Ekonomi

Piyasalar bunu konuşuyor; Küresel ekonomide yeni bir enflasyon şoku yaşanma riski var mı?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla Orta Doğu’da tırmanan çatışma, enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomide yeni bir enflasyon şoku yaratma riski taşıyor. En kötü senaryoda petrolün 108 dolara kadar çıkabileceği belirtilirken, bu durum Avrupa’yı resesyonun eşiğine getirebilir, Fed’i ise enflasyon baskısı ile faiz indirimi talepleri arasında zor bir tercihle karşı karşıya bırakabilir.

Bloomberg Economics’e göre ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla Orta Doğu’da patlak veren savaşı, gümrük vergisi artışlarının etkisini henüz üzerinden atamamış durumda olan küresel ekonomiye ciddi bir darbe vurma tehdidi oluşturuyor. Aralarında Ziad Daoud, Dina Esfandiary ve Jamie Rush’ın da bulunduğu ekonomistlere göre enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde Avrupa ekonomisi resesyonun eşiğine gelecek.

ABD için ise, bu durum Fed’i içinden çıkılması imkânsız bir duruma sokacak çünkü Amerikan Merkez Bankası enflasyonu artıran bir savaş ile faiz oranlarının düşürülmesini talep eden bir başkan arasında sıkışıp kalacak. Çin için ise, İran’dan indirimli petrol ithalatının sona ermesi, Trump’ın gümrük vergileri ve emlak piyasasının çöküşünün yarattığı baskıya ilave bir yük altında kalmış olacak. “Elbette Washington ve Tahran’ın bir çıkış yolu bulması, petrolün tırmanış öncesi ortalaması olan varil başına 65 dolara geri dönmesi ve küresel ekonominin bir darbeyi atlatması da mümkün” diyen ekonomistler, “Ancak son işaretler, daha kötüsünün geleceğini gösteriyor” dedi.

En kötü senaryo ne?

Bloomberg Economics, en kötü senaryoda çatışmaların devam edeceğini varsayıyor. Bu senaryoda yoğunlaşan saldırılar rafinerileri ve limanları ateşe veriyor veya boru hatlarını tahrip ederek enerji üretimini durduruyor. Yine bu senaryoda “ABD, Trump’ın vaat ettiği deniz eskortları ve sigortaya ek olarak, Boğaz’dan geçen tankerleri korumak için hava savunması sağlayabilir, ancak riskler yüksek kalmaya devam eder. Düşük maliyetli İranlı insansız hava araçlarının zamanlaması iyi birkaç toplu saldırısı, kanalı etkili bir şekilde kapalı tutmak için yeterli olabilir” deniyor. Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapatılmasının fiyatları savaş öncesi seviyelerinden yüzde 80 artırarak varil başına 108 dolara çıkaracağını öngören Bloomberg Economics, en kötü senaryoda fiyatların yılın dördüncü çeyreğine kadar bu yüksek seviyede kalacağını varsayıyor.

Merkez bankalarının konumu

Ekonomistler merkez bankalarının olası senaryolara nasıl tepki verebileceğini de değerlendirdi. “Merkez bankaları için en önemlisi petrol fiyatlarındaki artış sonrası enflasyon beklentilerinin sabit kalıp kalmayacağı” diyen ekonomistler şöyle devam etti: “Beklentiler sabit kalırsa, Fed ve ECB enflasyon üzerindeki geçici etkiyi göz ardı ederek büyüme risklerine odaklanabilir ve faiz indirimine gidebilir. Beklentiler sabit kalmazsa, işçilerin daha yüksek ücret talep etmesi, işletmelerin fiyatları artırması ve bunun sonucunda enflasyonist bir sarmalın oluşması endişesi, onları faiz artırımına zorlayabilir.” Dün konuşan İki Fed yetkilisi de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının politika yapıcılar için belirsizlik yarattığını ve en önemli sorunun enerji fiyatlarının ne kadar süreyle yüksek kalacağı olduğunu söyledi.

Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, faiz oranlarının çeyrek puan indirileceği yönünde daha önce dile getirdiği öngörüye artık eskisi kadar güvenmediğini söylerken, New York Fed Başkanı John Williams finansal piyasalar üzerindeki etkinin şu ana kadar “makul ölçüde sınırlı” olduğunu belirtti. Williams, enflasyonun daha da yavaşlaması halinde ilave faiz indirimlerinin gerekli olacağını söyledi ve ABD’de enflasyon oranının 2026 sonunda yüzde 2,5’e, 2027’de ise yüzde 2’ye düşmesini beklediğini, ekonominin ise bu yıl yaklaşık yüzde 2,5 büyüyeceğini belirtti.