CAHİT SARAÇOĞLU

YAZARLAR

Bilmediğimiz bir şey mi var?

Bilmediğimiz bir şey mi var?

Sihirli bir değnek dokunacak ve her şey bir anda değişecek mi?

Pandemiye bağlı sıkıntılar, kapatmalar ekonomik olarak başta market, berber, kırtasiyeci gibi küçük çaplı reel sektörü sarsmaya devam ediyor. Bu sıkıntıları bertaraf etmesi beklenen iktidar kanadının ise geçici çözümler dışında pek bir şey yapacağı görünmüyor.

Son geçici çözüm de dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Konaklama hizmetlerinde 31 Mayıs 2021 tarihine kadar geçici olarak yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülerek uygulanan KDV’nin uygulama süresi 30 Haziran 2021’e uzatıldı.

Ama biz yine de “ekonomi güvene dayanan bir bilim dalı” diyoruz.

O nedenle bazı adımların piyasaların elini rahatlatması açısından önemi sebebiyle, geçici indirimli KDV uygulamasının neden bu yılın sonuna kadar uzatılmadığını anlamıyorum.

Zaten desteksiz bıraktığımız esnafın borçlarını bir ay iki ay öteleyerek getirdiğimiz palyatif tedbirlerin rahatlatacağından açıkçası bahsedemeyiz.

O nedenle soruyu kendimize soruyoruz: Öyle ya bizim bilmediğimiz bir şey mi var?

Yani bir sihirli değnek var, dokunduğunda her şey bir anda düzelecek, onu bekliyoruz da biz mi bilmiyoruz?

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) esnaf ve sanatkarın gelir vergisi, stopaj gibi tüm vergilerden muaf tutulması; elektrik, su, doğalgaz gibi enerji girdilerinin geçici olarak devlet tarafından finanse edilmesi; SGK primlerinin yine devlet tarafından karşılanması; borçların süresiz ve faizsiz ertelenmesi; Kısa Çalışma Ödeneğine devam edilmesi; ödenemeyen vergi borçlarının, geçmiş kredi borçlarının ve bankalara olan tüm borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi gibi talepleri de içeren 12 maddelik öneri listesini Ticaret Bakanlığı’na sunmuş. Yeni Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un ne cevap vereceği merakla bekleniyor.

30 yıllık birikimi tüketti

Esnafı dinlediğimizde, pandemi süreci boyunca devletin açıkladığı yardımdan ufak da olsa hiç yararlanamadıklarını anlatıyor. İşlerin daha da bozulmaya devam ettiğinden dem vuruyor. Pandeminin vermiş olduğu zararın kimisinin 30 yıllık birikimini bitirdiğini öğreniyoruz. Verilen vaatlerin hiçbirine de inanmadıklarını ifade ediyor. Bir başkası, “Pandemide sattığımız malzemelerin yerini zamlı mallarla doldurmaya çalışıyoruz. 10 liralık malzeme bir sonraki ay 13 lira oluyor. Günü bile kurtaramıyoruz” diyor.

Durumu iyi olan esnaf yapılandırmaya niye gider?

11 aylık bu süreçte arabasını satan berberimi dinliyorum, “Şartlar çok zor ve ağır. Ramazan Bayramı’na güveniyorduk, ‘gelir bayram tıraşı olur insanımız’ diyorduk o da elimizden gitti. Ne düğün var ne de nişan. Özel günlerde insanlar dışarı çıkıyor kuaföre geliyordu. Ama her yer kapalı olunca kuaföre de gelmiyorlar. İnsanların öncelikleri gıda. Borcun içine borç koymamak için arabam vardı onu sattım. Devlet yardımı deniliyor, ben dükkan için 3 bin lira kira ödüyorum. 1100 lira devlet kira yardım edecek, sizce benim yükümü hafifletebilir mi? Avrupa vatandaşına hibe krediler, paralar verdi. Devlet karşılamazsa esnaf ne kadar dayanabilir ki? Esnafların, işletmelerin batmadığını söylüyorlar ama vergi affı için binlerce insan yapılandırmaya gitti. Eğer durum iyiyse niye gitti?” sorusuna ben de cevap veremedim.

