AnasayfaManşet"10 Vakadan 4'ü İstanbul'dan"

“10 Vakadan 4’ü İstanbul’dan”

 

SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, “Pozitif çıkan her 10 kişiden 4’ü İstanbul’dadır. Bütün sağlık çalışanları, hastane yöneticileri, bilim kurulu olarak teyakkuzdayız” dedi.

İlk kez Ankara dışında gerçekleştirilen Bilim Kurulu toplantısı yaklaşık üç saat sürdü. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bakan Koca,  “Son 7 günde ortalama vaka artışı, geçen ayın ortalamasından yüzde 85 fazladır. Oran, 16,5 milyon nüfusla birlikte düşünüldüğünde korkutucudur. Artış, İstanbul’a günlük gidiş gelişlerin fazla olduğu şehirlerde de yüksektir. İstanbul’un yakın temaslısı diyebileceğimiz Balıkesir’de ve Tekirdağ’da yüzde 96, Bilecik ve Düzce’de yüzde 99, Edirne’de yüzde 91, Bursa’da yüzde 84, Sakarya’da yüzde 76, Kırklareli’nde yüzde 71, Kocaeli’de yüzde 63’tir.

İSTANBUL’DA DURUMU KONTROL ALTINA ALAMAZSAK…

Sadece sayılan iller değil, tüm Türkiye, İstanbul’un temaslısıdır. Gelişme, salgınla mücadelede 83 Milyonu ilgilendirmektedir. İstanbul’da durumu kontrol altına alamazsak, salgın baş edilebilir olmaktan çıkacaktır” dedi.

“Tehlike karşısında teyakkuza geçebiliyoruz ama riski savar savmaz, hayatı akışına bırakıyoruz” diyen Koca şunları söyledi:

“Salgınla savaşta disipline ve uzun süreli başarıya ihtiyacımız var. Düştüğümüz yerden kalkmak her zaman mümkün olmayabilir. Kişilerin göstereceği küçük ihmallerin bedelleri büyüktür. Bedelleri, birlikte ödemek zorunda kalabiliriz. Bedel, hasta düşmekten fakirleşmeye kadar çoktur.

EK SEFERLER GÜNDEMDE

Kurallara uyabilmek için baş etmekte en çok zorlandığınız engel, kalabalıktır… İl ve ilçe mülki idare amirleri, büyükşehir ve ilçe belediyelerinin yöneticileriyle, kamu kurumlarının yetkilileriyle bir araya gelerek, sorun teşkil eden konuları ele aldık… Toplu taşımaya ek seferler konması, kamu kurumlarında, organize sanayi bölgeleri dahil özel sektörde iş saatlerinin, yine sosyal hareketlilik kaynaklı teması azaltacak şekilde yeniden düzenlenmesi ele alınan konular arasındadır. Kurumlardan uzaktan erişimle evde çalışma kolaylığı sağlamaları ayrıca istenmiştir. Çözüme en çok ihtiyaç duyduğumuz konu toplu ulaşımdır. Sosyal mesafenin korunamadığı toplu ulaşım, en büyük risk kaynaklarındandır. Yolculuk, dolayısıyla risk süresi uzundur. Bu çözümlerin üretilmesi, salgının tırmanışının sebebi olan hareketliliği ve teması çok azaltacaktır.”

“HAYATINIZA SINIRLAMA GETİRİN”

Fahrettin Koca, “Virüs bir kişiden ortalama 3 kişiye bulaşıyor.  Çözüm, hareketliliği azaltmak, yani hayatı yavaşlatmaktır. Temel şart olarak maske, mesafe ve temizlik kuralına uyacağız. Virüs, bir kişiden ortalama 3 kişiye bulaşıyorsa, biz de, hareketi ve teması 3’te birine indireceğiz… Kendimizi disipline sokalım. Hayatınıza sınırlama getirmenizi talep ettiğimin farkındayım.  Eğer maske, mesafe, temizlik kuralına uymazsanız, hareketliği azaltmaya çalışmazsanız, sağlık çalışanlarımız yasal hakları olan izinleri daha uzun süre kullanamayacak. Eğer hayatlarımızı kendimiz disipline kavuşturmazsak, kurallardan çok daha ağır mecburiyetlerimiz olacak. Bu sebeple size şunu diyorum; hareketliliği ve teması azaltın. Dışarı çıkmanız halinde, tedbirden taviz vermeyin” dedi.

VARDİYA SİSTEMİNDE RİSK AZALIR

İşverenlere de seslenen Koca, “Esnek mesai sistemine geçiş için elinizden geleni yapın. Şartlarınız uygunsa vardiyalı çalışmayı tercih edin. Çalışanlar bir aradaysa, birinin hastalığa yakalanmasıyla hepsi temaslı olur. Tüm temaslılar mecburen izole edilir. Vardiya sisteminde risk azalır. Çalışanlarınızın sağlığını ve iş kaybını önlemek için doğru olan budur” şeklinde konuştu.

