İddianamedeki kulüp başkanının maç pazarlığı yaptığı telefon görüşmeleri HTS kayıtlarıyla tespit edildiği kaydedildi. Şüpheli Hasan Güney'in soruşturma dosyasının diğer şüphelisi Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ile "Her yerde konuşuyormuşsun ben maçı bağladım aradım diye böyle şeyler söyleme dayı" şeklinde mesajlaştığı da iddianamede yer aldı. Şüphelilerin "şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunmak" suçundan cezalandırılması istenirken ayrıca spor müsabakalarını seyirden yasaklanması talep edildi. İddianame İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İddianamede, Ankaraspor Kulüp Sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulüp Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu, Ankaraspor Takım Teknik Sorumlusu Volkan Erten, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ve Nazilli Belediyespor Antrenörü Gürhan Sönmez olmak üzere 5'i tutuklu 52 şüpheli yer aldı.
İddianamede, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ile Hasan Güney’in, maçın berabere bitmesi yönünde anlaşma sağladıkları; bu süreçte Abdurrahman Karataş’ın aracı olduğu, Ankaraspor Başkanı Memet Emin Katipoğlu ile iletişimin bu yolla kurulduğu belirtildi. Dijital materyal incelemeleri, mesajlaşma kayıtları ve HTS verilerinin, maç öncesinde skorun belirlenmesine yönelik bir irade birliğini ortaya koyduğu ifade edildi.
Savcılık, mesaj içeriklerine göre Abdurrahman Karataş’ın, Hasan Güney ve Şahin Kaya’nın talebiyle Memet Emin Katipoğlu ile temas kurduğunu; telefon numaralarının paylaşılmasının ardından taraflar arasında görüşmeler yapıldığını kaydetti. Maçın ardından Hasan Güney’in Memet Emin’e “hayırlı olsun” mesajı gönderdiği, bu mesajın ekran görüntüsünün Şahin Kaya’ya iletildiği iddianamede yer aldı.
Savcılık, bu mesajlaşmadan bir gün sonra Şahin Kaya’nın Hasan Güney’e gönderdiği “Her yerde konuşuyormuşsun maçı bağladım aradım diye böyle şeyler söyleme dayı” ifadeli mesajın da dosya kapsamına alındığını aktardı.
Bilirkişi raporlarında ise maçın olağan dışı bir şekilde oynandığı vurgulandı. Rapora göre, her iki takımın da baskı kurmadığı, gol arayışından uzak bir oyun sergilediği, zaman geçirmek amacıyla geri pasların tercih edildiği belirtildi. Teknik direktörlerin alışılmışın dışında kadro tercihleri yaptığı, maçın 88. dakikasında yaşanan bir pozisyonda Nazilli Belediyesporlu Tibet Öniz’in tehlike yaratabilecek bir atakta topu kaybetmesine rağmen devamında topu geri kazanmak için çaba göstermediği, bu pozisyona Ankarasporlu bazı oyuncuların tepki verdiği kaydedildi.
İddianamede, söz konusu anlaşmanın her iki kulüp açısından da menfaat sağladığı belirtildi. Golsüz beraberlik sonucunda Ankaraspor’un play-off’a kalarak bir üst lige çıkma şansı elde ettiği, Nazilli Belediyespor’un ise ligde kalmasının kesinleştiği ifade edildi. Bu sonuçla birlikte Zonguldakspor’un küme düşmesinin matematiksel olarak kesinleştiği ve kulübün dosyada “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer aldığı aktarıldı.
Savcılık, şike anlaşmasının kulüp başkanları tarafından teknik heyet ve futbolculara aktarıldığını; teknik ekiplerin ve sahaya çıkan oyuncuların da bu anlaşma doğrultusunda maçın seyrine müdahale etmeyerek suça iştirak ettiklerini ileri sürdü. Maçta forma giymeyen ancak kadroda yer alan futbolcuların da anlaşmadan haberdar oldukları değerlendirildi.
İddianamede, şüphelilerin alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçu kabul etmedikleri ancak bu savunmaların, kendilerini ve birbirlerini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmediği ifade edildi.
Şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu'nun 'şike' suçundan 1.5 yıldan 4.5 yıla kadar hapisleri talep edildi. Şüpheliler Ahmet Okatan, Volkan Erten, Gürhan Sönmez ve diğer şüphelilerin ise 'şike' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ve 20 bin gün adli para cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.