Anasayfa Çevre Kuraklık tehdidi büyüyor

Kuraklık tehdidi büyüyor

Anadolu’nun dört bir yanından kuraklık haberleri geliyor. Yeterince yağış alamayan bölgelerde baraj gölleri ve doğal göller daralıyor. Umut ise önümüzdeki dönemde yağışlarla durumun normale dönmesi…

SON 91 YILIN EN YAĞIŞSIZ DÖNEMİ 

Trakya, kışın kar, yazın da yağmur yağmaması nedeniyle son yılların en kurak yılını yaşanıyor. 1929 yılından bu yana metrekareye yılda ortalama 601 milimetre yağışın düştüğü Edirne’de bu yılın ortalaması 317’de kaldı. Temmuz ayından bu yana sadece ağustosta metrekareye 1,6 milimetre yağışın düştüğü Edirne, son 91 yılın en yağışsız dönemini yaşıyor. Gölet ve barajların kurumaya yüz tuttuğu kentte buğday ve ayçiçeğinde verim kaybı yaşayan üretici, toprağın kuraklıktan sertleşmesi nedeniyle de ürün ekmek için tarlaya da giremiyor.

Türkiye’nin buğday, ayçiçeği, çeltik gibi ürünlerin en önemli merkezlerinden olan Trakya, son 91 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Ayçiçeği ve buğday gibi ürünlerde kuraklık nedeniyle verim kaybı yaşayan Edirneli üretici, son günlerde ekimi hazırlamak istediği tarlalara toprağın oldukça sertleşmesi nedeniyle giremiyor. Kuraklık nedeniyle toprakta derin çatlakların oluştuğu Edirne’de üreticiler, yağmur yağmaması halinde tarlasını ekime hazırlayamayacağı için endişeleniyor.

1929’DAN BU YANA EN DÜŞÜK YAĞIŞ

Meteoroloji verilerine göre, 1929 yılından bu yana yıllık yağış ortalamasının en düşük seviyesi bu yıl yaşandı. Edirne’ye 2017’de metrekareye 866 milimetre, 2018’de 801 milimetre, 2019’da 431 milimetre, 1 Ocak 2020’den bugüne kadar ise 317 milimetre yağış düştü. Yetkililer, Edirne’de 1929’dan bu yana yıllık yağış ortalamasının metrekareye 601 milimetre olduğunu belirterek, bu yılın temmuz ayında hiç yağış olmazken, ağustosta 1,6 milimetre, eylül ve ekim aylarında ise hiç yağış düşmediğini söyledi.

BARAJ VE GÖLETLER KURUYOR

Trakya’da yaşanan kuraklıktan en çok etkilenen Edirne’de, DSİ verileri üreticiyi tedirgin ediyor. DSİ verilerine göre bölgede bulunan 6 baraj ve 31 gölette 2019 yılına yüzde 40 doluluk oranıyla girildiği, bu yıl ise aynı baraj ve göletlerde su seviyesinin yüzde 20’ye düştüğü bilgisi paylaşıldı. Tarım arazilerini sulayan göletlerin bazılarında sulama yapılması yasaklanırken kaçak sulamalar ile göletlerin su seviyelerinin oldukça düştüğü ifade edildi. Su seviyesi kritik derecede düşen göletlerde balık ölümleri de yaşandığı iddia ediliyor.

‘ÜRÜNLERDE VERİM DÜŞÜKLÜĞÜ GÖRÜYORUZ”

Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk, kuraklık dendiğinde, global ısınmaları çok net bir şekilde hissetmeye başladıklarını söyledi. Öztürk, “Bölgemizde kış kurağı dediğimiz ve kış aylarında almamız gereken, yağışları alamadık. Onun devamında da kuraklık devam etti. Tabi kış aylarındaki kar yağışını özellikle alamamaktan dolayı, barajlarımızdaki su seviyeleri çok düşük. Ürünlere baktığımızda, buğdayın özellikle dane oluşumu döneminde, yağmura ya da kara ihtiyaç duyduğu dönemlerdeki, yağışı alamamasından dolayı, bölgemizde şu anda yapılan hasadın sonuçları da netleşti. Buğday da yüzde 25 ve 30, ay çekirdeğinde de yüzde 30 hatta yüzde 40, yüzde 50’ye varan verim düşüklüklerini görüyoruz. Bu sene ay çekirdeğinde yağ oranlarında da düşüşler var. Yağlık olarak ekilen bir ürün olduğundan dolayı, yağ oranlarını da çok önemsiyoruz. Geçtiğimiz yıla göre yüzde 2 yüzde 3 gibi yağ oranlarında da düşüklük var” dedi.

