ABD Merkez Bankası (Fed) İran savaşı kaynaklı maliyet artışlarının tetiklemesiyle enflasyonda hızlanma beklendiği bir dönemde politika faizini yüzde 3,50-3,75 bandında bıraktı.
Fed'in son toplantısındaki tablo ise Orta Doğu'daki çatışmanın neden olduğu artan belirsizlik ortamında politika görünümüne ilişkin görüş ayrılığının derinleştiğini ortaya koydu. Dört yetkili karara karşı çekimser oy kullanırken, bu oylardan üçü, Fed'in sonunda faiz indirimlerine yeniden başlayacağını ima eden toplantı sonrası açıklamalarındaki ifadelere de itiraz etti.
Nisan toplantısındaki çekimser oy sayısı 1992'den bu yana en yüksek muhalif oy sayısı olarak kayda geçti. 1992 yılında Alan Greenspan başkanlığındaki Fed toplantısında verilen dört çekimser oy, o dönem ekonominin resesyondan yeterince toparlanmadığı gerekçesiyle faiz indirimi talep eden üyelerden gelmişti. Söz konusu resesyon ise Irak'ın Kuveyt'i işgalinin ardından başlayan ABD harekâtı sonrası 90-91 döneminde yaşanan ekonomik daralmayla yaşanmıştı.
Komite, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan'ın "federal fon oranı için hedef aralığının korunmasını desteklediklerini ancak bu aşamada açıklamaya gevşeme eğiliminin dahil edilmesini desteklemediklerini" belirtti.
Fed Guvernörü Stephen Miran da faiz indirimi lehinde taraf alarak Fed'in kararına karşı oy kullandı.
Fed karar metninde de sınırlı bir revizyon yaparak "Orta Doğu'daki gelişmeler ekonomik görünüm konusunda yüksek düzeyde belirsizliğe katkıda bulunuyor" ifadelerini kullandı.
Yetkililer, faiz oranlarına yapılacak "ek düzenlemelerin kapsamı ve zamanlaması"na atıfta bulunan ifadeyi tekrarladılar. Yetkililer, 2025'in son aylarında faiz oranlarını üç kez indirme kararı almıştı.
Savaş görünümü belirsizleştirdi
Son dönemde savaşın etkisiyle ABD'de özellikle akaryakıt fiyatları kanalı üzerinden enflasyonist etkiler izleniyordu.
Bunun yanında Fed için kritik bir diğer başlık da başkan değişimi gündemi oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın bir sonraki Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato Bankacılık Komitesi'nde 13 Cumhuriyetçi üyenin tamamının oyunu alırken 11 Demokrat üyenin tamamı ise aleyhine oy kullandı.
Böylece Jerome Powell'ın görev süresinin 15 Mayıs'ta sona ermesinden önce Senato'nun tamamı tarafından onaylanma yolunda ilerliyor. Warsh'un Senato'dan onay alması halinde, Powell'ın görev süresinin sona ermesine rağmen yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam etmesi bekleniyor.
11 Demokrat üye, Warsh'ın başkanın isteklerini dikkate almadan politika belirleme sözüne şüpheyle yaklaştıklarını belirterek, ona karşı oy kullandı.
Powell'dan açıklamalar
Fed Başkanı Jerome Powell, Nisan toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, para politikasında değişikliğe gitmediklerini ve mevcut duruşun ekonomik hedeflerle uyumlu olduğunu belirtti.
Powell, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) politika faizini sabit tutma kararı aldığını ifade ederek, mevcut para politikası duruşunun maksimum istihdam ve yüzde 2 enflasyon hedefleri doğrultusunda uygun olduğunu düşündüklerini söyledi.
Ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Powell, istihdam artışlarının son dönemde zayıf seyrettiğini, işsizlik oranının ise büyük ölçüde değişmediğini belirtti. Tüketici harcamalarının dirençli kaldığını ve şirketlerin sabit yatırımlarını artırmaya devam ettiğini söyleyen Powell, buna karşın konut sektöründeki faaliyetlerin zayıf seyrettiğine işaret etti.
Enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde olduğunu vurgulayan Powell, enerji fiyatlarındaki artışın bu görünümde belirleyici rol oynadığını söyledi. Tüketici fiyat endeksinin son 12 aylık dönemde yüzde 4'ün üzerinde gerçekleştiğini belirten Powell, gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonun ise yüzde 3,2 seviyesinde olduğunu aktardı. Powell ayrıca enflasyon beklentilerinde son haftalarda görülen artışta da petrol fiyatlarının etkileyici olduğunu ifade etti.
Powell, Orta Doğu'daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerinde belirsizlik yarattığını ve bu gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin sürmesi ya da gerilimin artması halinde enflasyon üzerindeki baskının artabileceğini belirten Powell, benzin fiyatlarındaki yükselişin halihazırda tüketiciler tarafından hissedildiğini kaydetti. Bu durumun havacılık ve enerjiye bağlı sektörler başta olmak üzere farklı alanlara da yansıyabileceğini söyledi.
İşgücü piyasasına ilişkin değerlendirmesinde Powell, son bir yılda istihdam artış hızındaki yavaşlamanın önemli ölçüde göçteki azalma ve işgücüne katılım oranındaki düşüşten kaynaklandığını söyledi. Bu durumun işgücü arzındaki büyümenin yavaşlamasına işaret ettiğini belirtti.
Para politikası karar sürecine de değinen Powell, komite içinde farklı görüşlerin dile getirildiğini ancak belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda aceleci davranılmaması yönünde genel bir yaklaşım benimsendiğini aktardı. Powell, kararların veri odaklı şekilde alındığını ve tartışma ortamının doğal olduğunu vurguladı.
ABD'nin enerji pozisyonunun geçmişe kıyasla değiştiğine dikkat çeken Powell, "Biz enerji ihracatçısıyız. 70'lere kıyasla pozisyonumuzu çok değiştirdik. Dolayısıyla bunun ABD üzerindeki etkisi Batı Avrupa'ya ya da Asya'ya kıyasla daha sınırlı kalacaktır. Yani, etkileri hiç hissetmeyiz demiyoruz, ama mevcut durumda görece daha az etki hissederiz" dedi.
Powell basın toplantısında, Kevin Warsh'u ABD Senatosu'nda kaydettiği ilerlemeden dolayı tebrik etti. Powell, görev süresinin 15 Mayıs'ta sona erdikten sonra henüz belirli olmayan bir süre boyunca yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam edeceğini de duyurdu.
Fed’in yapısına ilişkin değerlendirmede de bulunan Powell, şu ifadeleri kullandı:
"Bizim istediğimiz şey 12 güçlü, bağımsız Fed başkanın olması. Tabii 12'nin yaptığını bir tek yapı daha verimli bir şekilde yapabilir mi? Onu bilemeyiz. Tabii burada verimlilik ve doğru adımlar da önemli."
Powell, veri merkezlerine yönelik yatırımların ve işletmelerin teknoloji harcamalarının sürdüğünü belirterek, ABD ekonomisinin genel olarak büyümeye devam ettiğini söyledi.