“MECBURİYETİNİZ YOKSA DIŞARI ÇIKMAYIN”

“Salgınla savaş, tek başına kurumların gücüyle ve hastanelerle kazanılamaz” diyen Koca, şunları kaydetti:

“Gelinen noktada, desteğinize ihtiyacımız var. Mecburiyetiniz yoksa dışarı çıkmayın. Zorunlu olmayan ziyaretlerden kaçının.  Zorunlu olmayan seyahatleri yapmayın. Kalabalık ortama girecekseniz, bunun hastalığa yakalanmaya değip değmeyeceğini düşünün… Rica ediyorum; testi pozitif çıkanlar, temaslılarını filyasyon ekiplerimize eksiksiz bildirsin. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar, kendilerini korumaya alsın. Zorunlu olmadıkça akrabalarla, başka ailelerle bir araya gelmeyin. Zorunlu olmayan kutlama ve törenleri erteleyin. Salgınla savaşın bu aşaması, disiplin istiyor.

Sağlık hizmetlerinde, sistemin tıkanmasına yol açacak bir sorunumuz yok. Sağlık ordumuzla riske karşı organize olduk. Her kapasitenin sonuçta bir sınırı vardır. Bu sınırı zorlamamak, tedbirleri uygulamanıza bağlıdır… Türkiye’nin kalbinin attığı yerde başarmak zorundayız.” İstanbul’u ve bize sunduğu her şeyi korumak zorundayız. Sağduyunuza güveniyoruz. İstanbul tüm yönetim birimleriyle harekete geçmiştir” dedi.

YOĞUN BAKIM DOLULUK ORANI YÜZDE 66

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koca,  “İstanbul’daki toplam yatak sayısı 48 bine yakın. Yoğun bakım yatak sayımız ise 9 bine yakın. Servis yatak doluluk oranımız şu an yüzde 55 civarında. Yoğun bakım doluluk oranımız ise yüzde 66.  Ventilatörler için bu oran yüzde 33… Özel sektör bundan sonraki süreçte Kovid’li hastaya ayrı bir birimde bakacak. Yataklarının dörtte birini ayıracak. Şu an bu açıdan İstanbul’da bir sorun yok. Ama vaka sayısı iki, üç katına çıkarsa, farklı tablolarla karşılaşabiliriz” dedi.

İSTANBUL İÇİN KISITLAMA OLACAK MI?

Bakan Koca, “İstanbul için bir kısıtlama söz konusu olacak mı?” şeklindeki soruya, “Partiler anlamında gece 12’de sonra müzikli ortamların yasaklandığını biliyoruz. Bunun erken saatlere çekilmesi de Bilim Kurulu’nda gündeme geldi. Özellikle İçişleri Bakanlığı’nın bunu erken saate almak konusunda çalışması olacak” yanıtını verdi. Koca, özel bir kısıtlamanın gündemde olmadığını belirtti.

AŞI ÇALIŞMALARI

Bakan Koca, aşı çalışmaların sorulması üzerine, “Yurt dışından faz 3 çalışması Türkiye’de yapılan iki aşı var. Pfizer ve Sinovac. Şu ana kadar herhangi bir ciddi yan etki yok. Kasım sonunda Türkiye’de devam eden faz 3 çalışmalarına dair bağışıklık konusunda bilgimiz olacak. Aralık ayında Sinovac dediğimiz virülansı azaltılmış aşıyla ilgili, eğer başarılı olursa istediğimiz sonucu alırsak, 5 milyon doz aşıyı uygulama şansımız olacak. Ocak, Şubat, Mart’ta da devam edecek. Pfizer için de aynı şekilde görüşmeler var. Bizim aşımız da her şey normal giderse Nisan gibi uygulanır. En az 3-4 aşının uygulama şansının elde edileceğini düşünüyorum” dedi. Koca bu konuda daha sonra Prof. Dr. Serhat Ünal’a söz verdi. Ünal, “Sinovac Faz 3 denemeleri 3-4 hafta önce başladı. Öncelikle sağlık personelinde başladı. 500’ü geçti uygulanan kişi sayısı. Dünyanın değişik ülkelerinde de devam ediyor.  Önemli bir yan etki yok Faz 2’de. Faz 3 de kasım sonuna kadar takip edilecek. Aşının etkinliğinde günlük hayatta ne sonuç alınacak onu görmek için istiyoruz” dedi.

HES TEDBİRİ

“Bundan sonraki süreçte testlerle ilgili, numune alındığından itibaren ilk 4 saat hariç, sonraki 20 saatlik zaman diliminde kişinin HES kodunda kısıt getireceğiz” diyen Bakan Koca, “O süre ne kadar uzarsa, bulaştırma riski söz konusu olduğu için, bunu azaltmak açısından 20 saat boyunca HES kodunda riskli görünecek kişi. HES kodu ile girdiği yerler giremeyecek, seyahat dahil olmak üzere riskli görünerek kısıtlama yapılmış olunacak.”

