SAFİYE ÖZŞENER

YAZARLAR

Yüzleşelim sevgilim

Sistemin hoyratlığına karşı koymanın giderek zorlaştığı bir yılı geride bırakırken..

Şiirden, öykülerden, mücadeleden geçen bir yıllık hayat ajandamızı kapatıp, yenisini açıyor..

İçinde; geçmişin hüznü, geleceğin sevinci, anın umudunu taşıyan yeni bir yıla giriyoruz..

Peki ya dünlerimizle, bakarak özümüze bir ayna karşısında, hesaplaşabilir miyiz?

Yapmalıyız. Yıllar, bizlerin envanteri..

Gelen yılın envanterine en başta UNUTMAMAYI yazmalıyız..

Zira sadece insanlar değil; düşünce biçimleri, ideolojiler, her şeyin ipi, sapı çekiliyor. Bir kalıba sokulup, toplumsal belleğin zayıflığına güvenerek unutturulmaya çalışılıyor.

Benim için özeleştirinin teslimiyet durağıdır yıl dönümleri..

Yüzleştim, yokladım kendimi..

Unutmadım Roboski’yi, Gar’da Veysel’i. Oyuncak alırken çocuklara aklım hep; Suruç’ta, küçük bedeni çuvalda taşınan Muharrem’de, Van’da..

Unutmadım kadın cinayetlerini..

KHK ile söndürülen hayatları, içinde canlarla yanan ormanları..

Soma’yı, Çorlu’yu, atanamayıp canına kıyanları..

Kendi alanımda sözümü de söyledim, yazdım, adalet lazım..

Unutturmayın, sizde unutmayın..

Sadece toplumsal değil, bireysel yüzleşmede lazım insana. Kaçmadan hani, en hakikisinden..

Geçtim ayna karşısına baktım akiste ki bana. Başlayalım dedim. Hadi, yüzleşelim sevgilim..

Kaybettiklerinin acısı biraz daha artacak, zorlu bir yıl olacak..

Ama unutma, “geçen gün ömürdendir” tek bir gününü bile etme heba.

Sakın, vaatlere inanma, vaatlerde bulunma..

Bulundur yine yanında şirin bir ajanda, kağıt ve kalem dostun olacak bu yılda..

Zehir zemberek yaşatılanlar, çok kıran, çok kırgın oldukların var. Tamir eder mi kırgınlık yaratanlar bilmem ama, sen kendini bağışla..

Zihin bu, bazen istemsizce şekillendirip ilişkilendirir bazı şeyleri..

Artık yapma..

Dinleyip anlamadan, kıyma gibi çift satır kıydıkların, sivri dilinle zehirlediklerin var hafif dozda..

Daha çok dinleyip, daha çok anla, yüreğini daha çok tut yumuşakça..

Yazar  “Yıllar yarlardan, yarlar yıllardan vefasız”.  Demiş olsa da..

Vefasızlığa yer yoktur sende. Eski yılın değerini ver, her şeye rağmen kudretli bir teşekkür yolla..

Unutma bu yıl da; talanlar, inatlarla geçecek. Ama biliyorsun yine direnilecek

Endişeler, özlemler, karmaşa ve telaşların olacak ama, çokça umutların da..

Yine gerekliliklerin kadar bilirim, düş kesikleri de alırsın sen başına ama, olmazsa olmaz’ların hep yanında..

Daha az öfkelen, daha çok gül..

Dedi, yüzleşirken sevgilimle, aynadaki akisim bana..

Totemdir. Yeni yıl nasıl girersen o öyle geçermiş..

İsteğim;

Victoria döneminin enfes mekân dekoruyla işlenmiş bir İngiliz filmini izlerken,

70’lerin o yalın aşklarıyla dolu aranjmanlarını dinlemek,

Cevizli karadutlu kek, şemsiyeli çikolata, bolca milka yiyerek girmek..

Bakarsınız tutar. Yeni yıl size; karadut kokusunda, 70’ler içtenliğinde, incelikli çikolata tadında bir sevgi, Victoria dönemi konseptli minnak bir evi hediye sunar..

Bir de; Allah’ım, sen konuyu biliyorsun çok amin. Demek istediğim dileklerim var..

Elbette,  sizlerin de var..

Umarım dilekleriniz kabul olur..

Yusufçuklar gönderdim hepinize mutluluk getirsin size..

Yeni yılda bir dileğim de sizlerle..

Totemlerimiz farklı farklı olsa da, tam bağımsız bir Türkiye için buluşalım ortak bir duada..

Karanlıklar çıksın aydınlığa..

Aydınlık için DEĞİŞİM ola..

Haydi bakalım, yeni yıl gelsin şeker tadında..