ALİ ERDOĞAN

YAZARLAR

Sporda demokrasi ve darbe

Sporda demokrasi var mı?
Hiç düşüneniz oldu mu?
Ben düşündüm..
Yaklaşık 45 yıldır spor yazarı olarak Türk sporunu yakından takip ettiğim için demokrasi var da diyemem,
yok da…
Türkiye’de futbol dahil 66 federasyon var…
29 Federasyon Yaz 5 federasyon ise Kış Oyunlarına katıldığı için olimpik olarak değerlendiriliyor…
Özerk Futbol Federasyonu da Yaz Oyunları içerisinde yer alıyor…
Geriye kalan 5 federasyon, Tokyo’da 2021 yılında gerçekleştiği takdirde Yaz Oyunlarında yer alacak…
Bir anlamda olimpik olup olmadığına seyir oranına göre karar verilecek.
27 Federasyon ise olimpik değil…
66 Federasyonun içinde sadece Futbol Federasyonu özerk, diğer federasyonlar ise sözde bağımsız
federasyonlar..
Federasyon seçimleri ‘ her 4 yılda bir olimpiyatlar sonrası yapılır’ ibaresi var…
Olimpiyatlar yapılmadı diyelim…
O zaman ne olacak?..
Olimpiyatların yapılmasını bekleyeceğiz.
Olimpiyatlar sadece bahane, koltuklar şahane…
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın, kulüp ve spor federasyonları yasa taslağı hazırladığı biliniyor…
18 senedir yasa taslağı hazırlanıyor ancak hep sümen altında kalıyor…
Hazırlandığı ifade edilen yasa taslağının tamamen özerklikten ve bağımsızlıktan uzak bir taslak olduğu
belli…
Gençlik ve Spor Bakanlığı bu taslakla ipleri tamamen kendi eline almak istiyor.
Bir federasyon başkanını beğenmez ise dilediği gibi bir suç uydurup, görevden alabiliyor…
Yıllardır görev yapan üç kişilik sportif değerlendirme kurulunun yerine şimdi 7 kişilik aynı isimle bir kurul
gündemde.
Bu kurulu bakanlık kendi atadığına göre tartışılır ama seçimle iş başına gelen en az 150 delegenin oyuna
sahip federasyon başkanı veya yönetimi 7 kişinin kararıyla görevden alınabilecek.
Ayrıca seçimlerde görevli bakanlık temsilcisi kendi başına karar alamayacağı için bakanlığın karşı çıktığı
bir aday seçimi kazanması halinde 30 gün içinde o federasyonu yeniden olağanüstü seçime çağırma
yetkisi var.
Şu anki tabloda başarısız federasyon başkan ve yönetimleri sayıca fazla…
Başarısızları, o sporu bilmeyenlerden oluşan sportif değerlendirme kurulu tarafından görevden alındığı
zaman tamamen siyası bir karar olur…
O zaman seçime gerek yok…

Atama ile yapılsın, başarısız olanlar görevden alınsın…
Futbol hariç diğer federasyonlarda Bakanlık delegeleri ağırlıkta…
Bakanlık kimi işaret ediyorsa o seçiliyor…
Çünkü seçim zamanı bir kaç kişi görevlendiriliyor, telefon başında “Sayın Bakanımız bu adayı istiyor”
deniliyor…
Yasa taslağı Meclis’e gelip, aynen kabul edildiği takdirde özellikle ekonomisi güçlü olan Futbol
Federasyonu’nun özerkliği ortadan kalkacak.
Yine her ilde 15 kulübün bir araya gelip yeni federasyon kurmaları taslak içerisinde yer alıyor.
Bu düzenlemeyi görünce hemen aklıma ‘çoklu baro’ geldi…
Türkiye Futbol Federasyonu veya başka bir federasyon ismi altında illerde federasyonlar kurulacak.
İstanbul Futbol Federasyonu, Ankara Atletizm Federasyonu, İzmir Basketbol Federasyonu gibi
federasyonlar oluşacak…
Bunun adı her alanda olduğu gibi Türk sporunu da ‘böl – parçala – yönet’ taktiği ile yönetme düşüncesi…
Bu düşünce, Türk sporuna büyük zararlar verecektir…
Özerk ve bağımsız federasyonların yapılanmasında hatalar var mı?
Var…
Bu işi iyi bilen bilim ve spor adamlarının, spor hukukçu ile spor endüstrisini bilen uzmanların geniş
katılımıyla tartışılır,uluslararası federasyonların özellikle de olimpik ruha uygun yeni federasyon yasası
hazırlanır…
Yoksa bu işi ben iyi bilirim…
Federasyonlara bütçeden para veriyorum…
İstediğim gibi anlayışla hareket edildiği takdirde…
Bunun adı yüzde 5 de olsa spordaki demokrasiye darbe hazırlığıdır…
Bu darbe yapıldığı takdirde uluslararası spor arenasında da yalnız kalırız…

Yazarın Diğer Yazıları