getirdi.</p>

<p>Ocak ayında OpenAI, sohbet botunun yeni bir sürümü olan ChatGPT Health’i tanıttı. Şirket, bu aracın kullanıcıların tıbbi kayıtlarını, sağlık ve iyilik hâli uygulamalarından gelen verileri ile giyilebilir cihazlardan elde edilen bilgileri analiz ederek sağlık ve tıpla ilgili soruları yanıtlayabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Program şu anda bir bekleme listesiyle sunuluyor. Yapay zekâ alanındaki rakip şirket Anthropic ise Claude adlı sohbet botunun bazı kullanıcılarına benzer özellikler sağlamaya başladı.</p>

<p>Her iki şirket de “büyük dil modeli” olarak bilinen bu sistemlerin profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutmadığını ve tıbbi tanı koymak amacıyla kullanılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Euronews<a href="https://tr.euronews.com/saglik/2026/03/09/saglik-sorularinizi-yapay-zekaya-sormadan-once-bilmeniz-gerekenler" rel="nofollow"> haberine göre</a>, buna karşın sohbet botlarının karmaşık tahlil sonuçlarını özetleyip açıklayabileceği, kullanıcıların doktor randevularına hazırlanmasına yardımcı olabileceği ya da tıbbi kayıtlar ve uygulama verileri içinde gizli kalmış önemli sağlık eğilimlerini analiz edebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Ancak asıl soru şu: Bu sohbet botları sağlık verilerini ve hastalıkları analiz etmede ne kadar güvenli ve ne kadar isabetli? Ve gerçekten ne ölçüde güvenilebilir?</p>

<p>Sağlığınız hakkında bir sohbet botuyla konuşmadan önce dikkate almanız gereken bazı noktalar var:</p>

<p>En yeni sohbet botlarının önemli avantajlarından biri, reçeteler, yaş bilgisi ve doktor notları gibi kullanıcıların tıbbi geçmişini dikkate alarak soruları bağlam içinde yanıtlayabilmeleri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tıbbi verilerinize erişim izni vermemiş olsanız bile, Robert Wachter ve diğer uzmanlar daha sağlıklı yanıtlar alabilmek için sohbet botlarına mümkün olduğunca ayrıntılı bilgi verilmesini öneriyor. Bu sayede sistemler, belirtileri ve soruları daha doğru bir çerçeve içinde değerlendirebiliyor.</p>

<h2>Endişe verici belirtileriniz varsa yapay zekayı es geçin</h2>

<p>Robert Wachter ve diğer uzmanlar, bazı durumlarda insanların sohbet botlarını tamamen devre dışı bırakıp derhal tıbbi yardım alması gerektiğinin altını çiziyor. Nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da şiddetli baş ağrısı gibi belirtiler bir tıbbi acil duruma işaret edebilir.</p>

<p>Stanford University’den Lloyd Minor’a göre ise daha az acil durumlarda bile hasta ve doktorların yapay zeka programlarına “belirli bir doz sağlıklı kuşkuculukla” yaklaşması gerekiyor.</p>

<p>Stanford University School of Medicine dekanı Minor, “Söz konusu ciddi bir tıbbi karar ya da sağlığınızla ilgili daha küçük bir karar bile olsa, asla yalnızca bir büyük dil modelinden aldığınız bilgilere dayanmanız gerektiğini düşünmemelisiniz” diyor.</p>

<p>Örneğin Polikistik Over Sendromu gibi daha yaygın görülen durumlarda bile hastalığın kişiden kişiye çok farklı seyredebilmesi ve bunun tedavi planlarını doğrudan etkileyebilmesi nedeniyle, gerçek bir sağlık profesyoneline danışmak çoğu zaman en doğru yol olarak görülüyor.</p>

<h2>Herhangi bir sağlık verisi yüklemeden önce mahremiyetinizi düşünün</h2>

<p>Yapay zekâ sohbet botlarının sunduğu pek çok avantaj, kullanıcıların kişisel tıbbi bilgilerini paylaşmasına dayanıyor. Ancak bir yapay zeka şirketiyle paylaşılan verilerin, ABD’de hassas sağlık bilgilerinin korunmasını düzenleyen federal gizlilik yasalarının kapsamına her zaman girmediğini bilmek önemli.</p>

