AnasayfaManşetSedat Peker: "Korkmaz'a yurt dışına çıkmasını Soylu söyledi"

Sedat Peker: “Korkmaz’a yurt dışına çıkmasını Soylu söyledi”

Yurt dışında bulunan organize suç örgütü lideri Sedat Peker, video serisinin 9’uncusunu yayımladı. “Yaşadıkça ve yaşlandıkça değil, direndikçe büyürüz” başlığıyla yayımlanan videoda Peker, yeni iddialarda bulundu.

Sedat Peker, video serisinin 9’uncusunu “Yaşadıkça ve yaşlandıkça değil, direndikçe büyürüz” başlığıyla yayınladı. Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hakkında ABD’de 500 milyon dolarlık dolandırıcılık olayıyla ve Türkiye’de de bu olayla bağlantılı soruşturma yürütülen iş adamı  Sezgin Baran Korkmaz’ı bakanlığa çağırıp, yurt dışına çıkmasını söylediğini ileri sürdü.

Sedat Peker şu iddialarda bulundu:

“Ben size ülkede nasıl para çalınıyor, belediyelerdeki rüşvet sistemi, alt dernekler var anlatacağım kafayı yiyeceksiniz böyle profesyonel hırsızlık mı olur diye. Şimdi bir belediye başkanına rüşvet vermeye gittiğinde adam senden parayı almıyor ya bir kelek yaparsa ya gizli kayıt yapıyorsa diye. Diyor ki bizim bir derneğimiz var. Oraya şu kadar yardım yap, 1 milyon, 3 milyon. Sen gidip oraya parayı yatırıyorsun ‘hayır işi’ için. Sen gidiyorsun parayı yatırıyorsun, kaçak kat çıkıyorsun, artık ne yapmak istiyorsun onu yapıyorsun. E para belediye başkanına gitmedi. O ne yapıyor? 100 bin liralık bir iş var, en güvendiği arkadaşı diyor ki 1 milyon liraya fatura kes diyor. Sonra o 1 milyon liralık işi alıyor ama 100 bin liraya yapıyor. Bir 100 bin de diyor vergi filan çıkarsa 800 bin lirayı kılçıksız alıp cebe indiriyor. Ve hiçbir polis takibinden ceza almıyorlar. Sistem bunun üstüne. Bakın şaka yapmıyorum. Hiçbir polis takip altında neden ceza almıyor, sonunda beraat ediyorlar, sistem bunun üzerine.

Taşeron sistemi nasıl onu da anlatacağım. Bunlar bir ufak hamleyle değişilir. İnsanın karısına, çocuğuna zaafı olur, onu etkileyip seni yönlendirebilirler. Sistem kuracaksınız siz. Bana aslan avını bana yaptıracaksınız ben de size anlatacağım.

5’li çete işleyişi

Siz hep diyorsunuz ya, beşli çete, onlu çete, onlara ihaleyi veriyorlar. 1 milyar dolar, bunlar siz zannediyor musunuz, bunların işçileri var, yok. Bunlar alt taşeron sistemi var. Bunlar taşeronlara veriyorlar. 400 bin dolar taşerona veriyor, 600 milyon dolar kılçıksız bu tarafta. Alt taşeronun da alt taşeronu var. Samimi söylüyorum, rezalet, komedi. Tüm sistem bu şekilde çalışıyor. O alt taşeron ne yapıyor? En son o taşeronun da bir altı var, onlar kamyonların filan sahipleri var ya, onlar da yolunu buluyor da, emeğinin karşılığını buluyorlar.

Ama ortadaki para ne kamyon, ne o ne bu. Taşeron sistemini kaldırdım diyeceksin. İhaleyi açacaksın, telefondan bile ihaleye girecek, tüm evrakları hazırlayacak. Madem taşeron bunu yapabiliyor, maliyeti bunu 200 milyon niye devletten 1 milyar çekiyor. Bu para nereye gidiyor?