Öyle ya; bilmediğimiz bir şey vardır belki?

Küçük esnafın vergileri 1 yıl ertelenemez mi?

Çeyiz dükkanı sahibi ise düğün ve nişanlar ertelenince, o da kara kara düşünüyor. Yapılandırdığı ancak ilk taksitini bu ay sonundaki vergi ve stopajı nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Acaba zincir marketlerle piyasanın dönmesi sağlanırken, küçük esnafın en azıdan yıl sonuna kadar vergilerinin ertelenmesi, hatta muaf tutulması olamaz mıydı? diye kendimize soruyoruz.

Memurlara verilecek Mayıs ayı maaşının 10 Mayıs’ta olacağı müjdesi veriliyor. Ama 5 milyon memurdan daha fazla sayıda esnaf var, onlara neden bir müjde verilmiyor?

Öyle ya; bilmediğimiz bir şey vardır belki?

Kızımın zoom’dan gördüğü derslerden bilim uygulamaları ve resim hocalarının istediği çizimlerin fotokopisini aldığım kırtasiyeci de yüz yüze eğitimin olmaması nedeniyle eğitim malzemesine olan talebin yarı yarıya düştüğünü söylüyor. “Bir de buna kapanma eklendi. Sürecin bu şekilde devam etmesi destek olmadan kırtasiyeci esnafın sonunu getireceğe benziyor.

Kullanılan çarkların büyüklüğü farklı

Geçici uygulamalarla süre uzatımları ile ekonomi yönetilmeye çalışılıyor ancak, esnaf ise ev kredisi, tüketici kredisi gibi kredi türleri ile borçlanıyor. Esnaf kesiminin işini döndürebilmesinde kullandığı çarkın büyüklüğü ile memur ve çalışanlar gibi sabit ücretlilerin çark büyüklüğü aynı olmadığı için dönme turları da farklı anlıyor musunuz?

Güreşçiden sonra futbolcu

Güzel adımlar atılıyor ancak, bilen birilerinin atması daha doğru olur!

Mesela dün gerçekten ülke tarihinde esnaf arasında ödemeler dengesini altüst eden bir adım atıldı.

Salgın destekleri kapsamında Resmi Gazete’de yayımlanan ve ibraz süresi 30 Nisan-31 Mayıs arasında karşılık gelen çekler için ibraz tarihi 1 Haziran sonrasına ertelendi. Ancak, yarım yamalak bir düzenleme oldu.

Düzenlemenin bu şekilde çıkması üzerine bankalar çek ödeme ve takas provizyon ekranlarını kapattı. Böylece bütün çek ödeme işlemleri durdu.

Sadece tam kapanma nedeniyle ödeme güçlü çeken şahıs ve işletmeleri gözetmek amacıyla getirilen düzenleme, tüm çekleri kapsama alınca ödeme zinciri ülke tarihinde ilk defa kırıldı.

Öğlenden sonra, iş dünyasından gelen uyarılarla durumun farkına varan Ticaret Bakanlığı, önce bir basın açıklamasıyla hesapta karşılığı olan çeklerin ödenebileceğini duyurdu.

Düşünebiliyor musunuz? Kanunu bir duyuru ile aşmaya kalkmak.

Ama olmadı tabi. Bu kez Resmi Gazete’de bir tebliğ yayımlayarak tıkanmanın önü açılmaya çalışıldı.

Tabi bu arada çek tahsilatından gelecek para ile günü ödemelerini yapmak isteyen, personeline maaş vermek zorunda kalan işletmeler zorda kaldı.

Bu arada alelacele Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğin tarihini de 30 Nisan Çarşamba olarak yazılması da ayrı.

Şimdi banka yönetim kuruluna geçtiğimiz tarihlerde güreşçi atanması eleştirilmişti ya, şimdi de çek konusundaki düzenlemede imzası olanın bir futbolcu olmasına şaşırmalı mıyız?

Peki esnafın elektrik, su, doğalgaz, telefon ve benzeri faturalarının ödenmesi ne olacak. Ona da bir yöntem bulunabilir mi?

Yazarın Diğer Yazıları