<p>Genellikle Health Insurance Portability and Accountability Act (HIPAA) olarak bilinen bu yasa, tıbbi kayıtları izinsiz biçimde ifşa eden doktorlar, hastaneler, sigorta şirketleri ya da diğer sağlık hizmeti sağlayıcıları için para cezaları ve hatta hapis yaptırımı öngörüyor. Ancak bu düzenleme, sohbet botu geliştiren teknoloji şirketleri için doğrudan geçerli değil.</p>

<p>Lloyd Minor bu farkı şöyle açıklıyor: “Bir kişi tıbbi dosyasını bir büyük dil modeline yüklediğinde, bu onu yeni bir doktora vermekten çok farklıdır. Tüketicilerin gizlilik standartlarının tamamen farklı olduğunu anlaması gerekiyor.”</p>

<p>Öte yandan OpenAI ve Anthropic, kullanıcıların sağlık bilgilerinin diğer veri türlerinden ayrı tutulduğunu ve ek gizlilik önlemlerine tabi olduğunu belirtiyor. Şirketlere göre bu veriler modellerin eğitimi için kullanılmıyor; kullanıcıların sağlık bilgilerini paylaşması açık onaya bağlı ve istedikleri anda bu bağlantıyı kesmeleri mümkün.</p>

<p>Yapay zekaya yönelik büyük heyecana rağmen, bu teknolojinin bağımsız biçimde test edilmesi hâlâ erken aşamada. İlk araştırmalar, ChatGPT benzeri programların ileri düzey tıp sınavlarında oldukça yüksek başarı gösterebildiğini; ancak gerçek kullanıcılarla etkileşime girdiklerinde sık sık zorlandıklarını ortaya koyuyor.</p>

<p>University of Oxford tarafından 1.300 katılımcıyla yürütülen yakın tarihli bir araştırma, varsayımsal sağlık sorunlarını değerlendirmek için yapay zeka sohbet botlarını kullanan kişilerin; çevrimiçi arama motorlarına başvuranlar ya da kendi muhakemelerine güvenenlere kıyasla daha iyi kararlar vermediğini gösterdi.</p>

<p>Buna karşılık, tıbbi senaryolar kapsamlı ve yazılı biçimde sunulduğunda sohbet botları altta yatan hastalığı vakaların yaklaşık yüzde 95’inde doğru tespit edebildi.</p>

<p>Çalışmanın başyazarı, Oxford Internet Institute’nden Adam Mahdi, sorunun asıl kaynağını şöyle açıklıyor: “Problem orada değildi. İşlerin dağıldığı nokta, gerçek katılımcılarla etkileşim sırasında oldu.”</p>

<p>Mahdi ve ekibi bir dizi iletişim sorunu tespit etti. Kullanıcılar çoğu zaman sağlık sorunlarını doğru tanımlayabilmek için sohbet botlarına yeterli ayrıntıyı vermedi. Öte yandan yapay zeka sistemleri de sık sık doğru ve yanlış bilgileri aynı yanıt içinde sunarak kullanıcıların bunları ayırt etmesini zorlaştırdı.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca, 2024’te yürütülen bu çalışmada ChatGPT Health gibi en yeni sohbet botu sürümlerinin kullanılmadığını da özellikle not düşüyor.</p>

<h2>İkinci bir yapay zeka görüşü işe yarayabilir</h2>

<p>Sohbet botlarının ek sorular sorarak kullanıcılardan kritik ayrıntıları ortaya çıkarabilme becerisi, Robert Wachter’ın geliştirilmesi gerektiğini düşündüğü alanlardan biri.</p>

<p>Wachter, “Bu araçlar hastalarla etkileşime girip sorularıyla ve yanıtlarıyla biraz daha doktorvari bir hale geldiğinde işte o zaman gerçekten iyi olacaklar,” diyor.</p>

<p>Şimdilik alınan bilgiden daha emin olmanın yollarından biri ise, tıpkı başka bir doktordan ikinci görüş almak gibi, birden fazla sohbet botuna danışmak.</p>