Sigorta şirketi

Engin Sigorta. Süleyman (İçişleri Bakanı Süleyman Soylu) diyordu ya, ‘Ben o poliçe o sesi çok seviyorum’ Lan şirketin yüzde 5 bin, 7 bin, 57 kat büyümüş. Dünyanın neresinde böyle bir şey var. O poliçenin sesinde ben de uyurum, herkes uyur. Yargılanacaksın. Yüce Divan’a gideceksin.

Erdal Baba’ya araba, 20 sene evvel sana getirip sigortalattığında Erdal Baba diyordun. Şimdi Erdal Baba lazım değil ki. Bütün holdingler sende, poliçe sesi. E uyursun tabii. Sen Yüce Divan’a gideceksin, yargılanacaksın, hiçbir şansın yok. Anlattıklarımın altlarını da hazırladım, delilleri de bende, seni bitireceğim.

‘Alan’a silahımı uzattım’

Akit medya grubuna makara yapmayacağım. Beraber sofra kurduk yemek yedik. Ama söyleyecek kelamlarım var onlara. Bu Akit TV’nin Yazı İşleri Müdürü var; Murat Alan. İyi bir adam, genç bir arkadaş. Kardeşim sen saldırıya uğradığında hastaneye ilk gelenlerden biri ben değil miydim? En sevdiğim silahım 45’lik sana verip, “Seni çocuğunun yanında dövdüler. Bir baba çocuğunun yanında dayak yememeli, bir daha gelirlerse hepsini vur, sana cezaevinde ben bakacağım” demedim mi kardeş. Biz göz göze baktık, o kadar muhabbet ettik seninle. Bu olayı buraya ben mi getirdim. “Suç örgütü”. Göreceksiniz, sen hariç Murat. Ama diyebilirdin ‘Bu adam her şeyi yapardı, ajanlık ne’ diyebilirdin. Bu nasıl bir ayıp. Bu haberi yapıyorsunuz. Elinizde bir tane delil var mı benim ajanlık yaptığıma dair. Şevki hocam çocukluğumdan beri senin kasetlerini dinliyorum. Çoluğumun çocuğumun parasını yolladım. Diyemedin mi bu adam ajan değil diye. Bir özür beklemiştim. Olayı buraya siz getirdiniz.”

Doğu Perinçek manşet yapmıyor muydun?

Bizim bir Doğu Perinçek var. Konuşunca filan çok nezaketli ama psikolojisi bozuk. Biz bunun yanına ne zaman gitsek oturur bir şey ikram eder. Siz de saygısından dolayı ona saygı gösterirsiniz. İşte CIA şöyle yaptı, böyle yaptı. Yaşı büyük, diyor ki işte ‘MOSSAD’ın kucağına oturmuş…’ O yaşında utanmayacak mısın? Ben sana laf… Akademisyen çocuğun var, 80 yaşındasin git torun torba sev. Ne bu hırs, hırt; ‘CIA yaptı’ bırak CIA’yı. Ya bir dur. Dava açmış ‘ülkücü katili’ demişim diye. E sen gazetende ülkücüleri manşet yapmıyor muydun Doğu ağabey. 3 gün sonra hepsini şehit ediyorlardı. Diğer sol fraksiyonlardakini gazetende manşet yaptığında kaç gün yaşıyorlardı. Ev adreslerine kadar veriyordun, hepsini öldürüyorlardı. Hangi yüzle dava açıyorsun sen?”

’10 Bin dolardan fazla verdim’

Benim her ay 10 bin dolar yolladığım bir milletvekili yok ama daha çok yolladıklarım var. Bir de çok acı, bana 10 bin doları nasıl yakıştırdınız siz. Ya ben aç kalırım açıkta kalırım yine herkesten çok para veririm. Beni herkes bilir. 10 bin dolar da yalan, vallahi yalan. Hani diyorlar ki bunu açıkla. Ben kimseye böyle bir para yollamadım ama daha çok yolladım.

