DİLEK KOÇAK TOZLU

YAZARLAR

Sürdürülebilir bir yaşam için sürdürülebilir moda

Moda ve stil söz konusu olunca sürdürülebilirlik kavramını konuşmadan olmuyor. Ara ara sizlere bahsettiğim, dokunmak istediğim ve sonuna kadar desteklediğim kavramlardan biri sürdürülebilirlik. Bugün, bu kavrama odaklanmaya çalışan marka sayısı arttığı için artık her şey eskisinden biraz daha kolay. Ne yapacağımızı bilmek ve planlamak gerekiyor.

Daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir gardırop hazırlamak istedikçe ve bu konuya odaklanmış markaları bulmaya çalıştıkça bu kavramın sektörde kaplamış olduğu yerin büyüklüğüne de tanıklık etmiş olacaksınız. Karşınıza hem bütçenize uygun hem de uzun vadede rahatlıkla kullanabileceğiniz parçalara sahip birçok marka çıkacak. Böylece daha fazla sayıda, daha ucuz ürün almak yerine çevre dostu, yüksek kaliteli ürünleri satın almanın en büyük tasarruf kuralı olduğunun da farkına varacaksınız.

Sürdürülebilir dolap nasıl hazırlanır?

Sürdürülebilir bir dolap hazırlamak, ilk etapta kolay olmayacak, fakat atacağınız birkaç adımdan sonra buna değeceğini göreceksiniz. Bunun için ilk yapacağımız şey, gardırop detoksu; yani dolap temizliği ve düzenlemesi. Mevsim geçişleri sırasında sahip olduğumuz her bir parçayı gözden geçirerek onu yeniden kullanıp kullanmayacağımıza, kullanmayacaksak bağışlayıp bağışlamayacağımıza karar vermek. Yani her bir parçayı ne kadar sıklıkta giyip giymediğimizi ya da gerçekten ihtiyacımız olup olmadığını sorgulamak. Bu şekilde yapacağımız bir dolap temizliği, bizi hem hafifletecek hem de işlerimizi kolaylaştıracak.

İkinci adım, hala giymeye devam ettiğimiz, fakat onarıma ihtiyacı olan parçaları tamir ettirmek. Yeni tüketimlere başlamamak adına öncelikle uzun süre kullanmaya devam edeceğimiz giysileri yeni ve temiz tutmamız gerekiyor. Bunu sağlamak da onları onarmaktan, yenilemekten geçiyor.

Sürdürülebilir bir dolap hazırlığının en önemli adımlarından biri ise yıkanmaya gerçekten ihtiyacı olmayan, fazla terlememiş giysileri sık sık yıkamamak.. Bu durum hem giysilerimizin yıpranmasına, hem de ömrünün azalmasına vesile oluyor.

Söz konusu sürdürülebilir bir dünya ve doğa olunca hepimiz elimizi taşın altına koymak istiyoruz, fakat gardırobumuzu düzenleyerek bu işe başlamak birçoğumuzun gözünü korkutuyor. Sevdiğimiz ve güvendiğimiz markalardan nasıl vazgeçeceğimizi bilememek ya da sevdiğimiz parçalarla vedalaşma ihtimali bile bu işe başlamaktan bizi alıkoyabiliyor. Tüm bunların yanı sıra iklim krizinin ciddiyetini de hatırlamamız gerekiyor. Bu sebeple en basitinden tüketimimizi yavaşlatabilir, giysilerimizi onarabilir veya daha uzun vadeli parçalara yatırım yapabiliriz. Pandemi süreci ile birlikte en çok ihtiyacımız olduğunu fark ettiğimiz bu kavramı tekrar canlandırabiliriz.

Güzelliklerin ve mucizelerin yakanızı bırakmayacağı, sağlık ve keyif dolu bir hafta olması dileğiyle..

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları