Gündem

Gazeteci Alican Uludağ soruşturması: Neyi araştıracaksınız? Bir şey yok ki. Suç saydığınız cümle önünüzde duruyor

İstanbul Barosu'nun önceki başkanlarından Av. Turgut Kazan, tutuklu gazeteci Alican Uludağ hakkındaki soruşturmaya dair açıklama yaptı: “Biz bugün yaşadıklarımızı yargı uygulaması olarak benzer ölçülerde hiç yaşamadık. Çünkü biz hukukçular olarak yasalarda yazılanların uygulanacağını öğrendik. Bu durumda iddianamenin hızlı olması gerekir, yani hemen olması gerekir. Çünkü neyi araştıracaksınız? Bir şey yok ki. Suç saydığınız cümle önünüzde duruyor. Cümleyi kullanan gazeteci de “Ben böyle bir şey yazmadım" demiyor, “Bunu ben yazdım” diyor. Ondan sonra, "Ama burada asla Cumhurbaşkanına hakaret ya da hakaret sayılabilecek bir sözcük, yaklaşım, değerlendirme yok” diyor. Buna göre iki satır, yani yarım sayfalık bir iddia olacak. Onun için bir an önce savcı olarak sizin göreviniz soruşturmayı yargı önüne götürmektir.”

Avukat Kazan, gazeteci Alican Uludağ'a benzer şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Ankara’dan İstanbul’a getirilen Sabri Uzun için verilen yetkisizlik kararına da değindi:

“Aykırılığı saptanan bir gerçek bir daha tekrarlanmaz, yasaya aykırılık bir daha tekrarlanmaz. Sabri Uzun'u da o şekilde Ankara'dan alıp buraya getiriyorsunuz. Dava açıldıktan sonra da mahkeme yetkisizlik kararı verip Ankara'ya gönderiyor. Bu bir daha yaşanmaz. Bunları ben hukukçu olarak nasıl cevaplayabilirim ki? Çünkü yapılamaz ama yapılıyor. Kitabın yazdığı gibi değil bu olay. Hukuk devletinde bunlar olamaz, böyle işlemler yapılamaz. Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu Anayasa yazıyor, Adalet Bakanları açıklama yapıp ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ dedi diye hukuk devleti olmaz. Hukuk devleti kuralları işliyorsa zaten hukuk devleti tartışması yapılmaz. Çünkü hukuk devleti yaşanır.”

Kazan, Alican Uludağ'ın tutukluluğa itiraz dilekçesinde yer alan, AİHM’in "Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu’nun (TCK m. 299) meşru amaç taşımadığı" ve tutuklama kararının "ifade ve basın özgürlüğüne haksız müdahale olduğu" yönündeki Vedat Şorli kararını da hatırlattı:

“AİHM, 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü maddesine göre 299. maddenin uygulanmasını ihlal sayıyoruz' diyor. Türkiye olarak itirazımız da geri çevrildi. Kesinleşme falan denildi, e kesinleşti de! Ama bunu konuşmuyorsunuz bile. Adalet Bakanlığı eğer ‘Türkiye hukuk devletidir’ diye yazıyor çiziyorsa bu kanun maddesinin değiştirilmesini sağlamak zorundadır. AİHM, ‘Hapis cezası verilemez artık’ diyorsa veya hapis cezası verilmesi halini bir ihlal sayıyorsa bunu para cezasına dönüştürmeniz gerekir, o da caydırıcı olmayacak şekilde olmalıdır.”