Şimdi Metin Külünk’ten konuşacağız, Metin ağabeyden. Metin abi beni telefondan aradı, Biden beni Erdoğan’a karşı… Ya dedim abi ne diyorsun sen, Biden işi gücü bırakmış Sedat Peker’i mi bekliyor, hepten delirdik, vallahi delirdiler. Adamlar dünyayı yönetiyor, onun devlet başkanı Sedat Peker’i mi bilecek. Benim kendi meselem var. Beni sakinleştirdi, konuştu konuştu. Sonra benim yanımdan ayrıldı, beni itibarsızlaştırmak için kurulan mafyalar var, tecavüz hikayelerini kurgulayan var ya, onlar var, vekiller var, devletten adamlar var. Özel adamları ama fındık kadar beyinleri var. O yüzden Metin ağabeyi konuşacağız. Beni yolda bırakanı rezil edeceğim, ha Metin ağabeyi rezil etmeyeceğim, ne yaşadık onu anlatacağım.

‘AK Parti’nin seçim kahveleri Peker’den’

Bana pislik mafya diyorlar ya, Ak Parti’nin seçim zamanı dağıttığı kahveler var ya, seçim zamanı. Hepiniz içtiniz, Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi, benimdi o, hani ben pislik mafyaydım. Ulan onlarca milyon liralık kahveyi benden siz alıp dağıtmadınız mı her yerde. Bir lira mı verdiniz, verdiyseniz hani fatura. Size yazıklar olsun.

‘Seçim zamanı arabasına para bırakırdım’

Metin ağabeyle, Ömer Külünk diye bir yakını var mesela, nasıl ilişkimiz onu anlatayım. Tefeciler benim yeğenimin yerini almış, o zamanın parası bugünün 1,5 milyon lirası, tefecilerle bir konuşsan şey yapsa. Ya dedim Metin ağabey, ben ismimi unutturmaya çalışıyorum, o onu arayacak, o onu arayacak sanki ben tahsilat yapıyormuşum gibi. Dedim ağabey kaç para ben vereyim. O konuda ismi geçen bir iki işadamı arkadaş var, biz ödeyelim dedik. İş para ödemeye gelince bir tek ben ödedim, tapuyu aldık verdik. Biz para verdik mi böyle veririz. Almanya’daki o dernekler var ya, onlara rica ederdi para yollar mısın diye, el altından onlara para yollardım. Ama öyle her ay giden 10 bin yok, seçim zamanı geldiğinde arabasına para bırakırdım. Ya şimdi ben böyle deyince bizim diğer milletvekili tanıdıklar, lan bizi de, lan oğlum biz kimseyi söylemeyiz. Ama Biden miden gel film yap, sonra beni karalama kampanyasına abilik yap. İstesem gömmek için evet verdim derdim ama 10 bin değil çok daha fazlasını verdim.

‘Demirören krediyi ödemedi’

Şimdi bizim bu Pambukören var ya, şimdi biz gazeteyi bastık, Aydın Doğan kargaşadan korktu verdi yerleri 750 milyon dolara, aslında bir tanesi o kadar ederdi, hepsini o paraya aldı. Bu 750 milyon doları Ziraat Bankası verdi, banka devletin. Bu 750 milyon doların hiçbirini ödemedi biliyor musunuz bu sahtekar. Faizlerini bile ödemedi, bırak ana parayı. Faizleriyle bir milyar doları geçti borç. Bunu ödemek için Kemerburgaz’da bir arsayı belirlediler bunun üzerine yapacaklar. Bu televizyon onun değil, emanetçi, Serhat ile Berat yönetiyor. Sabah grubu da öyle. Böyle kişiliksiz zenginlerin üzerine yapıyorlar sadece, yat kalk. O Kemercountry’deki yer var ya, tarla olarak verecekler, Süleyman’ın Ankara’da bu işleri yapan akrabası, 10 milyonluk yer bir milyarlık oluyor.

