Bu ülkede ana gündem, “Halk Yoksulluğu” olmak zorunda…

Yer mi yarıldı

Ben mi yerin dibine girdim.

Kelimeler birer yıldırım gibi düştü. Sallandı yüreğim.

Bir sokak röportajı ve yaş almış bir insanımızın pazar yerinde dudaklarından dökülenler:

“Çok zor.

Çok çok zor.

Gayet zor.

Hayat artık çok çok çok zor.”

”Yoksulluk bütün insanlığın utancıdır” der Yaşar Kemal.

Ülkede bu utanç her geçen gün artıyor. Üstelik arttıkça daha da görünmez hâle geliyor.

Ve artan bu körlük son derece trajik. Nereye dönsek bir cehennem.

Bir yandan kira ödeyemediği için, arabada yatan ve ölen vatandaş.

Öte yandan ekonomik yoksunluklar içinde, çaresizlikten kurtulamayan, intihar edenler..

Ki, intihar eden Makine Mühendisinin bıraktığı not, aslında gelir adaletsizliğini de açıklıyor.

Elbette;

15 yaşında bir çocuğun, “Yan bakma” bahanesiyle öldürdüğü 17 yaşında ki pırıl pırıl genci, kendisini terk eden eşine ceza verdim diyerek; iki çocuğunu öldürüp, intihar eden babanın, bir anneye ömür boyu sürecek bırakılan cehennemi, sokak ortasında hala katledilen kadınları ve sayamayacağımız kadar çok ve devasa sorunları elbette konuşacağız..

Konuşacağız elbet, Venezuelayı.

Yanı başımızda, komşularımızda yaşananları..

İran’ı

Suriye’ yi

Filistin’i

Gazete metinlerini, yayınlanan bildirileri, yaşanan protestoları; okuyacağız, göreceğiz.

TV’ leri, Radyo’yu, konuşmaları dinleyeceğiz elbette.

Ama artık bu ülkede ana gündem, “Halk Yoksulluğu” olmak zorunda…

Gerçekçi olmak zorundayız..

Milyonlarca; emekli, emekçi, asgari ücretli şaka değil, yoksulluk içinde boğuluyor…

Artık; politik lafazanlıklarla oyalanamayacak kadar derin bir yoksulluğun pençesindeyiz…

Yaş almış insanımızın dediği gibi:

“Zor. Çok zor. Yaşamak çok çok çok zor. Gayet zor.”

Duyuyor musunuz; Kadınlar, beyler…

Hani, vatandaşın oyu ile seçilip, yüzbinlerce lira maaş alanlar.

Hani, oylamalarla, emekliye, emekçiye insanca, onurlu bir yaşam sürecek ücretleri reddedenler…

Duyuyor musunuz?

Ülkede derin bir yoksulluk var…