Ülkeyi yönetenlerin hedefi toplumun refah seviyesini artırmak değil midir?

Ekonominin, önce damada, ardından 'Bir uyuyun 6 ay sonra uyanın Türkiye'de çok farklı noktalara gideceğiz" diyenlere teslim edildiği yerde halk kaç altı aydır uyutulmaya çalışılıyor...

Tüketici güven endeksi yerlerde, enflasyon hala zirvede; Ekonomik parametreler bir öyle bir böyle...

Tasarruf denilince akla sadece dar gelirli ya da ücretli geliyor ama esas kazananların vergi vermediği de ortalığa saçılıyor...

İktidar uzun süredir içki, sigara, akaryakıta yüksek vergilerle bir kesimi tabiri caizse cezalandırıyor...

Özel Tüketim Vergileri ile vergi yükü yine aynı kesimin üzerinde...

Şimdi de yurt dışı çıkış harcının 150 Liradan 3000 Liraya yükseltilmesi gündemde...

Kamu harcamalarından 'itibardan tasarruf olmaz' denilerek taviz vermeyen, esas zenginlerin kuş kadar vergi ödemesine, milyonlar kazanan işletmelerin göz göre göre vergi istisnalarına sığınmasına kafasını çevirenler, yine zaten yaşam standardında dibi görmüş kitleyi hedef alıyor...

Bütün bu uygulamalarla hükümet vatandaşına diyor ki;

Tatile gitme,

Yurt dışına hiç gitme,

Ev, araba alma,

Bilgisayar, cep telefonu kullanma,

Çünkü bunların hepsi lüks...

Peki, ülkenin ekonomisini bu ülkenin vatandaşları mı bu hale getirdi?

Hesapsız, kitapsız, hiçbir bilime dayanmayan ekonomi politikalarını bedel ödetilenler mi uyguladı?

Kur Korumalı Mevduatı, sokaktaki vatandaş mı çıkardı?

Merkez Bankası'nın rezervlerini asgari ücretli mi harcadı?

Koca koca şirketlere milyarlarca liralık vergi istisnalarını, afları emekliler mi getirdi?

Enflasyonu düşüreceği sanılan Bakan Mehmet Şimşek, hükümetin bütün hatalarını halka yükleyerek ekonominin düzeleceğini düşünüyor...

Toplumun ayrıcalıklı, küçük bir kesimi yedi yemeği,

Hesabı da onlar ödesin...

Liyakatsiz bürokratlar ve onları atayanlar faturaya ortak olsun...