‘Veysi benim sağ kolumun yardımcısı’

Erdal Araz arıyor, Veysi’nin kendi telefonundan Erdal Araz’ın numarası, ara verdiler ya o arada arıyor. O da tanıyor reisi, sen de tanıyorsun, niye söylemiyorsun diyor. Onun işi İsmail Saymaz’ı durdurmak orada. Gazeteci ya, konuşuyor, aradaki yakınlıklarına bak. Açmazsın telefonunu, önemli bir olay var, düşün o kadar yakınlar. Bu bizim Veyse, bizim Erdal’ın yardımcısı, benim sağ kolumun. Erdal gençlikten sorumlu il ikinci başkanı bu da onun yardımcısı. Biz bu Veysi ile 6-7 saat oturduk, yemek yedik. Bana siz anlatıldığı gibi değilmişsiniz, çok entellektüel bir insansınız dedi. Buna sarmayacaktım, orada bloke etti ya. O Sağlık Bakanlığı’ndaki hikayeni anlatmayacağım, para konusunda ters düştün ya, onun ailesi benim sevdiğim bir aile.

Bodrum’daki Paramount Otel buluşması

Bodrum’da Paramount Otel var. Sahibi kim, Sezgin Baran Korkmaz. Bu arkadaş Türkiye’de de ABD’de de aranıyor. Bu adamın otelinde kimler var. Bölge İdare Mahkemesi Başkanı. Bu abi, o kadar rahat bir adam ki, sıfır X5’le görevine gidiyor geliyor. Kim ne der demiyor, kaç milyonluk araçla işe gidiyor.

Başka, bunun eski koruması, kendi korumasıydı, onu koruma dair başkanı yaptı. Kim, Ekrem Güler. Veysi Ateş, tatil ekibinde. Bunlar tatili de birlikte yapıyorlar, kesmeyi de birlikte yapıyorlar. Resul olaya sonradan dahil olacak, bunlar tatil ekibi. Bir de Muğla Emniyet Müdürü, Marina vardı ya, el konulan, şimdi de otele el koyuyorlar. Sezgin Baran Korkmaz, en son Mübariz de demişti, sendeki belgeler benim şirketim ama bende yok demişti, bende var kardeşim. Sakın onlarla anlaşayım deme, patlatırım rezil olursun. Müşteri portföyünün tamamı bende, hangi hakimler savcılar. Siz aranan adamın otelinde ne işiniz var? Hani lan faturalarınız? Suit odada kalıyorsunuz, 100 bin lira yapıyor, lan sizin maaşınız kaç para, hani fatura?

İş Bankası’na soktu

Koruma daire başkanını neden yapıyor biliyor musunuz, en önemli adamların yanına adam veriyorlar, polislerini koydu. Kıbrıs’taki adam kayıt yapıyordu ya, bu da polislere yaptırdı.

Ekrem’i Emniyet’ten ayırdı, İş Bankası’na soktu, emniyet müdürünün İş Bankası’nda ne işi olur? Parasını ödeyemeyen, İş Bankası’na kalanlar var ya, büyük oteller, arsalar var ya, oraya operasyon. Koskoca MASAK Başkanını kendine köle yaptı, Sadık Soylu köle gibi kullanıyor… Bu Rasim Ozan Kütahyalı var ya, o da bizim Paramount Otel ekibinden…”

‘Soylu, Korkmaz’a yurt dışına çık dedi’

