AnasayfaEDİTÖRDENMustafa Destici: BBP seçimlerde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla yer alacak

Mustafa Destici: BBP seçimlerde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla yer alacak

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 2023 haziran seçimlerine Cumhur İttifakı içerisinde partisinin adı, kendi adayı ve logosuyla katılacaklarını açıkladı. Destici, ” Biz Cumhur İttifakı’nın bir parçasıyız, bir bileşeniyiz. BBP Cumhur İttifakı içerisinde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla yer alacak; Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının seçimleri kazanması noktasında elinden gelen bütün gayreti en yüksek düzeyde gerçekleştirecek” ifadelerini kullandı.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Ankara Konağı’nda düzenlenen ‘Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Destici, burada yaptığı konuşmasında BBP’nin 2023 seçimlerine Cumhur İttifakı içerisinde yer alarak kendi adı, logosu ve adayları ile katılacağını açıkladı.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “2023 haziran seçimlerine giderken BBP olarak durduğumuz yer net. Biz Cumhur İttifakı’nın bir parçasıyız, bir bileşeniyiz. BBP Cumhur İttifakı içerisinde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla yer alacak; Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının seçimleri kazanması noktasında elinden gelen bütün gayreti en yüksek düzeyde gerçekleştirecek” dedi.

Türkiye’nin, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya müracaatlarını bugüne kadar yaptıklarıyla değerlendirip bir tavır sergilediğini ifade eden Mustafa Destici, “Türkiye durup dururken ‘İsveç ve Finlandiya NATO’ya alınmasın’ demedi. Özellikle İsveç ve kısmen Finlandiya bugüne kadar PKK, PYD, YPG terör örgütü başta olmak üzere Türkiye’nin aleyhinde mücadele eden Türk Devleti’nin varlığına, ülkesinin bütünlüğüne, milletin birliğine, istiklaline ve istikbaline kastetmiş terör örgütü mensuplarına hep kucak açtı. Elbette ki Türkiye bunu unutmuş ve karşılıksız bırakacak da değil. İşte şimdi zamanı geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bizzat Cumhurbaşkanı’mızın ağzından İsveç’in ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesi için terör örgütlerine verdiği desteği kesmesini ve Türkiye’ye uyguladığı bu ambargoları kaldırmasını şart olarak koştu. Bizce de çok doğru bir adım attı. İsveç ve Finlandiya bu tavırlarından vazgeçmediği sürece ve özellikle garanti demiyorum, çünkü daha önce defaten garanti verdiler; bunların hiçbirisi yerine gelmedi. Somut adımlar atarak Türkiye’nin bütün güvenlik endişeleri ortadan kaldırılmadan İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesine ‘evet’ dememelidir ve demeyecektir. Doğru olan da budur” şeklinde konuştu.

KÜLTÜR-SANAT

YAŞAM

EDİTÖRDEN