GRİP AŞISINDA ARZ YÜZDE 20 ARTTI

Bakan Koca girip aşısı konusundaki soru üzerine, “Bir sonraki yılın aşısı, bir yıl önceden sipariş edilir. Dünyada aşı arzı yüzde 20 oranında arttı… 3 milyonun üzerinde temin etme çabası içerisindeyiz. İlgili firmalarla başından beri görüşüldü ama ortada bir aşı yoktu. Ruhsatlı olan aşıyı herkes getirebilir. Türkiye’de ruhsatı olmayan aşıyı Halk Sağlığı alabilir. Ama ortada olmayan bir aşıyı pazarlamasınlar. Aşıyı elde etmek, temin etmek için de ilk günden itibaren yoğun bir çaba içerisinde olduk. Emin olun, parasına da bakmıyoruz. Kimlere aşının yapılacağı konusuyla ilgili Ateş Hocam bilgiyi vermiş olsun” diyerek sözü Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara’ya bıraktı. Kara ise, “Türkiye’nin son 4-5 yıllık kullanımı 1 milyon doz civarında. Mart ayından itibaren daha fazla aşı için Türkiye de istekte bulunuldu. Her ülkeye kendi istediği kapasitenin belli kısmı belli dönemler halinde geliyor. Türkiye’ye ilk gelen dozun 300 bin doz civarı geleceği söylenmişti. 380 bine artırıldı. Hastalığın karşılaşma riski, ağır geçirme ve kayıp olma riskine göre bir plan yapıldı. Çok çok yüksek riskliler ilk etapta belirlendi ve aşı onayı çıkan kişiler oldu. Kasım ayının ortasına-sonuna kadar aşının uygulanma şansı da var. Yaş birinci faktör. 65 üstü ve 2 yaş altı çok riskli. İlave hastalık ikinci faktör. Bir sonraki basamakta riskin aşağıya inmesi söz konusu olacak. Aşılar geldikçe de bu şekilde ilerleyecek” dedi.

İLÇELERDE ARTIŞ HIZI

Bakan Koca, İstanbul’daki vaka artış hızının son 1 haftada ilçeler bazında sorulması üzerine, “Bir hafta içinde Büyükçekmece yüzde 123, Sarıyer yüzde 120, Bakırköy yüzde 104, Bayrampaşa yüzde 99, Şişli yüzde 98, Kağıthane yüzde 98. Yüzde 29 ila yüzde 123 artış hızı oldu İstanbul’da 1 hafta içinde. Türkiye’deki hasta sayısının yüzde 40’a yakını İstanbul’da” dedi.

BULAŞTIRICILIĞI ARTTI

Koca, İstanbul’da vaka artışının sebebinin ne olduğunun sorulması üzerine, “İstanbul dünyanın 14. nüfus yoğunluğu olan kenti. Özellikle virüsün mutasyona uğrama durumuyla ilgili, virulansında değişiklik yok. Halk Sağlığı Kurumu’nun yaptığı çalışma için söylüyorum, dünyadakiyle de uyumludur bu sonuç, virüsün mutasyonu daha çok bulaştırıcılığının artması şeklinde karşımıza çıkıyor. Daha önce 15-20 dakika bir arada kalmakla bulaşabilen virüsün artık daha kısa sürelerde de bulaşabildiğini biliyoruz. Büyük kalabalıklar ciddi risk. Uçuşlarda HES uygulamasını yaygınlaştırıyoruz. Yurt içi, yurt dışı seyahat, tren yolculuğunda zorunluluğu getirdik. Daha da yaygın hale getirme çabası içinde olacağız”  değerlendirmesinde bulundu.

OKULLARDA SON DURUM

Bakan Koca, okullardaki artış rakamlarının sorulması üzerine ise şunları kaydetti:

“Okullarla ilgili şu an ciddi bir artışın olmadığını biliyoruz. Önümüzdeki günler salgının seyriyle birlikte diğer sınıfların kademli bir geçiş olması daha önce konuşulmuştu. Kademeli geçişin olup olmayacağı önümüzdeki dönem salgının seyri belirleyecek. İstanbul için şu an yeni bir kademe önerisinin olmadığını söyleyebilirim. Açılan sınıflarda da ortalamadan farklı bir durum yok. Tercihe bağlı ve 2+5 şeklinde bir eğitim sürüyor. Önümüzdeki haftalar Bilim Kurulu’nun kademelendirmeyi devam ettirme şeklinde bir önerisi yok.”

 

KÜLTÜR-SANAT

YAŞAM

EDİTÖRDEN