23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı olarak kullanılan eski gazete binasına "Hafıza, Hakikat, Hayat, Hasret" yazılı dev bir afiş asıldı.
Saat 15.00’te başlayan törende bir araya gelenler “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Buradayız Ahparig”, “Katilleri koruyan cinayete ortaktır” ve “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganlarıyla adalet taleplerini yineledi.
Törende, cezaevlerinde bulunan isimlerin gönderdiği mektuplar okundu.
Adalet çağrısının bir kez daha yükseldiği anmada, bu yılki konuşmayı Agos'un 30 yıllık çalışanı, genel yayın yönetmeni yardımcısı ve görsel direktörü Leda Özber yaptı.
Konuşmasına, suikastın gerçekleştiği 19 Ocak 2007 gününü hatırlatarak başlayan Özber, o kara günün ardından Agos’u yaşatmak için bir avuç insanın verdiği mücadeleyi anlattı.
Özber, Hrant Dink’in cenaze törenindeki o tarihi kalabalığa atıfta bulunarak, "Fotoğrafçı Antoine Agoudjian’ın o gün söylediği sözler zihnimde yankılanıyor: ‘Bu kadar Türk, bir Ermeni için mi yürüyor?’ Evet Baron Hrant, sen cenaze töreninle de tabuları yıktın. On binlerce insan sessizce senin için yürüdü" dedi.
“Bir kişi bile okusa benim için önemli”
Özber, gazetenin manşetlerinin bazen toplumda büyük yankı bulduğunu, bazen ise derin bir sessizlikle karşılandığını belirterek Dink ile aralarında geçen bir diyaloğu aktardı:
"Bazen hayal kırıklığıyla ‘Biz bu gazeteyi kim için çıkarıyoruz?’ diye sorardım. O ise her defasında, ‘Bir kişi bile okusa, bir kişiye bile ulaşsam benim için önemli’ yanıtını verirdi."
Sebat Apartmanı’nın artık "23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı" olarak yaşadığını hatırlatan Özber, Dink’in mirasının bir sonraki kuşağa nasıl aktarıldığını kızı Lea üzerinden şu sözlerle anlattı:
“Senin olduğu gibi korunan odanı kızımla birlikte geziyoruz. Bu mekân olmasaydı, senin barış sevdanı kızıma nasıl somutlaştırabilirdim? Şimdi her ziyaretimizde sana notlar yazıp bırakıyor; seni hiç tanımadığı bir dedesiymiş gibi özleyerek hakkında sorular soruyor.”
Konuşmasının sonunda adalet arayışına dikkat çeken Leda Özber, "Türkiye’de basın üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. Çok sayıda gazeteci hapiste. Şunu bilmelisiniz ki; gazetecilik suç değildir" diyerek cezaevindeki gazetecilere selam gönderdi.
Özber, konuşmasını şair Zahrad’ın şu dizeleriyle noktaladı;
Siz hepiniz deniz –fırtınalı ve büyük–
Ben o denizin içinde
Ben o denizin içinde bir yağ damlası
Hülyalı –dalganın yüzeyinde–
Siz hepiniz –fırtınalı ve büyük–
Deniz yüreğimin içinde