<p>“Bazen bazı bilgileri ChatGPT’ye, bazılarını ise Gemini’ye giriyorum,” diyen Wachter sözlerini şöyle sürdürüyor: “İkisi de aynı sonuca vardığında bunun doğru yanıt olduğundan biraz daha emin oluyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/yapay-zeka-sohbet-botlarindan-tibbi-tavsiye-almak-riskli-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/09/mevsim-gecisleri-hastaliklara-davetiye-cikariyor.webp" type="image/jpeg" length="26247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rapor: Obeziteyle yaşayan çocuk ve ergen sayısı 2040 yılına kadar 228 milyona ulaşacak]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/rapor-obeziteyle-yasayan-cocuk-ve-ergen-sayisi-2040-yilina-kadar-228-milyona-ulasacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/rapor-obeziteyle-yasayan-cocuk-ve-ergen-sayisi-2040-yilina-kadar-228-milyona-ulasacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Obezite Federasyonu raporuna göre, dünya genelinde obeziteyle yaşayan çocuk ve ergen sayısı 2040 yılına kadar 228 milyona ulaşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde çocukluk çağı obezitesi hızla tırmanırken, yeni yayınlanan bir rapor tarihte ilk kez obeziteyle yaşayan çocuk sayısının yetersiz beslenen çocuk sayısını geride bırakacağını ortaya koydu.</p>

<p>Dünya Obezite Federasyonu tarafından yayımlanan "2026 Dünya Obezite Atlası", küresel bir sağlık krizinin kapıda olduğunu gösteriyor. Rapora göre, dünya genelinde obeziteyle yaşayan çocuk ve ergen sayısı 2040 yılına kadar 228 milyona ulaşacak.</p>

<p>180'den fazla ülkede çocukluk çağı fazla kilo ve obezite oranlarının yükseldiği belirtilirken, en hızlı artışın dünya çocuk nüfusunun büyük bir kısmının yaşadığı düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleştiği vurgulanıyor.</p>

<h2>Tarihi bir değişim kapıda</h2>

<p>İstatistikler, krizin boyutunu gözler önüne seriyor. 2025 yılında 5-19 yaş arası 177 milyon çocuk obeziteyle yaşarken, bu sayının 2040'ta 228 milyona çıkması öngörülüyor. Bu durum, dünya genelindeki çocuk ve ergenlerde obezite oranının yüzde 8,7'den yüzde 11,9'a yükselmesi anlamına geliyor.</p>

<p>Raporda, küresel beslenme trendlerinde büyük bir kırılma yaşandığına dikkat çekiliyor. 2027 yılından önce, obeziteyle yaşayan çocuk sayısının ilk kez yetersiz beslenme nedeniyle normalin altında kiloya sahip olan çocuk sayısını aşması bekleniyor.</p>

<p>Dünya Obezite Federasyonu'ndan Simon Barquera ve Johanna Ralston, raporda yaptıkları uyarıda, "Acil önlem alınmazsa, artan obezite oranları sağlık sistemleri, toplumlar ve gelecek nesiller üzerinde giderek artan bir baskı oluşturacaktır," ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu artış hızını "özellikle endişe verici" olarak nitelendirdi.</p>

<h2>Obezite oranları hangi bölgelerde yoğunlaşıyor?</h2>

<p>Obezite artık sadece yüksek gelirli ülkelerin bir sorunu olmaktan çıkmış durumda. Rapora göre, en yüksek yaygınlık oranları Amerika kıtası, Doğu Akdeniz ve Batı Pasifik bölgelerinde görülmeye devam edecek.</p>

<p>Avrupa'da ise dikkat çekici bir istisna öngörülüyor. 2025 yılında obeziteyle yaşayan 14 milyon çocuk olduğu tahmin edilen Avrupa'da, bu sayının 2040 yılında 13 milyona gerilemesi bekleniyor.</p>

<h2>Artışın arkasındaki temel nedenler neler?</h2>

<p>Uzmanlar, çocuklarda fazla kilo riskini artıran birçok faktörü sıralıyor:</p>

<ul>
 <li>Annenin hamilelikteki sağlığı, beslenme alışkanlıkları ve sigara kullanımı.</li>
 <li>Yaşamın ilk aylarında yetersiz emzirme.</li>
 <li>Okul yemeklerinin kalitesizliği ve yetersiz fiziksel aktivite.</li>
</ul>

<p>Raporda, hükümetlerin önleme stratejileri uygulamaya başladığı ancak bu çabaların artış hızıyla rekabet edemediği vurgulanıyor.</p>

