CAHİT SARAÇOĞLU

YAZARLAR

Merkez’in ‘kur korumada’ ilk imtihanı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yılın ilk toplantısını 20 Ocak Perşembe günü yapacak. Bu toplantı aynı zamanda, Merkez Bankası’nın kur korumalı TL ürün uygulamasındaki ilk imtihanı olacak.

Merkez Bankası’nın da onayı ile döviz bozdurulup, Türk Lirasına geçişi teşvik etmek amacıyla geçen yılın 20 Aralık tarihinde Kur Korumalı Mevduat Hesabı (KKMH) adı altında bir ürün yürürlüğe konuldu. 18,05’ler seviyesine çıkan dolar kuru bir-iki gün içerisinde 10,33’ler seviyesine düşürüldü.

Geçen yılın son PPK toplantısı hatırlanacağı üzere 16 Aralık 2021 tarihinde yapıldı. Politika faizi yüzde 15’ten 14’e düşürüldü.

Kur korumalı TL mevduat ürününde döviz mevduatından dönüşte faiz üst limiti şu an uygulanmıyor. Ancak bankalar, TL’ye yüzde 14 politika faizi ve +3 puan ekleyerek en fazla yüzde 17 faiz veriyor. Döviz mevduatından TL dönüşüme faiz ise yüzde 21’e kadar çıkıyor.

Peki neden imtihan?

Önümüzdeki Perşembe günü PPK yılın ilk toplantısını yapacak.

Genel beklenti, faizin pas geçileceği yüzde 14’te bırakılacağı yönünde.

Ancak bu toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘faizin sebep, enflasyon netice’ sözü nedeniyle de faiz indirimi olup olmayacağı da kafalarda soru işareti olarak bulunuyor.

Politika faizinin indirilmesi halinde bankaların TL mevduatına verdiği faiz de düşmüş olacak.

Yani yüzde 14+3 olan faiz oranı daha da düşecek.

Eğer indirim yapılmazsa, öncelikle Cumhurbaşkanı’nın sözü yerine getirilmemiş olacak.

İmtihan da işte burada başlıyor!

Merkez, döviz bozdurulup TL’ye geçişin olmasını istiyor. Ancak toplam döviz mevduatlarının yüzde 15 gibi bir kısmı TL’ye dönüştü.

Yani istenildiği kadar olmadığı görülüyor.

Bu dönüşümü artırmak amacıyla yüzde 21’lere çıkmış olan dövize dönüştürme faiz oranına o nedenle bir limit getirilmiyor. ‘Yeter ki dövizi düşürecek TL’ye dönüş olsun’ isteniyor.

Öte yandan ise böyle bir faiz olduğu için aynı şekilde TL mevduat sahipleri de kur korumalı mevduat faiz oranını istiyor.

Merkez Bankası ise TL mevduatı olanlara kur korumalı mevduat faizi vermek istemiyor. Çünkü hazineye ilave yük binecek.

TL’sine aynı faiz isteyen bu kesimin istediğini alamaması halinde, gidip parasını dövize çevirme ihtimali de var.

Bu durum ise merkezin uykularını kaçırıyor.

O nedenle bu talebin baskısından kurtulmak için politika faizini indirmeyi (B) planı olarak bir kenarda tutuyor.

Uygulamaya girerse (B) planı politika faizi yüzde 14’ün de altına gerileyince, bankaların TL’ye vereceği faiz düşecek, ‘hazine yükü daha fazla olmayacak’ hesabı yapılıyor.

Öte yandan faizi indirimi bir fırsatı daha doğurabilecek.

İndirim ile Cumhurbaşkanı’nın isteği de yerine getirilirken, kulislerde ‘Erdoğan merkez bankası başkanı Kavcıoğlu’na öfkeli’ iddialarının da boşa çıkarılması sağlanacak.

20 Ocak Perşembe günü faizin yönü konusunda alınacak karar bütün bu saydıklarım nedeniyle önemli.

Yani merkez faizi indirirse, TL mevduatına verilen faiz düşecek.

Faizi pas geçerse, (yüzde 14 olarak bırakırsa) bu kez TL mevduatına kur korumalı faiz talebi baskısının önünü kesemeyecek.

Yeterince döviz tevdiat hesabının (DTH) TL’ye dönüşümünü artırmak için faizi artırırsa, bu kez hazine yükü daha da artacak.

Yani merkezin 4 gün sonraki ilk imtihanında yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal…

Bakalım görelim…

Bu arada yurtiçi yerleşik tüzel kişiler de (yani şirketler), döviz tevdiat hesapları, döviz cinsinden katılım fonları ve altın hesaplarının TL vadeli mevduat ve katılım hesaplarına dönüşmesi halinde sağlanacak desteğe ilişkin tebliğin kapsamına alındı. Daha önce sadece bireylere yönelik olan TL’ye dönüşüm destekleri, böylece şirket ve kurumlara da açıldı.

Ancak şirketlerin kısa vade konusunda beklentisi bulunuyor. Kur korumalı TL mevduat sisteminde bireyselde vadeler 3, 6, 9, 12 olarak uygulanıyor. Şirketlerde ise şu anki düzenlemeye göre vadeler 6 ve 12 aylık öngörülüyor. Şirketler orada daha kısa vadelerin olmasını, 3 ay gibi bir vadenin olmasını talep ediyor.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da Türk lirasına dönüşümün desteklenmesi kapsamına alınan kurumların kur ve altın değerlemesinde oluşan kazanç farklarına kurumlar vergisi istisnası getireceği dile getiriliyor. Bunun bir sıkıntısı var. Dönüşümün 17 Şubat 2022’ye kadar yapılmasıyla birlikte, 2021 yılı son geçici vergi dönemi için de bu istisnadan yararlanma imkanı getirilmesi, yeni tartışmalara yol açtı.

Bu arada 20 Aralık 2021 tarihinden bu yana kur korumalı TL mevduatı hesabında biriken para miktarı 136 milyar 450 milyon lirayı bulduğu belirtiliyor. Günde ortalama 10 milyar liralık kaynağın bağlandığı iddia edilen hesabın büyüklüğünün önümüzdeki hafta sonuna kadar 150 milyar liraya yaklaşması bekleniyor.

Yazarın Diğer Yazıları