Peker, ”5 Aralık Resul Holoğlu, Organize Suçlardan Sorumlu Emniyet Müdür yardımcısı telefon açıyor Korkmaz’a. Sezgin Baran Korkmaz kim ABD’de aranıyor. İçişleri Bakanlığı’na çağırıyor. Saat 10.30, 12.30 çıkış. Sezgin Baran Korkmaz 45 milyon dolar bir iş adamından alacağı var. Süleyman buna ‘Senin hakkında tahkikat yapıldı, yurt dışına çık. Yukarının haberi var, bu parayı da sil, sorun çıkacak’ diyor. Yukarısı da Tayyip abi. Amerika’dan da büyük para gelmiş diye herkes biliyor ya.. Bütün kayıtlar çıkacak. Sezgin Baran Korkmaz, 6 Aralık’ta yurt dışına gidiyor. İçişleri Bakanı, Organize Suçlar Daire Başkanı’nı telefonla arayıp, hakkında 6 aydır dosya hazırlanan adamı İçişleri Bakanlığı’na çağırıyor ve görüşüyor ve yurt dışına çıkmasını söylüyor. Bu 45 milyonu kabul etti ya Sezgin Baran, ne yapsın devlet var karşısında. Oteli de istediler. Siz muhaliflere baskıyı kuracaksınız, 5 Aralık’ta Sezgin Baran Korkmaz İçişleri Bakanlığı’na geldi mi kamera kayıtlarını çıkarın. 6 Aralık’ta yurt dışına çıkmış mı? Sezgin Baran Korkmaz bakıyor her şey elden gidecek, dönmüyor. 28 Aralık’ta operasyon yapıyorlar. 29 Aralık da 45 milyon doların ödenme günü, haciz olacak o gün. Karısını gözaltına alıyorlar. Bu Veysi.. Ben olayı toparlayayım diye arayan da bu Veysi. Aranan adamın oteline gidip kalıyorsun, onbinlerce, yüz binlerce euro hesap hiçbiriniz ödemiyorsunuz sonra adamı gasp ediyorsunuz. Mehmet Ağar’dan öğrenmiş bu taktiği. Siz bu adamın arkadaşı değil misiniz? İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı izin vermiyor, Cumhurbaşkanına gidiyor, haberiniz varmış. Haberim yok diyor. Hangi savcı hangi hakim kaldı hepsinin listesi bende” dedi.

‘Bırakın o konuşsun’

Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlundan bahseden Peker, ”Sayın Başbakan… Senin oğlunu korumana gerek yok ki. 15 senede kaç milyar dolarlık servet yapmış. Sadece Hollanda ayağını biliyoruz. Hollanda devleti açıkladı diye… Senin çocuğun gerizekalı mı bırak o konuşsun” dedi.

Adı geçen iş adamı Korkmaz’ın yükselişi

Sezgin Baran Korkmaz, SBK Holding’in kurucu CEO’su. SBK Holding, Türkiye ve komşu bölgelerdeki sıkıntılı varlıklara odaklanan bir risk sermayesi şirketi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, uluslararası kara para aklama suçlamasıyla aranan Korkmaz’ın Türkiye’deki şirketlerine ve tüm mal varlığına mahkeme tarafından el konulmuştur. Amerika’nın Utah Eyaleti’nde vergide sahtecilik yapmaktan ceza almış bir şirketle de ilişkisi mevcut. 5 Aralık 2020’de Türkiye’yi karısı ile beraber terk etti.

Korkmaz hakkında hazırlanan iddianamede yer alan MASAK’ın Mali Analiz Raporunda Jacob Ortell, İsaiah Elden, Rachel Ann ve Sally Louise Kingston ve LevonTermendzhyan’ın, “vergi teşviklerinden ve kredilerinden yararlanabilmek için teşekkül kurmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık yapmak, gerçeğe aykırı belgeler düzenlemek, kara para aklamak, ulusal ve uluslararası düzeyde kara para aklama faaliyetlerini gizlemeye yönelik faaliyetlerde bulunmak” gibi 8 ayrı federal suçu düzenleyen, toplamda 46 ayrı suçlamayla itham edildikleri, sanıkların ABD hazinesinden 511 milyon dolar tutarında haksız kazanç elde ettikleri ve haksız kazançlarını Sezgin Baran Korkmaz ile bağlantılı olduğu kişilerin hesaplarına ve şirketlerin hesaplarına aktardıkları” öne sürüldü.

 

KÜLTÜR-SANAT

YAŞAM

EDİTÖRDEN