<h2>Uzun vadeli sağlık ve sosyal sonuçlar</h2>

<p>Çocukluk çağı obezitesi sadece gelecekteki kronik hastalıkların habercisi değil, aynı zamanda erken yaşlarda da ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Rapora göre, 2040 yılına kadar en az 120 milyon okul çağındaki çocukta, yüksek Vücut Kitle İndeksi (VKİ) kaynaklı karaciğer bozuklukları, yüksek tansiyon ve diyabet riski gibi kronik hastalık belirtilerinin görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise meselenin sadece fiziksel sağlıkla sınırlı olmadığını, obezitenin çocuklarda damgalanma, ayrımcılık ve akran zorbalığı gibi nedenlerle psikososyal sorunlara ve okul başarısında düşüşe yol açtığını belirtiyor.</p>

<h2>Çözüm yolu: Daha sıkı politikalar</h2>

<p>Dünya Obezite Federasyonu, sadece bireysel önleme politikalarının yeterli olmayacağını, gıda sistemlerinden okul ortamlarına kadar köklü değişiklikler yapılması gerektiğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ üye devletleri, 2025-2030 dönemini kapsayan "Küresel Beslenme Hedefleri" doğrultusunda, ilk altı ayda sadece anne sütüyle beslenme oranını yüzde 60'a çıkarmayı ve çocuklarda aşırı kilo oranını yüzde 5 oranında azaltmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/rapor-obeziteyle-yasayan-cocuk-ve-ergen-sayisi-2040-yilina-kadar-228-milyona-ulasacak</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2025/05/kadinlarda-obezitenin-tetikledigi-8-ciddi-saglik-sorunu.webp" type="image/jpeg" length="87973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Skandalın ardından geldi; AB'de, bebek mamaları için yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/skandalin-ardindan-geldi-abde-bebek-mamalari-icin-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/skandalin-ardindan-geldi-abde-bebek-mamalari-icin-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB, bebek mamasındaki "sereulid toksini" skandalı nedeniyle Çin'den ithal edilen araşidonik asit yağına denetimi sıkılaştırdı. Bu yağın ithalatı için artık laboratuvar testi zorunlu olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, bebek mamaları ve sütleri için gerekli araşidonik asit yağının Çin'den ithalatına laboratuvar testi zorunluluğu getirdi.</p>

<p>Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'nde dün yayımlanan yönetmeliğe göre, bebek maması üretimi için <a href="https://www.dw.com/tr/%C3%A7in/t-18753286" rel="nofollow">Çin'den</a> tedarik edilen araşidonik asit yağı ancak laboratuvarda yapılacak "sereulid toksini" testi sonrasında AB'ye ithal edilebilecek.</p>

<p>Yönetmelik uyarında, perşembe günü itibarıyla AB'deki gümrük yetkilileri, Çin menşeli bu ürüne sereulid toksininin bulaşmadığını kanıtlayan laboratuvar sertifikasını kontrol etmeye başlayacak.</p>

<p>Halihazırda Çin'den yola çıkmış sevkiyatlar için ara formül öngörüldü. Buna göre iki ay boyunca gelen sevkiyatın bir bölümü AB'de teste tabi tutulacak.</p>

<h2>Toksin skandalı bebekli aileleri sarsmıştı</h2>

<p>Kısaca ARA olarak adlandırılan araşidonik asit yağı, <a href="https://www.dw.com/tr/anne-s%C3%BCt%C3%BC-bebe%C4%9Fin-beyinsel-geli%C5%9Fimi-i%C3%A7in-kritik-%C3%B6nemde/a-66447673" rel="nofollow">bebeklerin beyin ve görme gelişimi</a> başta olmak üzere, büyümesinde kritik rol oynayan doymamış bir omega 6 yağ asidi.</p>

<p>Ancak Aralık ayı itibariyle bazı bebek mamaları ve süt ürünlerinde, sereulid toksinin (cereulide) tespiti, aralarında <a href="https://www.dw.com/tr/nestle-t%C3%BCrkiyede-bebek-mamalar%C4%B1n%C4%B1-raflardan-toplat%C4%B1yor/a-75425478" rel="nofollow">Nestlé,</a> Danone ve Lactalis gibi Avrupalı devlerin de yer aldığı bir çok şirketin, 60'tan fazla ülkedeki ürünlerini geri çağırmasına yol açmıştı.</p>

<p>Sereulid toksini, Bacillus cereus bakterisi tarafından üretilen, ısıya oldukça dayanıklı bir zehir, kusma ve ishale, gıda zehirlenmesine yol açıyor. Sereulid zehiri, bebek maması çok uzun süre ılık tutulduğunda veya tekrar tekrar ısıtıldığında da oluşabiliyor.</p>

