CAHİT SARAÇOĞLU

YAZARLAR

Kurumlar vergisi oranında Ağbal etkisi

TBMM’de görüşülerek 7256 sayılı kanun olarak kabul edilen torba kanunun 40’ıncı maddesi ile 2020 (dahil) yılına kadar uygulanacak olan yüzde 22 oranındaki kurumlar vergisinin aynı kalması sağlandı. Cumhurbaşkanı’nca 5 puana kadar indirilmesini getiren yetki, son gün getirilen önerge ile kanun metninden çıkarıldı.

Kurumlar vergisinin 2018-2020 yılları arasında yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkarılmasını sağlayan kişi dönemin Maliye Bakanı Naci Ağbal idi. Ağbal Maliye Bakanı iken bu düzenlemeyi 22 Kasım 2017 tarihinde geçici düzenleme ile yasalaşmasını sağlamıştı. O zamanki düzenleme ile kurum kazancı üzerinden yüzde 20 oranında alınan Kurumlar Vergisi, kurumların 2018-2019 ve 2020 yılı vergilendirme dönemlerinde yüzde 22 olarak uygulanmasını içeriyordu. Bakanlar Kurulu da yüzde 22 oranını yüzde 20 oranına kadar indirmeye yetkili olmuştu. Yüzde 22 oranındaki kurumlar vergisi 2021 yılında doğrudan yüzde 20 olarak uygulanacaktı.

Ancak geçtiğimiz ay TBMM’ye sunulan torba kanuna eklenen madde ile Cumhurbaşkanına 2021 yılında doğrudan yüzde 20’ye gerileyecek Kurumlar Vergisini 5 puan oranında indirme yetkisi getirilmişti. Böylece kurumlar vergisi yüzde 15 olarak 2021 yılından itibaren uygulanmasının önü açılmış olacaktı.

2017 yılında dönemin Maliye Bakanı Naci Ağbal, kurumlar vergisini yüzde 22’ye çıkarılmasını, “Bütçeden savunma ve güvenlik harcamalarına yeni kaynaklar geliyor. Ülkemizin güvenliği için gerek içeride gerek dışarıda güvenlik güçlerimiz yoğun bir mücadele veriyor. Gerek silahlı kuvvetlerimiz gerek emniyet güçlerimiz hem terörle mücadele ediyor hem de Irak ve Suriye’de devam eden güvenlik risklerini büyük bir başarı ile yönetiyor. Ayrıca artan jeopolitik-güvenlik riskleri savunma ve güvenlik birimlerimizin silah-teçhizat kabiliyetlerinin artırılması ve modernize edilmesini zorunlu kılıyor. Bu çerçevede artan ihtiyaçları karşılamak üzere Savunma Sanayi Müsteşarlığı bünyesinde olan savunma sanayi fonuna yeni kaynaklar oluşturmak üzere aşağıdaki düzenlemeler yapılmaktadır. Finans kuruluşlarının kurumlar vergisi oranı 2 puan artırılıyor. Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinin kurum kazançları üzerinden ödeyecekleri kurumlar vergisi oranı yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkarılıyor” sözleri ile savunmuştu.

Ağbal’ın Merkez Bankası Başkanı olmadan önce TBMM’ye sunulan torba kanuna eklenen ve Cumhurbaşkanı’na 5 puan indirim yetkisi getiren düzenleme işletmelerce olumlu bulunurken, bazı kesimler ise Türkiye’nin ‘artan ihtiyaçlarının karşılanması’ konusunda herhangi bir ihtiyaç mı kalmadı? Yoksa ekonomi yönetimi şirketlerin pandemi nedeniyle yeterince ekonomik sıkıntı içerisinde olduklarını düşünerek bir de vergi yüklerini mi düşürmek istedi? Tartışmalarına yol açmıştı.

Ancak Naci Ağbal’ın ekonomi yönetiminde söz sahibi oluşunun hemen ardından 10 Kasım günü TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde tasarıya eklenen maddenin bir önergeyle çıkarılması dikkat çekti.

KURUMLAR VERGİSİ ORANININ ÖNEMİ NEDİR?

Kurumlar vergisi oranları çoğu kez yabancı yatırımcıları çekmek için uluslararası vergi rekabetinde bir araç olarak kullanılıyor. Bu nedenle kurumlar vergisi oranı sadece iç siyaset saikleri ile yapılmıyor, dış yatırımcıya da davet olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda da Türkiye kurumlar vergisi oranı ile 37 OECD ülkesi arasında 17’inci sırada yer alıyor.

Öte yandan Kurumlar vergisi indirimi söz konusu olduğunda bundan yararlanabilecek mükellef sayısının tespitinin de önemli olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda faal kurumlar vergisi mükellef sayısına bakıldığında 2019 yılında 848 bin 904 olurken, 2018 yılında 806 bin 622, 2017 yılında ise 759 bin 242 olduğu görülüyor.

Türkiye’de 2019 yılında ödenen kurumlar vergisi tutarı 78 milyar 828 milyon lirayı buldu. Türkiye’de ilk 100 kurumlar vergisi mükellefi toplam kurumlar vergisinin yüzde 40’ını ödedi. İlk bin mükellef ise yüzde 60’ını, ilk 5 bin mükellef ise toplam kurumlar vergisi tutarının dörtte üçünü ödedi. Dolayısıyla kurumlar vergisinin yüzde 75’i kurumlar vergisi mükelleflerinin yüzde birinden azı tarafından ödendiği ortaya çıktı.

CAHİT SARAÇOĞLU / ANKARA

Yazarın Diğer Yazıları