SAFİYE ÖZŞENER

YAZARLAR

Şimdilik mevsim hüzün

Kapanma değil, kapatılma..

Alkol yasağı..

Gelmeyen aşılarla..

Dolup taşarken, acı ve karanlıklarla gündem..

Nazım’ın dediği gibi..

Demeğe de dilim varmıyor ama

Kabahatin çoğu senin canım kardeşim!

Yıllardır..

Hayatın olağan akışına karşı..

Yapılana..

Hukuksuzluğa..

Anormalliklerin, normalleştirilmesine..

Topyekun..

Susarak..

Tepkisizlikle..

Öyle bir zamanın içine hapsolduk ki..

Bir çağ ki..

Baharlar artık güz..

Onurlu, namuslu, yürekçesi cesur insanların çırpındığını gördüğümüz..

Çatışmalı düşünceler..

Saldırılar..

İzanın, aklın, vicdanın yittiği, bir güz çağı..

Bulutlar sevinç değil, hüzün yağdırıyor üstümüze..

Güneş artık ısıtmıyor..

Ya yakıyor, ya hiç çıkmıyor gün yüzüne..

Bağırarak konuşan..

Birbirini kandıran insanlar..

Duygular yağma altında..

Kalpler kırıkça..

Bozuldu ilişkiler..

Ekinler soldu toprakta..

Çiçekler durmuyor artık tomurcuğa..

Ayrılıklar durağıdır zaman..

Güneş toprağa küskün, toprak buğdaya..

Gül yaprağına dargın..

Kuşlar ağaç dallarına..

Renkler birbirine karşı..

Sarı, yeşille buluşmuyor..

Yeşil, kırmızıya öfkeli..

Mavi küskünlükler durağında, beyaza dargın..

Pembe, ayırmış yollarını aşkla..

Kalmamış heyecanı turuncunun..

Bir gri var hakim havaya..

Sevgililer..

Sevenler..

Sevilenler..

Arkası dönük bir duvara..

Ağlamakta..

Düşüncelerin cümleleri..

Kalemin yazan mürekkebi..

Bir çıkar deryasıdır ki dalınmış..

Sevgiler, aşklar, dostluklar..

Alınır-satılır olmuş..

Doğru; dövülmüş, kovulmuş..

Yalan, tahta oturmuş..

Bahçeler talan olmuş..

Kediler, kapısız yurtsuz kalmış..

Yok olmuş aşk ezgileri ormanlarda..

Raks eden kumrular konmuyor saçaklara..

Mevsim bahar değil artık hüzündür..

Zaman artık güzdür..

Dağlar arkasından kekik kokusu değil, gelen soğuk yeldir..

Kaç insan yüzü, su kenarında, içleri suskular durağında..

Kara bir yel..

Soğuk bir fırtına..

Gri ve pus var coğrafyada..

Mevsimlerden baharda..

Yokluğun..

Yoksulluğun..

İşsizliğin..

Hukuksuzluğun..

Zamanlarında..

Bilimin itildiği..

Eğitimin yok edildiği..

Üretimin, tüketimin altında ezildiği..

Sanatın parçalanıp..

Edebiyatın çizildiği..

Şu zamanda..

Liyakatsızlar çağında..

Müjganlar, yağmurla karışık insanlarda..

Ama..

Yine de..

Belki bir haber..

Yorgun ve yaşlı bir yüzde..

Bir göz içi tebessümü..

Belki, direnç çiçeği olacak bir kaç söz dizimi..

Bolca hayaller..

Belki..

Yeniden durduracak bahçelerde çiçekleri..

Güneş saklanmayacak çıkacak aydınlığa..

Çünkü yasasıdır bu doğanın..

Geçer kara bulutlar..

Bu yalancı düzende..

An’dır gelir..

Bu güz çağında, kıyametler kopar..

Baharları güze çevirenlerin çarkları da kopar..

Adalet de olur yeniden..

Üniversiteler çocukların..

Ekmek gülle..

Sofralara da düşer..

Bağlar; ağaçlara,

Dallar, kuşlara..

Kavuşur yeniden..

Tiyatrolar, sanatla, buluşur edebiyatla..

Kalemler satılmaz..

Sevgiler onarılır..

Alınıp satılmaz aşklar..

Tabiat yasasıdır..

Var oldukça yaşam..

Daha görecek baharlar vardır..

Geçer..

Geçecek elbet..

Bilinir de..

Bir ayağa kalkabilirsek..

Yükseltebilirsek ses..

Tutulduğumuz bu karanlık zamandan..

Çırparak hızlıca kanat..

Hani bir silkelenip de çıkabilirsek..

Bu yaman “Kırlangıç Fırtınası”ndan..

Elbette geçecek..

Bu yalancı düzen..

Değişecek..

Ama..

Şimdilik mevsim hüzün..

 

Yazarın Diğer Yazıları