COLLAGEN

PROF.DR.HAMDULLAH AYDIN

YAZARLAR-HAFTA SONU

Pandemide geçen/geçmeyen günler

Aylardır olup bitenler ve olacaklar üstüne kurulu dilekler, uyarılar dinlemekteyiz. Önceleri, salgın konusunda uyarı ve öneriler öndeydi. Artık, yaşama biçimini dönüştürmeye kadar uzanan önlemler dizisi konuşulmakta. En önde de “nesnelerle aralıklı olma” duruyor. “Aralık”, giderek “kendi başına olma” noktasına geldi. Böylece, “kendi başına/yalnız” olmakla “hayatta kalma” eşitlenmekte…

Buralara kadar nereden gelmiştik? “Sosyal bir varlık” olarak tanımlanan insan, yaşamını “yalnızlık” üstüne değil “sosyal” olma üzerine kurmuştu. Yalnızlık, “terk edilmişlik” gibi ağır yaşantılarla ilişkilendirilirken, günümüzde, “yaşamda kalma” gibi temel öğelerle ilişkilendirilir oldu.

Böylesine ikilemlerle dolu dünyada nerede durmalıyız?

İkilem, kendi içinde bütünlük taşıyor olamaz mı? Geçmişte de kendi başına olmayı yeğleyerek yaşadıklarımız, arkadaşlarla birlikteyken yaşananlar… Belki de arkadaşlarla birlikteyken yaşananlar, kendi başımıza yaşadıklarımızda toparladığımız, biriktirdiklerimizi paylaşırken güzelleşiyor, zenginleşiyor olamaz mıydı?

Şimdi kendi başımıza kalıvermişken, neler yaparak kendimizi yeniden donatarak, gelecek günlerdeki zengin sosyal ilişkilerimizin hazırlığını yapabilir miyiz?

Önerim, kendi dünyamıza kapanırken hazırlıklarımızı, kendi birikimlerimizi genişletmeye/zenginleştirmeye yönelmektir. Belki o zaman evimize kapanmakla yeniden kendimizle buluşma ve kurduğumuz/kurguladığımız dünyamızla yeniden buluşarak, kendimizle baş başa bir dünya, donattığımız bir dünya, salt “benim dünyam” dediğimiz bir dünyada yeniden yaşamak ve gelecek günlerin birlikteliğine hazırlanmak…

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları