CAHİT SARAÇOĞLU

YAZARLAR

Yüzde 7’lik büyümenin sırrı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ilk çeyrekte yüzde 7 büyüdüğümüzü belirledi.

Yani Ocak-Mart 2021 döneminde gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttı.

Yapılan açıklama ile beklentileri aşan bu büyümenin ardından güne sakin başlayan döviz kurları sınırlı da olsa geriledi.

Verilerin açıklandığı 31 Mayıs Pazartesi sabah saatlerinde 8,57 seviyesinde olan dolar/TL kısa süreliğine 8,50’nin altını test etti.

Ama bu büyüme verilerindeki esas dikkat çekici noktayı Cumhurbaşkanı Erdoğan gösterdi.

Kabine toplantısı ardından Erdoğan, “Büyümede en dikkat çekici kalem, makine ve teçhizat yatırımlarının yüzde 30,5 gibi gerçekten güçlü bir şekilde artmış olmasıdır. Bu durum, yatırımların devam ettiğinin, dolayısıyla önümüzdeki dönemde üretimin ve istihdamın daha da artacağının işaretidir” dedi.

Ancak keşke Cumhurbaşkanı, bu büyüme rakamlarında yüzde 30,5’luk makine ve teçhizat yatırımlarının güçlü bir şekilde neden artmış olacağını da açıklasaydı ya.

Büyüme verileri yılın ilk çeyreğini yani Ocak-Mart dönemini içeriyor.

Yani yatırımcılar bu aylarda güven duydukları piyasada yatırıma kalkışmış.

Peki söz konusu aylarda dünyada pandeminin etkisi sürerken, Türkiye’de de hakeza bu etki yoğun kısıtlamalarla devam ederken, yatırımcı makine teçhizat yatırımını neye güvenerek yaptı.

Gelin biraz gerilere gidelim!

Hatırlayın!

Büyük bir gürültüyle Merkez Bankası Başkanlığına Naci Ağbal’ın getirildiği 8 Kasım 2020 tarihine.

Dolar kuru o gün 8,45-8,47 aralığında seyrediyordu.

Ağbal’ın göreve başlamasının ardından piyasalara verdiği mesajları burada tekrardan yazmayacağım.

Merak edenler google’dan bakar.

Ama mesajlardan sonra dolar kuru kademeli olarak kasım ayı sonuna kadar geçen 20 günlük sürede 7,57-7,78’ler arasında hareket ederek geriledi.

Aralık 2020 tarihinde de kurdaki gerileme sürdü ve ay içerisinde 7,34-7,55 aralığında salındı.

Dedik ya; yatırımcılar Ocak-Mart döneminde güven duydukları piyasada yatırıma kalkışmış.

Kasım ve Aralık’ta kurlardaki gerileme eğiliminin getirdiği güven, yatırımcıyı harekete geçirmiş yani.

Kurların gerilemesindeki durum, yeni yılın ilk ayı Ocak’ta da devam etti.

Ocak ayında kur 7,32-7,44 gibi seviyelerde tutundu.

Ve Şubat ayında 6,91 seviyelerine kadar gerileyen bir dolar kurunu da izlemiş olduk.

Peki Mart ayındaki dolar kuru hangi seviyelere gerilemişti?

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 19 Mart tarihindeki toplantısından bir gün önce 7,45’lerde seyretti.

Takvimler 20 Mart 2021 tarihine geldiğinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2 yıl içerisindeki dördüncü Başkanı yaklaşık 6 ay içerisinde görevden alındı.

Mart ayının ilk 20 gününde dolar kuru, 7,26-7,50 aralığında salındı.

Bu kısa süreli göreve atamaların ve almaların piyasalarda yarattığı güvensizlik endişesi ile mart ayı sonunda kur, 8,32’lere zıpladı.

Şimdi dönelim yazının başına!

TÜİK’in açıkladığı yüzde 7’lik büyümenin içerisinde ‘dikkat çekici’ olarak ifade edilen yüzde 30,5’luk makine teçhizat yatırımını neden yapmış olabilir yatırımcı anlatabildim mi?

Güven ve istikrarın olduğu yerde, kazanacağını gören her yatırımcı yatırımını yapar.

Biz yeter ki; ekonomiyi aktörlerine bırakalım.

Bakın mesela bu yazının kaleme alındığı saatten yaklaşık 15 saat önce Cumhurbaşkanı Erdoğan TRT’de katıldığı bir yayında, Merkez Bankası Başkanı ile faizlerin indirilmesi gerektiğini konuştuğunu söyledi.

Gece dolar kuru 8,73’lere kadar yükseldi.

Yazıya oturduğumuz saatlerde dolar kuru 8,63’ler seviyesinde geziniyordu.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu da yabancı yatırımcılarla bir zoom görüşmesi yaptı. Dolar 8.60’ların altına indi ama yeterli mi?

Gelin bir şeye karar verelim!

Biz düşük döviz kurundan mı yanayız, yoksa yüksek kurdan mı?

Yazarın Diğer Yazıları