PROF. DR. SEVİM DİNÇER CENGİZ

YAZARLAR

Meme Kanseri Farkındalık Ayı

“Genel cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, hatta plastik cerrahiyi ilgilendiren bir konuyla kadın doğumun ne ilgisi var?” diye düşünülebilir.

Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanserlerden birisidir. Bununla beraber erken tanı ve tedavi ile tamamen iyileşme mümkündür. Öyle ki meme dokusunu tamamen almaya gerek olmayabileceği gibi, kemoterapi ya da radyoterapiye bile gerek kalmayabilir. Erken tanının en önemli kuralı, kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir. İkincisi, düzenli aralıklarla doktora gidilmesi ve tetkiklerin yapılmasıdır.

Kişinin yaşına göre şöyle bir periyot oluşturulabilir:

2O-40 yaş arası; Ayda bir kendi kendine elle meme muayenesi yapılmalıdır. İki yılda bir de meme muayenesi için doktora gidilmelidir. Ailede, birinci derece yakınında meme kanseri hikayesi varsa yılda bir kez muayene ve USG ile meme kontrolü gereklidir. Bu yaşlarda gerek olmadıkça mamografi yapılmaz.

40-70 yaş arası; Ayda bir kendi kendine elle meme muayenesi, iki yılda bir mamografi çektirilmesi gereklidir. Bu yaş aralığında yoğunluğu fazla memelerde yılda bir mamografi ve meme USG yapılmalıdır.

Erken tanının en önemli kuralının yukarıdaki kriterlere göre yılda en az bir ya da iki kez genel kontrolden geçerken memenin radyolojik tetkiklerinin de yapılmasıdır.

Kadın doğumun buradaki rolü, rahatsızlığı ya da yıllık kontrolü nedeniyle gelen her hastada kan testleri, MR vb. yanında mamografi ya da meme USG tetkiklerinin istenmesidir. Ancak menopozdaki grupta, kan tetkikleri ve tümör belirteçlerini, ayrıca D ve B12 vitaminlerini de istemekteyiz.

Her kadına kendi kendine meme muayenesinin öğretilmesi gerekir. Bunun nedeni, memesini tanıması ve günün birinde memede daha önce olmayan bir kitle ya da farklı bir oluşum varsa fark etmesini sağlamaktır. Ama bu şekilde fark etmek bizim ifade etmek istediğimiz erken tanı değildir. Erken tanı, erken tedavidir ve hayat kurtarıcıdır.

Meme kanserinin de diğer kanserler gibi yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Bu nedenle özellikle menopoza yakın yaşlarda ve de menopozdan sonra her yıl bir kadın doğumcu tarafından muayene edilmelidir.

Kadınlara yardımımız sadece erken tanı ve erken tedavisine katkıda bulunmak değildir. Ayrıca meme kanseri tanısı konmuş ve tedavi edilmekte olanlarda kanseri tedavi edici ya da nüksünü önleyici bazı ilaçların rahim iç tabakasında kalınlaşma ya da yumurtalıklarda kist oluşturma ihtimali vardır. Dolayısıyla kadın doğum kontrolleri önerilen hastalarda böyle bir durum saptandığında yumurtalıklar ve/veya rahimle ilgili operasyonlar gerekebilmektedir. Bu da tedaviye daha iyi cevap oluşturmakta faydalı bir müdahaledir.

Ancak bütün uyarılara rağmen doktora gitmeyen kadınlarımız, memede ele gelen bir kitle, meme başının içeri çekilmesi, portakal görünümünde bir meme, meme başından sıvı ya da kan geldiğinde doktora gitmektedir ki bu vakalar çoğunlukla biraz geç vaka olarak karşımıza çıkmaktır.

Bütün bu yazdıklarımın özeti, meme kanserinin erken tanısı hatta kanser olmadan önceki değişikliklerin erkenden tanısı ve de tedavisinin mümkün olduğudur. O halde tüm kadınlar el ele verip kadınlarımızın meme kanserinin erken tanısı ve de tedavisi için yılda en az bir kez sağlık kontrollerinden geçmeleri gerektiğini çevremize yayarak, farkındalık oluşturalım.

Sağlıcakla kalın…

 

Yazarın Diğer Yazıları