2 Temmuz 1993’te Sivas'ta Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle 33 aydın, sanatçı ve yazar ile 2 otel çalışanı hayatını kaybetti. Türkiye’nin yakın tarihine Madımak Katliamı olarak geçen saldırı, aradan geçen 33 yıla rağmen yalnızca yaşanan can kayıplarıyla değil, katliama giden süreçteki ihmaller, yargılamadaki tartışmalar, firari sanıklar, zamanaşımı kararları ve tahliyelerle de gündemde kalmayı sürdürüyor.
Sivas Katliamı davası, Türkiye’nin en tartışmalı davalarından biri oldu. İlk etapta 124 kişi hakkında dava açıldı. 33 kişi idam cezasına çarptırıldı, ceza infaz yasasıyla bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.
Sanık avukatlarından birçoğu muhafazakar sağ partilerde milletvekili ve bakanlık pozisyonlarına kadar yükseldi ve geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü.
Arasında Cafer Erçakmak’ın bulunduğu firari beş sanığın davası ise 2012’de zamanaşımı nedeniyle düşürüldü.
Sivas Katliamı davası 20 yılın ardından 2014’te zaman aşımı gerekçesiyle kapatıldı.
Mahkeme Başkanı, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ama bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verilmiştir” dedi.
Katliama ilişkin firari üç sanığın yargılandığı son davada da karar 14 Eylül 2023’te çıktı. Mahkeme heyeti, davanın düşmesine karar verdi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “asli fail” Hayrettin Gül’ün cezasını “sürekli hastalık” gerekçesiyle kaldırdı. Erdoğan daha önce de Madımak katliamı hükümlülerinden Ahmet Turan Kılıç’ın cezasını affetmişti.