Siyasi yanlış kararlar, verimsizlik ve yarattığı kamu zararı, yandaş, paydaş, partidaş tartışmaları sadece bu topraklarda yaşanmıyor.

En önemli gündemi Büyük Britanya'dan bağımsızlığını kazanmak olan İskoçya'nın ilk üçe girecek siyasi gerilimlerinden birini ülkenin batı kıyısındaki adalara ulaşımda yaşanan sorunlar oluşturuyor.

Öyle ki, Ulaştırma Bakanı Fiona Hyslop, sık sık bu konudaki gelişmeler hakkında toplumu bilgilendirmek zorunda kalıyor.

Bir yandan da simgesel bir tartışma bu. Çünkü adalara ulaşım, sisteme dair bir çok yanlışı da ortaya koyuyor.

Artık hantallaşan ve arızalar nedeniyle batı kıyısındaki ulaşımı sağlıklı yürütemez hale gelen feribotların yenilenmesi kararıyla başladı süreç...

Kamulaştırılmış Ferguson Deniz Tersanesi'nde inşa edilmekte olan ve bu baharda denize indirilmesi planlanan iki gecikmiş ve bütçeyi aşan feribot, iki ay daha gecikmeyle karşı karşıya kaldı.

İki teknenin Glasgow Limanı'ndaki tersanedeki inşaatları için ilk tahmin 97 milyon sterlindi ancak şu anda en az 360 milyon sterlinlik bir fiyat etiketi var.

Yani maliyet açısından da kamuoyu baskısı yükseliyordu... 

Ada toplulukları arasında devam eden hayal kırıklığının ortasında çözüm ise çok uzaklarda Yalova'da bulundu.

Adalar arasındaki ulaşımı gerçekleştiren Feribot acentesi CMAL, Yalova merkezli Cemre Marin Endüstri tersanesiyle 4 feribotun inşası için anlaşma sağladı.

Kendi ülkelerinde yaşadıkları hayal kırıklıklarının ardından şüpheyle yaklaştıkları anlaşmada belirtildiği gibi ilk feribot 16 Mart, ikincisi ise 8 Haziran'da denize indirildi.

Hem zamanında hem de maliyetleri aşmadan inşa edilen feribotlar, İskoçya hükümetinin de elini rahatlattı.

Cemre Marin, gelecek yıl da 450 yolcu ve 100 araba ya da 14 ticari araç taşıma kapasitesine sahip iki feribotu daha teslim edecek, böylece adaların ulaşım sorunu da büyük ölçüde rahatlayacak. 

İskoçya Ulaştırma Bakanı Fiona Hyslop, Türkiye’de tamamlanan geminin hükümetinin 2026 yılına kadar altı yeni büyük gemiyi hizmete sokma hedefinde önemli bir kilometre taşı olduğunu söylüyor...

İskoç Muhafazakarlar, Türk yapımı gemilerin Clyde'da inşa edilenlerden önce teslim edilmesini "SNP'nin orijinal feribot stratejisi açısından şaşırtıcı bir aşağılama" olarak tanımlıyor...

Ancak İstanbul'un eteklerindeki bu Türk tersanesinde bile bu teknelerin zamanında ve bütçeye uygun teslim edilmesinin ne kadar değerli olduğu konusunda bir anlayış var... 

Orwell Jura Adası

Jura'ya yolculuk

Yalova'da inşa edilen feribotlardan birinin ulaşımı sağlayacağı adalardan biri de Jura...

75 yıl önce geçtiğimiz Cumartesi günü yayımlanan George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ü bu adada yazıldı; Tıpkı yazarın bir başka önemli eseri Hayvan Çiftliği gibi... 

Genellikle sert olan Hebrid iklimi ve Jura'daki sade koşullarda yaşamanın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ün kasvetli tonuna katkıda bulunmuş olabileceği bile öne sürüldü.

Okuyucuların George Orwell olarak tanıdığı babası Eric Arthur Blair'in adada daktilodan kaçınarak arazide çalıştığını anlatıyor şimdilerde 80'li yaşlarını kutlayan Richard Blair:

"Bu zamana kadar bahçeyi kazıp ekmeyi başarmıştı. Bu da ona yeni başladığı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ü yazmaya bir ara verdi. Bahçeyi kurduktan sonra sebze yetiştirmeye başladı ve bu tabii ki yiyecek açısından çok önemliydi. Çünkü belli ki o zamanlar karneyle beslenme ve yiyecek bulmanın gerçekten zor olduğu günlerdi. Aslında çok iyi bir yaşam tarzımız vardı. Balıklara, istakozlara, yengeçlere erişimimiz vardı..."

Akciğerlerindeki atardamarın patlaması sonucu kitabını tamamlamasından kısa süre sonra 46 yaşında yaşamını yitirdi Orwell...

Yaşasaydı, İskoçya ile Yalova arasındaki yaşananlara acaba ne derdi?