AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, birlik üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının "kararlı bir adım" attığını, "baskının cevapsız kalamayacağını" söyledi.
Karar öncesinde yaptığı açıklamada Kallas, bu hamlenin İran'da önemli bir askeri, ekonomik ve siyasi güç olan Devrim Muhafızları'nı El Kaide ve IŞİD gibi cihatçı gruplarla aynı seviyeye getireceğini kaydetti.
İnsan hakları grupları aralık ve ocak aylarında haftalarca süren protestolar sırasında binlerce kişinin, aralarında Devrim Muhafızları'nın da olduğu üzere güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü tahmin ediyor.
29 Ocak Perşembe günü Brüksel'de konuşan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot bunu "İran'ın modern tarihindeki en şiddetli baskı" olarak nitelendirdi ve "işlenen suçların cezasız kalamayacağını" söyledi.
Fransa daha önce İran'la tüm diplomatik ilişkilerin sona ermesine yol açabileceği endişesiyle Devrim Muhafızları'nı AB'nin terör listesine eklemekte tereddüt etmişti.
Ancak Çarşamba günü kararını değiştirerek, İtalya'nın başını çektiği girişimi destekledi.
Kaja Kallas sosyal medya üzerinden yaptığı kısa açıklamada "Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim kendi sonunu hazırlıyor demektir" dedi.
Kallas, İran ile diplomatik kanalların açık kalmasını beklediğini söyledi.
AB'nin terör listesinde yer alan örgütler, destek ağlarını ortadan kaldırmak amacıyla seyahat yasakları ve mal varlıklarının dondurulması gibi yaptırımlara tabi tutuluyor.
AB ayrıca aralarında İçişleri Bakanı Eskandar Momeni, Başsavcı Mohammad Movahedi Azad ve mahkeme başkanı İman Afshari'nin de bulunduğu İran'daki altı kurum ve 15 kişiye yeni yaptırımlar getirdi.
Blok tarafından yapılan açıklamada, "Bu kişilerin hepsi barışçıl protestoların şiddetle bastırılması ve siyasi aktivistler ile insan hakları savunucularının keyfi olarak tutuklanması olaylarına karışmıştır" denildi.
Avustralya, Kanada ve ABD de Devrim Muhafızları'nı "terör örgütü" olarak sınıflandırıyor. İngiltere ve Türkiye ise bu örgütü "terör örgütleri" listesine almadı.