‘BÖYLE KURAKLIK GÖRMEDİK’

Edirne’nin Çömlekakpınar köyünde çiftçilik yapan Lütfü Azim (68), bu yaşına kadar böyle bir kuraklık görmediğini dile getirdi. Azim, “6 aydır yağmur yağmıyor. Buğday, ay çiçeğinde verim çok düşük oldu. Kanola ekiliyor, ama kuru toprağa. Yağmur yağarsa çıkar ama yağmazsa yine masraf olacak. Yağmur az yağar ise mahsul bozulur. Daha tohum ekmedik, ekmiş olsak az yağdığı zaman yine bozulabilir. Bunlar hep riskli işler. Şu an tarlaya girenler oldu ama makineleri kırıldı, çatlaklara giriyor çünkü. Yağmur en az birkaç kere yağacak ki toprak sulanacak, o zaman bir şey olmaz, çamura ekin yapılsa yine de iyi olur. Bizim şu an tarlada olmamız lazım ama kahvede çay içiyoruz maalesef” dedi.

‘KANOLA EKEMİYORUZ’

Üretici Hakan Özkan, kuraklık nedeniyle buğdayda verim kaybı yaşadıklarını belirterek, “Yaklaşık 6 aydır yağmur yağmıyor. Şu anda çiftçilerimiz kanola ekim döneminde ama bazı çiftçilerimiz kuraklıktan dolayı kanola ekiminden vazgeçtiler. Tarlaları sürebilmek için yağmur bekliyoruz ama yağmadı, şu ana kadar maalesef. Tarlayı sürmeye kalktığımızda malzemelerimiz kırılıyor, her yer çatlak. Bizim köyde sulamada olmadığı için hiçbir şey yapamıyoruz. Kanolanın ekimi geç yapılıyor, bu bitkinin de kışa sağlam girmesi lazım. Bu zamanlarda normalde kanola ekimlerinin bitmesi gerekiyordu. Çok sayıda üretici kuraklıktan dolayı kanola ekmekten vazgeçti ama ekenler de var” dedi.

ASIRLIK ÇEŞME KURUDU

Edirne’de kuraklık nedeniyle Meriç ve Tunca nehirlerinin debileri düşerken, göletler kurudu. Kuruyan göletlerde oksijensiz kalan balık ölümleri yaşandı. Edirne’nin Çömlekakpınar köyünde, hayvanların içme suyunun sağlandığı asırlık çeşme de kurudu. Köylülerden Nilüfer Can (62), çocukluğundan beri köyde yaşadığını belirterek, “Burası çok büyük bir çeşme, son 4 aydır su akmıyor. Kuraklık çok kötü etkiledi. Bu çeşmenin çok eski bir tarihide var aslında ama kimse bilmiyor. Bu çeşmeden tabiri caizse oluk oluk su akardı, şimdi buradan geçerken kurumuş, bir damla bile su akmadığını görünce, gerçekten çok üzülüyorum. İnşallah en kısa zamanda bol bol yağmur yağar ve her şey eskisi gibi olur” dedi. 

’68 YILDIR BÖYLE KURAKLIK GÖRMEDİM’

Çeşmeden daha önceleri çok su aktığını dile getiren Orhan Fırat, “Özellikle hayvanlar hep burada sulanırdı. Her akşam en az 200 hayvan buradan su içerdi, mahsulümüzü sulardık, şimdi bir damla bile su akmıyor ne merada ne de köyün içinde. Normal içme suyu kullanıyoruz. Kendimiz ve hayvanlar için de normal içme suyu kullanıyoruz. Kuraklıktan dolayı ekinler için de sulama yapamadık. 68 senedir böyle bir kuraklık görmedim. Yetkililerden yardım bekliyoruz” dedi.

Daha önce çeşmenin kuruduğunu hiç görmediğini söyleyen Niyazi Yel (66), “Çeşme tarihi eser aslında ama ne zaman yapıldığını kimse bilmiyor. Üzerine de hiçbir şey yazmamışlar. Bizim köyden eski olduğunu biliyorum bu çeşmenin. Hayvanlar da buradan sabah akşam su içerlerdi ama kuraklık nedeniyle çeşme kurudu, burada tam 8 tane suyun aktığı kurna vardı. Şimdi bir damla bile su akmadığını görmek beni derinden yaralıyor” diye konuştu.