<h2>AB, toksinin izini sürdü</h2>

<p>Bebek mamalarındaki bu zehirin izini süren AB makamları, toksini Çin'den gelen ARA içeren preparatlarda tespit ettiklerini açıklamıştı.</p>

<p><a href="https://www.dw.com/tr/emzirmek-meme-kanserine-kar%C5%9F%C4%B1-nas%C4%B1l-koruyor/a-73548834" rel="nofollow">Anne sütünde</a> bulunan ARA, hazır <a href="https://www.dw.com/tr/piyasadaki-bebek-mamalar%C4%B1-ne-kadar-g%C3%BCvenilir/a-75958055" rel="nofollow">bebek mamalarının</a> da en önemli birleşeni.</p>

<p>Dün yayımlanan AB yönetmeliğinde, "Çin'den ithal edilen, sereulid toksini bulaşmış araşidonik asit yağının insan sağlığı için ciddi bir risk oluşturma olasılığının yüksek olduğu" belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB herhangi bir şirketin adını açıklamadı. Ancak tedarikçi şirketler arasında yer alan Cabito Biotech hakkında son gelişmeler nedeniyle inceleme başlatıldığı duyurulmuştu.</p>

<p>Bu arada Fransa'da üç bebeğin ölümünün, piyasadan geri çağrılan bebek mamalarının tüketimiyle bağlantılı olabileceğinden şüpheleniliyor. Fransız yetkililer soruşturma başlattıldığını duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/skandalin-ardindan-geldi-abde-bebek-mamalari-icin-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 06:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/01/ne-kadar-mama-1407837310-153e9e47e5b046.jpg" type="image/jpeg" length="85337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma sonucu: Video oyunu Tetris, travmaya bağlı istemsiz anıları azaltabilir]]></title>
      <link>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-sonucu-video-oyunu-tetris-travmaya-bagli-istemsiz-anilari-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-sonucu-video-oyunu-tetris-travmaya-bagli-istemsiz-anilari-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyni Tetris oynayarak meşgul tutmanın, istemsiz anıların zihne sızmasını engellediği ve böylece travmayı hafiflettiği belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, video oyunu Tetris’in travmaya bağlı istemsiz anıları azaltabildiğini ve belirtilerin altı ay sonra hafiflediğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Euronews'da yer alan habere göre, beyni Tetris oynayarak meşgul tutmanın, istemsiz anıların zihne sızmasını engellediği ve böylece travmayı hafiflettiği belirlendi.</p>

<p>The Lancet Psychiatry’de yayımlanan çalışma, travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) temel belirtilerinden biri olan travmaya ilişkin istemsiz, canlı ve istenmeyen anıların tedavisine odaklandı. Imagery Competing Task Intervention (ICTI) adı verilen tedavi, İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nde araştırma kuruluşu P1vital iş birliğiyle geliştirildi ve Cambridge Üniversitesi ile Oxford Üniversitesi’nde denendi.</p>

<p>Beklenmedik bir ölüme tanık olmak ya da şiddet içeren bir deneyim yaşamak gibi psikolojik travmalar, günler ya da yıllar boyunca sürebilen ve kişilerin ruhsal ve fiziksel sağlığını etkileyen istemsiz anılara yol açabiliyor. İstemsiz anılar, yaygın olarak “flashback” olarak biliniyor.</p>

<p>Çalışmanın başyazarı ve Uppsala Üniversitesi psikoloji profesörü Emily Holmes, “Geçmiş bir travmaya dair tek ve kısa süreli bir istemsiz anı bile, dikkati ele geçirerek ve kişileri istenmeyen ve istilacı duyguların insafına bırakarak günlük yaşamda güçlü bir etki yaratabilir” dedi.</p>

<p>Holmes, bu kısa görsel müdahale yoluyla söz konusu duyusal anıların istilacı yönü zayıflatıldığında, kişilerin daha az travma imgesinin zihinde canlandığını deneyimlediğini de ekledi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Tetris" class="detail-photo img-fluid" height="1300" src="https://gazetezebracomtr.teimg.com/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/02/tetris.jpg" width="929" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetezebra.com.tr/arastirma-sonucu-video-oyunu-tetris-travmaya-bagli-istemsiz-anilari-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetezebracomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetezebra-com-tr/uploads/2026/02/images-2.jpg" type="image/jpeg" length="89827"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
