GÜRBÜZ ERTÜRK

Dr.Veteriner Hekim

YAZARLAR-HAFTA SONU

Evcil dostların ağız sağlığı

Ağız sağlığı, genel sağlığı doğrudan etkileyen bir durumdur. Ağızda en sık gördüğümüz sorunlar; diş eti hastalıkları, dişlerle ilgili hastalıklar ve ağız kanserleridir. Evcil dostunuzun ağzı kokuyor, davranış değişiklikleri varsa, salyası akıyorsa veya yeme alışkanlıkları ile ilgili değişiklikler oluştu ise ağızla ilgili sorun olabileceğini aklınıza getirmelisiniz.

3 yaş üzeri köpeklerin %80’inden fazlasında çeşitli derecelerde diş hastalıklarının varlığı saptanmıştır. Kedi ve köpeklerdeki ağız hastalıkları insanlarda görülen hastalıklarla aynıdır. Ancak insanlarda en çok karşılaşılan sorun; diş çürükleri olmasına karşın, kedi ve köpeklerde 1 numaralı sorun; diş eti hastalıklarıdır. Örneğin; kedilerde klasik anlamda diş çürüğü olmazken, köpeklerde diş çürükleri diğer problemlerin %10’undan daha azdır.

Diş eti hastalıkları önemsenmeli ve uygun tanı – tedavi mutlaka uygulanmalıdır. Çoğunlukla diş taşlarının neden olduğu diş eti hastalıkları, kedilerde birçok hastalığın belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir. Bunlar; lösemi, kedi AİDS hastalığı, böbrek ve şeker hastalığı gibi sıralanabilir. Kısaca basit bir ağız kokusu, aslında ciddi bir sorunun işareti olabilir.

Dişlerde bakteri plakları ve tartar oluştuğunda diş etini de enfekte eder, bunun sonucunda çeşitli derecelerde ağrı oluşur. Bu dental hastalıklar, sadece ağızda hastalık oluşmasına neden olmakla kalmaz, kalp, böbrek ve damarlar üzerine de olumsuz etkiler oluşturarak, bu organların da hastalıklarına neden olurlar. Diş hastalıklarının erken tanısı yaşamsal öneme sahiptir. Tedavi edilmezlerse yukarıda sıraladığım organ hastalıklarına ek olarak kronik bir ağrıya da neden olurlar. Bu durum kedi veya köpeğin yaşam kalitesini düşürür ve refahını olumsuz etkiler. O etkilenince olumsuzluklar birlikte yaşayan kişilere de yansır.

 

Kedi ve köpekler ağrıyı gizleyebilirler ve bu durumda ağrılı olup olmadıklarını anlamanız zor olabilir.  Huzursuzluk, uyuşukluk ve az yeme gibi durumlarla karşılaşılır. Bu belirtiler ise çoğunlukla yaşlılıkla ilişkilendirilir ve beklenir. Oysaki; normalin veya alışılmışın dışındaki her durumda veteriner hekime danışılmalıdır.

Tanı yöntemleri

Belirtiler, ağızla ilgili bir sorunun varlığına işaret etse de normal ağız içi muayenesine ek olarak röntgen çekimleri yapılmalıdır. Normal gözüken bir diş aslında hasta olabilir ve bu, ancak radyografi ile saptanabilir. Çıplak gözle sağlıklı sanılan köpek dişlerinin % 27.8‘inin, kedi dişlerinin ise %41.7’sinin hasta olduğu saptanmıştır. Tanı işlemlerinde ve tedavi sırasında anestezi kullanma zorunluluğu vardır. Anestezi kullanımı; tanının doğru konmasına yardım eder, röntgen çekiminde hastanın hareketsiz tutulmasını sağlar. Diş hekiminize gittiğinizde, kolunuz bacağınız sıkıca tutulup, masaya yatırılıp, kıpırdamayın diye bastırıldığınızı düşünebiliyor musunuz? Anestezisiz ağız radyografisi buna benzer. Tedavi sırasında da hasta parlak ışıklar altında masada hareketsiz yatmalı ve ağzının içinde keskin, sivri aletlerle çalışıldığı halde tepki vermemelidir. Bu durum anestezi olmaksızın mümkün olmaz. Anestezi, hekime çalışma kolaylığı sağladığı gibi hastanın ağrısını dindirir, korku ve stresten arındırır, tam bir tanı ve tedavi uygulanabilmesini sağlar. Anesteziden korkulmamalıdır. Günümüzde çok çeşitli anestezi protokolleri vardır. O hastaya özgü protokol oluşturulabilir. Gerek duyulursa anestezi öncesi kan tahlilleri yapılarak daha güvenli bir anestezi uygulanması sağlanabilir.

Tedavi ve korunma

Dental hastalıkların tedavisinin önemli aşamaları veteriner hekiminiz tarafından yapılacaktır. Tedavi sonrası evde nelerin yapılması gerektiği yine hekiminizce hastaya özel olarak açıklanacaktır. Ancak, bütün hastalıklarda olduğu gibi ağız sağlığı için de koruyucu önlemleri almak önemlidir. Bu amaçla;

*Doğru ve düzenli bir beslenme rejimi uygulanmalı

*Çiğnemeleri için uygun oyuncaklar ve kemikler verilmeli

*Dişler her gün fırçalanmalı. Bu amaçla kedi ve köpekler daha bebekken diş fırçalanmaya alıştırılmalı. Fırçalama için bizlere ait ürünler kullanılmamalı.

*Diş taşı oluşumunu engelleyen ve diş eti sağlığını artıran destek ürünler kullanılmalı.

*Düzenli aralıklarla ağız içi incelenmeli. Dilaltı, yanak, dişler, diş etleri renk değişimleri ve çeşitli şişlikler açısından kontrol edilmeli. Ağız kokusu incelenmeli. Koku değişimlerinin beslenmeden mi yoksa ağız içindeki bir sorundan mı olduğu takip edilmeli .

*En önemlisi; evcil dostların düzenli olarak sağlık kontrolleri için veteriner hekime gitmeleri gerekmekte. Kontrol için sorunun oluşması beklenmemeli ve sorun yokken gidilmeli. Böylece erken tanı olanağı kaçırılmamış olur.

Evcil dostunuza ve size sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

 

Yazarın Diğer Yazıları