 LADİK GÖLÜ’NDE TEHLİKE

Dünyada yüzen adacıklara sahip 3 gölden biri olan Samsun’un Ladik ilçesindeki  Ladik Gölü, kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Su seviyesi yaklaşık 2,5 metre çekilirken, göl tabanı gün yüzüne çıkan alanda büyükbaş hayvanlar otlamaya başladı.

Ladik İlçesi’nde doğal sit alanı konumunda olan, birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Ladik Gölü kurumaya yüz tuttu. 870 hektarlık alandaki gölün su seviyesi yaklaşık 2,5 metre düştü, göl tabanı gün yüzüne çıktı. Bölgeye 4-5 aydan bu yana yağmur yağmaması ve göl suyunun sulama amaçlı kullanılmasının göldeki su seviyesinin düşmesine etken olduğu belirtildi. Yeşilbaşlı ördekleriyle de ünlü Ladik Gölü’ndeki kuruyan bölgelerde büyükbaş hayvanlar otlamaya başladı.

‘BU SENE KURAKLIK OLDU’

İlçe sakinlerinden Mevlüt Tiryaki, “Gölümüz kurumak üzere, şu anda yüzen adalar su seviyesinin alçalıp yükselmesinden dolayı parçalanıyor ve darmadağın olup gidiyor. Bizim çocukluğumuzda daha çoktu. Kurumasının nedeni kuraklık olmasıdır. Hayvanlar kuraklıktan ot bulamadığı için göle geliyor. Çünkü çekilen suyun alanı nemli olduğu için ot büyüyor. Hayvanlar da ondan dolayı nemli ve otluk yeri seçiyor” dedi.

‘AMASYA OVASI LADİK GÖLÜNDEN SULANIYOR’

Akif Tiryaki ise Amasya Ovası’nın Ladik Gölü’nden sulandığını belirterek “Amasya ovası buradan sulanıyor. Eylül ayına kadar bu böyle. Eylül ile Haziran arası da yeniden doluyor. Hayvanlar da kuraklıktan dolayı kendine yer bulup gölün içine kadar giriyor” diye konuştu.

ÇANAKKALE İÇME SUYUNUN SAĞLANDIĞI BARAJDA DOLULUK DÜŞTÜ

Çanakkale’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı’nda kuraklık nedeniyle doluluk oranı yüzde 28,70’e kadar düştü. Geçen yıl aynı dönemde doluluk oranı yüzde 62,12 olan, 54 milyon 115 bin metreküp su kapasitesine sahip barajda, şu an 15 milyon 531 bin metreküp su kaldı.

Çanakkale, geçmiş yıllara oranla bu yıl yeterli miktarda yağış alamayınca barajlarda su seviyesi düştü. Kent merkezinin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardan 54 milyon 115 bin metreküp su kapasitesine sahip Atikhisar Barajı’nda da su miktarı büyük ölçüde azaldı. Geçen yıl eylül ayı ortasında barajdaki doluluk oranı yüzde 62,12 iken, bu yıl aynı dönemde bu oran yüzde 28,70’e geriledi.

Atihisar Barajı’nda geçen yıl eylül ayı ortasında 33 milyon 615 bin metreküp su bulunuyordu. Bu yıl yağış olmadığı için su miktarı 15 milyon 531 bin metreküpe düştü. Barajın su kapasitesinin üçte birinin de altına düşen su seviyesi alarm vermeye başladı. Baraj havzasında, yaşanan kuraklık nedeniyle küçük adacıklar ortaya çıktı. Havzada suyun çekildiği bölgelerde ortaya çıkan toprak yapısı, çatlayan görüntüsüyle kuraklığı gözler önüne serdi. Suyun bittiği alanlarda ağaç gövdeleri de gün yüzüne çıktı. Ağaç gövdelerinin üzerindeki midyelerin de kuruduğu görüldü.

Atikhisar Barajı’nda, sonbahar mevsimindeki yağışların gecikmesi nedeniyle su miktarı ciddi oranda azalırken, bu durumun devam etmesi halinde su sıkıntısı çekilmesinden endişe ediliyor.  

KÜLTÜR-SANAT

YAŞAM

EDİTÖRDEN